bugün
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- queen ravenna ifşası12
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir10
- cep telefonu25
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri12
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları4
- gocu5
- am'i ugly4
- cinler ve akıl hastalığı4
- sözlükteki amcaları karbon testine yollamak2
- kırşehir de gece hayatı4
- wrong turn serisi saçmalığı3
- nokia21
- adana da gece hayatı3
- akepe dönemi15
- almanya türkiye saat farkı 2'ye çıkıyor2
- bir tırcı sevmek11
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- kendini bilime'ya da felsefeye adamak2
- uçanyarrak317
- herkes en sevmediği 3 yazarı açıklamalı3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi2
- pique'nin shakira'yı aldatması2
- türkiye23
- fırın sütlaç3
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı4
- istanbul6
- edirne de gece hayatı2
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- ben geldim naneler12
- türkiyenin geleceği5
- yaptıklarından pişman olup af dileyememek2
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- bi insanın kaç yaşında amcaya dönüştüğünün tespiti2
- scream serisi counter strike gibi olsaydı2
- tanıştığım her mübah kadının seks yüzü2
- la loba22
- hayatın son gününde yapılabilecekler3
- arada bir halk tv'yi açıp kontrol etmek2
- anal seks yoksa sevişmeyelim diyen kız2
- uefa şampiyonlar ligi6
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- mavi4
- dizel partikül filtresi2
entry'ler (10)
t. ç.
keşke t. c. olsaydı. ufak bir çizikle kaçırıyorum.
keşke t. c. olsaydı. ufak bir çizikle kaçırıyorum.
Hic kimseyle arasında sorun yaşanmamış, popüler olmak için kendisini zorlamamiş, sessizce amacına ulaşmaya çalışan yazardır.
çeşitli sıkıntılardan dolayı mutsuz ama mutlu olduğuma dair beynimi kandırmaya çalışıyorum.
bir karşı cins olarak tahminim bence sevdiği adama güvenmesidir.
her şeyden önce, insanın içindekileri, elindekileri, biriktirdiklerini, yapabildiklerini, hayallerini daha da somutlaştırıp bir masanın üstüne koyma * ve hepsinin üstüne teker teker düşünme isteği uyandıran bir film.
edilgenliğin ödüllendirildiği gibi alt çıkarım yapmak mümkünse de günlük yaşamın içinde ya da bir sevdanın içinde dümdüz davranabilme cesaretini de ateşleyen bir film aynı zamanda. saklamadan, rol oynamadan, içinden geldiğince, salaklık ve aptallık boyutunda olsa bile dümdüz davranabilmek.
kadere çoğunca günahlarımızı ve yapamadıklarımızı üstlenme görevi veririz, kabul; ancak diğerleri ile iletişim kurarken dolambaçlı yollardan gitmeyi de severiz. bu anlamda filmden isteyen istediği anlamı çıkarabilir.
dolambaçlı yoldan gitmeden anlatabilme ve anlayabilme özgürlüğü ne güzel bir şey.
edilgenliğin ödüllendirildiği gibi alt çıkarım yapmak mümkünse de günlük yaşamın içinde ya da bir sevdanın içinde dümdüz davranabilme cesaretini de ateşleyen bir film aynı zamanda. saklamadan, rol oynamadan, içinden geldiğince, salaklık ve aptallık boyutunda olsa bile dümdüz davranabilmek.
kadere çoğunca günahlarımızı ve yapamadıklarımızı üstlenme görevi veririz, kabul; ancak diğerleri ile iletişim kurarken dolambaçlı yollardan gitmeyi de severiz. bu anlamda filmden isteyen istediği anlamı çıkarabilir.
dolambaçlı yoldan gitmeden anlatabilme ve anlayabilme özgürlüğü ne güzel bir şey.
devamının şu zamana kadar çekilmemesi şaşırtıcı olan film. tam zamanı aslında, natalie portman büyümüş, tam bu tarz bir filmde oynayacak filme sahip, yapsana mathilda diye bir film. şahane bir tetikçi olsun, sting de orada duruyor, yeni bir şarkı besteler bu filme. jean reno da yaşlanmış haliyle yan rollerden birini oynar yine.
ani kurt gibi açsınızdır, tabağınızda duran o şahane kurufasulye-pilav kombosunu bir oturuşta silip süpürürsünüz, mideniz iyice dolmuştur, tam anlamıyla doymuşsunuzdur yani aslında ama tabağınızda kalan o birkaç pilav tanesini de ekmeğinizle çatala iteleyip o son lokmayı da yersiniz, sonra birden katır kutur sesler gelmeye başlar ağzınızdan ve "eyvah taş varmış pilavda gitti diş" dersiniz ya hani. bu dizinin bendeki etkisi de aynen böyle işte. neyse ki o ilk dokuz bölümün lezzeti, son bölümün tatsızlığını unutturdu. fasulye de tüm yemek boyunca gaz yaptı tabii bir de o var. midem büzüştü lan izlerken. o ikisi nasıl da uğursuz cenabet psikopat karakterlermiş öyle? nasıl yarattınız bunları oğlum? dizinin başında "gerçek bir olaydan alınmadır" falan diye yazıyor ama hep karın üzerine yazdıkları için tipide silinip gidiyor tabii hemen. yok gerçek olamaz bunlar. ya da çok süslemişler bilmiyorum.
bana, bitmemiş diziye başlanmamalı, felsefemi tekrar hatırlattı. tüm bölümleri arka arkaya izleyip son bölüme gelince, nası olsa yeni sezonun ilk bölümü elimin altındadır diyip mutlu oluyor insan. fakat yok(büyük yazdım bunu). nası bekliycem lan ben o kadar. insafsızlık. başka bi şey değil. sinirliyim.
3. jenerasyon, yani 5. ve 6. sezonlarına haksızlık edildiğini düşündüğüm ingiliz dizisi. tamam kabul; tony'li cassie'li 1. jenerasyon zaten efsaneydi. effy'li, cook'lu 2. jenerasyon da çok havalıydı. ama üçüncü kuşak da boş değildi be abi.
rich vardı birkere. bu adam skins tarihinin en baba karakteridir bana kalırsa. ne tony, ne cook, ne sid. bu adam bi başka. sonra mini var. evet, biraz ergendi falan ama çekici kızdı aga. effy'den tek eksiği fazla hevesli olmasıydı. yoksa o da efsanevi bi dizi karakteri olabilirdi bence. frankie var mesela, her ne kadar 6.sezonda kezbana bağlasa da 5.sezonda ki gizemli ve çekingen halleri hoştu.
ayrıca, 7.sezonunu fazla kasvetli ve iç karartıcı buldum. bari bi yıllar sonrasına gidip, mini ve alo'yu konu alan evli mutlu çocuklu temalı bi bölüm yapsalardı.
rich vardı birkere. bu adam skins tarihinin en baba karakteridir bana kalırsa. ne tony, ne cook, ne sid. bu adam bi başka. sonra mini var. evet, biraz ergendi falan ama çekici kızdı aga. effy'den tek eksiği fazla hevesli olmasıydı. yoksa o da efsanevi bi dizi karakteri olabilirdi bence. frankie var mesela, her ne kadar 6.sezonda kezbana bağlasa da 5.sezonda ki gizemli ve çekingen halleri hoştu.
ayrıca, 7.sezonunu fazla kasvetli ve iç karartıcı buldum. bari bi yıllar sonrasına gidip, mini ve alo'yu konu alan evli mutlu çocuklu temalı bi bölüm yapsalardı.
gittiğiniz yerin kapısında sizi güler yüzle ve bu kelimeyi söyleyerek karşıladıklarında mutlu olmanızı sağlayan kelime ''hoş geldiniz''