bugün
- en iyi antidepresan7
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kötü biri olduğunu bilmek4
- deli olduğunun farkına varmak6
- acıkmamak için öneriler5
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- true denilen yazar10
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- arkadaşlar nasılsınız6
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- diyanetin abd'deki villaları8
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- iç sesin sürekli konuşması3
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- ışınlanma2
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- adalet duygusu2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- gammazlar çetesi18
- gecenin şarkısı4
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- cilgincapkin221
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- cibali sahil3
- otobüs muavini3
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- iyi geceler arkadaşlar2
- parası olduğu halde işe giden insan2
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- ölümü merak edip ölmek2
- giden gider2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- en iyi türkçe klip3
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- can sıkıntısından kendine sarmak2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- sarı yeleli aslan trump8
- clydeless bonnie7
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
entry'ler (17)
şair şükrü ersöz ün bir şiirinde keder ve yanlızlık dolu hayatlarını
bir hayat kadınının kendi dilinden anlatıyormuşçasına etkileyici bir üslupla aktarmıştır,
lütfen şiiri okuyunuz.
Genelev Mektupları
I.
Tenime yabancılaştım, etime
Göğsüme kollarıma kalçalarıma
Bacaklarıma yabancılaştım.
Saçlarım o eski güzelliğini
Çoktan yitirdi
Şimdi yalnız bilmem neden
Zaman zaman yüzüme vuran
Bir utancı perdeliyor sadece.
Oysa önceleri oysa eskiden
Salınca tarkları tel tel
Düşle ülkesinden sevgiler ülkesinden
Yağmur serinliğinde, incecik
Yumuşacık bir el
Bulutlardan yüreğime kayardı.
Gözlerim kaçamak bakışlarda
Kirpiklerim kırık
Boynum bir çocuğun pembe ağzında
Ürperdikçe uzardı.
Dudaklarım dersen, dudaklarım
Öptüğüm aynalarda kaldı.
Tenime yabancılaştım, etime
Acıma sevincime insan yanıma
Kendime yabancılaştım.
II.
Giysiler alırım nedense
Nerelerde ne zaman giyeceksem
Bir eski alışkanlık işte
ilk gençlikten kalma.
Oysa bir dantel külot bir gecelik
Çok bile.
(Şimdilerde sütyeni de çıkardık)
Giysiler alırım giyilmez
Çıplaklığıma.
Arada bir çarşı pazar
Doktor dönüşleri daha çok
Eser de aklıma;
Çocuğuna çeşit çeşit
Kazaklar örecek
Evcimemn bir ev kadını gibi
Yün alırım şiş alırım tığ alırım
Nasıl sevinirim bir bilsen
Nasıl mutlanırım.
III.
Bu insan başları sıra sıra
Bu kalabalık
Camlardaki bu sürekli kalabalık
Bana bakkal dükkanlarını
Anımsatır hep.
Içerde boy boy konserve kutuları
Sabun kalıpları yağ paketleri
Sıralı bakkal dükkanlarını.
Kararsız bir müşteri
Etiketi görememiş
Korkarak alacağı malın ederinden
Girer içeri.
Kimi gün bir yaşlı yaşına güvenerek
Hoyrat davranışlarda rahat
Kimi gün bir çocuk ürkek mi ürkek
Ayva sarı terlerini silerek
Düşer üstüme.
IV.
Yüreğimde yüz gurbeti taşısam da
Kalçalarımda bir erkeği taşımasam.
Yıldım demenin de bir anlamı yok
Saçlarıma sinmiş bu çiğ kolonya
Tenimdeki bu vazelin kokularından.
Penceresiz perdesiz bu çift yataklı
Bu karanlık yatak odalarından
Yıldım demeninde bir anlamı yok.
Gün ışığı bir gün olsun
Geniş odalarda mavi
Çalmadı kapımı.
Ay süzülmüş yataklarda sıcacık
Yumuşacık öpüşlerle düşlere gebe
Uykulara varmadım hiç.
Bir gün olsun pembe uykularımdan
Mavi bir erkek
Uğrun uğrun öperek
Kaldırmadı beni.
Yıllar yılı bir acıyı
Sırtımda karnımda kalçalarımda
Büyüttüm durdum.
Harlı soluklarıyla düştüler üstüme
Harlı soluklarıyla dondu yüzüm.
Yıllar yılı binlerce
Binlerce erkeğin gizli gerilimini
En gizli yerlerimde erittim.
Iğneucu acıları gözbebeklerimde
Taşısam taşısam da
Yüzümde bir erkek yüzü taşımasam.
V.
Akşam ;desem ve sussam
Yetmez mi?
Ya da yorgun bir gövdeyi
Cam kırıklarında uyutsam…
Akşamı anlatmaz mı?
VI.
Uykular benim zehirli sularımdır.
Geçip giden onca erkek
Onca erkek tüm yükünü
Üstüme yıkmış gibi
Gövdem tonlarca ağırlığında
Bir batık gemi;
Sularım dipsiz denizim kıyısız
Yatarım bir ten çölüdür yatağom
En yorgun gecelerim bile uykusuz
Uykular benim en rezil korkularımdır.
VII.
Bıçkın bıyıklarıyla külhan
Islak saçlarıyla gülendi O.
Gün ışır ışımaz usulca
Sıyrılıp dağınık uykularımdan
Yarı gecelerde karanlığıma
Yıldız yıldız dökülendi O.
(Bilmem ki ne buldu örseli tenimde
Belki açlığını giderdi bir zaman
Belki de sevgiyi öğrendi bilmeden)
Hayata yenildikçe gelendi O.
Düşümü gerçeğe gerçeğimi düşe
Acımı kuşkulu bir sevince
Çevirendi O.
Bir o gülüşü kaldı
Şimdi duvarlarımda
Görmeye ömrümü adak sunduğum
Bir o gülüşü…çın çın
Sesi yüreğimin kıyılarını döven
Üşüdükçe anısıyla ısındığım.
VIII.
Gülmek mi?
Gülerim, güldüğüm çok olmuştur.
Gülüşüm hoyrat taşlarda
Incecik kırılan cam,
Kendi kıyılarını döven su sesi
Bir ağacın ilkyaz eşiğinde
Leyli leylim yaprak dökmesi.
Bilene ağıt gibi oturur
Burda bir kadının gamsız gülmesi…
Gülerim, güldüğüm çok olmuştur.
IX.
Evlerde sabahlar nasıldı
Unuttum
Evlerde akşamlar nasıldı.
X.
Çocukluğum olmadı benim
Gençliğim olmadı.
Babam karanlık bir adamdı
Korkularla besledi bizi
Annem zayıf mı zayıf
Sevgisini göstermeye korkardı.
Bir küçücük kumru kuşu büyüttüm
Göğsümün gizlisinde
Yumuşaklık adına, sevgi adına.
Konduğu tüm dalları
Aykırı bir rüzgar aldı.
Baskılar safra gibi attı dışarı
Korkular safra gibi attı.
Evimden uzak evler üstüne
Gerçeğini şimdi bile bilmediğim
Ne olmadık düşler kurdum.
ince içlenmelerle her akşam
Dalgın baktığım camlardan
Bir gizli mutluluk sızardı
Işık yerine ;
XI.
Garipsi huylar edindim nicedir
Garipsi duygular edindim.
Artık iyice tükenen
Bir ölü umuttan mıdır
Gittikçe yoğunlaşan bu yaşlı
Bu yılgın yalnızlıktan mı?
Yoksa eşiklerden sızan
Şu rezil ölüm kokusundan mı?
Söndürüp her gece ışıklarımı
-Yalancı bir aydınlığı siler gibi-
incecik bir mum yakıyorum.
Ömrüme benzetip sonra alevini
-Karanlığı ağır basan o titrek
O gölgesi korkular saçan ışığını-
Ömrüme benzetip inceden inceye
Eriyen mumu
Bakıyorum;Bakıyorum;
Bir ölüm düşlüyorum, başımda
Başımda o mavi erkeğim
Bir ölüm;geniş odalarda pembe
Devinirken mutluluk
Uykulara varır gibi usul usul
Usul usul susuyor yüreğim.
Sol yanımda kızım benim
Benim eski benim çocuk güzelliğim.
Sağ yanımda gülüşü bir ilkyaz yeli
-Öyle hafif, öyle serin-
Yiğit oğlum, yağız oğlum ;
Kırıp camları bağırsam
Bağırsam diyorum avaz avaz:
Bir ölüm düşlüyorum ey insanlar
Bir ölüm ;
Ölümüm evlere yas.
Eriyip bitiyor mum
Bitiyor birden bütün düşlerim
Acımasız gerçeğime çıplak
Çırılçıplak dönüyorum.
insan düşüncesinden
Hızlı araç yoktur diyen
Öğretmenim ;öğretmenim ;
Garipsi huylar edindim nicedir
Garipsi duygular edindim.
Sonsöz Yerine
XII.
Ürkek adımlarıyla uğrun usul
Gelip sıralı sırasız
Karanlık kıyılarımda duran çocuk ;
Örseli duyarlığımdan kalın örtüleri
-Kaba örtüleri, kara örtüleri-
Kaldıran çocuk ;kaldıran çocuk;
Herkesin gerçeği kendine biricik
Bir beni söyletip de böyle kısacık
Bu yağma yürek, bu talan sevgi
Bu ucuz ten pazarını
Yazdığını sanan çocuk.
Herkesin gerçeği kendine acı
Herkesin acısı kendine biricik.
Şükrü Erbaş
bir hayat kadınının kendi dilinden anlatıyormuşçasına etkileyici bir üslupla aktarmıştır,
lütfen şiiri okuyunuz.
Genelev Mektupları
I.
Tenime yabancılaştım, etime
Göğsüme kollarıma kalçalarıma
Bacaklarıma yabancılaştım.
Saçlarım o eski güzelliğini
Çoktan yitirdi
Şimdi yalnız bilmem neden
Zaman zaman yüzüme vuran
Bir utancı perdeliyor sadece.
Oysa önceleri oysa eskiden
Salınca tarkları tel tel
Düşle ülkesinden sevgiler ülkesinden
Yağmur serinliğinde, incecik
Yumuşacık bir el
Bulutlardan yüreğime kayardı.
Gözlerim kaçamak bakışlarda
Kirpiklerim kırık
Boynum bir çocuğun pembe ağzında
Ürperdikçe uzardı.
Dudaklarım dersen, dudaklarım
Öptüğüm aynalarda kaldı.
Tenime yabancılaştım, etime
Acıma sevincime insan yanıma
Kendime yabancılaştım.
II.
Giysiler alırım nedense
Nerelerde ne zaman giyeceksem
Bir eski alışkanlık işte
ilk gençlikten kalma.
Oysa bir dantel külot bir gecelik
Çok bile.
(Şimdilerde sütyeni de çıkardık)
Giysiler alırım giyilmez
Çıplaklığıma.
Arada bir çarşı pazar
Doktor dönüşleri daha çok
Eser de aklıma;
Çocuğuna çeşit çeşit
Kazaklar örecek
Evcimemn bir ev kadını gibi
Yün alırım şiş alırım tığ alırım
Nasıl sevinirim bir bilsen
Nasıl mutlanırım.
III.
Bu insan başları sıra sıra
Bu kalabalık
Camlardaki bu sürekli kalabalık
Bana bakkal dükkanlarını
Anımsatır hep.
Içerde boy boy konserve kutuları
Sabun kalıpları yağ paketleri
Sıralı bakkal dükkanlarını.
Kararsız bir müşteri
Etiketi görememiş
Korkarak alacağı malın ederinden
Girer içeri.
Kimi gün bir yaşlı yaşına güvenerek
Hoyrat davranışlarda rahat
Kimi gün bir çocuk ürkek mi ürkek
Ayva sarı terlerini silerek
Düşer üstüme.
IV.
Yüreğimde yüz gurbeti taşısam da
Kalçalarımda bir erkeği taşımasam.
Yıldım demenin de bir anlamı yok
Saçlarıma sinmiş bu çiğ kolonya
Tenimdeki bu vazelin kokularından.
Penceresiz perdesiz bu çift yataklı
Bu karanlık yatak odalarından
Yıldım demeninde bir anlamı yok.
Gün ışığı bir gün olsun
Geniş odalarda mavi
Çalmadı kapımı.
Ay süzülmüş yataklarda sıcacık
Yumuşacık öpüşlerle düşlere gebe
Uykulara varmadım hiç.
Bir gün olsun pembe uykularımdan
Mavi bir erkek
Uğrun uğrun öperek
Kaldırmadı beni.
Yıllar yılı bir acıyı
Sırtımda karnımda kalçalarımda
Büyüttüm durdum.
Harlı soluklarıyla düştüler üstüme
Harlı soluklarıyla dondu yüzüm.
Yıllar yılı binlerce
Binlerce erkeğin gizli gerilimini
En gizli yerlerimde erittim.
Iğneucu acıları gözbebeklerimde
Taşısam taşısam da
Yüzümde bir erkek yüzü taşımasam.
V.
Akşam ;desem ve sussam
Yetmez mi?
Ya da yorgun bir gövdeyi
Cam kırıklarında uyutsam…
Akşamı anlatmaz mı?
VI.
Uykular benim zehirli sularımdır.
Geçip giden onca erkek
Onca erkek tüm yükünü
Üstüme yıkmış gibi
Gövdem tonlarca ağırlığında
Bir batık gemi;
Sularım dipsiz denizim kıyısız
Yatarım bir ten çölüdür yatağom
En yorgun gecelerim bile uykusuz
Uykular benim en rezil korkularımdır.
VII.
Bıçkın bıyıklarıyla külhan
Islak saçlarıyla gülendi O.
Gün ışır ışımaz usulca
Sıyrılıp dağınık uykularımdan
Yarı gecelerde karanlığıma
Yıldız yıldız dökülendi O.
(Bilmem ki ne buldu örseli tenimde
Belki açlığını giderdi bir zaman
Belki de sevgiyi öğrendi bilmeden)
Hayata yenildikçe gelendi O.
Düşümü gerçeğe gerçeğimi düşe
Acımı kuşkulu bir sevince
Çevirendi O.
Bir o gülüşü kaldı
Şimdi duvarlarımda
Görmeye ömrümü adak sunduğum
Bir o gülüşü…çın çın
Sesi yüreğimin kıyılarını döven
Üşüdükçe anısıyla ısındığım.
VIII.
Gülmek mi?
Gülerim, güldüğüm çok olmuştur.
Gülüşüm hoyrat taşlarda
Incecik kırılan cam,
Kendi kıyılarını döven su sesi
Bir ağacın ilkyaz eşiğinde
Leyli leylim yaprak dökmesi.
Bilene ağıt gibi oturur
Burda bir kadının gamsız gülmesi…
Gülerim, güldüğüm çok olmuştur.
IX.
Evlerde sabahlar nasıldı
Unuttum
Evlerde akşamlar nasıldı.
X.
Çocukluğum olmadı benim
Gençliğim olmadı.
Babam karanlık bir adamdı
Korkularla besledi bizi
Annem zayıf mı zayıf
Sevgisini göstermeye korkardı.
Bir küçücük kumru kuşu büyüttüm
Göğsümün gizlisinde
Yumuşaklık adına, sevgi adına.
Konduğu tüm dalları
Aykırı bir rüzgar aldı.
Baskılar safra gibi attı dışarı
Korkular safra gibi attı.
Evimden uzak evler üstüne
Gerçeğini şimdi bile bilmediğim
Ne olmadık düşler kurdum.
ince içlenmelerle her akşam
Dalgın baktığım camlardan
Bir gizli mutluluk sızardı
Işık yerine ;
XI.
Garipsi huylar edindim nicedir
Garipsi duygular edindim.
Artık iyice tükenen
Bir ölü umuttan mıdır
Gittikçe yoğunlaşan bu yaşlı
Bu yılgın yalnızlıktan mı?
Yoksa eşiklerden sızan
Şu rezil ölüm kokusundan mı?
Söndürüp her gece ışıklarımı
-Yalancı bir aydınlığı siler gibi-
incecik bir mum yakıyorum.
Ömrüme benzetip sonra alevini
-Karanlığı ağır basan o titrek
O gölgesi korkular saçan ışığını-
Ömrüme benzetip inceden inceye
Eriyen mumu
Bakıyorum;Bakıyorum;
Bir ölüm düşlüyorum, başımda
Başımda o mavi erkeğim
Bir ölüm;geniş odalarda pembe
Devinirken mutluluk
Uykulara varır gibi usul usul
Usul usul susuyor yüreğim.
Sol yanımda kızım benim
Benim eski benim çocuk güzelliğim.
Sağ yanımda gülüşü bir ilkyaz yeli
-Öyle hafif, öyle serin-
Yiğit oğlum, yağız oğlum ;
Kırıp camları bağırsam
Bağırsam diyorum avaz avaz:
Bir ölüm düşlüyorum ey insanlar
Bir ölüm ;
Ölümüm evlere yas.
