bugün
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- said nursi denilince akla gelen şeyler12
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı71
- akp'nin bir daha gelmemek üzere gideceği seçim4
- alevi ailelerin ateist çocukları6
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- 15 ekim 2026 kups trabzonspor maçı5
- iltica26
- selde sürüklenen araçlar3
- 623 000 bin asker kaçağı10
- abd israil vs türkiye farkı18
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği4
- winamp2
- yağmur9
- dündar ziya gültekin8
- affedersiniz ama kartoncu12
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı6
- anın görüntüsü22
- queen ravenna hanım10
- cevheri güven9
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- istanbul14
- evde çiçek yetiştiren erkek15
- halk tv'nin kapanmasının iyi olması2
- aston villa 6 fenerbahçe 09
- sevgilim erkek olduğumu anlar mı sizce2
- game of thrones taki kerhaneci12
- kaşlarını almayan kadın çekiciliği5
- ayrıldık36
- köyde bilim ve felsefe konuşmak2
- istanbul mahvoldu19
- recep tayyip erdoğan8
- akp'nin z kuşağını yönetemeyeceği gerçeği5
- 15 ekim 2026 show tv haber grafik rezaleti2
- erdoğan ne istersem yapacaktır8
- yapay zeka moderatörü8
- imamoğlu'nun ihanet sözleri6
- fatih te selde elektrik akımına kapılan çocuk5
- yaltakçı gebeş manda2
- fethullah gülen4
- halk tv5
- cimri insanların ortak özellikleri9
- meşruiyetini amerika'dan alan2
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması11
- true crime izleyen tip4
- ana bacı yapan tip5
- iddaa2
- en ufak eleştirilere bile tahammül edememek4
- cehape belediyeciliği10
entry'ler (125)
osmanlı dönemindeki gücüne kavuşmak istiyor denmiş. imparatorluk kurulmasıyla ulaşılabilecek mi peki? hadi önce imparatorluk kavramını bir inceleyelim. gerçekten 2015 senesinde bu yapılabilecek mi? osmanlı'nın zenginlik kaynağı olan bütün eyaletler geri mi gelecek? bağımsızlıklarını, bayraklarını bırakıp bizim sınırlarımıza mı katılacaklar?
sekülerleşmenin bu derece gerçekleştiği bir dünyada eskisi gibi padişahlık sistemi devam ettirilebilir mi gerçekten? buna ciddi ciddi inanan olabilir mi?
sadece tek bir soydan gelen insanların yönetimde söz sahibi olmasının bu çağda imkansızlığını geçtim, osmanlı padişahlarını yetiştirebilecek durumda değiliz artık. tayyip erdoğan birkaç dil bilen insanları monşer olarak nitelerken tarihine dönüp bakmıyor. osmanlı padişahları kaç dil biliyormuş, ülke yönetimi dışındaki yetenekleri nelermiş, ne kadar eğitimlilermiş bir bakmak lazım. kolay mı yetişiyormuş bir padişah?
ayrıca osmanlı'nın son dönemlerinde ortaya çıkan fransız hayranlığı, ardından gelen alman hayranlığı neden gerçekleşmiş? bunların sebebi neymiş? neden dünyadaki kültürü biz etkileyememişiz de baskın kültürlere meyletmişiz?
neo-osmanlıcılık ciddi anlamda yürütülmeye çalışılıyor fakat bunu yürütenler de bu işin imkansızlığının farkında. sadece halkın duyguları, inancı sömürülüyor.
eğer güçlü olunabilseydi bu hayallere zaten gerek kalmazdı, eğer dik durulabilseydi türkiye cumhuriyeti'nin yerine gelecek başka bir devletin hayaliyle yaşamazdı insanlar. güç dediğin bayrak, ülke ismi değil. şimdi elde edemediysen şayet monarşiyi geri getirsen de erişemezsin.
halifelik mi deniyor? osmanlı halifesinin çağrısına son olarak kimler uymuş ya da kimler sallamamış? bunları bilmiyor mu gerçekten halk?
osmanlı büyük bir devletti. geçmişimizdedir reddedemeyiz fakat geçmişin geçmişte kaldığı bilincinde olmadığımız sürece ilerleyememeye mahkumuz ne yazık ki.
