bugün
- lahmacun9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kaan sezyum6
- sobadan kurtulmak5
- habire1219
- raikagetokatlayan4
- basmane tren garı6
- ay diyen erkek7
- silvermist9
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- vexillarius the slayer8
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- renkli rüyalar oteli5
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- ben geldim naneler15
- kemal kılıçdaroğlu8
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- habire12nin çaylak olması5
- torpille bir yerlere gelenler4
- sersem herif5
- gammaz çetesi9
- sarapci koala63
- dinler tarihi5
- siyonizmin tasfiye oluşu3
- imbat4
- konaktan üçkuyular'a gitmek3
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
- mantı8
- ben sizin anonim11
- cemaatçi polis3
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- özgür özel'in önder sav ile yan yana gelmesi3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- emanet ata binen tez iner3
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- akpartililerin apo sevdası5
- insan olmaya ceyrek kala15
- çikolatalı kek4
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi7
- maşa ile koca ayı online3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- bir kız güneş kremi sürmenizi rica etse2
- deli sikince yapılabilecek çılgınlıklar3
- bostanlı dan karşıyaka ya sahil boyu koşmak3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
entry'ler (227)
sözlüğe bir daha yazmayı düşünmediğim için buraya yazmayı seçtim. son bi kendimi anlatmak. ben gerçekten ilk aşkı, sevgiyi 2012 yılının başlarında tattım. onun haberi yoktu bu durumdan. o sene lise sonda olduğumuz için biraz zor görüyordum. arada sırada. ama bir şekilde iletişim halindeydik. ardından tercihler belli oldu. ankarayı kazandı. ben de ise bir yer gelmemişti. üstelik gelen yerler olduğu halde. bu şoku atlatamadan tam 1 hafta sonra babamı kaybettim. üst üste geldi hepsi. tam somut adımlar atmak isterken önüme hep bi engeller çıktı. sevdiğim insan ankaraya gitti. bende ise o sene ne yaptığıma dair pek fikrim yok. dersaneye gittim, ehliyet aldım, bolca pes oynadım. ölüm acım varken o kıza açılmayı yediremedim kendime. çünkü ölüm acımı yaşayamamıştım. her neyse sene sonu geldi sınavlar bitti konyayı kazandım. sonra konya ya gelmeden önce bir kez görüştük aşık olduğum kızla. çok güzeldi. ama bişey diyemiyordum. o ankaraya gitti ben de konyaya geldim. yine bi kopukluk oldu. uzun bi süre görüşmedik, konuşmadık ama hep kalbimdeydi. tabi arada benim de konuştuğum insanlar oldu ama hiçbiri o değildi. kimisi kısa sürdü kimisi uzun ama olmadı. olmasını istemedim. ikinci senemde ankaraya gittim yanına. ama aklımda var konuşacam artık. yolda sevgilisi olduğunu öğrendim. ankarada ona göre mesafeli hareket ettim. 13 mayıs günü çocuk bundan ayrıldı. ben sürekli yanındaydım. ağlıyordu derdini anlatıyordu. ardından konyaya geldi. güzelce zaman geçirdik ve akşamına geri döndü. o yaz memlekette görüştük birkaç kez ama telefonla sürekli iletişim halindeyiz. ve ben açılmak istediğim zaman 'eğer duygularımızda değişim olursa bu arkadaşlık bitecek' dedi. tamam demek zorunda kaldım ben de. onu kaybedemezdim. her şeyi göze alıp eylül ayında açılmak istedim bana rest çekti. olmadı. ardından bir süre konuşmadık. beni yanlış anladı. mesaj atma dedi. ben de atmadım. 15 ay geçtikten sonra yüzünü gördüm. karşımdaydı. çok özlemiştim. doğum gününde yanında olamayacağımı bildiğim için hediyesini erken almıştım. bu arada mezun olmuştu çalışıyordu. ardından başka bi şehre atandı. atandıktan sonra ona karşı olan sevgimi, duygularımı anlattım. karşı çıktı. 'senden çocuğum olacağını düşünüyorum abes duruyor' dedi. ardından temmuz ayında konyaya yanıma geldi. 2 gün burda kaldı. ben kendi odamda, kendi yatağımda aşık olduğum kızdan siktir yedim. eski sevgilisine gitti. ben bi yandan sinirli bi yandan öfkeli bi yandan aşık bi şekilde onu bekledim. sonra bi yanlışını gördüm aradım. sen ne hakla böyle bişey yaparsın diye. sonra bana dediği laf 'kuyruk acın yüzünden beni aradın ben h.... 'i seviyorum var mı ötesi' dedi. halbuki ondan ayrılmış bişeyler olmuş haberim yoktu olaydan. ama yine ben kötü oldum. ve ben o gün vazgeçmek istedim. ve tesadüf o gün de bana kızın biri yazmıştı. ben vazgeçmek istediğim için aşık olduğum insanı değil, bana mesaj atan kızı düşünmeye başlamıştım. ama aşık olduğum insan bana mesaj atmaya başlamıştı. ve en son 'bana böyle soğuk davranman zoruma gidiyor ben eski ccedricc'i istiyorum bana yine güzel sözler söylesin şiirler yazsın' dedi. ve ben ankaraya yanına gittim. ama malesef buraya yazdığım bi entry yüzünden yine siktir yedim. ve o sinirle aşık olduğum kıza 'benim hayatımda sana yer yok' dedim. bana mesaj atanla 3 aya yakın bi birliktelik yaşadım. ama aklım hep ondaydı. mesaj attım en son. ben seni hep sevdim ve sevecem de. ama senden tek bi ricam var. sen başkasıyla evlensen bu acıyı kaldırabilirim belki ama senin ölümüne dayanamam benden önce ölme dedim. bir süre konuştuktan sonra dediği laf şu oldu: 'birbirimizden uzak durmalıyız. anılar canlanıyor ve sana tekrar bağlanıyorum. ama bu bağın olmasını istemiyorum.' böyle ölmem be sevdiğim kadın bazuka at bana daha iyi olur. yaklaşık olarak 74 aylık sevgimin, aşkımın özeti.
silifkede sadece kendimiz yetiştirdiğimiz zaman yediğim meyvedir. ama artık fidelerin kötüleşmesi sebebiyle ne tadı kaldı ne tuzu.
sesini özledim be güzel kadın. iyi ki seviyorum seni. kahrın bile hoş.
leyla ile mecnun dizisinin efsane karakteri. neşeli olmasının yanında insanı hüzne sokan bir yapısı da vardır.
yanımda olmasa da sağlığı sıhhati yerinde, mutlu olsun allah'ım.
ilişkilerde işin içine yalan girince herşey daha çabuk ilerliyor. ama doğruları, neyi neden yaptığını apaçık bir şekilde anlatınca herşey boka sarıyor. bi türlü olmuyor. ben sadece sevdiğim insana doğruları anlattım kötü oldum. ama yalan söylediklerim ise benim çok iyi biri olduğumu düşündüler. normalde tam tersi olması lazım değil mi ? niye her zaman yalanla, oyunla iyi olunuyor ?
(resim:#1)
en sevdiği çiçek.
en sevdiği çiçek.
6 sene önce babam vefat ettiğinde nefes alamamıştım ve cidden ruh gibiydim. bide sevdiğim insanın beni sevme dediği gün.
kitap almıştım sana. belki ikimizde aynı yerlerin altını çizerdik. belki aynı cümlelerde uzun uzun düşünürdük. aynı şeyleri hissederdik. birbirimize öfkelenirdik. yani kısaca seninle aynı duyguları tatmak isterdim. olmadı. canın sağolsun.
tantuni.
konuşmadan bir gün daha geçti gitti. bence gayet yeterli oldu.
içkiyle sigarayı aynı anda bıraktım. 24 saati geçti bakalım. inşallah 24 sene olduğunu da görürüm.
güldürmeyin bizi bakın allahın adını anıyorum yapmayın böyle şeyler. kendinizi madara ediyorsunuz. daha avrupada elle tutulur bir başarınız yok gelmişsiniz burda laf ediyorsunuz. önemli olan sadece lig değil Avrupada da başarılı olmak. bi anlayın şunu.
bol bol dizi, film izlemek. veya benim gibi evde bilinçsiz bi şekilde boş boş takılıp ders çalışmak.
birincisi okulum bitmiyor. ikincisi sevdiğim insanla aramızın nasıl olacağı belli değil. üçüncüsü hadi bu ilk ikisi halloldu diyelim evlenecek para yok. ben nasıl evleneyim bu durumda ?
vizeler bitmedi ona çalışıyoruz başka ne yapabiliriz.
bir insanın günden güne kendini bitirmesidir bana göre. hatta şu şekilde de örnek verebilirim: ''Peki ya oksijen bizi ortalama 70-80 yılda öldüren zehirli bir gazsa ?''. peki bu aşk da bizi günden güne öldüren duyguların toplamıysa ? işin içinden çıkamıyorum.
aile, sağlık ve sevgi. öyle bi kısıtlama yapmak mümkün değil bu durumda.
sevdiğim insanla evlendikten sonra muğla akyaka'da karavanımızda tatil yapmak. sabah erkenden sahilde el ele yürümek ve azmak nehrinin kenarında kahvaltı. kahvaltıdan sonra da tekne turu. bana göre muazzam olur. eğer benimle evlenmek isterse.
ulan mersin kızkalesi sahilinde o kumsala mum ışığında güzel bi masa kurup sana evlilik teklifi edecem. inanıyorum buna.