bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar16
- game of thrones taki kerhaneci16
- ölümden korkuyor musunuz34
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- sözlük kızları dertleşiyor14
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- claudian clouds41
- 21 eylül dünya barış günü2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- sarı saç mavi göz5
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- bugün ne oldu10
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- işteyken entry girmek2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- tahammül etmek2
- yok knk iyiyim2
- londra3
- karton abi2
- edinburgh3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- melis sezen'in memeleri2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- queen feristah16
- burhan özfatura2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- kimse seni sevmiyor4
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- habire1220
- mersin2
- s'i l v'e r m'i s t2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- anın görüntüsü23
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- kadın dövmek4
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- atatürk diyor ki8
- çağrı dayı2
- döner burger2
genellikle ters orantılı olan ilişkidir.
bu olayı, "çok bilen mutlu olamaz" gibi oldukça cahilce bir şekle indirgemeden ele almakta fayda vardır.
sorumluluk.
kişi, toplum baskısı tarafından kendine dayatılan zorunluluklara karşı genel bir politika geliştirme eğilimi gösterir. politika verilen ad ise, sorumluluktur (*1).
yaratıcı unsuru da toplum baskısıdır.
bu politika sayesinde, bilinçaltında oluşturulduğuna inanılan refleksif davranışlar, belli bir düzene göre sıralanırlar. bu, modern hayatın dayattığı "her davranışta hızlı olmak" zorunluluğunun bir dayatışıdır.(*2)
bu tür sorumluluklara örnek vermek gerekirse
*aile'ye karşı sorumluluk
*devlet'e karşı sorumluluk,
*iş veren'e karşı sorumluluk,
*yaratıcıya karşı sorumluluk, vs.
(amaç burda sorumluluğa sadece giriş yapmaktır. detaylı incelemesi ilgili yerde olmalıdır)
mutluluk.
mutluluk, kişinin arayışı içinde olduğu sürekli haz halidir.
mutlu insan, adeta haz denizinde yüzer. haz'dan kasıt olarak sadece maddi, bilinen, sıradan hazzı almak yanlıştır, bu haz "über"dir, "üstün"dür. manevi olarak da vardır. ve aslına bakılırsa, maddiyat ve maneviyat ayrımındaki sınırları belirsizdir.
toplum tarafından yaratılmasa da, toplumlaşmanın bir sonucudur.
fakat, modern insanın hazlarındaki süreklilik hiç bir zaman sağlanmadığından, mutluluk sürekli bir hayal, tantravari bir arayış olarak kalmıştır.
(yine amaç burda mutluluğa sadece giriş yapmaktır. detaylı incelemesi ilgili yerde olmalıdır (*3))
mutluluk ve sorumluluk arasındaki ilişkinin, insanın toplumlaşması sırasında ortaya çıktığı söylenebilir. hatta, biraz daha ileri gidilerek iki kavramının da bu esnada ortaya çıktığı iddia edilebilir. zira, iki kavram da toplum tarafından dikte edilmektedir.
yaratıcı unsurlar, artık, eski, "tek birey" olan insandaki gibi dışabağımlı değildir.
bağımsız olan etmenler (iklim koşulları, besin kaynakları, vs) tarafından yaratılan zorunluluklar, sorumluluk yaratabilecek kadar karmaşık değildir. sadece, zorunluluktur. sebepleri ve sonuçları tamamen insan ihtiyaçları tarafından belirlenir ve iki şekilde temsil edilir: ölüm yada yaşam (*4).
benzer şekilde, hayatı tek bir güdüden ibaret olan ilkel insan için mutluluktan söz edilemez. yine benzer şekilde, bu hal henüz icat edilemeyecek kadar karmaşıktır.
"bağımsız etmenler"in ortadan kalkıp, yaşama içgüdüsünü "bağımlı etmenler"in meydana getirmeye başladığı anda, iki olay da (hal olan mutluluk ile bir çeşit politika olan sorumluluk) çatışmaya başlar. artık insan kendi ve çevresi hakkında söz sahibi olmaya başlamıştır. bireysel değil, toplumsal düşünülmesi gerekmektedir. bağımlı unsurların getirdiği bir öngörülebilir gelecek perspektifi içindeki, gelecek kaygısı mevcuttur.
insan kendi bağımlılık unsurunu kendi yaratmıştır: toplum makinesi.
artık, eski sorumsuz ve kaygısız insan yoktur. artık oldukça kaygılı ve sorumlu bir insan vardır (*5).
hayat, bir daha eskisi kadar kolay olmayacaktır.
(*1: kaderin ve türkçemizin bir cilvesi: zorunluluk ve sorumluluk. bazen zorumluluk da denilir zaten zorunluluğa)
(*2: taş devrindeki fred'in de benzer kaygıları olduğu söylenebilir, fakat bunu yapmak şu an için gereksizdir)
(*3: amaçlar aynıdır)
(*4: aç kalarak / zarar görerek ölmek ve tok kalarak / zarar görmeyerek yaşamaya devam etmek)
(*5: yazar burda bir son kavram eklentisi yaparak kafaları şişirdiğini hissediyor)
bu olayı, "çok bilen mutlu olamaz" gibi oldukça cahilce bir şekle indirgemeden ele almakta fayda vardır.
sorumluluk.
kişi, toplum baskısı tarafından kendine dayatılan zorunluluklara karşı genel bir politika geliştirme eğilimi gösterir. politika verilen ad ise, sorumluluktur (*1).
yaratıcı unsuru da toplum baskısıdır.
bu politika sayesinde, bilinçaltında oluşturulduğuna inanılan refleksif davranışlar, belli bir düzene göre sıralanırlar. bu, modern hayatın dayattığı "her davranışta hızlı olmak" zorunluluğunun bir dayatışıdır.(*2)
bu tür sorumluluklara örnek vermek gerekirse
*aile'ye karşı sorumluluk
*devlet'e karşı sorumluluk,
*iş veren'e karşı sorumluluk,
*yaratıcıya karşı sorumluluk, vs.
(amaç burda sorumluluğa sadece giriş yapmaktır. detaylı incelemesi ilgili yerde olmalıdır)
mutluluk.
mutluluk, kişinin arayışı içinde olduğu sürekli haz halidir.
mutlu insan, adeta haz denizinde yüzer. haz'dan kasıt olarak sadece maddi, bilinen, sıradan hazzı almak yanlıştır, bu haz "über"dir, "üstün"dür. manevi olarak da vardır. ve aslına bakılırsa, maddiyat ve maneviyat ayrımındaki sınırları belirsizdir.
toplum tarafından yaratılmasa da, toplumlaşmanın bir sonucudur.
fakat, modern insanın hazlarındaki süreklilik hiç bir zaman sağlanmadığından, mutluluk sürekli bir hayal, tantravari bir arayış olarak kalmıştır.
(yine amaç burda mutluluğa sadece giriş yapmaktır. detaylı incelemesi ilgili yerde olmalıdır (*3))
mutluluk ve sorumluluk arasındaki ilişkinin, insanın toplumlaşması sırasında ortaya çıktığı söylenebilir. hatta, biraz daha ileri gidilerek iki kavramının da bu esnada ortaya çıktığı iddia edilebilir. zira, iki kavram da toplum tarafından dikte edilmektedir.
yaratıcı unsurlar, artık, eski, "tek birey" olan insandaki gibi dışabağımlı değildir.
bağımsız olan etmenler (iklim koşulları, besin kaynakları, vs) tarafından yaratılan zorunluluklar, sorumluluk yaratabilecek kadar karmaşık değildir. sadece, zorunluluktur. sebepleri ve sonuçları tamamen insan ihtiyaçları tarafından belirlenir ve iki şekilde temsil edilir: ölüm yada yaşam (*4).
benzer şekilde, hayatı tek bir güdüden ibaret olan ilkel insan için mutluluktan söz edilemez. yine benzer şekilde, bu hal henüz icat edilemeyecek kadar karmaşıktır.
"bağımsız etmenler"in ortadan kalkıp, yaşama içgüdüsünü "bağımlı etmenler"in meydana getirmeye başladığı anda, iki olay da (hal olan mutluluk ile bir çeşit politika olan sorumluluk) çatışmaya başlar. artık insan kendi ve çevresi hakkında söz sahibi olmaya başlamıştır. bireysel değil, toplumsal düşünülmesi gerekmektedir. bağımlı unsurların getirdiği bir öngörülebilir gelecek perspektifi içindeki, gelecek kaygısı mevcuttur.
insan kendi bağımlılık unsurunu kendi yaratmıştır: toplum makinesi.
artık, eski sorumsuz ve kaygısız insan yoktur. artık oldukça kaygılı ve sorumlu bir insan vardır (*5).
hayat, bir daha eskisi kadar kolay olmayacaktır.
(*1: kaderin ve türkçemizin bir cilvesi: zorunluluk ve sorumluluk. bazen zorumluluk da denilir zaten zorunluluğa)
(*2: taş devrindeki fred'in de benzer kaygıları olduğu söylenebilir, fakat bunu yapmak şu an için gereksizdir)
(*3: amaçlar aynıdır)
(*4: aç kalarak / zarar görerek ölmek ve tok kalarak / zarar görmeyerek yaşamaya devam etmek)
(*5: yazar burda bir son kavram eklentisi yaparak kafaları şişirdiğini hissediyor)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar