bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- günlük tutan erkek14
- açlık krizi nasıl bastırılır6
- simko317
- sarapci koala7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- hewal ebo9
- sudekiray5
- günde iki paket sigara içmek3
- ümit özdağ6
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- 36 yaş3
- durmazlar çetesi4
- akşam çayı2
- 12 eylül 19912
- can sıkıntısı2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- tai lung16
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- kemalizmin yıkılması4
- ingiliz ajanları2
- futbol24
- ergen milliyetçiliği2
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- türk ırkçısı4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever16
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- okan buruk6
- türkiye halkı3
- tom barrack4
- hakan altun3
- kürtçülük3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- özgür özel5
- ferit kaya2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- insan2
- en güzel ciğer kebap2
- gocunun freddy travması6
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- victor osimhen8
darbe, zarar, olumsuz etki, ziyan, yaralanma.
(bkz: hasar gormek)
(bkz: hasar gormek)
Kırılma, çatlama, yıkılma gibi zararlardır...
satılanın satım sözleşmesinin iki tarafına da yüklenemeyecek bir şekilde değerinin azalması yahut ortadan kalkmasıdır (telef olması).
yeni türk borçlar kanununa göre menkul satışlarda zilyetliği devredene kadar gayrimenkullerde sicile kayıt edene kadar satıcıya aittir. tabi bu prensiptir zira aksi kanundan, akitten yahut durumun gereğinden çıkarılabilir. hasar hükümleri yarar için de geçerlidir. tbk madde 208.
yeni türk borçlar kanununa göre menkul satışlarda zilyetliği devredene kadar gayrimenkullerde sicile kayıt edene kadar satıcıya aittir. tabi bu prensiptir zira aksi kanundan, akitten yahut durumun gereğinden çıkarılabilir. hasar hükümleri yarar için de geçerlidir. tbk madde 208.
bir seyyidhan kömürcü şiiri.
aslında sadece bunu diyecektim:
durmadan hurdayım yanımda özen ve ısrar
yanımda boyuna kızaran yüz, burası dağılan dikkat
aslında düşünün sadece, bellek buyurun
nerdeyim, tam görünmüyorum, yalanlar uğrayacaktı bana
nerdeyim, üstelik telaşım da yok ortada
bilinir ki sadece bunu diyecektim:
iki kış bir karış devletle burdayım aslında
burdayım, burası oğulluğumun özenle suya bırakılmış semender hali
sözdü nemlenmeyecektim, sözdü sadece eğilip suyu sevecektim
ahh, kalmayacaktım kimsenin kimseye bir tespih kadar olmadığı günlerde
yalnız yüzümün karışlarına kanıp o devlete asla surat asmayacaktım
kandım, kaldım ve anladım
önümde beş öğün yangın, sonumda sivas'ı dökülmüş ülke
herkes en çok kendine diğeri, kendi kendine surat
şaş dedim son dedim
şaş! ve olma zurnası kırık babamın davul eli
sonunda annem, elinde onun vasiyet tefi
vur haa! vur haa! vur haa...
ahh, sonra pişman pişman
annem annem
yüzüm gözüm birer birer
beni vur! vurma cinnet ikizlerimi
aslında sadece bunu diyecektim, burdayım ve bu bir oyuk
burdayım, burası hâlâ ve öylesine ağırlandığım durak günleri
dalgın yarımda şüphe, bıraktığı bıyıkta sebep arayan dedem
yanımda annem yanımda cinnet ve cinayet ikizlerim
yanımda savruk bir çift kabadayının dağılmış tespih taneleri
sorma, sadece oraya gidecektim, kötü çekilmiş bir fotoğrafa
o kimsenin kimseye bir devlet kadar kasrı yok günlerde
duası ezber, avluları dar ve toz
çeşmeleri ısrarla bozuklu çocukluğumun
orada değil, aslında durmadan burdayım burası çatık zamanda ısrar
burası özenle pişman, iki karış yüzümde terleyen telaş
sordum: sır kızıl, devlet unutkan, gördüğüm her surat tenha
sordum: törenler giz, zamanlar az, şakayla karışık:
hâlâ severken öldürülen o yavruya mı benziyor aşklar
ben buraya aslında kal diyen her yerden çıkıp geldim
şaştım, geçerken hiçbir hayata taşınmadan kaldım
taş attım kendime, kuyu kazdım
özendim kaldım geçerken uğrayan babanın çocuğuna
durmadan kendime geçtim, geçmeye devam
ben ısrarla uğrayanı özenle sevdim, sevmeye devam
elbet kendi kendine sağanak
elbet babadan kalma bir yağış biçimi
yine de ahh: gümüş ömürlerin altınkesimi
canım canım
teker teker
tane tane söyle babadan kalma oyuk günleri
aslında sadece bunu diyecektim. burdayım!
burası dövülmüş bir yüzün yüz üstü düşme hâlleri
aslında sadece bunu diyecektim:
durmadan hurdayım yanımda özen ve ısrar
yanımda boyuna kızaran yüz, burası dağılan dikkat
aslında düşünün sadece, bellek buyurun
nerdeyim, tam görünmüyorum, yalanlar uğrayacaktı bana
nerdeyim, üstelik telaşım da yok ortada
bilinir ki sadece bunu diyecektim:
iki kış bir karış devletle burdayım aslında
burdayım, burası oğulluğumun özenle suya bırakılmış semender hali
sözdü nemlenmeyecektim, sözdü sadece eğilip suyu sevecektim
ahh, kalmayacaktım kimsenin kimseye bir tespih kadar olmadığı günlerde
yalnız yüzümün karışlarına kanıp o devlete asla surat asmayacaktım
kandım, kaldım ve anladım
önümde beş öğün yangın, sonumda sivas'ı dökülmüş ülke
herkes en çok kendine diğeri, kendi kendine surat
şaş dedim son dedim
şaş! ve olma zurnası kırık babamın davul eli
sonunda annem, elinde onun vasiyet tefi
vur haa! vur haa! vur haa...
ahh, sonra pişman pişman
annem annem
yüzüm gözüm birer birer
beni vur! vurma cinnet ikizlerimi
aslında sadece bunu diyecektim, burdayım ve bu bir oyuk
burdayım, burası hâlâ ve öylesine ağırlandığım durak günleri
dalgın yarımda şüphe, bıraktığı bıyıkta sebep arayan dedem
yanımda annem yanımda cinnet ve cinayet ikizlerim
yanımda savruk bir çift kabadayının dağılmış tespih taneleri
sorma, sadece oraya gidecektim, kötü çekilmiş bir fotoğrafa
o kimsenin kimseye bir devlet kadar kasrı yok günlerde
duası ezber, avluları dar ve toz
çeşmeleri ısrarla bozuklu çocukluğumun
orada değil, aslında durmadan burdayım burası çatık zamanda ısrar
burası özenle pişman, iki karış yüzümde terleyen telaş
sordum: sır kızıl, devlet unutkan, gördüğüm her surat tenha
sordum: törenler giz, zamanlar az, şakayla karışık:
hâlâ severken öldürülen o yavruya mı benziyor aşklar
ben buraya aslında kal diyen her yerden çıkıp geldim
şaştım, geçerken hiçbir hayata taşınmadan kaldım
taş attım kendime, kuyu kazdım
özendim kaldım geçerken uğrayan babanın çocuğuna
durmadan kendime geçtim, geçmeye devam
ben ısrarla uğrayanı özenle sevdim, sevmeye devam
elbet kendi kendine sağanak
elbet babadan kalma bir yağış biçimi
yine de ahh: gümüş ömürlerin altınkesimi
canım canım
teker teker
tane tane söyle babadan kalma oyuk günleri
aslında sadece bunu diyecektim. burdayım!
burası dövülmüş bir yüzün yüz üstü düşme hâlleri
Zarar görme halidir. Evet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar