bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı84
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam18
- hamas denince akla gelenler11
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- gülşen in memeleri6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması3
- ben geldim naneler4
- travestiden dayak yemek3
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- milli teyakkuz hareketi2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- hüseyin aktepe2
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan3
- tinto brass7
- hamlet'in mezarlık sahnesi2
- kocaeli3
- cungarya çölü2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- sobaları hazırlayın7
- eoka'nın amacı4
- tüm kadınları mutlu eden üç cümle2
- ilk defa vurduracak kız heyecanı3
- terapi niteliğindeki şeyler13
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- reha muhtar vs erol köse2
- müslüman2
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- sizin derdiniz islam2
- bim vs a1012
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- sözlükte kim kimle sevgili27
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- kişisel gelişim kitapları2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- türklerin özellikleri5
- miss universe 20265
- nervio43
- mika kase3
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- o 8 0 diyen biri vardı5
- begüm polat2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- müge anlı2
entry'ler (14)
eğer beynimizle düşünseydik, öldükten sonra da düşünemezdik, anlayamazdık. dünyadayken neden beynimizle düşünüyormuşuz gibi geliyor? sorusuna gelince; çünkü bunu, görünüşte sebep(kanun) yapmıştır yaratan. neyle düşünüyoruz sorusuna gelince; hiç bir şeyle düşünmüyoruz.
düşündüklerimiz bizde yaratan tarafından aracısız yaratılıyor. kanun olarak beynin varlığı bize beyinle düşündüğümüz zannını veriyor.
düşündüklerimiz bizde yaratan tarafından aracısız yaratılıyor. kanun olarak beynin varlığı bize beyinle düşündüğümüz zannını veriyor.
the zutons- valerie.
çocukluktan beri öyledir ilkokul zamanlarını öğretmenin bir kızı dövdüğünü hatırlayın erkeklere göre çok daha az ağlarlar.
Kendinde dev bir çikolatalı pasta gibidir. Türlü çürütücüler ona üşüşünce pasta bozulmaya başlar. Son tahlilde tadan pastadan nefret edecektir. Lakin hedef şaşmıştır.
eğer gerçekten sevmişse onu "kendinde", bulduğu kişinin onu üzmeyecek ve kıymetli biri olduğunu bildikten sonra mutlu olunur. Aksi halde insan nefret eder kendinden bile.
romeo&juliet operasının, montagues and capulets kısmı süperdir.
Müslümanın kendi bindiği dalı kesmesi, bir peygamber hakkında en güvenilir, en sistemli kaynağı elinin tersiyle itmesi; insan olarak da bir peygamber ne söyler, nasıl yaşar merak dahi etmemesi, rahatsız olması.
iyi kaliteli işler çıkarmayı ve bunu rahat neşeli bir şekilde yapmayı sağlar. Bu birleşimle klasik müziğe fark atar.
Müzikte ve bir çok alanda ortaya çıkan, dinleri eritmek ve kafaları bulandırmak amacıyla hareket eden(ama bunun tam aksi bir hava veren) antichrist'in zamanına insanları, toplumları hazırlayan hareket çığı. Her şeyleri transa sokucu bir yapıdadır. Akılcılık, kritik yaklaşım söz konusu bile değildir. Her yerden, her dinden, gelenekten, öğretiden bir şeyler almaya çalışır. Bunu hem farklılık hemde tüm dünyayı etkilemek için yaparlar. Ortaya konan karmaşada bir şey hep eksiktir ama bunu farketmeniz ancak sezgiyle olur şansınız varsa. Asla sınırlama, kurallar yoktur girdiğiniz anda siz olmuşsunuzdur; gerek yoktur günaha-sevaba, herhangi bir norma, etik kaygıya. Bir şey hep tekrarlanır alt mesaj olarak "hepimiz tanrıyız bunun farkında mısın?". Sonra da egodan bahsederler bu aslında "bize sesini çıkarma üstadlarını sorgulama" mesajını devreye sokmak içindir bilnçaltında. "Ulan adamlar tanrıyız diyorlar ego mu?" diyemezsin. Hep içten bahseder tekrarlı olarak ama pratikte hiç bir ilerleme olmaz kişi nefsini kontrol edemez, etmez(gerek de duymaz buna aydınlanmışlardan olduğu için yapsa da diğerleri gibi olmaz onun yaptığı şey). Ruh göçü zaten başlı başına rahat hissettirir kişiyi. Meditasyonla, new age müzikle kişi bir çeşit kafa yaşar kendini ilerliyor zanneder içinde açılan boşluğu da huzur zanneder. Bir yerlere bağlanır birileriyle transtayken birşeylerin yönlendirme alanına girer.
melankolik aşık tamamen bilinçsiz, tercihsiz bir durumdadır. Karasevdadır onun yaşadığı ve kimseye zararı olmaz kendinden başka. Aşk onun yüreğinde değil her yerindedir. Taş kalplileri bile yumuşatır, şaşırtır, gündelik yaşamdan bir anlığına çıkartır.
bazıları tarafından ilişki türü olarak bile seçilir. Çok daha iyi tanırsınız ve başladığınızda onu tanıyorsunuzdur artık. Riski pek yoktur sağlamdır ve gerçekçidir. Karşınızdaki açık fikirliyse, doğalsa çok da yoğun bir aşka dönüşebilir.
Efendimiz ifadesi onun zamanında kullanılmıyordu. insanlar ona Allahın elçisi anlamına gelen resullullah diyorlardı. sanırım sadece Türkiyede olan bir hitap bu.
büyük bilgi sahibi, retorikçi, hatip, savunucu lakin ona güvenemiyorum çünkü yeri geldiğinde hadislerden acayip yararlanıyor. Oysa kendisi hadis islamına karşı olup Kuran islamını önerir. Bu onun en büyük çelişkisidir kanımca ve dikkatlice bakıldığında güvenilirliğini düşüren açmazıdır.
Amacı senin göremediğin şeyi sana söylemeden senden uzaklaştırmaktır, seni korumaktır. Yalnız bizim de onun gördüğü şeyi bilmemiz gerekir onu takmamız için bunu asla anlayamazlar yada umursamazlar böylelikle babaların nefret edilen yönlerinden biri ortaya çıkar. Bununla kalmaz karşılıklı inatlaşma nefretin yayılmasına neden olur. Yıllar sonra anlamaya başlarız birbirimizi belki de anlayamayız. Anlayınca hiç de iyi olmaz kendimizi çok kötü, nankörün, salağın teki gibi hissedebiliriz.