bugün
- kolye142
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa9
- kalktı2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- nokia20
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- almanya11
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
cem yılmaz'ın stand up yaptığını sanan bir güruh ile film izlemek hiç hoş değildi. filmde bazı komik sahneler vardı ama gülmekle, espriyle, komiklikle alakası bile olmayan sahnelerde sırf karakteri canlandıran cem yılmaz olduğu için gülen geri zekalılar da vardı. filmin can alıcı bir kaç sahnesini bu denyoların kahkahaları eşliğinde izlemek ben neden meşe odunumu yanıma almamışım sorusunu sordurttu. neyse;
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
--spoiler--
öncelikle filmin görüntü yönetmenine elimde tutmuş olduğum madalyayı takmak istiyorum, filmin genelinde görüntüler çok başarılı. özellikle filmin başlancığındaki o puslu ve gizemli orman havasının o kadar mükemmel yansıtılması hem yönetmenin hem görüntü yönetmeninin başarısı.
bu film bir polisiye filmi değil, bir cinayet hikayesi değil. polisiye soslu bir dram'dır olsa olsa, bu şekilde bakarsak senaryodaki bağlantısız ya da eksik kalan noktalar göze fazla batmıyor. polisiye filmlerde senaryodaki açıklar kabul edilemez. geride bu kadar ayan beyan delil varken hangi mükemmel cinayetten söz edilebilir? operasyonu yapan doktorun icabına bakılmamış ortalarda dolaşıyor, hatta kapıyı da açık bırakmış öyle elinde silahla dut gibi oturuyor günlerdir. pamuk'un nüfus bilgilerinden evli olduğu anlaşılmıyor mu da bunu sonradan öğreniyorlar. o kesik kol belli ki battal beyin evinin yakınlarında bir yerde bulunmuş ama en baştan araştırılmıyor. idris'in daha tuvalete giderken hasta kızı görmesiyle cinayetin neden ve kim tarafından işlendiğini anladık. ters köşeye yatar mıyız diye bekledim ama hayır. sonu tahmin ettiğimiz gibiydi. filme "bir cinayetin anatomisi" olarak bakarsak pek tatmin olamayacağımız aşikar.
hikaye ve kurgu basit olunca karakterler ön plana çıkıyor. bu film karakterler filmi, hatta idris'in hikayesi bile diyebiliriz, belki idris öldükten sonra filmin bana bu kadar yavan gelmesinin sebebi de filmi bu şekilde yorumlamış olmamdır, bilemiyorum. cem yılmaz ve çetin tekindor mükemmel oynamışlar, söylenecek hiçbir şey yok. cem yılmaz "deli ama özünde iyi" karakterine cuk oturmuş. malum hayde sahnesi çok başarılıydı, idris ölürken o geceyi bir de onun gözlerinden görmemiz hoş bir ayrıntı olmuş. idris'in bara girip votka istediği sahne ve grubun canlı performansı benden adam olmaz da oldukça iyiydi, o ara kendimi filme ve idris'in gülerek "ben ben" diye kendini işaret etmesine fazla kaptırmış olmalıyım ki gözlerimin dolduğunu bile söyleyebilirim. idris'in eski karısına evlenme teklifi ettiği ve reddedildiği sahnedeki sevincinin aniden üzüntü ve öfkeye dönüşmesini cem yılmaz yine mükemmel yansıtmış.
--spoiler--
özetle; güzel filmdi, tabi güzellik filmden ne almaya çalıştığınıza bağlı. çok acayip bi polisiye beklerseniz "öehh" diyip geçersiniz. ben filmi şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle new york'ta beş minare saçmalığından sonra oldukça iyi gelecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar