bugün
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- fusya semsiyeli yabanci27
- macron koşacak diye park kapatan akepe29
- bezelye yemeği9
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar5
- mehdi olmayı düşünmek4
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- akp bitince ne olacak18
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- otel odasında ölü bulunmak12
- akrabalarla tüm alakayı kesmek4
- vajina sıcaklığı6
- sözlükte emoji olmasın mı3
- çocuk istememe nedenleri2
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- 6 aydır üstüne çalıştığım ktç taklidim5
- ölümün en iyi tanımı17
- iran'ın makatından kan alan abd savunma bakanı2
- ciguli kral20
- futbol22
- true denilen yazar3
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- yanık denizli yoğurdu2
- lahmacun4
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı9
- nato zirvesine sızan kedi4
- kadınların erkek jinekolog tercihi5
- size nasıl yardımcı olabilirim3
- lex luthor karizması2
- resim ogretmeni4
- uludağ sözlük hatunlarının taş gibi olması7
- 2026 dünya kupası26
- ayak saati4
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar9
- murat yakın6
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler9
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar3
- şiki şiki baba dinleyip iddia kuponu doldurmak3
- abd'nin kucağında siyaset yapmak8
- ikinci el otomobil piyayası rezaleti2
- günün şiiri25
- yiyecek başlığı açmayın orçolar3
cem yılmaz'ın stand up yaptığını sanan bir güruh ile film izlemek hiç hoş değildi. filmde bazı komik sahneler vardı ama gülmekle, espriyle, komiklikle alakası bile olmayan sahnelerde sırf karakteri canlandıran cem yılmaz olduğu için gülen geri zekalılar da vardı. filmin can alıcı bir kaç sahnesini bu denyoların kahkahaları eşliğinde izlemek ben neden meşe odunumu yanıma almamışım sorusunu sordurttu. neyse;
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar