bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz9
- çağla idi20
- ne oldu bana7
- şiir yazan erkek16
- kız yeğen sahibi olmak5
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması8
- kadınları susturmanın en iyi yolu11
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sevişmek istenen ünlüler10
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- çok bekar olan sözlük kızı9
- sözlükteki flört listem9
- beni linç ettiler abi8
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- arkadaşlar özür dilerim11
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- sarapci koala hatayi28
- 0 0 727
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- bilinç açık şekilde uyumak3
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- uyumak isteyip de uyuyamak3
- friedrich hegel la bi cay icek10
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- traveler vs iock6
- neden bu kadar kişi online5
- kafaya sıkmak4
- sözlükten biriyle kavga etmek2
- melisa döngelin 43 torbacısı2
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- yediğiniz en ağır dayak2
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- karşı cinse sorulan sorular8
- fusya semsiyeli yabanci7
- sevgi yeter mi4
- sözlükteki linç kültürü5
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- uzun saçlı erkek3
- beybi leydi seksiliği6
- mesaj alımı kapalı olan yazarın mesaj atması3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- gocu abi7
- viski kola15
- köfteci yusuf5
- yazarların gördüğü rüyalar2
hava dehşet sıcaktı uyku ile mücadele edilmiş ve mağlup olmuştum. kalkıp balkona çıkmaktı niyetim birden korkunç tarif edilmeyecek bir ses duyuldu ardından balkon kapısının kolunu tutamakla birlikte sallanmaya başlandım. neler olduğunu anlamaya çalışıyordum babamın ve annemin çocuklarım seslerinden başka bir şey duymuyordum. babam kapıyı zorluyor ama kitaplık kapının arkasına düşmüştü ben kitaplığı kaldırdım kapıyı açtık kardeşim ağlıyor korku dolu gözlerle bakıyordu birden babam deprem dışarı çıkın diye dedi. dışarı çıktığımızda herkes bağrışıyor çığlıklar ağlama sesleri birbirine karışıyordu. kapının önündeki park mahşer yeri gibiydi. kaldırıma oturdum hala sallanıyordu hayatımda hiç hissetmediğim korkuyu hissettim. biraz kendimize geldikten sonra babanemler müstakil evde oturuyordu onlara gittik ben depremin nasıl bir şey olduğunu ve sonuçlarını ozaman anladım. sokaktaki herkes yarıçıplaktı, birbirine bağrıyor bir yerlere koşuşturuyorlardı. hastane çok yakınımızda olduğu için ambulans sesleri durmuyordu.çevredeki binalar yıkılmıştı. babaanenmlerin karşısındaki bina yıkılmış anne baba dışarda çocukları enkaz altında kalmıştı. hava aydınlanmaya başladı enkaz altındakileri çıkartmak için isanalar birbirleriyle yarışıyordu kimi de eşyalarını kurtarma peşine düşmüştü. enkaz altında kalan çocuklardan birinin cansız bedenine ulaşılmıştı çığlıklar bağırmalar daha bir kuvvetlendi. annem sağlıkçı olduğu için çocuğun cansız bedenini battaniyeye sarıp hastane morguna götürdük. oradaki manzara adeta korkunçtu bütün cesetler yan yana dizilmiş yerdeydi hala daha unutamadığım manzaralardan biridir.
daha sonraları şehrin diğer bölgelerindeki tanıdıklara ulaşmak için yola çıktığımızda sanki bir korku filmi sütüdyosunda hissettim kendimi. yıkılan binalar, yıkılan binalardan sarkan perdeler,kolonların arasına sıkışmış eşyalar,sarkan kollar bacaklar, yakınlarına ulaşmak için enkazları kaldırmaya çalışan insanların herpsinin ayrı bir telaşları vardı. ben nerede olduğumuzu anlamaya çalışıyordum yıkımdan önceki izmit caddesi ile bulunduğumuz yerin alakası yoktu çünkü. tanıdıklarımız iyiydi fakat o zaman buna bile sevinemiyorsun.tekrar geri döndük. evden eşyalarımızı almaya gittiğimizde başkasının evine geldiğimizi düşündüm. eşyalar yer değiştirmiş,buzdolabındaki herşey halının üzerindeydi. salonda kırılmayan hiç bir cam kalmamıştı. eşyalarımızı dehşet ve korku içerisinde alıp çıktık. çadırların oluşturduğu bir mahalle kurulmuştu sanki. herkes ağlaşıp duruyordu yavaş yavaş hava tekrar kararmaya başladığında korku ve tedirginlik tekrar yerini almıştı.
17 ağustos korku ,dehşet,ceset kokusu,çaresizlik, acı olmuştu artık.
daha sonraları şehrin diğer bölgelerindeki tanıdıklara ulaşmak için yola çıktığımızda sanki bir korku filmi sütüdyosunda hissettim kendimi. yıkılan binalar, yıkılan binalardan sarkan perdeler,kolonların arasına sıkışmış eşyalar,sarkan kollar bacaklar, yakınlarına ulaşmak için enkazları kaldırmaya çalışan insanların herpsinin ayrı bir telaşları vardı. ben nerede olduğumuzu anlamaya çalışıyordum yıkımdan önceki izmit caddesi ile bulunduğumuz yerin alakası yoktu çünkü. tanıdıklarımız iyiydi fakat o zaman buna bile sevinemiyorsun.tekrar geri döndük. evden eşyalarımızı almaya gittiğimizde başkasının evine geldiğimizi düşündüm. eşyalar yer değiştirmiş,buzdolabındaki herşey halının üzerindeydi. salonda kırılmayan hiç bir cam kalmamıştı. eşyalarımızı dehşet ve korku içerisinde alıp çıktık. çadırların oluşturduğu bir mahalle kurulmuştu sanki. herkes ağlaşıp duruyordu yavaş yavaş hava tekrar kararmaya başladığında korku ve tedirginlik tekrar yerini almıştı.
17 ağustos korku ,dehşet,ceset kokusu,çaresizlik, acı olmuştu artık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar