bugün
- sözlük kürdü32
- etnik köken20
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler15
- evde kalmış 30 yaşında kız18
- hangi yazara aşıksınız9
- kemeraltı alageyik sokağı3
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- hangi ülke de doğmak isterdin15
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- karıya gitmek4
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- en iyi çizgi filmler9
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek6
- künefe2
- dünyadaki en kolay meslek7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- sigara3
- karton toplayan çocuk5
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- kürt böreğiyle gelen aydınlanma2
- zengin olmak3
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- omnitrixe sahip olmak3
- amedspor22
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- müzik haram mıdır7
- sözlükte kim kime yürüyor5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- bir bela geliyor6
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- anın görüntüsü26
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- fenerbahçe16
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- from gold from dust9
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- ermenisiz kafkasya4
- robert greene2
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
ne kadar az korkarsanız, o kadar çok özgür olursunuz.
Toplum mühendisleri tarafından bizim gibi cahil insanlara empoze edilen ters propaganda ürünü yönlendirmelere meyil verilmemesi lazım.
Toplum içinde öne çıkan insanların bazı maddi tasarruflarını sorgulayacak seviyede olaylara yaklaşım göstermek, siyasi coğrafya üzerinden tartışmak, bazı etnik hareketlere saplanıp insanların birbirlerini başka güdüm-amaç için çalıştığını öne çıkararak tartışmak cahilliktir.
Jullian assange davasını-kefalet, itiraz sürecini incelediğinizde burda rol alan faktörleri değerlendirdiğinizde, daha çarpıcı sonuçlara ulaşırsınız.
Afaki olarak konuşmak, dikkatleri kişiler-olaylara çekerek, asıl mecra dışına çıkıp magazinsel ve tamamen dedikodu üzerine ukalalık yapmamalıyız.
''Bir konuşursam yer sarsılır, oooo daha neler oluyor'' banallığından sıyrılmalıyız. Sözkonusu wikileaks belgelerine yada bu tarz haber kaynaklarındaki resmi dökümanlara bakıp, ''falanca elçi bunu demiş-filanca istihbarat raporu sahteymiş, mal varlığı, kişisel analizler, haksız savaş kararları vb.'' söylemlerle tartışmak-paylaşıma açmak çocukça bir ukalalıktan başka bir anlam ifade etmez.
Oysa bu haber kaynakları, bize Dünyada bilgilendirmenin amiral gemisi olan gazetecilik+habercilik+tv üçlemesinin artık çürümüş bir leş olduğunu gösterir.
Son 30 yılda istisnasız tüm çatışma bölgelerindeki mutlak güç-iktidarlar ve bu çatışmaya karar veren iktidarlar çok uluslu silah-kimya-enerji şirketlerinde hissedar-yönetici insanlardan kuruludur.
Aynı zamanda son 30 yıldır bu silah-kimya-enerji şirketleri tüm gazete ve tv'leri satın almıştır. Halk sorgulama yapamaz hale getirilip, ucuz krediler uzun vade taksitler ile tüketim çılgınlığına yöneltilmiştir. Bu tüketim için gerekli girdileri elde etmek için en az-ucuz maliyet savaştır. Halkın refahı söylemleri ile tüketim çılgınlığına alışmış magazin-popüler kültür ile a-politik hale gelen uzun vadeye yayılmış kredilendirilmiş gelir seviyesinde olan halk ne verirsen o'nu alır haldedir.
Şirket özelleştirilmeleri-bankadaki hesap-falanca büyükelçinin söylediği söz-yazılan raporlar- off the record konuşmaları tartışacak beyinde değilim.
Dünya bir yok oluşa giderken, milyonlarca insan ölürken bu konu hakkında tek satır yazmayan basın, bu konuyu işlemeyen ulusal kanallar,
insanları ''ne için savaşıyoruz yada biz kime inanıyoruz?'' diye sormaya yönlendirmiyorlar. Dünyada bir din çatışması yada etnik çatışma olduğuna inandıran bu belli şirketler vahşli doymaz bir emperyal ile hareket etmekte yeni çatışma sahaları yaratmaktadır. Savaşları masraflı bir uğraş gibi göstererek aslında en ucuz ve kazançlı şey silah-insan hayatı olduğunu gizliyorlar.
Zaten depolarında 10 dolara imal ettiği bombalar çürürken bunu insanların üzerine atmak, savaş tazminatı olarak doğal kaynaklarını alırken 10 dolarlık bombayı 100 dolar faturalandırmak, insan hayatı ise bedava zaten ölen düşman, öldüren ölürse ülke-millet-insanlık-demokrasi-özgürlük vb söylemlerle iş kazasında ölürse vereceği tazminat kadar maliyeti varki zaten kendisi ödemiyor. Ölen insanlardan alınan vergiler ile ödeniyor.
magazin-dedikodu seviyesine indirgemeden tartışmak ve sosyolojik analizler yapmalıyız. Basın-yayın tarafından toplum algılısı şekillendirilmiştir. Kişiler-kurumlar-iktidarlar kutsallaştırılmıştır. Soru sormaya cesaret edemeyen insan azalmış aynı zamanda soru sormaya gerekli sorgulama kültürü olmayan insanımsılar yaratılmıştır.
Toplum mühendisleri tarafından bizim gibi cahil insanlara empoze edilen ters propaganda ürünü yönlendirmelere meyil verilmemesi lazım.
Toplum içinde öne çıkan insanların bazı maddi tasarruflarını sorgulayacak seviyede olaylara yaklaşım göstermek, siyasi coğrafya üzerinden tartışmak, bazı etnik hareketlere saplanıp insanların birbirlerini başka güdüm-amaç için çalıştığını öne çıkararak tartışmak cahilliktir.
Jullian assange davasını-kefalet, itiraz sürecini incelediğinizde burda rol alan faktörleri değerlendirdiğinizde, daha çarpıcı sonuçlara ulaşırsınız.
Afaki olarak konuşmak, dikkatleri kişiler-olaylara çekerek, asıl mecra dışına çıkıp magazinsel ve tamamen dedikodu üzerine ukalalık yapmamalıyız.
''Bir konuşursam yer sarsılır, oooo daha neler oluyor'' banallığından sıyrılmalıyız. Sözkonusu wikileaks belgelerine yada bu tarz haber kaynaklarındaki resmi dökümanlara bakıp, ''falanca elçi bunu demiş-filanca istihbarat raporu sahteymiş, mal varlığı, kişisel analizler, haksız savaş kararları vb.'' söylemlerle tartışmak-paylaşıma açmak çocukça bir ukalalıktan başka bir anlam ifade etmez.
Oysa bu haber kaynakları, bize Dünyada bilgilendirmenin amiral gemisi olan gazetecilik+habercilik+tv üçlemesinin artık çürümüş bir leş olduğunu gösterir.
Son 30 yılda istisnasız tüm çatışma bölgelerindeki mutlak güç-iktidarlar ve bu çatışmaya karar veren iktidarlar çok uluslu silah-kimya-enerji şirketlerinde hissedar-yönetici insanlardan kuruludur.
Aynı zamanda son 30 yıldır bu silah-kimya-enerji şirketleri tüm gazete ve tv'leri satın almıştır. Halk sorgulama yapamaz hale getirilip, ucuz krediler uzun vade taksitler ile tüketim çılgınlığına yöneltilmiştir. Bu tüketim için gerekli girdileri elde etmek için en az-ucuz maliyet savaştır. Halkın refahı söylemleri ile tüketim çılgınlığına alışmış magazin-popüler kültür ile a-politik hale gelen uzun vadeye yayılmış kredilendirilmiş gelir seviyesinde olan halk ne verirsen o'nu alır haldedir.
Şirket özelleştirilmeleri-bankadaki hesap-falanca büyükelçinin söylediği söz-yazılan raporlar- off the record konuşmaları tartışacak beyinde değilim.
Dünya bir yok oluşa giderken, milyonlarca insan ölürken bu konu hakkında tek satır yazmayan basın, bu konuyu işlemeyen ulusal kanallar,
insanları ''ne için savaşıyoruz yada biz kime inanıyoruz?'' diye sormaya yönlendirmiyorlar. Dünyada bir din çatışması yada etnik çatışma olduğuna inandıran bu belli şirketler vahşli doymaz bir emperyal ile hareket etmekte yeni çatışma sahaları yaratmaktadır. Savaşları masraflı bir uğraş gibi göstererek aslında en ucuz ve kazançlı şey silah-insan hayatı olduğunu gizliyorlar.
Zaten depolarında 10 dolara imal ettiği bombalar çürürken bunu insanların üzerine atmak, savaş tazminatı olarak doğal kaynaklarını alırken 10 dolarlık bombayı 100 dolar faturalandırmak, insan hayatı ise bedava zaten ölen düşman, öldüren ölürse ülke-millet-insanlık-demokrasi-özgürlük vb söylemlerle iş kazasında ölürse vereceği tazminat kadar maliyeti varki zaten kendisi ödemiyor. Ölen insanlardan alınan vergiler ile ödeniyor.
magazin-dedikodu seviyesine indirgemeden tartışmak ve sosyolojik analizler yapmalıyız. Basın-yayın tarafından toplum algılısı şekillendirilmiştir. Kişiler-kurumlar-iktidarlar kutsallaştırılmıştır. Soru sormaya cesaret edemeyen insan azalmış aynı zamanda soru sormaya gerekli sorgulama kültürü olmayan insanımsılar yaratılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar