bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- geceye bir şarkı bırak11
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- travesti sesi çekiciliği6
- biraderilyö de biraderito2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- gece denize girmek5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- ioçk14
- grup seksin mantığı10
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- dünyaya çocuk getirmek10
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- müslüman cinler3
- akrep burcu4
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- yatın artık orçolar3
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- dünyanın en samimi cümlesi6
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- şarap içemeyen erkek6
- yeni parti46
- vantilatör2
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nervio burak demirbilek evliliği13
- nohut yaptım nası olmuş10
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- yorgun mermi vs nervio12
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- her yaptığı olay olan insanlar3
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- berlin de lgbt yürüyüşüne araçla saldırı2
- doğu batı sentezi2
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- seni karım yapacağım3
sevdiği entry'ler
uludağ sözlük'te "troll" istemiyoruz. yahu zall, burada güzel güzel yazardım. müstakbel eşim dahi uludağ sözlük yazarı.
bak kardeşim, sen de isyan ediyorsun. ama moderatörler ne iş yapar? sol frame troll, beğenilen giriler trollere yanıt. şu sözlükte daha güzel şeyler görmek istiyoruz.
ilk girdiğim yıllar (6. nesilim) böyle değildi. itü sözlük ve uludağ sözlük arasında seçim yapmak zorundaydım. uludağ'ı seçtim. 2012'de itü'ye geçtim. ekşi'de de yazıyorum. yazmak benim için büyük bir heves, bir coşku, bir tutku. ama uludağ bu tutkularım arasında değil artık. sözlük ortamı batmış. işin tasarımında falan değilim, istersen <div> kullanma <tr> taglarıyla çalış. ne yazarsanız, ne geliştirirseniz geliştirin. ortam çok kötü.
uzun lafın kısası, ben uludağ sözlük'te troll görmek istemiyorum, o kadar.
@rserit,
solution developer.
bak kardeşim, sen de isyan ediyorsun. ama moderatörler ne iş yapar? sol frame troll, beğenilen giriler trollere yanıt. şu sözlükte daha güzel şeyler görmek istiyoruz.
ilk girdiğim yıllar (6. nesilim) böyle değildi. itü sözlük ve uludağ sözlük arasında seçim yapmak zorundaydım. uludağ'ı seçtim. 2012'de itü'ye geçtim. ekşi'de de yazıyorum. yazmak benim için büyük bir heves, bir coşku, bir tutku. ama uludağ bu tutkularım arasında değil artık. sözlük ortamı batmış. işin tasarımında falan değilim, istersen <div> kullanma <tr> taglarıyla çalış. ne yazarsanız, ne geliştirirseniz geliştirin. ortam çok kötü.
uzun lafın kısası, ben uludağ sözlük'te troll görmek istemiyorum, o kadar.
@rserit,
solution developer.
içler acısı, okumadan, sorgulamadan açılan, güya bilgi içerikli , zavallı başlıklardan biri dahadır.
Nasreddin Hoca, nükdedanlığı, kırmadan, incitmeden verdiği hazırcevaplılığ, aklı, mantığı ve algısıyla, güzel duruş sergileyen bir halk kahramanıdır.
Bektaşi, gayrimüslim insanlarla da birçok fıkrası olan, herkesi sarıp sarmalayan, din kavramı üzerinden prim yapmayan bir nükte sanatçiısıdır.
Yüzyıllar evvel, kadılık yapması, onun islam alimi olduğunun göstergesi değildir. O dönemlerde, yargıtay baş savcısı olacak değildir elbette!
Nüktedanlık vurgusu, bir kültürü ya da ahlakı bozmaya yönelik bir unsur değil, zekanın göstergesidir sadece.
Bırakın artık, her insanı, her durumu, islamla, dinle yontmayı.
Dini ve islamı, ağzınıza bu denli sakız ederek, insanımızın, dinine, kutsal değerlerine, maneviyatına saygısızlık ediyorsunuz!
Yapmayın şunu!
Gerçek islam alimlerinin, bu konuda, emeğini, yüreğini ve mantığını devreye sokan aydınların ellerinden öpüyorum.
Amma ve lakin, Nasreddin Hoca, bir islam aydını değildir. Bu böyle biline!
La havle! Sabah sabah!!!
Nasreddin Hoca, nükdedanlığı, kırmadan, incitmeden verdiği hazırcevaplılığ, aklı, mantığı ve algısıyla, güzel duruş sergileyen bir halk kahramanıdır.
Bektaşi, gayrimüslim insanlarla da birçok fıkrası olan, herkesi sarıp sarmalayan, din kavramı üzerinden prim yapmayan bir nükte sanatçiısıdır.
Yüzyıllar evvel, kadılık yapması, onun islam alimi olduğunun göstergesi değildir. O dönemlerde, yargıtay baş savcısı olacak değildir elbette!
Nüktedanlık vurgusu, bir kültürü ya da ahlakı bozmaya yönelik bir unsur değil, zekanın göstergesidir sadece.
Bırakın artık, her insanı, her durumu, islamla, dinle yontmayı.
Dini ve islamı, ağzınıza bu denli sakız ederek, insanımızın, dinine, kutsal değerlerine, maneviyatına saygısızlık ediyorsunuz!
Yapmayın şunu!
Gerçek islam alimlerinin, bu konuda, emeğini, yüreğini ve mantığını devreye sokan aydınların ellerinden öpüyorum.
Amma ve lakin, Nasreddin Hoca, bir islam aydını değildir. Bu böyle biline!
La havle! Sabah sabah!!!
önceleri bilmezsin.
her gittiğin yerde neden önce saatlere bakarsın,
en eğlendiğin vakitlerde neden tası tarağı toplar evine gitmek istersin,
özledim dediğin arkadaşlarınla neden buluşmayı hep ertelersin.
anlam veremezsin.
önceleri anlamazsın.
birine bağlanmaya çalıştıkça ondan uzaklaştığını farkedersin,
sevmeye başladıkça inkar eder,
etrafın kalabalıklaştıkça belki daha çok yalnızlaşırsın.
ama kafaya takmazsın.
önceleri umursamazsın.
herkes çevrendedir nasılsa. bir telefon etsen yeterdir.
istediğinde çalarsın kapılarını.
severler seni bilirsin.
sende onları seversin.
bir sevgilin olur sonra.
sen "aşık oldum" dersin.
ama tanıdıkça yabancılaşırsın, aslında öyle iyidir ki o.
kendi vicdanın kırbaçlar sırtını senin,
terkettiğine üzülürsün.
ama hiçbir zaman geri dönmezsin.
ailenle vakit geçirirsin sonra.
karşılıksız bir sevgidir bu.
gene de düşlerini süsleyen, uzak şehirlere kaçma isteğidir.
uzak şehirlere gidersin sonra.
ya da başka ülkelere, başka kıtalara.
haritada gördüğün yerler ayak bastığın yerler olur belki.
duramazsın oralarda.
bir gece vakti alırsın ülkene dönüş biletini.
duramazsın işte hiçbir yerde. barınamazsın, dar gelir her yer sana.
sıkılmana luzum yok. en eğlendiğin vakitlerdir bazen, kendini en çok yalnız hissettiğin anlar.
sen her yere aitsindir ama görünüşte. her ortama ayak uydurursun. seni tanıyanlar belki böyle derler arkandan. bir gün orada bir gün burada, her yere ve herkese yetişirsin.
ama içten içe bilirsin sen aslında hiçbir yere ait değilsin.
aynada gördüğün tanıdık yüz
aslında bir yabancı.
yaşadığın ev belki kaçmak istediğin,
kaçınca dönmek istediğin...
kendine bile itiraf edemesen de bilirsin sen, hiçbir yere ait olmadığını ama en çok;
sahiplendin sandıklarından kolayca vazgeçebildiğini gördüğünde anlarsın bunu.
önceleri bilmez, anlamaz ya da umursamazsın.
her gittiğin yerde neden önce saatlere bakarsın,
en eğlendiğin vakitlerde neden tası tarağı toplar evine gitmek istersin,
özledim dediğin arkadaşlarınla neden buluşmayı hep ertelersin.
anlam veremezsin.
önceleri anlamazsın.
birine bağlanmaya çalıştıkça ondan uzaklaştığını farkedersin,
sevmeye başladıkça inkar eder,
etrafın kalabalıklaştıkça belki daha çok yalnızlaşırsın.
ama kafaya takmazsın.
önceleri umursamazsın.
herkes çevrendedir nasılsa. bir telefon etsen yeterdir.
istediğinde çalarsın kapılarını.
severler seni bilirsin.
sende onları seversin.
bir sevgilin olur sonra.
sen "aşık oldum" dersin.
ama tanıdıkça yabancılaşırsın, aslında öyle iyidir ki o.
kendi vicdanın kırbaçlar sırtını senin,
terkettiğine üzülürsün.
ama hiçbir zaman geri dönmezsin.
ailenle vakit geçirirsin sonra.
karşılıksız bir sevgidir bu.
gene de düşlerini süsleyen, uzak şehirlere kaçma isteğidir.
uzak şehirlere gidersin sonra.
ya da başka ülkelere, başka kıtalara.
haritada gördüğün yerler ayak bastığın yerler olur belki.
duramazsın oralarda.
bir gece vakti alırsın ülkene dönüş biletini.
duramazsın işte hiçbir yerde. barınamazsın, dar gelir her yer sana.
sıkılmana luzum yok. en eğlendiğin vakitlerdir bazen, kendini en çok yalnız hissettiğin anlar.
sen her yere aitsindir ama görünüşte. her ortama ayak uydurursun. seni tanıyanlar belki böyle derler arkandan. bir gün orada bir gün burada, her yere ve herkese yetişirsin.
ama içten içe bilirsin sen aslında hiçbir yere ait değilsin.
aynada gördüğün tanıdık yüz
aslında bir yabancı.
yaşadığın ev belki kaçmak istediğin,
kaçınca dönmek istediğin...
kendine bile itiraf edemesen de bilirsin sen, hiçbir yere ait olmadığını ama en çok;
sahiplendin sandıklarından kolayca vazgeçebildiğini gördüğünde anlarsın bunu.
önceleri bilmez, anlamaz ya da umursamazsın.
Bolca rastlanan, permalı, alnında, bantlar olan hatunlar..
Hatta o permalı saçı iki yandan kelebek tokayla toplayan, Serpil çakmaklı benzeri bir güruh..
Evlerde, misafire ikram edilen, envai çeşit sigarayla dolu kristal tabak..
Dantel örtüler..
Teyp ve kaset çılgınlığı...
Her pazar, ailece izlenen kovboy filmleri..
Küçük ev, bonanza, dallas , charlie' nin melekleri, komiser colombo, Sanfrancisco sokakları gibi, deli gibi takip edilen diziler...
Hatta o permalı saçı iki yandan kelebek tokayla toplayan, Serpil çakmaklı benzeri bir güruh..
Evlerde, misafire ikram edilen, envai çeşit sigarayla dolu kristal tabak..
Dantel örtüler..
Teyp ve kaset çılgınlığı...
Her pazar, ailece izlenen kovboy filmleri..
Küçük ev, bonanza, dallas , charlie' nin melekleri, komiser colombo, Sanfrancisco sokakları gibi, deli gibi takip edilen diziler...
sözlükte işi olmayan başlıklardır, asosyal ergen yazarların kendini tatmin şekli, böyle başlıklar açıp orada burada ahlak demekten utanmıyor musunuz? hayır, utansanız böye mal mal başlıklar açmazsınız.
olacak, bitecek, yaşanmışlığını anlatan şöyle bir şiiri vardır.
"çok yalnızım, mutsuzum
göründüğüm gibi değilim aslında
karanlıklarda kaybolmuşum
bir ışık arıyorum, bir umut arıyorum uzun zamandır
aradıkça batıyorum karanlık kuyulara
kimse duymuyor çığlıklarımı
duyan aldırış etmiyor çekip kurtarmak istemiyor
bense insanların bu ilgisizliği karşısında ilgiye susamışım
umidimi yitirmişim
biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim herşeye
veda edeceğim. "
Nilgün Marmara
"çok yalnızım, mutsuzum
göründüğüm gibi değilim aslında
karanlıklarda kaybolmuşum
bir ışık arıyorum, bir umut arıyorum uzun zamandır
aradıkça batıyorum karanlık kuyulara
kimse duymuyor çığlıklarımı
duyan aldırış etmiyor çekip kurtarmak istemiyor
bense insanların bu ilgisizliği karşısında ilgiye susamışım
umidimi yitirmişim
biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim herşeye
veda edeceğim. "
Nilgün Marmara
kahire sarayının iki büyük paşasının karşılaştırılmasıdır.
gerçi çok da gerek yoktur.
sonuçta sen de paşasın, ben de paşayım, hepimiz paşayız.
öyle değil mi lütfücüğüm.
gerçi çok da gerek yoktur.
sonuçta sen de paşasın, ben de paşayım, hepimiz paşayız.
öyle değil mi lütfücüğüm.
son oy alındığında,
son haber kanalındaki yorumcunun diyecek bir şeyi kalmadığında,
son troll tweet attığında,
son miting yapıldığında
beyaz seçmen, iktidarın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
son haber kanalındaki yorumcunun diyecek bir şeyi kalmadığında,
son troll tweet attığında,
son miting yapıldığında
beyaz seçmen, iktidarın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
şu ülkede darbeyle gelmiş dikta rejimi olsa, ölümü göze alıp direnirdim ama olay ne diktatör ne darbe, onlarca kişinin katiline, adı yolsuzluğa karışmış bir yapıya evet dedi bu halk. bile bile evet dedi hem de, asker ölümleri ben gelince bitecek, ben yokum hep budan dolayı diyenlere oy verdi. soma'da bile %50 oy aldılar daha da alırlar umarım.
şu mecrada bile ali ismail kormaz'ın hatırasına hakaret eden, iyi olmuş diyen yığınla yazar var.
burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin memleketi.
burası erdemleri olmayan pragmatik sürünün, ülkesi.
kadına değer vermeyenlerin iki yüzlü sapıkların ülkesi burası, kendi cinsellikleri sınırsız yaşayıp kadınlara aşağılayıcı sıfatları layık görenlerin ülkesi burası.
ankara'da ölen yüzden fazla insana küfür işleyen oh çeken adamların ülkesi. umut olsa kalıp düzeltirdim ama umut yok çünkü bu insanlar insan olmanın erdeminde değiller. bu adamların ülkesi burası, çekip gitmek lazım insan'a sadece insan denilen bir yere sanata bilime kültüre önem verilen bir yere. galiba yapacağım eylem. artık şu ülkede dileklerin, ali ismaillerin, madencilerin ölümüne ve her sene ölen binlerce işçiye tahammülüm yok ölmemeleri için yapabileceğim bir şey yok çünkü ya biri oh olmuş diyor ya da yok sayıyor bahane arıyor, kader deyip kestirip atıyor olmadı. hemşehrileri bir hiç uğruna ölmüş somalılar, akp'ye oy vererek suça ortak oluyor, aynı havayı soludukları, aynı sokakta yürüdükleri adamların k-a-t-i-l-ine oy veriyor. tam da bundan dolayı gideceğim. bu adamların kötülüğünden gideceğim, artık nefret ediyorum onlardan.
