bugün
- din tartışması7
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- nervio'nun kedisi3
- kuresel ikinma ile nervio yu istemeye gitmek3
- nervio'ya aşık olmak3
- terlik giyen erkek5
- era7capone3
- birader terör örgütü3
- 32 yaşına girmek12
- g'i l d'e d l'i l y19
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- zengin olsanız ne yapardınız9
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ulu obediyansı ismet locası3
- nevriye kedizade örgütü2
- hazret ktc7
- rte'nin fethettiği topraklar6
- norveçte bok olsam9
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- habire1240
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- kötü kalpli barbie2
- seninle şöyle böyle olabilirdik5
- en büyük korkunuz2
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- anın sigarası3
- nervionun merak ettiği yazar19
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- nervio23
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- yeni açılan cafeye 600 lira hesap ödemek2
- fatma soydaş'ın tutuklanması2
- kurgusal karaktere aşık olmak4
- tarkan filmleri3
- hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz3
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- lozanın gizli maddeleri4
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı4
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- yalnizca deli yalnizca sair21
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt4
- the odyssey3
- almanya da üniversitelerde türkçe öğretilsin3
- evden çıkınca acıkan insan4
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
entry'ler (7)
Son yıllarda izlemeyenlerin bile maskesini takıp kendini dışarı attığı film.
(bkz: gezi olayları)
(bkz: gezi olayları)
Yarışmacıların rol yaptığını düşündüren yarışma. Umarım da öyledir, bu kadar mı seviyemiz?
Yeşil göz, beyaz ten ve çillerle tamamlandığında tadından yenmez.
bugün yine pencerenin önünde insanları izlerken sana takıldı gözlerim. kaçırmadım bu sefer, onca zaman sonra uzun uzun izledim. çocuksu hareketlerin, hala aynı coşkuyla yaşadığının kanıtıydı. seninle tanıştığımda, konuşmalarındaki olgunluğun davranışlarınla zıtlığını garipsediğimi hatırlayıp gülümsedim. tam o sırada, bir anlığına gözlerime değdi gözlerin. sen fark etmedin belki ama ben o an gözlerinde gördüm geçen 2 yılı. büyümüştün. zaman, senin ışığından da çalmıştı. oysa çocuk kalmayı en çok sen hak ediyordun.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
Şu üçü arasında kısır döngüdeyim iki saattir:
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Buraya iki gün önce rüyamda entry girdiğimi görmem sonucu kaydoldum. Meğer 11. nesilleri dışlıyorlarmış, ne ayıp.