bugün
- birine geç kalmak9
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- seni ne mutlu eder sorusu6
- cayır cayır yanan kız13
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- m r e r e c t o12
- larisalisa10
- insanlardan nefret etmek8
- eşime sormam lazım kadınları3
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız3
- chery2
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- uludağ sözlük discord grubu7
- beyazsemsiyeliyabanci48
- satranç haram yasaklansın17
- yer sofrası5
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- gir içime hünharca12
- bruce lee4
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- güzel bir kadını terk etmek5
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- afganistan islam emirliği4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- arkadaşlar bakar mısınız8
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- park sorunu6
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- escort2
- timsah4
- gocu43
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- yorgun mermi22
- kürt mutfağı7
- dul kalmak4
- anayasa değişiklik paketi3
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması2
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- sinir krizi geçirmek2
- gitara rastgele vurunca caz olması2
- en sevilen meyveler8
- müzik haramdır5
entry'ler (95)
"tkp kimlerden oy istemiyor?" temalı videolarla ilginç bir propaganda yöntemine imza atmış partidir.yalnız bu video serilerinin ikincisinde yankılanan "yaşasın renklerin kardeşliği" sloganlarının yerini "yaşasın halkların kardeşliği" alsın istiyor insan.
http://haber.sol.org.tr/s...re-konu-oldu-haberi-41755
http://haber.sol.org.tr/s...re-konu-oldu-haberi-41755
bazen çok "samimi" ve "candan" olabilen insandır. hepimizden farklı olarak daha über ütopik sanrıları vardır o ayrı.
görsel
görsel
ismet inönü'nün politika kariyerini engelleyememesidir. böylece nesiller Atatürk'ü kendisinin hiç istemeyeceği bir şekilde asla hata yapmayan, kusursuz bir insan olarak tanıdı. tartışılamazlık, eleştirilemezlik yüzünden, fikirlerini daha ileriye götürebilmek için gereken dialektik fırsatı kaçırıldı ve bağımsızlık mücadelesi sayesinde halkın kazanımı olan kavramların içi boşaltıldı.
her che tişörtü giyenin devrimci olarak tanımlandığı bir ülkede yaşadığımızı farketmemizi sağlayan kişinin saçmasıdır.
kendi siteleri içindeki ve internetteki arama motorlarının bütün inceliklerini kullanmama rağmen türkan albayrak 'ın uzunca bir süredir sürdürüp, kazandığı direniş ile ilgili habere rastlanmayan gazete.
değişebildiğinde "oy verecek parti mi var" diyenlerin umudu olabilecek partidir. ama bu değişimin niteliği hakkında bülent forta' nın yazdığı yazı çoğu insanın düşüncelerine tercüman olmuştur.
özellikle şu paragraf ; "chpnin demokrasiyi ve özgürlükleri savunan; kürt sorununda, türban sorununda ileri çözümler ortaya koyan bir parti haline dönüşmesi; sınıfsal olarak ezilenlerin sorunlarına eğilmesi genel olarak sol açısından da ülke açısından da hayırlı bir durumdur. elbette kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan bir siyasal parti ezilenlerin temsilcisi olma noktasında yapısal olarak kısıtlı kalmaya mahkûm olduğunu unutmadan.
solun bu noktada konumlanması gereken zemin küresel kapitalizmin gelmiş olduğu aşamayı bütün yönleriyle kavramak ve buna karşı muhalefet yürütmenin düşünsel ve pratik yollarını bulmaktır. gerçek bir değişim bu değişime ihtiyacı olan kesimlerin öncülüğünde gerçekleşebilir. bu bir olgu haline gelmediği sürece küresel kapitalizmin toplumsal hayatın bütün dokularına yayılan eski rejimleri ortadan kaldıran yeni eğemenlik biçimleri üreten düzenini değişim olarak kutsama yanılgısı sürüp gider. "
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186603162&news_code=1289145537&year=2010&month=11&day=07
özellikle şu paragraf ; "chpnin demokrasiyi ve özgürlükleri savunan; kürt sorununda, türban sorununda ileri çözümler ortaya koyan bir parti haline dönüşmesi; sınıfsal olarak ezilenlerin sorunlarına eğilmesi genel olarak sol açısından da ülke açısından da hayırlı bir durumdur. elbette kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan bir siyasal parti ezilenlerin temsilcisi olma noktasında yapısal olarak kısıtlı kalmaya mahkûm olduğunu unutmadan.
solun bu noktada konumlanması gereken zemin küresel kapitalizmin gelmiş olduğu aşamayı bütün yönleriyle kavramak ve buna karşı muhalefet yürütmenin düşünsel ve pratik yollarını bulmaktır. gerçek bir değişim bu değişime ihtiyacı olan kesimlerin öncülüğünde gerçekleşebilir. bu bir olgu haline gelmediği sürece küresel kapitalizmin toplumsal hayatın bütün dokularına yayılan eski rejimleri ortadan kaldıran yeni eğemenlik biçimleri üreten düzenini değişim olarak kutsama yanılgısı sürüp gider. "
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186603162&news_code=1289145537&year=2010&month=11&day=07
makamından dolayı mıdır bilinmez, kolay hedeftir. keşke vaktiyle demirel, erbakan ve ecevit' e de bu kadar kolay git diyebilseydik, tartışma programlarında ömrünü bir parti için kimine göre heba, kimine göre feda etmiş görüşlerine hiç katılmadığım ama inandığı bir mücadele için ortaya hayatını koymuş bir insan portresinden dolayı saygı duyduğum bu yaşlı adamla dalga geçildiği gibi keşke diğer dinazorlarla da dalga geçebilseydik.
görevini on yıllar öncesi yapması gerektiği gibi bırakmalıdır. hatta sadece önder sav değil, başlıca chp' yi ve sonrasında da türkiye' deki sosyal demokrat hareketi esir almış, statükocu zihniyette önder sav' ile birlikte bırakmalıdır.
isminin bolca geçtiği güzel bir yazıyı akın olgun kaleme almış. http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1249308203&news_code=1289144867&year=2010&month=11&day=07
görevini on yıllar öncesi yapması gerektiği gibi bırakmalıdır. hatta sadece önder sav değil, başlıca chp' yi ve sonrasında da türkiye' deki sosyal demokrat hareketi esir almış, statükocu zihniyette önder sav' ile birlikte bırakmalıdır.
isminin bolca geçtiği güzel bir yazıyı akın olgun kaleme almış. http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1249308203&news_code=1289144867&year=2010&month=11&day=07
bir konu hakkında teorik birikimi olmayan, o konu hakkında beyin fırtınası yapmamış, konuyla ilgili düşüncelerini çevresinden, birkaç köşe yazısından ve tartışma programından derlemiş her insanın düşeceği duruma düşmüştür. konuşma genel itibariyle tutarsızdır ama ben yine de söyledikleriyle ifade etmek istediklerinin farklı olduğunu düşünüyorum. konuşmasında kendi türban algısını tam anlamıyla ifade edememiş bir öğretmen adayıdır. ve bu durumu da göz önüne aldığımda onun hangi korkularla endişelerle bu çok makul olmayan tespitlere ulaştığını anlamaya çalışabiliyorum.
sırrı süreyya önder 'in tek cümlelik tespitine konu olmuş, müslümanım diyenin kafa yorup araştırması gereken, acılara ezelden evvele tümleç olmuş, olacak şehir.
"kerbela islam'ın yoksul elinden alınıp zenginin insafına terk edildiği yerdir" .
"kerbela islam'ın yoksul elinden alınıp zenginin insafına terk edildiği yerdir" .
istanbul kitap fuarı' nda, ayrıntı yayınları' nın düzenlediği "sol ve din" konulu söyleşiye katılmış yönetmen. söyleşiye katılmadım ama haberde insanın boğazını düğüm düğüm düğümleyen aforizması, insanı yüreği kanarken düşündürecek cinsten; ""kerbela islam' ın yoksul elinden alınıp zenginin insafına terk edildiği yerdir" .
söyleşi hakkında kabaca fikir verebilecek link; http://www.birgun.net/cultures_index.php?news_code=1289152443&day=07&month=11&year=2010 . bu muhabbet insanının
söyleşi hakkında kabaca fikir verebilecek link; http://www.birgun.net/cultures_index.php?news_code=1289152443&day=07&month=11&year=2010 . bu muhabbet insanının
her saniyesi sosyalizme övgüdür bu yarışmanın.
emek sömürüsüne izin vermeyeceği palavrasını gözümüzün içine baka baka söyleyebilen siyasetçi. birileri bizimle fena halde dalga geçiyor.
en azından, bir insanın hayattan zevk alıp almadığını yazdığı başlıklardan kestirmez. sol framede gereksiz tonlarca başlığa rağmen sabredip, ülkem insanının sorunları ile ilgili düşünür taşınır tartışır. hangi görüşten olursa olsun tutarlı örneklerle açıklanmış fikirler diyalektiğe hizmet eder ve günün birinde ulaşılacak çözümde mutlaka katkısı vardır.
futbolu bir zaten seks olarak algılayıp, tezahüratlarından, gazete manşetlerine ortalığı ele geçirmiş cinsiyetçi dilden gram rahatsızlık duymayan, sevgilisinin, kız kardeşinin yanında utanmadan "gasaraya nasıl çaktık, nasıl soktuk "" şeklinde gezinen yurdum insanını çok zorlayacak soru.
"kişinin bildiği anlatabildiği kadardır" düsturuyla ele alındığında, acaba bunları yanlış mı tanıdık dememize sebebiyet verebilecek iddiadır. ideolojik tartışmalardan çok, sistematik çatışmalardı yıllarca gördüğümüz. bolca satır, bıçak içeren. bunu düşünebilen insanın kolayca ikna olmayacağını düşünerek iki eski yazımı tekrar paylaşmak isterim.
(bkz: komünistlerin potansiyel terörist olması)
(bkz: solcuların kültürlü olduklarını sanmaları)
(bkz: komünistlerin potansiyel terörist olması)
(bkz: solcuların kültürlü olduklarını sanmaları)
insanları buluşturması gerekirken, tam tersine ayrıştıran gün. başlıkta çokça yılmaz özdil den alıntı yapılmış. belki bir iki cümlesinde haklı yılmaz özdil ama
--spoiler-
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?--spoiler-
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
nevruz kimin bayramıymış benim için farketmiyor, iki halk kardeşse, bu topraklar hepimizinse, sizler için niye farkediyor hiç anlamıyorum. "v" veya "w" harfleri değil bizi ayıran. bizi ayıran şey türk ve kürt milliyetçiliği.
--spoiler-
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?--spoiler-
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
nevruz kimin bayramıymış benim için farketmiyor, iki halk kardeşse, bu topraklar hepimizinse, sizler için niye farkediyor hiç anlamıyorum. "v" veya "w" harfleri değil bizi ayıran. bizi ayıran şey türk ve kürt milliyetçiliği.
80 gençliği, türk milli eğitim sistemi tarafından "almanlar yenilince bizde yenilmiş sayıldık" mantığıyla yetiştirilmişti, şimdi bu masalsı resmi tarih uydurma misyonunu yılmaz özdil devralmış görünüyor.
nevruz veya newroz hakkında
--spoiler--
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?
--spoiler--
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
edit:imla
nevruz veya newroz hakkında
--spoiler--
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?
--spoiler--
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
edit:imla
insanları buluşturması gerekirken, tam tersine ayrıştıran gün. başlıkta çokça yılmaz özdil' den alıntı yapılmış. belki bir iki cümlesinde haklı yılmaz özdil ama
--spoiler--
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?--spoiler--
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. Türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
nevruz kimin bayramıymış benim için farketmiyor, iki halk kardeşse, bu topraklar hepimizinse, sizler için niye farkediyor hiç anlamıyorum. "v" veya "w" harfleri değil bizi ayıran. bizi ayıran şey türk ve kürt milliyetçileri.
--spoiler--
hafızanızı yitirdiyseniz... mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bir bayram?--spoiler--
yorumu gerçekten trajikomik. sanki farklı bir ülkede yaşamış bu adam. cezaevlerinin işkencehane olmadığı, insanların düşüncelerinden ötürü yargılanıp, hücrelere tıkılmadığı bir ülkede yaşamış. dört kişinin bir araya gelmesinin bile suç olduğu zamanlarda neden kutlama yapılmıyormuş diye aklınca ayar verebiliyor. Türkiye'nin en çok satan gazetesinin en popüler köşe yazarı bile gözümüze baka baka masal anlatıyor.
nevruz kimin bayramıymış benim için farketmiyor, iki halk kardeşse, bu topraklar hepimizinse, sizler için niye farkediyor hiç anlamıyorum. "v" veya "w" harfleri değil bizi ayıran. bizi ayıran şey türk ve kürt milliyetçileri.
