bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- haşlanmış yumurta3
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı38
- platon un mağara alegorisi8
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- yazarların beğendiği kadın tipleri5
- çorapların tek eşleşme sorunu2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- karınızı kucağınızda taşır mısınız11
- ismail kartal24
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- karanlıkta bi şey var hissi9
- sözlük sapıkları12
- kiraz cicegi kolonyasi28
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- dünya iyi midir9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- flört11
- 6668
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- kızılay avm11
- jennifer lawrance8
- kendini çok önemli sanan yazar14
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- anın görüntüsü28
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- devlet2
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- tuğba ekinci3
- ben troll üm7
- kitap okumak6
entry'ler (713)
devleti şiddeti meşru yolla kullanan bir kurum olarak gören max weber'in tanımını daha da ileri götürerek devleti, bir değnekçi (raketter) olarak tanımlayan; önce kendi yarattığı şiddetle insnaları korkutup daha sonra onları bu şiddetten korumak için vergiler toplayan ve bunu da "devlet" adı altında meşrulaştıran bir organizasyon olarak gören teorisyen.
"kürtlere ağır hakaret içeren entrylerden sonra.... " bak bak bak yediği haltı da biliyor.
(bkz: beyler adam anaokul terk)
(bkz: beyler adam anaokul terk)
babasının bu hatayı yapmayıp dışarı boşalmış olmasını temenni ettirecek kadar boş yorumlarla podyumlarda kendini gösteren klavyesinin tuşlarına basarken beyninden komut almadığı tespit edilen .... evet edilen...
BURSASPOR sevgisi kadar huzurun, Timsahın şöhreti kadar mutluluğun, Teksas taraftarı kadar dostun olsun. Kandilin 1963 kez kutlu olsun.
olursa olur olmazsa çay demler içeriz.
Hz. Adem'in türk olduğunu iddia etmekle eşdeğer bir iddiadır. kime ne yararının olacağı sorgulanabilir ki ayrıca doğarken seçemediğin ırkını övgü kaynağı haline getirmemek neden rahatsızlık olarak değerlendirilmektedir?
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
cenneti ilahiyatçıların lokali olarak gören, derinlikten uzak düşüncelere sahip arkadaşların merakına konu olan düşüncelerdir...
yalnızlığa susayınca ağlatır sevgiliyi sevgilisi...denizler kadar ağlar sevgili,kana kana içer sevgilisi...içtikçe kanar...göz pınarları kurur, besleyemez sevgilinin içmeye doyamadığı denizleri ve artık zamanı gelmiştir gel-git'in...geldiğinde gitmeyi hesaba katmamıştır sevgili fakat gidecektir...zira bu sefer giden gelmeyecektir.
okunur bu sada göklerde, sen dinlemesen de;
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
1. gün:
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
terkedilen erkeklerin, terkedilen kadınlardan fazla olmasıyla ilişkilendirilebilecek olgudur.
öyle heyecanlı bir nefesti ki o ilk günüm ilk anımda aldığım ciğerlerim yandı, ağladım...ebemin k.çıma vurduğu tokatın da etkisi büyüktü o çığlıklarda ama olsun...her altımı ıslattığımda, karnım acıktığında daha bir hızlı alıyordum nefesimi annemin beni susturma çabaları arasında...büyüyordum; okula başladığım sabah annem elimi bırakıp "kapının önünde olduğunu" söylediğinde de, öğretmen adımı sorduğunda da heyecanlanmıştım... babamın aldığı kames topla ilk camı kırdığımda da heyecanlanmıştım, eriğe daldığımız bahçenin sahibi bizi koşturduğunda da...ilkokulda sıra arkadaşım kızın silgisini verdi diye beni sevdiğini düşündüğümde de heyecanlanmmıştım, lisede beni sevdiğini söyleyen kızı umutsuz sözcüklerle teselli ettiğimde de... ilk aşık olduğumda da, son terkedilişimde de heyecanlanmıştım... ve şimdi daha yavaş alıyorum soluklarımı; küçükken bisikletten düştüğümde kırılan burnumun da etkisi büyük o soluklarda ama olsun...şimdi gelse ölüm; derin alırım son nefesimi, yavaşça bırakırım; ağlamam...
bitmiş bir ilişkiye yeniden başlamayı istemek aptalcadır ki bundan daha aptalcası ikinci kez bitmiş ilişkiye yeniden başlamayı istemektir.
çocukken voltranı oluşturmak neyse şimdi penguen ve uykusuzu uzun otobüs yolculuklarına, yağmurlu akşamlarda bir bardak sıcak çaya katık ettiğinde yüzünde oluşan tebessüm odur.
insan olmak, dünya denen ağacın dalı ucundaki meyve olduğunu kabullenmek değildir. o ağacın meyve için yaratıldığının farkında olmaktır.
çalışıp didinip elindekini avucundakini evine, çoluğuna çocuğuna harcıyor ve elinde geriye çocuğunun gezmesi tozması için vereceği harçlık kalmıyorsa; çocukları tarafından anlayışla karşılanması, elinin öpülmesi gereken ve başı her zaman dik olan babadır.
kelime manasıyla milliyetini seven iki ayrı ırka mensub insanlardır onlar...fakat iş türkiye'de bu insanlara anlam yüklemeye gelince türk olan vatansever olur, kürt olan bölücü...