sekülerleşmenin bu derece gerçekleştiği bir dünyada eskisi gibi padişahlık sistemi devam ettirilebilir mi gerçekten? buna ciddi ciddi inanan olabilir mi?
sadece tek bir soydan gelen insanların yönetimde söz sahibi olmasının bu çağda imkansızlığını geçtim, osmanlı padişahlarını yetiştirebilecek durumda değiliz artık. tayyip erdoğan birkaç dil bilen insanları monşer olarak nitelerken tarihine dönüp bakmıyor. osmanlı padişahları kaç dil biliyormuş, ülke yönetimi dışındaki yetenekleri nelermiş, ne kadar eğitimlilermiş bir bakmak lazım. kolay mı yetişiyormuş bir padişah?
ayrıca osmanlı'nın son dönemlerinde ortaya çıkan fransız hayranlığı, ardından gelen alman hayranlığı neden gerçekleşmiş? bunların sebebi neymiş? neden dünyadaki kültürü biz etkileyememişiz de baskın kültürlere meyletmişiz?
neo-osmanlıcılık ciddi anlamda yürütülmeye çalışılıyor fakat bunu yürütenler de bu işin imkansızlığının farkında. sadece halkın duyguları, inancı sömürülüyor.
eğer güçlü olunabilseydi bu hayallere zaten gerek kalmazdı, eğer dik durulabilseydi türkiye cumhuriyeti'nin yerine gelecek başka bir devletin hayaliyle yaşamazdı insanlar. güç dediğin bayrak, ülke ismi değil. şimdi elde edemediysen şayet monarşiyi geri getirsen de erişemezsin.
halifelik mi deniyor? osmanlı halifesinin çağrısına son olarak kimler uymuş ya da kimler sallamamış? bunları bilmiyor mu gerçekten halk?
osmanlı büyük bir devletti. geçmişimizdedir reddedemeyiz fakat geçmişin geçmişte kaldığı bilincinde olmadığımız sürece ilerleyememeye mahkumuz ne yazık ki.
jimmy tudeski ile aralarında küçük küçük flörtleşmeler sezinlediğim yazar.
kaban, mont sayesinde göbek yapabilme özgürlüğü.
kirpik perması diye bir şey var. ne zaman kuaföre gitsem tarifede görüyorum. ben kirpik kıvıran aletten bile ölümüne korkarken bunu yaptırabilen kadınlar var işte. ilk sıralardan giriş yapabilir bence listeye.
cumhuriyet bayramında atatürk'ü ziyaret edecek kadar cumhuriyete bağlı olduğu halde cumhuriyet bayramını kutlamamak için her çeşit taklayı atan, atatürk'ü her yerden silmeye kalkışan, terör örgütü liderine "sayın" diyen, çözüm sürecini başlatan ve bunu durduracağını taahhüt bile etmeyen bir partiye oy vermiş milliyetçi yazardır. kavram kargaşası böyle bir şey sanırım. gerçekten üzüldüm. geçmişte yazdığı güzel yazılar, katıldığımız her satır, helal olsun dediğimiz her dakika yine de helal olsun. fakat çok üzücü bir görüntü gerçekten.
ülkede normal bir seçim yaşanmıyor ki. alt tarafı yönetim değişecek olsa istediğin, kendi düşünceni taşıyan partiye oy ver. ama bizim ülkede ne teröristi bitiyor ne hırsızı. mecburen bunlarla mücadele edebileceğine inandığımız partilere oy veriyoruz. bir de yüzde on saçmalığı var tabi. dilerim bir gün özgürce oy kullanabiliriz bu ülkede.
ha akp'ye ha chp'ye ha mhp'ye oy vermiş ne fark eder. yaşadığı yer değil, yönetimde söz sahibi olmaları kadar saçma bir şey yok. gelip türkiye'de yaptığı bir aylık yaz tatili için mi oy kullanıyorlar anlamıyorum. geçen seçimde de akp'ye oy veren bilmem kaç norveçli türk vardı. saçmalık sadece.
kabataş sapıklarından biri arkadaş galiba.
prim yapmak için türk kolluk kuvvetlerinin imtiyazını ve silahını kullanan kişi. her gün aynı saatte aynı başlıkta kendisini ifşa etmesinden bıkkınlık geldi. kutsal olduğu düşünülen şeyler ayağa düşürülmez.
reklamları izlediniz.
her sene aşure yiyebilmek için girdiğim çabaları düşündüm de bugün, yapmayı öğrenmek benim için daha zahmetsiz olacak. bu tatlı için belediyenin aşure dağıtma etkinliğine bile katılıyorum. allah aşkına bana aşure getirin.
"kanıt gösterirsem herkes inanır, önemli olan herhangi bir mucize görmeden, kanıt olmadan inanmak" diyen bir dine mensup kişinin enteresan bulgusu. inanç dediğin şey zaten doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir bir şey değildir. bu yüzden inançtır.
biliyorsunuz kültürümüzde kadın yok.
küfürlü başlık açtığım için üzgünüm fakat bu hissi ifade etmek için en açıklayıcı tabir buydu.
özellikle önemli maçlar sırasında oluşuyor bu durum. stad dolmuş, takımına güvenin tam, on gündür "hebiniz görüceksiniz hehe" diye dolaşıyorsunuz ve o an gelip çatıyor. özellikle de maç deplasmandaysa, karşı takım taraftarıyla dolu stadta o gol yendiğinde oluşan sevinç, tezahüratlar, meksika dalgaları, insanın başını öne eğiyor.
sanki çok büyük bir ayar yemişsiniz, sanki kalabalık içinde düşüp dizinizi patlatmışsınız, sanki eski sevgiliyle elinizde ütü tahtası taşırken karşılaşmışsınız, sanki cool bir şekilde karşıdakilere bir şeyler anlatırken kafanıza martı sıçmış, sanki çok utanç duyulacak bir şey yapmışsınız gibi bir his. o an oluşan kulak uğuldaması, yüz kızarması, omuzlara yüklenen "dünyayı ben taşıyorum" hissi tam olarak böyle bir şey işte. özellikle yanınızda rakip takımdan arkadaşlarınız varsa.
özellikle önemli maçlar sırasında oluşuyor bu durum. stad dolmuş, takımına güvenin tam, on gündür "hebiniz görüceksiniz hehe" diye dolaşıyorsunuz ve o an gelip çatıyor. özellikle de maç deplasmandaysa, karşı takım taraftarıyla dolu stadta o gol yendiğinde oluşan sevinç, tezahüratlar, meksika dalgaları, insanın başını öne eğiyor.
sanki çok büyük bir ayar yemişsiniz, sanki kalabalık içinde düşüp dizinizi patlatmışsınız, sanki eski sevgiliyle elinizde ütü tahtası taşırken karşılaşmışsınız, sanki cool bir şekilde karşıdakilere bir şeyler anlatırken kafanıza martı sıçmış, sanki çok utanç duyulacak bir şey yapmışsınız gibi bir his. o an oluşan kulak uğuldaması, yüz kızarması, omuzlara yüklenen "dünyayı ben taşıyorum" hissi tam olarak böyle bir şey işte. özellikle yanınızda rakip takımdan arkadaşlarınız varsa.
bankalar çalışmaya devam edeceği için... daha fazla yazamıyorum abv.
dikişsiz çamaşır giy canım, yanlardan kesmiş biraz çamaşırın. öptm grsz kib by
yağda kızartılmış balığa limon sıkarsın. böylece ağır yağ tadı varsa hafifler. barbun, mezgit gibi kızarmış balıklara çok yakışır.
fırında pişmiş balığa sıkmazsın. dilimleyip yanına koyup fırına atabilirsin.
isteyen istediği gibi yer. kimi bi lokma balık alıp, diğer elindeki limonu ısırarak yer isterse size ne.
damak tadı yokmuş da, deniz olmayan yerde yetişmiş de.
her şeyi siz biliyorsunuz çünkü. allahım bu tip insanlara hiç tahammül edemiyorum.
fırında pişmiş balığa sıkmazsın. dilimleyip yanına koyup fırına atabilirsin.
isteyen istediği gibi yer. kimi bi lokma balık alıp, diğer elindeki limonu ısırarak yer isterse size ne.
damak tadı yokmuş da, deniz olmayan yerde yetişmiş de.
her şeyi siz biliyorsunuz çünkü. allahım bu tip insanlara hiç tahammül edemiyorum.