bugün
- cumhuriyet bayramı12
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı10
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark6
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez3
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- alışveriş yapmak2
- yuzırların ekşiye kaçması3
- ne mutlu türküm diyene2
- eski sevgilinin 29 ekim bayramını kutlamak2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler4
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- akın gürlek2
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- insan aklıyla açıklanamayan konular6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- şiir yazmak4
- acil durumda aranacak kişi6
- turkcell3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak5
- kedilerle uyumak9
- escort taş mı yesin5
- rafine zevkleri olan erkek11
- psikolojik wabi sabi nedir2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco4
- gecenin şarkısı9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar4
- istanbul11
- türkiye cumhuriyeti3
- 29 ekim 20262
- fırında tavuk10
- satranç3
- tuvalet kağıdını renkli alan insan10
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- dolapta iki biram var6
- giysi fiyatlarının uçması9
- salon erkeği9
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- fenerbahçe9
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- sevişmek hüner değil6
entry'ler (30)
dürüst olmak gerekirse xbox'la karşılaştırıldığında hakikaten harika özellikleri olmasına rağmen çıkış fiyatı benim için biraz fazla olan konsoldur. ps3'ü çıkışından 1-1,5 yıl kadar sonra aldım ve o zamanlarda bile fiyat konusunda kampanyalar yapılmaya başlanmıştı. çıkar çıkmaz alma taraftarı değilim, zaten fazla oyun seçeneği olmayacak diye düşünüyorum ilk yıllarında, hem zaten ps3'e destek vereceklerdir en az 1-2 yıl daha.
bir rivayete göre illuminatiye hizmet eden medya baronu. birinin yürü ya kulum dediği kesin.
bir kaç gündür oynadığım şaheser.
gta 4'e göre inanılmaz bir grafiksel gelişme var oyunda. texture'lar çok çok daha kaliteli. cihazın limitlerini zorlamış adamlar. xbox kimi sahnelerde götünü yırtıyor desek yeri var, takılmalar yaşanabiliyor.
gta 4'teki o kasvetli ve kirli şehrin yerini, cıvıl cıvıl güneşli, canlı ve çok daha hareketli bir dünya almış. bence çok da yerinde bir hareket olmuş. gta 3 sonrası çıkan vice city etkisi yarattı bende oyun*.
araba sürüş deneyimi değişmiş. zaten grafiklerin de etkisiyle çok ciddi söylüyorum bir nfs underground tadı yakalanmış. e tabi bu yanında daha arcade bir kontrol getirmiş. araçlar eskiye nazaran çok daha kolay kullanılıyor.
gta 4'teki oyun introsunu ve o sıcak atmosferi kaybetmişler yalnız. oyunda hem tek karakterli olmama hem de müzikler, oyunu biraz daha karakterden uzak kılmış. hani bi sims havası olmuyor değil o müzikler eşliğinde. belki de oyundaki ana karakter michael'ın tarzından dolayı, daha soğuk ve hollywood tarzı bir konsept tercih edilmş diyebiliriz. oyundak diğer zenci karakterimiz şu aşamda yeterli dengeyi kuramamış.
daha söylenecek çok şey var, fakat oyun genel olarak keyifli.
gta 4'e göre inanılmaz bir grafiksel gelişme var oyunda. texture'lar çok çok daha kaliteli. cihazın limitlerini zorlamış adamlar. xbox kimi sahnelerde götünü yırtıyor desek yeri var, takılmalar yaşanabiliyor.
gta 4'teki o kasvetli ve kirli şehrin yerini, cıvıl cıvıl güneşli, canlı ve çok daha hareketli bir dünya almış. bence çok da yerinde bir hareket olmuş. gta 3 sonrası çıkan vice city etkisi yarattı bende oyun*.
araba sürüş deneyimi değişmiş. zaten grafiklerin de etkisiyle çok ciddi söylüyorum bir nfs underground tadı yakalanmış. e tabi bu yanında daha arcade bir kontrol getirmiş. araçlar eskiye nazaran çok daha kolay kullanılıyor.
gta 4'teki oyun introsunu ve o sıcak atmosferi kaybetmişler yalnız. oyunda hem tek karakterli olmama hem de müzikler, oyunu biraz daha karakterden uzak kılmış. hani bi sims havası olmuyor değil o müzikler eşliğinde. belki de oyundaki ana karakter michael'ın tarzından dolayı, daha soğuk ve hollywood tarzı bir konsept tercih edilmş diyebiliriz. oyundak diğer zenci karakterimiz şu aşamda yeterli dengeyi kuramamış.
daha söylenecek çok şey var, fakat oyun genel olarak keyifli.
kafede arka masada oturan kız ve erkeğin arasında geçen diyalog;
..
e: seni buraya neden çağırdımı biliyorsun değil mi bahar?
k: tahmin ediyorum ama tam olarak nedenini bilmiyorum.
e: sana uzun süredir ilgi duyuyorum, bunu sende az çok anlamışsındır zaten.
k: evet. senin bana olan ilgini anlamamak için kör olmak lazım. zaten sınıftaki herkez de bana olan ilgilne şahit.
e: doğrusun... (sessizlik) benim sana asıl sormak istediğim şey şu: benimle çıkar mısın?
k: (kısa süren sessizlik) evet.
e: teklifimi kabul etmeyeceğini biliyordum ama yine de canın sağolsun.*
k: serkan, ben teklifini kabul ettim.
e: nasıl yani?!?! hadi ya! ben... ben... çok sevindim...
..
..
e: seni buraya neden çağırdımı biliyorsun değil mi bahar?
k: tahmin ediyorum ama tam olarak nedenini bilmiyorum.
e: sana uzun süredir ilgi duyuyorum, bunu sende az çok anlamışsındır zaten.
k: evet. senin bana olan ilgini anlamamak için kör olmak lazım. zaten sınıftaki herkez de bana olan ilgilne şahit.
e: doğrusun... (sessizlik) benim sana asıl sormak istediğim şey şu: benimle çıkar mısın?
k: (kısa süren sessizlik) evet.
e: teklifimi kabul etmeyeceğini biliyordum ama yine de canın sağolsun.*
k: serkan, ben teklifini kabul ettim.
e: nasıl yani?!?! hadi ya! ben... ben... çok sevindim...
..
izmir'den istanbula gidiyorum. cam kenarı diye aldığım biletin hakkını verip cam kenarına oturdum. 5 dakika sonra acayip tipli ama iyi niyetli olduğu belli olan bi adam oturdu yanıma. bi çantadan laptop ve 2 tane playstation kolu çıkardı.
- fifa yapar mıyız dostum ? dedi.
akabinde içimden '' oha lan bu nası bi teklif, benimkini de çıkarayım counter strike yapalım '' diyecektim ki, otobüste kendimi kaybetmekten korktum. '' hadi hadi '' '' dostum pusu yok ''.
neyse kabul ettim. bi laflar söylüyor ki, ''beni bugüne kadar yenen yok desem yeridir, kimseye yenilmem kolayca'' falan. buna bi koydum 2-0. barçayı almış bide. aga olay takımda olsa sadece, hey yavrum.
'' ya ısınmadım, bir tane daha yapalım '' dedi. amenna. bir daha yendim. sonra yine yaptık yine yendim. keyfim yerine geldi, hosttan bi kahve istedim. art arda yendikten sonra şöyle bi şey söyledi bana;
- bilader benim kolda sorun var aslında, şu basmıyo bak.
- değiştirebiliriz istiyorsan ?
kolları değiştirdik, 3-1 yendim. ilk gölünü attı bana. galibiyet serilerine devam ederken, bunun morali iyice bozuldu, yüzü düştü, sinirlendi, pis pis bakmaya başladı. ''artık bir tane maç verme zamanı geldi, yoksa laptopu, kolları toplayıp çantasını alıp küsüp gidecek, yetmedi otobüs motobüs dinlemeyecek skcek bizi '' dedim içimden ve bi maç verdim kendisine. 2-1.
ve işte bu skor benim bütün yolculuğumu etkileyecekti, kim bilebilirdi ki bunu ?
bi başladı ki, ''nasıl yendim, ee kola yeni alıştım'' gibi muhabbetlere susmuyor anasını satıyım. ulan 25 yaşında adam olmuşsun biraz olgunlukla karşıla yenilgiyi di mi, ne diye ego yapıyon ?
vermez olaydım o maçı. '' bir daha yapalım '' dedi. sıkılmıştım. reddetmek istemedim ki, maça başlayıp gol yollarını zorlayıp, bloklar arasına sızdığım anda, futbol'un ne kadar enteresan bir oyun olduğunu anladım.
- aga alıyon messiyi öyle gidilmez hep ama bence.
- messi çok iyi ama yav.
- çook.
hemen akabinde de pili bitti laptopunun. bi rahatladım, koydum kafayı ömer üründül'ü düşündüm, yattım. cam buharlanmıştı.
- fifa yapar mıyız dostum ? dedi.
akabinde içimden '' oha lan bu nası bi teklif, benimkini de çıkarayım counter strike yapalım '' diyecektim ki, otobüste kendimi kaybetmekten korktum. '' hadi hadi '' '' dostum pusu yok ''.
neyse kabul ettim. bi laflar söylüyor ki, ''beni bugüne kadar yenen yok desem yeridir, kimseye yenilmem kolayca'' falan. buna bi koydum 2-0. barçayı almış bide. aga olay takımda olsa sadece, hey yavrum.
'' ya ısınmadım, bir tane daha yapalım '' dedi. amenna. bir daha yendim. sonra yine yaptık yine yendim. keyfim yerine geldi, hosttan bi kahve istedim. art arda yendikten sonra şöyle bi şey söyledi bana;
- bilader benim kolda sorun var aslında, şu basmıyo bak.
