bugün
- sözlük kızlarının kombinleri19
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- yaşlanma belirtileri2
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- tai lung51
- recep tayyip erdoğan22
- ne kadar yaşlısın19
- ankete gelin beyler27
- sarapci koala40
- dolly parton'ın ölümü3
- anın görüntüsü18
- geceye bir tavsiye bırak2
- sözlüğe küsmek4
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- kızarmış ekmek10
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- gece2
- avon ultra colour indulgence ruj3
- sevmediğiniz yazarlar14
- kendine yabancılaşmak10
- doğu perinçek6
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- ben gökten inen ekmeğim5
- terörsüz türkiye5
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- yalnızlık rahatlıktır15
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- ben de reise oy vericem12
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- stephen king ile birlikte içip sohbet etmek2
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- bir soru sor7
- velvet39
- akepelilerdeki imamoğlu korkusunun asıl nedeni3
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali10
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
- kutlu doğum haftası9
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
cem yılmaz'ın stand up yaptığını sanan bir güruh ile film izlemek hiç hoş değildi. filmde bazı komik sahneler vardı ama gülmekle, espriyle, komiklikle alakası bile olmayan sahnelerde sırf karakteri canlandıran cem yılmaz olduğu için gülen geri zekalılar da vardı. filmin can alıcı bir kaç sahnesini bu denyoların kahkahaları eşliğinde izlemek ben neden meşe odunumu yanıma almamışım sorusunu sordurttu. neyse;
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar