bugün
- arkadaşlar öldünüz mü7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak18
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz7
- yapay zekayı destekleyen mallar3
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- nemlendirici krem19
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- src belgesi2
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı2
- güne jelatinli ananas suyu ile başlamak2
- dabbe2
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- nissan micra kullanan erkek11
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- mony tontana birader2
- nev18
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- zorunlu askerlik ve liberteryan itiraz2
- disco disco gezen insan8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- kedi tırnağı kesmek5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- katatespizartmasi12
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- israil alpen2
- cinler6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- suavi yle çorba içmeye gitmek2
- erlik4
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- askerde özlenen şeyler8
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- çocukluk arkadaşlığı11
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- oflamak3
- from gold from dust34
- şu an ne isterdin14
entry'ler (24)
romantik ulusalcı diye tabir edilen insancıkları fena halde tahrik eden entry başlığıdır
(bkz: romantik ulusalcı)
(bkz: günün biri çok uzak değil)
(bkz: romantik ulusalcı)
(bkz: günün biri çok uzak değil)
yeryüzündeki en zavallı insan tipidir.
düşünmez, sorgulamaz, ilkokuldan itibaren kendisine ne öğretilmişse onları tekrarlayıp durur.
kendini aydın, diğerlerini ise cahil olarak görür. bağnazın önde gidenidir, farkında değildir.
ve öğretileriyle öyle bir duygusal bağ kurmuştur ki o konular kutsaldır. asla konuşulmamalı, tartışılmamalıdır.
bildiklerinin güneş dil teorisi misali 5 yaşındaki çocuğa inandırmakta güçlük çekilecek saçma sapan kuruntular olduğunu güzel bir şekilde izah ettiğinizde kutsalına dokunmuş olursunuz. gözleri dolar, hırçınlaşır.
düşünmez, sorgulamaz, ilkokuldan itibaren kendisine ne öğretilmişse onları tekrarlayıp durur.
kendini aydın, diğerlerini ise cahil olarak görür. bağnazın önde gidenidir, farkında değildir.
ve öğretileriyle öyle bir duygusal bağ kurmuştur ki o konular kutsaldır. asla konuşulmamalı, tartışılmamalıdır.
bildiklerinin güneş dil teorisi misali 5 yaşındaki çocuğa inandırmakta güçlük çekilecek saçma sapan kuruntular olduğunu güzel bir şekilde izah ettiğinizde kutsalına dokunmuş olursunuz. gözleri dolar, hırçınlaşır.
romantik ulusalcı bakış açısıyla yanıtlamaya kalkmazsanız yerinde bir soru.
türk ordusunda 155bin askerin rütbeli hizmetinde olduğunu göz önüne alınız.
ne yapıyor bu insanlar? patates soyuyor, komutanın köpeğine bakıyor, gazinoda boşalan kadehleri dolduruyor..
bu insan kim? sen, ben, biz.. kimi doktor, kimi avukat, kimi öğretmen, kimi mühendis.. ya da herhangi bir meslek.
bu insanların hayatının en verimli döneminde uzunca bir süre zorla içki servis ettirerek geçirmeleri vatan borcu mudur?
cevabınız evetse çakayım ben böyle vatan borcuna.
bu 155bin insan zavallı gibi görünebilirler,ama şanslılar. çünkü diğerlerinin durumu daha da kötü.
devletin üretip beslediği bir savaş için ölmekte, kollarını, bacaklarını kaybetmekteler..
neden ölsün, sakat kalsın? siyasilerin 3 kuruşluk hesapları için mi?
velhasıl kelam, aklıyla düşünen insan için yerinde bir sorudur.
üzerinde durmak, düşünmek, sorgulamak gerekir.
farklı uzuvlarını kullananlar ilkokuldan beri kendilerine öğretilenlerle idare etmeye devam etsinler.
kendilerini yormasınlar..
türk ordusunda 155bin askerin rütbeli hizmetinde olduğunu göz önüne alınız.
ne yapıyor bu insanlar? patates soyuyor, komutanın köpeğine bakıyor, gazinoda boşalan kadehleri dolduruyor..
bu insan kim? sen, ben, biz.. kimi doktor, kimi avukat, kimi öğretmen, kimi mühendis.. ya da herhangi bir meslek.
bu insanların hayatının en verimli döneminde uzunca bir süre zorla içki servis ettirerek geçirmeleri vatan borcu mudur?
cevabınız evetse çakayım ben böyle vatan borcuna.
bu 155bin insan zavallı gibi görünebilirler,ama şanslılar. çünkü diğerlerinin durumu daha da kötü.
devletin üretip beslediği bir savaş için ölmekte, kollarını, bacaklarını kaybetmekteler..
neden ölsün, sakat kalsın? siyasilerin 3 kuruşluk hesapları için mi?
velhasıl kelam, aklıyla düşünen insan için yerinde bir sorudur.
üzerinde durmak, düşünmek, sorgulamak gerekir.
farklı uzuvlarını kullananlar ilkokuldan beri kendilerine öğretilenlerle idare etmeye devam etsinler.
kendilerini yormasınlar..
daha önce de seyhan rotary anadolu lisesi'nden ve daha pek çok okuldan gelen davete iştirak etmişlerdir.
mühf anayasa hukuku kürsüsünde araştırma görevlisidir.
karşınızda klasik bağnaz ulusalcı öğretim üyesi profilinde biri olduğunu zannederken fena halde yanıldığınızı anlarsınız.
duruşu biraz sosyal demokrasiyi, biraz da özgürlükçü solu andırmaktadır..
derslerinde belli klişeler üzerinde takılı kalmaması, farklı görüşleri dillendirme imkanı tanıması bu yargıyı destekler niteliktedir.
öğrenciyle diyaloğu gayet iyidir, ayaküstü bir soru sormaya gitmişken öğrencileri odasına davet etmesi, uzunca zaman ayırıp soruları detaylı olarak izah etmesi takdir edilesidir.
hasılı, derslerine girmek pek kısmet olmadı. bizim fakülteye girdiğimiz yılın ortalarında fakültemize gelmişti. birkaç derste bu intibayı uyandırmayı başaran bir kimsedir kendisi. büyük bir hoca olacağını tahmin etmek o kadar da zor değildir yani.. (bkz: asistan alıyorsan böylesini al hocam)
karşınızda klasik bağnaz ulusalcı öğretim üyesi profilinde biri olduğunu zannederken fena halde yanıldığınızı anlarsınız.
duruşu biraz sosyal demokrasiyi, biraz da özgürlükçü solu andırmaktadır..
derslerinde belli klişeler üzerinde takılı kalmaması, farklı görüşleri dillendirme imkanı tanıması bu yargıyı destekler niteliktedir.
öğrenciyle diyaloğu gayet iyidir, ayaküstü bir soru sormaya gitmişken öğrencileri odasına davet etmesi, uzunca zaman ayırıp soruları detaylı olarak izah etmesi takdir edilesidir.
hasılı, derslerine girmek pek kısmet olmadı. bizim fakülteye girdiğimiz yılın ortalarında fakültemize gelmişti. birkaç derste bu intibayı uyandırmayı başaran bir kimsedir kendisi. büyük bir hoca olacağını tahmin etmek o kadar da zor değildir yani.. (bkz: asistan alıyorsan böylesini al hocam)
hak ettiğinden fazla değer verilen film.. oscar'a aday olması dahi yadırganırken bir de bu ödülü alması ödülü iyice tartışılır bir konuma taşımıştır. evet, bir filmin 40. dakikasında sıkılıyor ve o film bir an önce bitsin istiyorsanız o film kötüdür.
natalie portman bu ödülü hemcinsiyle sevişme sahnesindeki başarısına borçludur. zira bu ödülün başka türlü izahı da yoktur..
natalie portman bu ödülü hemcinsiyle sevişme sahnesindeki başarısına borçludur. zira bu ödülün başka türlü izahı da yoktur..
(bkz: ahmet gökçen)
senin neden oy hakkın var sorusunu akla getirmektedir.
sen diğerlerinden farklı olarak ne gibi vasıfları haizsin dedirtir insana.
aysun kayacı da demişti bunu. tanga giyip türkbükünde güneşlenen insan tipinin çoğunun bakış açısı da budur esasen.
kendini bilinçli, yurtsever, aydın olarak tanımlayan, diğerlerini ise göbeğini kaşıyan cahiller olarak gören ulusalcı cemaatin de bakış açısı bundan farklı değildir. insanları aşağılayıp dururlar.
halbuki tercihleri sorgulanan insanlarla aynı şeyi söyleyen pek çok akademisyen, gazateci, sanatçı da vardır.
böyle düşünen arkadaşlara pek insaflı yaklaşamıyorum. senin oyun o insanların oyundan daha mı değerli peki?
3 torba kömür sana gir**n arkadaşım, o insandan daha mı akıllısın sen?
sen diğerlerinden farklı olarak ne gibi vasıfları haizsin dedirtir insana.
aysun kayacı da demişti bunu. tanga giyip türkbükünde güneşlenen insan tipinin çoğunun bakış açısı da budur esasen.
kendini bilinçli, yurtsever, aydın olarak tanımlayan, diğerlerini ise göbeğini kaşıyan cahiller olarak gören ulusalcı cemaatin de bakış açısı bundan farklı değildir. insanları aşağılayıp dururlar.
halbuki tercihleri sorgulanan insanlarla aynı şeyi söyleyen pek çok akademisyen, gazateci, sanatçı da vardır.
böyle düşünen arkadaşlara pek insaflı yaklaşamıyorum. senin oyun o insanların oyundan daha mı değerli peki?
