bugün
- nervio abla22
- sedat pekmez43
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- grok vs gemini vs chatgpt6
- aptal insan tarifi3
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- aykut kocaman4
- izmir2
- eşiyle kavga eden goril2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yaşamak3
- kepaze bir hayat sürmek2
- chp'nin hali ne olacak34
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- aşka inanmayan insan4
- haklı olduğu halde susan insan7
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- ömürlük arabalar3
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- adalet var mı2
- m r e r e c t o21
- uyku bozuldu iyice2
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- fatoş pınar türker4
- toy story 53
- yuvarlak popolu kadın3
- sömürge valisi3
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
entry'ler (30)
dürüst olmak gerekirse xbox'la karşılaştırıldığında hakikaten harika özellikleri olmasına rağmen çıkış fiyatı benim için biraz fazla olan konsoldur. ps3'ü çıkışından 1-1,5 yıl kadar sonra aldım ve o zamanlarda bile fiyat konusunda kampanyalar yapılmaya başlanmıştı. çıkar çıkmaz alma taraftarı değilim, zaten fazla oyun seçeneği olmayacak diye düşünüyorum ilk yıllarında, hem zaten ps3'e destek vereceklerdir en az 1-2 yıl daha.
bir rivayete göre illuminatiye hizmet eden medya baronu. birinin yürü ya kulum dediği kesin.
bir kaç gündür oynadığım şaheser.
gta 4'e göre inanılmaz bir grafiksel gelişme var oyunda. texture'lar çok çok daha kaliteli. cihazın limitlerini zorlamış adamlar. xbox kimi sahnelerde götünü yırtıyor desek yeri var, takılmalar yaşanabiliyor.
gta 4'teki o kasvetli ve kirli şehrin yerini, cıvıl cıvıl güneşli, canlı ve çok daha hareketli bir dünya almış. bence çok da yerinde bir hareket olmuş. gta 3 sonrası çıkan vice city etkisi yarattı bende oyun*.
araba sürüş deneyimi değişmiş. zaten grafiklerin de etkisiyle çok ciddi söylüyorum bir nfs underground tadı yakalanmış. e tabi bu yanında daha arcade bir kontrol getirmiş. araçlar eskiye nazaran çok daha kolay kullanılıyor.
gta 4'teki oyun introsunu ve o sıcak atmosferi kaybetmişler yalnız. oyunda hem tek karakterli olmama hem de müzikler, oyunu biraz daha karakterden uzak kılmış. hani bi sims havası olmuyor değil o müzikler eşliğinde. belki de oyundaki ana karakter michael'ın tarzından dolayı, daha soğuk ve hollywood tarzı bir konsept tercih edilmş diyebiliriz. oyundak diğer zenci karakterimiz şu aşamda yeterli dengeyi kuramamış.
daha söylenecek çok şey var, fakat oyun genel olarak keyifli.
gta 4'e göre inanılmaz bir grafiksel gelişme var oyunda. texture'lar çok çok daha kaliteli. cihazın limitlerini zorlamış adamlar. xbox kimi sahnelerde götünü yırtıyor desek yeri var, takılmalar yaşanabiliyor.
gta 4'teki o kasvetli ve kirli şehrin yerini, cıvıl cıvıl güneşli, canlı ve çok daha hareketli bir dünya almış. bence çok da yerinde bir hareket olmuş. gta 3 sonrası çıkan vice city etkisi yarattı bende oyun*.
araba sürüş deneyimi değişmiş. zaten grafiklerin de etkisiyle çok ciddi söylüyorum bir nfs underground tadı yakalanmış. e tabi bu yanında daha arcade bir kontrol getirmiş. araçlar eskiye nazaran çok daha kolay kullanılıyor.
gta 4'teki oyun introsunu ve o sıcak atmosferi kaybetmişler yalnız. oyunda hem tek karakterli olmama hem de müzikler, oyunu biraz daha karakterden uzak kılmış. hani bi sims havası olmuyor değil o müzikler eşliğinde. belki de oyundaki ana karakter michael'ın tarzından dolayı, daha soğuk ve hollywood tarzı bir konsept tercih edilmş diyebiliriz. oyundak diğer zenci karakterimiz şu aşamda yeterli dengeyi kuramamış.
daha söylenecek çok şey var, fakat oyun genel olarak keyifli.
kafede arka masada oturan kız ve erkeğin arasında geçen diyalog;
..
e: seni buraya neden çağırdımı biliyorsun değil mi bahar?
k: tahmin ediyorum ama tam olarak nedenini bilmiyorum.
e: sana uzun süredir ilgi duyuyorum, bunu sende az çok anlamışsındır zaten.
k: evet. senin bana olan ilgini anlamamak için kör olmak lazım. zaten sınıftaki herkez de bana olan ilgilne şahit.
e: doğrusun... (sessizlik) benim sana asıl sormak istediğim şey şu: benimle çıkar mısın?
k: (kısa süren sessizlik) evet.
e: teklifimi kabul etmeyeceğini biliyordum ama yine de canın sağolsun.*
k: serkan, ben teklifini kabul ettim.
e: nasıl yani?!?! hadi ya! ben... ben... çok sevindim...
..
..
e: seni buraya neden çağırdımı biliyorsun değil mi bahar?
k: tahmin ediyorum ama tam olarak nedenini bilmiyorum.
e: sana uzun süredir ilgi duyuyorum, bunu sende az çok anlamışsındır zaten.
k: evet. senin bana olan ilgini anlamamak için kör olmak lazım. zaten sınıftaki herkez de bana olan ilgilne şahit.
e: doğrusun... (sessizlik) benim sana asıl sormak istediğim şey şu: benimle çıkar mısın?
k: (kısa süren sessizlik) evet.
e: teklifimi kabul etmeyeceğini biliyordum ama yine de canın sağolsun.*
k: serkan, ben teklifini kabul ettim.
e: nasıl yani?!?! hadi ya! ben... ben... çok sevindim...
..
izmir'den istanbula gidiyorum. cam kenarı diye aldığım biletin hakkını verip cam kenarına oturdum. 5 dakika sonra acayip tipli ama iyi niyetli olduğu belli olan bi adam oturdu yanıma. bi çantadan laptop ve 2 tane playstation kolu çıkardı.
- fifa yapar mıyız dostum ? dedi.
akabinde içimden '' oha lan bu nası bi teklif, benimkini de çıkarayım counter strike yapalım '' diyecektim ki, otobüste kendimi kaybetmekten korktum. '' hadi hadi '' '' dostum pusu yok ''.
neyse kabul ettim. bi laflar söylüyor ki, ''beni bugüne kadar yenen yok desem yeridir, kimseye yenilmem kolayca'' falan. buna bi koydum 2-0. barçayı almış bide. aga olay takımda olsa sadece, hey yavrum.
'' ya ısınmadım, bir tane daha yapalım '' dedi. amenna. bir daha yendim. sonra yine yaptık yine yendim. keyfim yerine geldi, hosttan bi kahve istedim. art arda yendikten sonra şöyle bi şey söyledi bana;
- bilader benim kolda sorun var aslında, şu basmıyo bak.
- değiştirebiliriz istiyorsan ?
kolları değiştirdik, 3-1 yendim. ilk gölünü attı bana. galibiyet serilerine devam ederken, bunun morali iyice bozuldu, yüzü düştü, sinirlendi, pis pis bakmaya başladı. ''artık bir tane maç verme zamanı geldi, yoksa laptopu, kolları toplayıp çantasını alıp küsüp gidecek, yetmedi otobüs motobüs dinlemeyecek skcek bizi '' dedim içimden ve bi maç verdim kendisine. 2-1.
ve işte bu skor benim bütün yolculuğumu etkileyecekti, kim bilebilirdi ki bunu ?
bi başladı ki, ''nasıl yendim, ee kola yeni alıştım'' gibi muhabbetlere susmuyor anasını satıyım. ulan 25 yaşında adam olmuşsun biraz olgunlukla karşıla yenilgiyi di mi, ne diye ego yapıyon ?
vermez olaydım o maçı. '' bir daha yapalım '' dedi. sıkılmıştım. reddetmek istemedim ki, maça başlayıp gol yollarını zorlayıp, bloklar arasına sızdığım anda, futbol'un ne kadar enteresan bir oyun olduğunu anladım.
- aga alıyon messiyi öyle gidilmez hep ama bence.
- messi çok iyi ama yav.
- çook.
hemen akabinde de pili bitti laptopunun. bi rahatladım, koydum kafayı ömer üründül'ü düşündüm, yattım. cam buharlanmıştı.
- fifa yapar mıyız dostum ? dedi.
akabinde içimden '' oha lan bu nası bi teklif, benimkini de çıkarayım counter strike yapalım '' diyecektim ki, otobüste kendimi kaybetmekten korktum. '' hadi hadi '' '' dostum pusu yok ''.
neyse kabul ettim. bi laflar söylüyor ki, ''beni bugüne kadar yenen yok desem yeridir, kimseye yenilmem kolayca'' falan. buna bi koydum 2-0. barçayı almış bide. aga olay takımda olsa sadece, hey yavrum.
'' ya ısınmadım, bir tane daha yapalım '' dedi. amenna. bir daha yendim. sonra yine yaptık yine yendim. keyfim yerine geldi, hosttan bi kahve istedim. art arda yendikten sonra şöyle bi şey söyledi bana;
- bilader benim kolda sorun var aslında, şu basmıyo bak.