bu adamlardan korktuğum için değil, günlük hayatta bu canavarlardan alışveriş yaptığım için bu pisliklere farkında olmadan güler yüz gösterdiğim için gideceğim ileride bu adamlarla akraba olma olasılığını kabul etmeyeceğim için çekip gidecem bu iğrenç yaratıklardan kimsinin kuzenim akrabam olmasından dolayı gidecem, bu ülkenin siyasi erki kötü değil bu ülkenin insanları kötü. bu insanlar erdemsiz sefil böcekler gibi yaşamaya alışmışlar bundan dolayı bu piçlerden nefret ettiğimden dolayı gideceğim.
Gerekli okul bağlantılarını kurduktan sonra vatandaşlığımı iptal edip sonsuza kadar, güzel dostluklar edineceğim ölümüme sevinmeyen insanların olduğu bilim sanat üzerine sohbetler edebileceğim, rahatlıkla kız arkadaşımla cinselliğimi yaşayabileceğim bundan dolayı onun oruspu olmadığı bir yere gideceğim.
umarım tez vakitte , iyi insanlar hariç çıkacak ekonomik krizde açlıktan geberirsiniz huzurun ve istikranın böylesi bile çok size.
şu mecrada bile ali ismail kormaz'ın hatırasına hakaret eden, iyi olmuş diyen yığınla yazar var.
burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin memleketi.
burası erdemleri olmayan pragmatik sürünün, ülkesi.
kadına değer vermeyenlerin iki yüzlü sapıkların ülkesi burası, kendi cinsellikleri sınırsız yaşayıp kadınlara aşağılayıcı sıfatları layık görenlerin ülkesi burası.
ankara'da ölen yüzden fazla insana küfür işleyen oh çeken adamların ülkesi. umut olsa kalıp düzeltirdim ama umut yok çünkü bu insanlar insan olmanın erdeminde değiller. bu adamların ülkesi burası, çekip gitmek lazım insan'a sadece insan denilen bir yere sanata bilime kültüre önem verilen bir yere. galiba yapacağım eylem. artık şu ülkede dileklerin, ali ismaillerin, madencilerin ölümüne ve her sene ölen binlerce işçiye tahammülüm yok ölmemeleri için yapabileceğim bir şey yok çünkü ya biri oh olmuş diyor ya da yok sayıyor bahane arıyor, kader deyip kestirip atıyor olmadı. hemşehrileri bir hiç uğruna ölmüş somalılar, akp'ye oy vererek suça ortak oluyor, aynı havayı soludukları, aynı sokakta yürüdükleri adamların k-a-t-i-l-ine oy veriyor. tam da bundan dolayı gideceğim. bu adamların kötülüğünden gideceğim, artık nefret ediyorum onlardan.
bu adamlardan korktuğum için değil, günlük hayatta bu canavarlardan alışveriş yaptığım için bu pisliklere farkında olmadan güler yüz gösterdiğim için gideceğim ileride bu adamlarla akraba olma olasılığını kabul etmeyeceğim için çekip gidecem bu iğrenç yaratıklardan kimsinin kuzenim akrabam olmasından dolayı gidecem, bu ülkenin siyasi erki kötü değil bu ülkenin insanları kötü. bu insanlar erdemsiz sefil böcekler gibi yaşamaya alışmışlar bundan dolayı bu piçlerden nefret ettiğimden dolayı gideceğim.
Gerekli okul bağlantılarını kurduktan sonra vatandaşlığımı iptal edip sonsuza kadar, güzel dostluklar edineceğim ölümüme sevinmeyen insanların olduğu bilim sanat üzerine sohbetler edebileceğim, rahatlıkla kız arkadaşımla cinselliğimi yaşayabileceğim bundan dolayı onun oruspu olmadığı bir yere gideceğim.
umarım tez vakitte , iyi insanlar hariç çıkacak ekonomik krizde açlıktan geberirsiniz huzurun ve istikranın böylesi bile çok size.