- değiştirebiliriz istiyorsan ?
kolları değiştirdik, 3-1 yendim. ilk gölünü attı bana. galibiyet serilerine devam ederken, bunun morali iyice bozuldu, yüzü düştü, sinirlendi, pis pis bakmaya başladı. ''artık bir tane maç verme zamanı geldi, yoksa laptopu, kolları toplayıp çantasını alıp küsüp gidecek, yetmedi otobüs motobüs dinlemeyecek skcek bizi '' dedim içimden ve bi maç verdim kendisine. 2-1.
ve işte bu skor benim bütün yolculuğumu etkileyecekti, kim bilebilirdi ki bunu ?
bi başladı ki, ''nasıl yendim, ee kola yeni alıştım'' gibi muhabbetlere susmuyor anasını satıyım. ulan 25 yaşında adam olmuşsun biraz olgunlukla karşıla yenilgiyi di mi, ne diye ego yapıyon ?
vermez olaydım o maçı. '' bir daha yapalım '' dedi. sıkılmıştım. reddetmek istemedim ki, maça başlayıp gol yollarını zorlayıp, bloklar arasına sızdığım anda, futbol'un ne kadar enteresan bir oyun olduğunu anladım.
- aga alıyon messiyi öyle gidilmez hep ama bence.
- messi çok iyi ama yav.
- çook.
hemen akabinde de pili bitti laptopunun. bi rahatladım, koydum kafayı ömer üründül'ü düşündüm, yattım. cam buharlanmıştı.
yorgun,sinirli ve düşünceli.
asansöre yiyişmek için danışıklı olarak biniyorlar.
o efsanevi nesil 2011de sözlüğü bırakarak yerini bebe diye tabir ettiğimiz ergenlere bırakmıştır.
aslında bütün sıkıntıların kaynağı, oyunda ölmenin çok hafife alınması olmuş. tasarımı böyle olduğu için de, oyuncular da oynarken ölüp durmayı sallamamaya başlıyorlar.
bu yüzden elite pack'ler, kimi kombinasyonlarda aşılmaz duvar gibi olabiliyorlar, çünkü blizzard'a göre ölseniz de geri dönüyorsunuz nasılsa.
eh, sonucunda sağlam kombinasyonda bir elite pack gördüğünüzde, sizin tepkiniz de "dönücem ben sana"dan ötesi olmuyor.
bu yüzden elite pack'ler, kimi kombinasyonlarda aşılmaz duvar gibi olabiliyorlar, çünkü blizzard'a göre ölseniz de geri dönüyorsunuz nasılsa.
eh, sonucunda sağlam kombinasyonda bir elite pack gördüğünüzde, sizin tepkiniz de "dönücem ben sana"dan ötesi olmuyor.
Çok dandik bir yönetime sahip web master sitesidir.
oyundaki favori karakterim. fazla kırılgan bir herodur lakin takım savaşlarında ultisiyle oyunun çizgisini çok rahat değiştirebilir.
bir ios market değildir.
"oğlum olursa adını okyanus koyucam, dalgası büyük olsun."
gecenin bir yarısı sigara içmek için pencereye çıktığınızda, o gecenin içine sıçan detaylardır. gözün beş metre ötedeki duvarın dibine ilişir. yağmurdan korkup duvar dibine sokulmuş iki yavru kedi görürsün. o kadar küçüklerdir ki; hayatlarında ilk defa yağmur gördüklerinden eminsindir. sigarayı fırlatıp, akabinde fırlayıp, eve getirmek için aşağıya koşarsın. sağanak altında, balçık çamura bata çıka yaklaşırsın. seni görünce bahçenin dibine doğru kaçarlar. telefonun ışığı ile arkalarından gidersin, sadece yağmurun şakırtısı arasında, sulu topraktaki küçücük ayak seslerini ayırt edersin. vazgeçip eve dönersin. kurulanıp üzerini değiştirirsin. pencereye çıktığında, aynı yerden, sana baktıklarını görürsün. eline şemsiyeni ve süte batırılmış ekmek içini alıp tekrar aşağıya inersin. bu defa daha yaklaşmadan kaçarlar. şemsiyeyi ve nevaleyi, durmaları muhtemel noktaya bırakıp geri dönerken, bir taraftan da kontrol için geriye doğru bakarken, ayağın kayar, yüz üstü yere düşersin. eve dönüp, temizlenip, üzerini değiştirirsin. tekrar pencereye çıkarsın. az önce bıraktığın şemsiyenin ve yemeğin bir metre ötesinde, kımıltısız, birbirine sokulmuş, sana bakan iki yavru kedi görürsün. büyükçe bir kutu kapıp aşağıya inersin...
world of warcraft.
- sadece 3 dakika mı ? bu kadarcık mı hüseyin ?
+ beni bilen bilir ayşe
+ beni bilen bilir ayşe
çünkü domuz ette yer otta yer. bokta yer leşte yer. pis hayvandır.
türk değildir.
sıkıcı bir süreç. hala usta birliğine geçmeyi beklemekteyim.