bugün
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- teomancalmasur23
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- üstad kadir mısıroğlu5
- ekşi sözlük toplu alım bitti5
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- simko38
- flört etmeme ilkesi6
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- kocayı apartmandaki boşanmış kadına emanet etmek2
- adana ayazı dizisi2
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- zsa zsa zsu3
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- true mi döver gocu mu5
- yeni parti7
- cumhuriyet bayramı15
- kim cha eon6
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- gecenin şarkısı13
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- ak partiyi savunan dayılar10
- gram altın3
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı3
- nervio12
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- tek türkçe padişah adı4
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- istanbul10
- tarih dizileri6
- köy kahvesi3
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- nevşehir2
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- kanunla adam korumak2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- şili2
- üçler yediler kırklar11
- fenerbahçe göztepe2
entry'ler (34)
akbabuş'un sakıncalı adam olduğuna inanmak istemediğim dizidir. daha öncelerinde de hayaleti rehin alanın kafasına sıkacakken isabetsiz olmuştur, bu kez tutturdum vurgusu olsun lütfen. Amirim de şeklli değiştirmiş çok tarz olmuş ya la.
anlam veremediğimdir.
artık aklıma gelme yanım daha müsait.
ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.
hava dehşet sıcaktı uyku ile mücadele edilmiş ve mağlup olmuştum. kalkıp balkona çıkmaktı niyetim birden korkunç tarif edilmeyecek bir ses duyuldu ardından balkon kapısının kolunu tutamakla birlikte sallanmaya başlandım. neler olduğunu anlamaya çalışıyordum babamın ve annemin çocuklarım seslerinden başka bir şey duymuyordum. babam kapıyı zorluyor ama kitaplık kapının arkasına düşmüştü ben kitaplığı kaldırdım kapıyı açtık kardeşim ağlıyor korku dolu gözlerle bakıyordu birden babam deprem dışarı çıkın diye dedi. dışarı çıktığımızda herkes bağrışıyor çığlıklar ağlama sesleri birbirine karışıyordu. kapının önündeki park mahşer yeri gibiydi. kaldırıma oturdum hala sallanıyordu hayatımda hiç hissetmediğim korkuyu hissettim. biraz kendimize geldikten sonra babanemler müstakil evde oturuyordu onlara gittik ben depremin nasıl bir şey olduğunu ve sonuçlarını ozaman anladım. sokaktaki herkes yarıçıplaktı, birbirine bağrıyor bir yerlere koşuşturuyorlardı. hastane çok yakınımızda olduğu için ambulans sesleri durmuyordu.çevredeki binalar yıkılmıştı. babaanenmlerin karşısındaki bina yıkılmış anne baba dışarda çocukları enkaz altında kalmıştı. hava aydınlanmaya başladı enkaz altındakileri çıkartmak için isanalar birbirleriyle yarışıyordu kimi de eşyalarını kurtarma peşine düşmüştü. enkaz altında kalan çocuklardan birinin cansız bedenine ulaşılmıştı çığlıklar bağırmalar daha bir kuvvetlendi. annem sağlıkçı olduğu için çocuğun cansız bedenini battaniyeye sarıp hastane morguna götürdük. oradaki manzara adeta korkunçtu bütün cesetler yan yana dizilmiş yerdeydi hala daha unutamadığım manzaralardan biridir.
daha sonraları şehrin diğer bölgelerindeki tanıdıklara ulaşmak için yola çıktığımızda sanki bir korku filmi sütüdyosunda hissettim kendimi. yıkılan binalar, yıkılan binalardan sarkan perdeler,kolonların arasına sıkışmış eşyalar,sarkan kollar bacaklar, yakınlarına ulaşmak için enkazları kaldırmaya çalışan insanların herpsinin ayrı bir telaşları vardı. ben nerede olduğumuzu anlamaya çalışıyordum yıkımdan önceki izmit caddesi ile bulunduğumuz yerin alakası yoktu çünkü. tanıdıklarımız iyiydi fakat o zaman buna bile sevinemiyorsun.tekrar geri döndük. evden eşyalarımızı almaya gittiğimizde başkasının evine geldiğimizi düşündüm. eşyalar yer değiştirmiş,buzdolabındaki herşey halının üzerindeydi. salonda kırılmayan hiç bir cam kalmamıştı. eşyalarımızı dehşet ve korku içerisinde alıp çıktık. çadırların oluşturduğu bir mahalle kurulmuştu sanki. herkes ağlaşıp duruyordu yavaş yavaş hava tekrar kararmaya başladığında korku ve tedirginlik tekrar yerini almıştı.
