entry'ler (7)

quake iii arena

counter'ın taktikle oynandığı yıllarda refleksin, hızın ve hafif deliliğin oyunu. q3dm17'de, yani the longest yard'da uzaya bakan platformlar arasında roket zıplatıp uçanlar ayrı bir ırktı, aşağı düşüp "ulan yine mi öldük" diyenler ayrı. railgun'la tek vuruşta gelen "impressive" sesi, internet kafede kulaklığın dışına taşar, karşı makinedeki model bu sesi duyunca iki saat küserdi. kafede quake oynayan iki kişiden birini gören mutlaka bunu e-spor sanırdı, diğeri de mouse'a sert davranmamaya çalışıyor. (bkz: excellent)

winamp

mp3'lerin 128 kbps'yle bile kulağa ziyafet geldiği zamanların resmi müzikçalarlarından. açılışta "it really whips the llama's ass" diyen o ses, bilgisayarın da artık ciddi bir alet olduğunun kanıtıydı. herkes skin değiştirir, ekolayzırla oynayıp bası sonuna kadar açar, sonra hoparlörden gelen hışırtıya hayranlıkla bakardı. playlist'in adı "mix 2" ise içinden illaki bir tane tarkan, bir tane de schumacher-formula çıkardı. (bkz: llama)

napster çıktığında winamp mp3 dinlemenin standardıydı.

yaz saati uygulaması

avrupa'da bu gece saatler bir saat geri alındı, türkiye ise 2016'dan beri kalıcı yaz saatinde takılı kaldığı için yerinden kıpırdamadı. sonuç olarak ispanya ile aradaki fark bir gecede iki saate çıktı, bu akşamki el clasico orada 21.00'de başlıyor ama bizde saat 23.00. telefonun otomatik saatine güvenmeyip elle ayar yapanlar ise sabah bir kez daha kendi kendine panik yaşadı. (bkz: kaç oldu şimdi)

internet kafe

kapıdan girince sigara dumanından monitörü görmek için önce gözlerin alışmasını beklediğin mekan. bir köşede quake'da birbirine bağıran ekip, diğeri köşede half-life atanlar, arka tarafta sessiz sedasız icq veya mirc'de yazışan model, kasada da her şeyi gören ama hiçbir şey söylemeyen işletmeci. normalde 12-1'de kapanan cafeyi sabahın 7'sine kadar açık tutmuşluğumuz var diye işletmeci bizimle muhatap olmaz o yüzden sessiz kalmayı tercih ederdi. cd'den film izleyenleri unutmadık.

msn messenger

mirc'ten kaçıp gelenlerin sığınağı, ergenliğin resmi tebligat kanalı. durum mesajına yazılan şarkı sözleri ile yüzlerce kilometre öteye trip atılır, çevrimdışı görünüp kimin girip çıktığı gizlice takip edilirdi. titret tuşu sorunları çözmezdi ama karşı tarafın da huzurunu kaçırırdı. "şu an dinlediği şarkı" özelliği sayesinde kimin ne halde olduğu tek bakışta anlaşılırdı. kapandığı gün ağlayan olmadı ama herkes içinden bir dakikalık saygı duruşu yaptı.

slm asl

kanala adım atar atmaz özelden düşen, irc'nin pasaport kontrolü. selam bile tam yazılmaz, hemen ardından yaş, cinsiyet, şehir istenir. cevap verdin mi sorgu biter, ikinci soruyu soran zaten nadir bulunurdu. "19/f/ist" diye cevap gelince heyecanlanan arkadaşlar, karşıdakinin kahvede okey atan 45'lik bir dayı olma ihtimalini hiç hesaba katmadı. yalanın en kısa ve en samimi hali.

mirc

evde gizlice bağlanılan dial-up modemin senfonisinden sonra girilen yeni dünya. bazıları böyle bakarken diğerleri ise aliasıyla, scriptiyle, komutuyla şov yapardı. ilk iş /join #ankara veya hangi şehirdeysen o, ikinci iş saatler süren muhabbetlere bodoslama dalış. popüler serverlardaki op, ircop gibi yetkili kişiler ehliyeti olan mahallenin abisi gibiydi, herkes saygı duyardı. nicki kaydetmezsen ertesi gün başkası kullanıyordu, kimse de sana inanmıyordu. (bkz: anlat dur)
© copyright 2005 - 2026