3 torba kömür sana gir**n arkadaşım, o insandan daha mı akıllısın sen?
alçakçadır. bunlar insanlıktan nasibini almamış ve asla almayacak olan kişilerdir.
kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayan darbecilerin gerçek yüzlerini ortaya koyan slogandır, pankarttır.
bu insanlar darbecilikten neden utanırlar? darbecisiniz siz kardeşim. çekinmeyin, söyleyin.
postaldan başka medet umacak kimsesi kalmamış zavallılarsınız.
bu insanlar darbecilikten neden utanırlar? darbecisiniz siz kardeşim. çekinmeyin, söyleyin.
postaldan başka medet umacak kimsesi kalmamış zavallılarsınız.
marmara üniversitesi haydarpaşa kampüsü'nde yer alan bahçedir.
haydarpaşa'da insanların gidecek başka yeri olmadığından gün içinde defalarca giriş, bir o kadar da çıkış yaptığı bu bahçe kar yağdığında harika olur. pek yağmaz. ama yine de haydarpaşa sakinleri için yaz-kış vazgeçilmezdir. kısacası, öğrencinin dönüp dolaşıp tekrar geleceği yerdir orta bahçe..
haydarpaşa'da insanların gidecek başka yeri olmadığından gün içinde defalarca giriş, bir o kadar da çıkış yaptığı bu bahçe kar yağdığında harika olur. pek yağmaz. ama yine de haydarpaşa sakinleri için yaz-kış vazgeçilmezdir. kısacası, öğrencinin dönüp dolaşıp tekrar geleceği yerdir orta bahçe..
artık haydarpaşa kampüsünde dersi kalmamıştır. darısı diğer kampüslerdeki talihsiz öğrencilerin başına...
birbirine bağlı az sayıda fanatik taraftardan oluşan harika bir gruptu.
en sıkıntılı dönemlerde dahi hep birarada görürdük bu insanları.
kapalıdan bakıp en fazla 100 kişi olduğunu görüp, bu kişiden bu kadar sesin çıkmasını anlamlandıramazdık.
olağanüstü bir güçle yılmadan, bıkmadan takımı destekleyen bu gruba saygı duyardık, şapka çıkarırdık.
nitekim artık yoklar, o ekipten neredeyse kimse yok artık tribünde.
artık uysal takılıyoruz.
bir başkan var, onun emrinde de bir grubu,bu grup yaş ortalaması 17 olan çocuklardan oluşuyor.
tribünler tekrar bölünmek üzere birleşip duruyor. birleşirken de mevcut en az %50 azalıyor..
en sıkıntılı dönemlerde dahi hep birarada görürdük bu insanları.
kapalıdan bakıp en fazla 100 kişi olduğunu görüp, bu kişiden bu kadar sesin çıkmasını anlamlandıramazdık.
olağanüstü bir güçle yılmadan, bıkmadan takımı destekleyen bu gruba saygı duyardık, şapka çıkarırdık.
nitekim artık yoklar, o ekipten neredeyse kimse yok artık tribünde.
artık uysal takılıyoruz.
bir başkan var, onun emrinde de bir grubu,bu grup yaş ortalaması 17 olan çocuklardan oluşuyor.
tribünler tekrar bölünmek üzere birleşip duruyor. birleşirken de mevcut en az %50 azalıyor..
almanca'da ''kelebek'' anlamına gelir. (bkz: kelebek)
Borussia Mönchengladbach, yeni malatyaspor
2005 yılından sonra, taraftarının her maçın ardından sonuç ne olursa olsun 'haftaya maçımız var yine' diyip mutlu olduğu takımdır.
kısaca ihvan olarak da anılmaktadır. ihvan arapça'da kardeş anlamına gelir..
kendini bilge zanneden zeka yoksunu insanların gerçek eğilimidir. yani okuyor olma, bilgi merakı değildir bunlardaki; dayak yeme, dövme ve her ikisinde de mağdur edebiyatı yapmaktır.
ayrıca çok boş insanlardır. marx ve engels'in 2'şer kitabından ezberlediklerini söyleyip dururlar. okumak onlar için uzak bir olgudur. kafaları pek basmaz yani..
ayrıca çok boş insanlardır. marx ve engels'in 2'şer kitabından ezberlediklerini söyleyip dururlar. okumak onlar için uzak bir olgudur. kafaları pek basmaz yani..
adanaspor'a ithaf edilmiş bir sıfattır. şampiyonun italyanca ifade edilmesidir.