17 ağustos korku ,dehşet,ceset kokusu,çaresizlik, acı olmuştu artık.
daha sonraları şehrin diğer bölgelerindeki tanıdıklara ulaşmak için yola çıktığımızda sanki bir korku filmi sütüdyosunda hissettim kendimi. yıkılan binalar, yıkılan binalardan sarkan perdeler,kolonların arasına sıkışmış eşyalar,sarkan kollar bacaklar, yakınlarına ulaşmak için enkazları kaldırmaya çalışan insanların herpsinin ayrı bir telaşları vardı. ben nerede olduğumuzu anlamaya çalışıyordum yıkımdan önceki izmit caddesi ile bulunduğumuz yerin alakası yoktu çünkü. tanıdıklarımız iyiydi fakat o zaman buna bile sevinemiyorsun.tekrar geri döndük. evden eşyalarımızı almaya gittiğimizde başkasının evine geldiğimizi düşündüm. eşyalar yer değiştirmiş,buzdolabındaki herşey halının üzerindeydi. salonda kırılmayan hiç bir cam kalmamıştı. eşyalarımızı dehşet ve korku içerisinde alıp çıktık. çadırların oluşturduğu bir mahalle kurulmuştu sanki. herkes ağlaşıp duruyordu yavaş yavaş hava tekrar kararmaya başladığında korku ve tedirginlik tekrar yerini almıştı.
17 ağustos korku ,dehşet,ceset kokusu,çaresizlik, acı olmuştu artık.
birde msj atarlar üzerine arkadaş olarak eklesem kabul edilirmiyim tarzında. cevap versen ayrı vermesen ayrı bir derttir. yaşanılan bütün pişmanlıklar ondan bilinmiştir bu zamana kadar çünkü.
vişneli en sevdiğimdi her yenildiğinde kağıdıyla birlikte yeme tereddütü yaşatırdı.
beni kıskandıran yazardır ben kaç gün beklemişken vip girişi yapmıştır. hoşgelmiştir.
hayal kırıklığına uğrayacak kişidir. tatil ve çalışma saatleri konusunda aradığını bulacak yan gelip yatma konusunda çok yanlış düşünmüş kişidir.
altıncı nesillerden de kompleksli yazar çıkabiliyor ve başlık açıyor diye düşünmelerine engel olamaz bu nesillerin.
sevgilinin salladığına dair bir cümledir.
çığlıklar, yere düşen eşya sesleri, yerle bir olan evler o evlerden sarkan cansız bedenlerin bacak ve kollları, en kaz altında olduğu bilinen ama müdahale edilemeyen akraba ve komşular cesetlerin üzerinden atlanarak ulaşılabilen hastane ağlayan çocuklar,soğuk hava depolarında üst üste cesetler ve onları teşhis etmek zorunda kalan yakınları,ilaç ve gıda kuyruğunda bekleyen insanlar hatırlamak istemediğim fakat unutmanın mümkün olmadığı manzaralar.
çantanın bölmeli gözüne konularak sorun olmaktan çıkar, kolay ulaşabilir hale gelir.
ıce tea ayarındadır, kesinlikle tea tone şeftalinin yanına yaklaşamaz. şeker düzeyi hiperglisemiyi tetikleyecek düzeydedir.
çok rastlanmadığından kaynaklanabilir.
'' hayallerinin peşinden koş, bir gün mutlaka yorulacaklar.''
aynı zamanda yazarlığa başladığım yazar, hoşgelmiş.
kaçan kovalanır mantığını benimseyen bir türk kızı ilk defa altın madalya kazanıyor.
(bkz: just pide)