Eriyip bitiyor mum
Bitiyor birden bütün düşlerim
Acımasız gerçeğime çıplak
Çırılçıplak dönüyorum.
insan düşüncesinden
Hızlı araç yoktur diyen
Öğretmenim ;öğretmenim ;
Garipsi huylar edindim nicedir
Garipsi duygular edindim.
Sonsöz Yerine
XII.
Ürkek adımlarıyla uğrun usul
Gelip sıralı sırasız
Karanlık kıyılarımda duran çocuk ;
Örseli duyarlığımdan kalın örtüleri
-Kaba örtüleri, kara örtüleri-
Kaldıran çocuk ;kaldıran çocuk;
Herkesin gerçeği kendine biricik
Bir beni söyletip de böyle kısacık
Bu yağma yürek, bu talan sevgi
Bu ucuz ten pazarını
Yazdığını sanan çocuk.
Herkesin gerçeği kendine acı
Herkesin acısı kendine biricik.
Şükrü Erbaş
nice trafik kazası haberlerinde direğe, duvara ,ağaca toslayarak
hurdası çıkmış arabaların içinde ve çevresinde
bolca boş şişesine rasladığımız yerli malımız.
gençliğimizi , geleceğimizi , neslimizi yudum yudum
harcayan ,sömüren , yokeden alkollü içki
spor gazetelerinde tam sayfa reklamlarına (övücü ve özendirici)
rasladığımız düşünen akılları dumura uğratan çelişki.
birde basketbol takımları var. oyuncular biralı kafaylamı
basket atıyorlar acaba:) sporla biranın ne alakası var diye sorulacak soruların
muhatabı olması gereken bira firması.
hurdası çıkmış arabaların içinde ve çevresinde
bolca boş şişesine rasladığımız yerli malımız.
gençliğimizi , geleceğimizi , neslimizi yudum yudum
harcayan ,sömüren , yokeden alkollü içki
spor gazetelerinde tam sayfa reklamlarına (övücü ve özendirici)
rasladığımız düşünen akılları dumura uğratan çelişki.
birde basketbol takımları var. oyuncular biralı kafaylamı
basket atıyorlar acaba:) sporla biranın ne alakası var diye sorulacak soruların
muhatabı olması gereken bira firması.
kalpten , candan , gönülden , içten , yürekten.
insan ölür
kötü-lük yokolur
geriye sadece iyilik kalır.
kötü-lük yokolur
geriye sadece iyilik kalır.
disney in animasyon filmlerinden alaaddin e yüzü ve mimikleriyle ilham kaynağı olduğu ileri sürülen amerikalı oyuncu.
hayat bir kavga, ilk düşmanın sensin
bir kavgası ,bir mücadelesi, bir hedefi , bir ideali, bir hayali olan insanlara bir an önce harekete geçmelerini öğütleyen , içinde didaktik unsurlar barındıran david fincher filmi...
bir kavgası ,bir mücadelesi, bir hedefi , bir ideali, bir hayali olan insanlara bir an önce harekete geçmelerini öğütleyen , içinde didaktik unsurlar barındıran david fincher filmi...
şairin ruhununun aynasıdır.
herkes baktığında kendini görür.
herkes baktığında kendini görür.
sinemamızın dev aktörü cüneyt arkın ın ilk oyunculuk deneyimidir.
bir halit refiğ filmidir.işledigi konu itibarıyla biraz mesaj kaygısı güden fakat bol enrikalı bir melodram olma tuzağına düşmekten kurtulamayan 80 ler sonu bir yeşilçam yapımıdır.
bir filmin işitsel ve görsel dünyasının kağıt üzerindeki hali.
filmin en önemli unsurudur.
filmin en önemli unsurudur.
akıl yürek ve vicdan tutulmas
ı.delilik göstergesi
ı.delilik göstergesi
iKi GÖZÜM
(SENi çok sEViYorum)
S evgin kalbimde yanarım
E ğer varsan bende varım
N erdesin seni ararım
i smin dilimde ağlarım
Ç aresizim sende çözüm
O lmaz senden ayrı özüm
K ırmam seni yemin sözüm
S ensin benim iki gözüm
E lime başını yasla
V efasızlık etmem asla
i lgim bugüne kıyasla
Y arın olur daha fazla
O lsamda ben senden ayrı
R üyaların çıkmaz hayrı
U mutlarım ayrı ayrı
M utluluğum sende gayrı.
haziran 1997
(SENi çok sEViYorum)
S evgin kalbimde yanarım
E ğer varsan bende varım
N erdesin seni ararım
i smin dilimde ağlarım
Ç aresizim sende çözüm
O lmaz senden ayrı özüm
K ırmam seni yemin sözüm
S ensin benim iki gözüm
E lime başını yasla
V efasızlık etmem asla
i lgim bugüne kıyasla
Y arın olur daha fazla
O lsamda ben senden ayrı
R üyaların çıkmaz hayrı
U mutlarım ayrı ayrı
M utluluğum sende gayrı.
haziran 1997
"ölüm benim düğün günümdür"hz. mevlana
doğuş
d oğmak için ölüme yürür kainat
o yunlardan sıyrıl o'nda mana bul
g ülüşlerdende kısa inanki hayat
u ykular bile düşlerle makbul
m ezarlığa değil ki o son seyahat
g ölgelermi anlam katar surete
ü şüyen beden mi yoksaki ruh mu
n asılda yapışmış can kemik ve ete
ü stümüze gelen ecel korkulukmu
n için bir düşün her göç ahirete
k aygılarla zehir ömürlerimiz
u fular karanlık güneş doğsada
t ükenirken bir bir sayılı günlerimiz
l avlar can verir küle, yaksada
u yanıştır sonsuzluğa ölümlerimiz
o yuncaktan bıkarmış çocuklar gerek
l üzum görmez kalp yolculukları
s eneler geçtikçe yaşlanır bebek
u nufak edipte mutlulukları
n ihayet bu can da birgün ölecek.
26 ağustos 2006
doğuş
d oğmak için ölüme yürür kainat
o yunlardan sıyrıl o'nda mana bul
g ülüşlerdende kısa inanki hayat
u ykular bile düşlerle makbul
m ezarlığa değil ki o son seyahat
g ölgelermi anlam katar surete
ü şüyen beden mi yoksaki ruh mu
n asılda yapışmış can kemik ve ete
ü stümüze gelen ecel korkulukmu
n için bir düşün her göç ahirete
k aygılarla zehir ömürlerimiz
u fular karanlık güneş doğsada
t ükenirken bir bir sayılı günlerimiz
l avlar can verir küle, yaksada
u yanıştır sonsuzluğa ölümlerimiz
o yuncaktan bıkarmış çocuklar gerek
l üzum görmez kalp yolculukları
s eneler geçtikçe yaşlanır bebek
u nufak edipte mutlulukları
n ihayet bu can da birgün ölecek.
26 ağustos 2006
cehennemi bu dünyada yaşayan insandır...
iKi GÖZÜM
(SENiçoksEViYorum)
S evgin kalbimde yanarım
E ğer varsan bende varım
N erdesin seni ararım
i smin dilimde ağlarım
Ç aresizim sende çözüm
O lmaz senden ayrı özüm
K ırmam seni yemin sözüm
S ensin benim iki gözüm
E lime başını yasla
V efasızlık etmem asla
i lgim bugüne kıyasla
Y arın olur daha fazla
O lsamda ben senden ayrı
R üyaların çıkmaz hayrı
U mutlarım ayrı ayrı
M utluluğum sende gayrı.
haziran 1997
(SENiçoksEViYorum)
S evgin kalbimde yanarım
E ğer varsan bende varım
N erdesin seni ararım
i smin dilimde ağlarım
Ç aresizim sende çözüm
O lmaz senden ayrı özüm
K ırmam seni yemin sözüm
S ensin benim iki gözüm
E lime başını yasla
V efasızlık etmem asla
i lgim bugüne kıyasla
Y arın olur daha fazla
O lsamda ben senden ayrı
R üyaların çıkmaz hayrı
U mutlarım ayrı ayrı
M utluluğum sende gayrı.
haziran 1997
anormal olan insanlık dramlarının normalleştirilmesinin
-sıradanlaştırılmasının ilk adımı
o yüzden pervasız ve umarsızız
başkalarının acısına gülüyoruz ne yazık
yazar arkadaşlar alınsın biraz.
-sıradanlaştırılmasının ilk adımı
o yüzden pervasız ve umarsızız
başkalarının acısına gülüyoruz ne yazık
yazar arkadaşlar alınsın biraz.
yönetmen,senarist, şair,oyuncu...
komple bir sanat adamı
komple bir sanat adamı