bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle51
- türk pornoları16
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması8
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara5
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı4
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- 10 haziran tüpraş stadyumu teoman konseri2
- ne zaman adam oluruz2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- en son ne yediniz10
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy7
- gocu40
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir5
- kadayıflı sundae2
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- cumartesi günü sözlükte takılmak3
- aylık 266 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- dünya da istediğiniz değişiklikler2
- sözlüğün en kötü yazarları12
- kadınları itici yapan detaylar12
- üniversiteli escort kızlar2
- iki cahil çocuk4
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- coca cola'yı boykot etmek2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay3
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- vincenzo italiano9
- en saçma yiyecek isimleri5
- şöyle güzel bir uyku çekmek5
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- neden uludağ anlatsana biraz4
- 50 tl vs true ile bir gün7
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- manyak birader4
- kusurlarına rağmen sevmek6
- arkadaşlar mangal yaktım sikimde değilsiniz2
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- zaman baba6
- vadesini doldurmuş kibir7
- sevişmek istediğiniz ünlüler5
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- edebiyatın felsefe ve bilimden üstün olması3
- gelişin yaşamak kadar güzel bana3
- nickli başlık açan yazar2
- yasemin sakallıoğlu7
- en sevilen tatlı4
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
entry'ler (7)
Son yıllarda izlemeyenlerin bile maskesini takıp kendini dışarı attığı film.
(bkz: gezi olayları)
(bkz: gezi olayları)
Yarışmacıların rol yaptığını düşündüren yarışma. Umarım da öyledir, bu kadar mı seviyemiz?
Yeşil göz, beyaz ten ve çillerle tamamlandığında tadından yenmez.
bugün yine pencerenin önünde insanları izlerken sana takıldı gözlerim. kaçırmadım bu sefer, onca zaman sonra uzun uzun izledim. çocuksu hareketlerin, hala aynı coşkuyla yaşadığının kanıtıydı. seninle tanıştığımda, konuşmalarındaki olgunluğun davranışlarınla zıtlığını garipsediğimi hatırlayıp gülümsedim. tam o sırada, bir anlığına gözlerime değdi gözlerin. sen fark etmedin belki ama ben o an gözlerinde gördüm geçen 2 yılı. büyümüştün. zaman, senin ışığından da çalmıştı. oysa çocuk kalmayı en çok sen hak ediyordun.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
hiç tanıtamadım sana kendimi. hiç söylemedim sevdiğimi. hiç yazmadım sana şimdiye kadar. şimdi, hiç okumayacağını bile bile yazıyorum, ilk ve son kez.
bir sürü insan girdi hayatıma. bir sürü insan gitti benden. şimdi sorsan, sanki sadece sen gittin. ama kırgın değilim, gitmeyi de sadece sen hak ettin.
sen de hiç anlatmadın bana, ama ben hep okudum gözlerinden yazdıklarını. sen bilmezsin, küçük, renkli kağıtlara adamıştım satırlarını. hiç göstermedin ama, ben gördüm gülümsemelerin ardındaki karanlığı, karanlığın bile bir insana nasıl yakıştığını gözlerindeki parıltıyı södürmek zorunda olmadığını.
bir sonbahar günü karşımda oturup bir şeyler anlatırken, O'nu düşünüyordum. ve beni kaç parçaya ayırdığını. bir daha asla güvenemeyeceğim insanları düşünüyordum. uzun süre konuştuk, tam sana ondan bahsedecekken papağanını anlatmaya başladın ve ben bunu konuşmak istedim. ilk defa, geçmiş geçmişti. başını geriye atarak gülümsedin, küçük bir çocuk gibi.
yıllar sonra yine karşılaşırız belki seninle. hatta istanbul'da, o en sevdiğin şehirde. o zaman daha da büyümüş olacaksın elbet. ama içindeki çocuğun hiç büyümemiş olması dileğiyle.
Şu üçü arasında kısır döngüdeyim iki saattir:
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Muse-supremacy,
Ac/Dc-Emission control,
Fun-We are young.
Buraya iki gün önce rüyamda entry girdiğimi görmem sonucu kaydoldum. Meğer 11. nesilleri dışlıyorlarmış, ne ayıp.
