bugün
- bakarız diyen erkek15
- 0 0 75
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı29
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- sözlükten hatun indirmek3
- alkol içmek yasak mıdır3
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- rüyamda ölüyordum ya2
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın2
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- gta 73
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- afd'nin lideri alice weidel5
- kıymalı kaşarlı pide6
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- oğlak burcu kadını7
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- espri yapmaya çalışmak3
- sözlüğün sarması13
- ankara da 2 milyon 160 bin makaron ele geçirilmesi2
- renault fluence5
- aleksey batrakov7
- şeriatı savunan seküler3
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- erzurum gece hayatı5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- çindistan4
- vexillarius the slayer12
- nervio25
- cübbeli ahmet hoca4
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması2
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- saten gecelik2
- taze fasulye yiyen erkek8
- kötü bir gün geçirmek3
- death stranding2
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- mitsubishi l300 vs hyundai h1002
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- türkiye kuş konferansı4
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- anın fotoğrafı5
- akrep kadınları4
- islamcılık deccaliyetin bi parçası olacak2
- şakirt aktiviteleri3
- dışarıda yemek yemek2
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak4
- ama4
entry'ler (7)
Son yıllarda izlemeyenlerin bile maskesini takıp kendini dışarı attığı film.
(bkz: gezi olayları)
(bkz: gezi olayları)
Yarışmacıların rol yaptığını düşündüren yarışma. Umarım da öyledir, bu kadar mı seviyemiz?
Yeşil göz, beyaz ten ve çillerle tamamlandığında tadından yenmez.
bugün yine pencerenin önünde insanları izlerken sana takıldı gözlerim. kaçırmadım bu sefer, onca zaman sonra uzun uzun izledim. çocuksu hareketlerin, hala aynı coşkuyla yaşadığının kanıtıydı. seninle tanıştığımda, konuşmalarındaki olgunluğun davranışlarınla zıtlığını garipsediğimi hatırlayıp gülümsedim. tam o sırada, bir anlığına gözlerime değdi gözlerin. sen fark etmedin belki ama ben o an gözlerinde gördüm geçen 2 yılı. büyümüştün. zaman, senin ışığından da çalmıştı. oysa çocuk kalmayı en çok sen hak ediyordun.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
Şu üçü arasında kısır döngüdeyim iki saattir:
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Buraya iki gün önce rüyamda entry girdiğimi görmem sonucu kaydoldum. Meğer 11. nesilleri dışlıyorlarmış, ne ayıp.