- değiştirebiliriz istiyorsan ?
kolları değiştirdik, 3-1 yendim. ilk gölünü attı bana. galibiyet serilerine devam ederken, bunun morali iyice bozuldu, yüzü düştü, sinirlendi, pis pis bakmaya başladı. ''artık bir tane maç verme zamanı geldi, yoksa laptopu, kolları toplayıp çantasını alıp küsüp gidecek, yetmedi otobüs motobüs dinlemeyecek skcek bizi '' dedim içimden ve bi maç verdim kendisine. 2-1.
ve işte bu skor benim bütün yolculuğumu etkileyecekti, kim bilebilirdi ki bunu ?
bi başladı ki, ''nasıl yendim, ee kola yeni alıştım'' gibi muhabbetlere susmuyor anasını satıyım. ulan 25 yaşında adam olmuşsun biraz olgunlukla karşıla yenilgiyi di mi, ne diye ego yapıyon ?
vermez olaydım o maçı. '' bir daha yapalım '' dedi. sıkılmıştım. reddetmek istemedim ki, maça başlayıp gol yollarını zorlayıp, bloklar arasına sızdığım anda, futbol'un ne kadar enteresan bir oyun olduğunu anladım.
- aga alıyon messiyi öyle gidilmez hep ama bence.
- messi çok iyi ama yav.
- çook.
hemen akabinde de pili bitti laptopunun. bi rahatladım, koydum kafayı ömer üründül'ü düşündüm, yattım. cam buharlanmıştı.
yorgun,sinirli ve düşünceli.
asansöre yiyişmek için danışıklı olarak biniyorlar.
o efsanevi nesil 2011de sözlüğü bırakarak yerini bebe diye tabir ettiğimiz ergenlere bırakmıştır.
aslında bütün sıkıntıların kaynağı, oyunda ölmenin çok hafife alınması olmuş. tasarımı böyle olduğu için de, oyuncular da oynarken ölüp durmayı sallamamaya başlıyorlar.
bu yüzden elite pack'ler, kimi kombinasyonlarda aşılmaz duvar gibi olabiliyorlar, çünkü blizzard'a göre ölseniz de geri dönüyorsunuz nasılsa.
eh, sonucunda sağlam kombinasyonda bir elite pack gördüğünüzde, sizin tepkiniz de "dönücem ben sana"dan ötesi olmuyor.
bu yüzden elite pack'ler, kimi kombinasyonlarda aşılmaz duvar gibi olabiliyorlar, çünkü blizzard'a göre ölseniz de geri dönüyorsunuz nasılsa.
eh, sonucunda sağlam kombinasyonda bir elite pack gördüğünüzde, sizin tepkiniz de "dönücem ben sana"dan ötesi olmuyor.
Çok dandik bir yönetime sahip web master sitesidir.
oyundaki favori karakterim. fazla kırılgan bir herodur lakin takım savaşlarında ultisiyle oyunun çizgisini çok rahat değiştirebilir.
bir ios market değildir.
"oğlum olursa adını okyanus koyucam, dalgası büyük olsun."
gecenin bir yarısı sigara içmek için pencereye çıktığınızda, o gecenin içine sıçan detaylardır. gözün beş metre ötedeki duvarın dibine ilişir. yağmurdan korkup duvar dibine sokulmuş iki yavru kedi görürsün. o kadar küçüklerdir ki; hayatlarında ilk defa yağmur gördüklerinden eminsindir. sigarayı fırlatıp, akabinde fırlayıp, eve getirmek için aşağıya koşarsın. sağanak altında, balçık çamura bata çıka yaklaşırsın. seni görünce bahçenin dibine doğru kaçarlar. telefonun ışığı ile arkalarından gidersin, sadece yağmurun şakırtısı arasında, sulu topraktaki küçücük ayak seslerini ayırt edersin. vazgeçip eve dönersin. kurulanıp üzerini değiştirirsin. pencereye çıktığında, aynı yerden, sana baktıklarını görürsün. eline şemsiyeni ve süte batırılmış ekmek içini alıp tekrar aşağıya inersin. bu defa daha yaklaşmadan kaçarlar. şemsiyeyi ve nevaleyi, durmaları muhtemel noktaya bırakıp geri dönerken, bir taraftan da kontrol için geriye doğru bakarken, ayağın kayar, yüz üstü yere düşersin. eve dönüp, temizlenip, üzerini değiştirirsin. tekrar pencereye çıkarsın. az önce bıraktığın şemsiyenin ve yemeğin bir metre ötesinde, kımıltısız, birbirine sokulmuş, sana bakan iki yavru kedi görürsün. büyükçe bir kutu kapıp aşağıya inersin...
world of warcraft.
- sadece 3 dakika mı ? bu kadarcık mı hüseyin ?
+ beni bilen bilir ayşe
+ beni bilen bilir ayşe
çünkü domuz ette yer otta yer. bokta yer leşte yer. pis hayvandır.
türk değildir.
sıkıcı bir süreç. hala usta birliğine geçmeyi beklemekteyim.
