bugün
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- velvet10
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- slavko vincic15
- özgünlüğün faydasız olması4
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- 1 saatte 10 bira içmek7
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- nervio9
- siyah taytlı bacakları okşarken meme emmek2
- playstation 13
- çağla idi2
- true hanın gazabı9
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek3
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması5
- bit pazarı2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- domuz eti3
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- ben sana vurgunum2
- ammmcıkkkk2
- yazık oldu yarınlara2
- yazarların adına başlık açılması3
- tememda kenka nalaka10
- bana yalan söylediler2
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- tarla bellemek3
- bugün sözlük b k gibi3
- bimden tatlı almak2
- bilgi içerikli entry girmeyen siktirsin gitsin3
- yarrrrraaaak2
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- dune6
- true vs tuvalet terliği3
- çingeneyle sevişmek6
- beşiktaş'ın gümbür gümbür geldiği gerçeği2
- çekirgeler2
- istanbul un çok pahalı olması7
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- üç cisim problemi4
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- sapık yazarı silmeyen moderasyon3
- sözlükte flörtleşmek3
entry'ler (354)
Arkadaşlar uzun bir aradan sonra annemle olan çay maceralarımıza bir ikincisi eklenmiş bulunmakta. Hemmen yazıyorum:
Bendeniz yoldan yeni geldiğim için, annem her an uyuyabilirmişim gibi davranıyor ve olaylar gelişiyor...
-bonnie bak çay yapıyorum duştan çıkıpta uyuyayım deme sakın. koca bir çaydanlık yaptım.
+yok ya, hiç uykum yok benim yap sen içeriz.
-tamam bak yaptım sakın uyumak yok bak tekrar söylüyorum.
+kljşefdgkf tamam anne tamam dedim t-a-m-a-m.
aradan yarım saat geçer, bonnie duştan çıkar...
-ANNE?
ve anne çoktan uyumuştur.
(bkz: http://www.uludagsozluk.com/e/11213554/)
Bendeniz yoldan yeni geldiğim için, annem her an uyuyabilirmişim gibi davranıyor ve olaylar gelişiyor...
-bonnie bak çay yapıyorum duştan çıkıpta uyuyayım deme sakın. koca bir çaydanlık yaptım.
+yok ya, hiç uykum yok benim yap sen içeriz.
-tamam bak yaptım sakın uyumak yok bak tekrar söylüyorum.
+kljşefdgkf tamam anne tamam dedim t-a-m-a-m.
aradan yarım saat geçer, bonnie duştan çıkar...
-ANNE?
ve anne çoktan uyumuştur.
(bkz: http://www.uludagsozluk.com/e/11213554/)
fimleriyle tamamen tesadüfen tanıştığım üstad, anime nin allahı olabilir diye düşündüğüm kişidir. ilk olarak spirited away le tanıdım, akabinde gelişen ''bu adamın tüm filmlerini izlemeliyim!!'' hislerinin ağır basmasıyla her gece sabahın ilk ışıklarına kadar filmlerini izledim. joe hisaishi yi atlamak istemiyorum, müzikleri filmlerinin büyüleyici etkisini daha da arttırıyor. iyi ki o gün tesadüfen spirited away i izleyip erkenden tanışmışım kendisiyle. ölmeden önce tüm filmlerinin izlenmesi farz olan insandır.
Koca bir neslin vakit katili. Ben kendisine bir psikiyatristle görüşmesini öneriyorum.
(bkz: borderline personality disorder)
(bkz: borderline personality disorder)
rick wrightın comfortably numba çok hoş bir şekilde eşlik ettiği polonyanın gdansk şehrinde gerçekleşen konserdir. comfortably numb ı en sona saklamaları olayın tamamen bittiği yerdir. ayrıca tabi ki muhteşem ve olağanüstü bir on an island yorumu görüyoruz bu konserde. şiddetle tavsiye ediyorum.
benim için seçmenin ölüm gibi olduğu şarkılardır. ama şöyle sıralayabilirim: lost for words, coming back to life, on the turning away, time, shine on you crazy diamond, comfortably numb, us and them, echoes, another brick in the wall... ''işte bu en iyi şarkısıdır!'' diyemeyiz çünkü öyle iyi şarkıları var ki, aklım hayalim almıyor benim, kafayı yiyeceğim yakında. pink floydun bu dünyadan olduğuna inanmıyorum. bilhassa gilmourun. değiller çünkü, olamazlar, olmasınlar.
en sevdiği şarkı, dışarıda kamera var da, içerde yokmuş olan yazar.
bana göre dünyanın en acınası, en hakkı yenen insanıdır. hemşirelik okuyorsanız işkence yüze bine katlanır. insanlardan ve hayattan soğursunuz. hem sizi takmazlar, hem köle gibi kullanırlar, hem para vermezler.
beyni olmayan insanlarla hiç çekilmeyen stajdır. hele ki yaz sıcağında...
tamamı uygulandığında su bile içseniz çıkarmanıza neden olan ilaç.
yaz stajı. *
hasretiyle yakan ilaçtır.
son günlerde birlikte ''x'' gördüğümüz her hapı xanax olarak yorumlama hastalığına yakalanmış olduğumuz yazar. ayrıca kendisine yarın ki sene başından beri yapacağımız en büyük operasyon için başarılar diliyorum.
dinin içindeki gerçekleri su yüzüne çıkarıp sözlük gibi, hele ki ekşi gibi bir yerde yazmak direkt yobazların dikkatini toplamaya yetiyor. bence, inanan kişiler için dini eleştirilerin hepsi birer hakaret olduğundan çok da geçerli olmayan bir önerme.
bir ampulün yarısı dahi cilt altına yapıldığında anında etkisini gösterir. bir duyarsızlık, gevşeme ve öfori hissi verir. ayrıca gün içinde ne yerseniz çıkarırsınız, midenizi mahveder. ama değer galiba, ha? *
farenin insana dönüşmüş halidir kendisi. yeni tespit ettim. bütün refleksler, şirinlikler filan hep fare.
en sevdiğim şarkıları asleep ve how soon is now olan the smiths grubunun solisti, müthiş bir sese sahip insan. 19 temmuzdaki konserine gidemeyeceğim için ne kadar üzgün olduğumu kelimelerle anlatamam. *
bittiğinde yüzümde kocaman bir gülümsemeye neden olmuş, güzel, izlenesi bir filmdir.
3 tane içtiğinizde bayılttığı falan olmayan ilaç. şu an sadece acayip mayışmış haldeyim, yazıları okumakta, bedenimi taşımakta zorlanıyorum o kadar. ama tabi bünyeye göre değişir, dikkatli kullanmak gerekir.
bir dinozor meraklısı olarak bayıldığım dizidir. bazı sahneleri aşırı gerçekçi olmasa da konusu, oyuncuları (bilhassa abby ve connor) ve akıcılığı itibariyle kendini izletiyor. çok beğenerek izledim, hatta ingilizce proje ödevim bu diziyi anlatmak.
(bkz: primeval)