bugün
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek15
- sigortanizi nerden yaptırıyorsunuz4
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması7
- gençler isyan ediyor6
- yeşil gözlü kız10
- bu sen misin5
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
- kabak tatlısı kapatılsın6
- atatürk'ün boyunun 164cm olması17
- chp kapatılsın kampanyası10
- teklif edilen kızın aşağılaması5
- özgür özel ekibinden 28 istifa4
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler5
- masklavi'nin düşünceleri18
- chp'nin hali ne olacak46
- durduğun yerde terlemek5
- sıkıntı vermeyen akraba5
- normal sözlük moderasyonu2
- gammazlar çetesi16
- olasılıkları içinden en kötüsünü seçmek5
- araplar bizi sırtımızdan vurdu5
- alparslan türkeş3
- yaz yıldırım'ın 6 bin liralık makarna yemesi2
- gavurlar niye müslüman olmuyor11
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz4
- bisiklet marka tavsiyesi7
- trt makam aracıyla uyuşturucu taşınması3
- karamel4
- vice city eğitim ve araştırma hastanesi3
- biraderix2
- sevgiliden ayrılınca spor salonuna yazılan erkek3
- konfor alanından çıkmaya cesaret edemeyen insan3
- sivaslılar kapatılsın2
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması7
- insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders3
- kale3112 de olup true da olmayan ne var5
- aptal insan tarifi5
- gay lik alametleri2
- leonard cohen3
- düşen ekmeğin yağlı yüzünün halıya denk gelmesi3
- çayı demli içmek2
- katatespizartmasi17
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron18
- travmalarınızdan kurtulamazsınız3
- atatürk'ün boyu3
- kemal kılıçdaroğlu7
- çarpık demokrasi4
- grok vs gemini vs chatgpt10
- iran'ın benim boğazımı kapaması3
entry'ler (713)
devleti şiddeti meşru yolla kullanan bir kurum olarak gören max weber'in tanımını daha da ileri götürerek devleti, bir değnekçi (raketter) olarak tanımlayan; önce kendi yarattığı şiddetle insnaları korkutup daha sonra onları bu şiddetten korumak için vergiler toplayan ve bunu da "devlet" adı altında meşrulaştıran bir organizasyon olarak gören teorisyen.
"kürtlere ağır hakaret içeren entrylerden sonra.... " bak bak bak yediği haltı da biliyor.
(bkz: beyler adam anaokul terk)
(bkz: beyler adam anaokul terk)
babasının bu hatayı yapmayıp dışarı boşalmış olmasını temenni ettirecek kadar boş yorumlarla podyumlarda kendini gösteren klavyesinin tuşlarına basarken beyninden komut almadığı tespit edilen .... evet edilen...
BURSASPOR sevgisi kadar huzurun, Timsahın şöhreti kadar mutluluğun, Teksas taraftarı kadar dostun olsun. Kandilin 1963 kez kutlu olsun.
olursa olur olmazsa çay demler içeriz.
Hz. Adem'in türk olduğunu iddia etmekle eşdeğer bir iddiadır. kime ne yararının olacağı sorgulanabilir ki ayrıca doğarken seçemediğin ırkını övgü kaynağı haline getirmemek neden rahatsızlık olarak değerlendirilmektedir?
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
cenneti ilahiyatçıların lokali olarak gören, derinlikten uzak düşüncelere sahip arkadaşların merakına konu olan düşüncelerdir...
yalnızlığa susayınca ağlatır sevgiliyi sevgilisi...denizler kadar ağlar sevgili,kana kana içer sevgilisi...içtikçe kanar...göz pınarları kurur, besleyemez sevgilinin içmeye doyamadığı denizleri ve artık zamanı gelmiştir gel-git'in...geldiğinde gitmeyi hesaba katmamıştır sevgili fakat gidecektir...zira bu sefer giden gelmeyecektir.
okunur bu sada göklerde, sen dinlemesen de;
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
1. gün:
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
terkedilen erkeklerin, terkedilen kadınlardan fazla olmasıyla ilişkilendirilebilecek olgudur.
öyle heyecanlı bir nefesti ki o ilk günüm ilk anımda aldığım ciğerlerim yandı, ağladım...ebemin k.çıma vurduğu tokatın da etkisi büyüktü o çığlıklarda ama olsun...her altımı ıslattığımda, karnım acıktığında daha bir hızlı alıyordum nefesimi annemin beni susturma çabaları arasında...büyüyordum; okula başladığım sabah annem elimi bırakıp "kapının önünde olduğunu" söylediğinde de, öğretmen adımı sorduğunda da heyecanlanmıştım... babamın aldığı kames topla ilk camı kırdığımda da heyecanlanmıştım, eriğe daldığımız bahçenin sahibi bizi koşturduğunda da...ilkokulda sıra arkadaşım kızın silgisini verdi diye beni sevdiğini düşündüğümde de heyecanlanmmıştım, lisede beni sevdiğini söyleyen kızı umutsuz sözcüklerle teselli ettiğimde de... ilk aşık olduğumda da, son terkedilişimde de heyecanlanmıştım... ve şimdi daha yavaş alıyorum soluklarımı; küçükken bisikletten düştüğümde kırılan burnumun da etkisi büyük o soluklarda ama olsun...şimdi gelse ölüm; derin alırım son nefesimi, yavaşça bırakırım; ağlamam...
bitmiş bir ilişkiye yeniden başlamayı istemek aptalcadır ki bundan daha aptalcası ikinci kez bitmiş ilişkiye yeniden başlamayı istemektir.
çocukken voltranı oluşturmak neyse şimdi penguen ve uykusuzu uzun otobüs yolculuklarına, yağmurlu akşamlarda bir bardak sıcak çaya katık ettiğinde yüzünde oluşan tebessüm odur.
insan olmak, dünya denen ağacın dalı ucundaki meyve olduğunu kabullenmek değildir. o ağacın meyve için yaratıldığının farkında olmaktır.
çalışıp didinip elindekini avucundakini evine, çoluğuna çocuğuna harcıyor ve elinde geriye çocuğunun gezmesi tozması için vereceği harçlık kalmıyorsa; çocukları tarafından anlayışla karşılanması, elinin öpülmesi gereken ve başı her zaman dik olan babadır.
kelime manasıyla milliyetini seven iki ayrı ırka mensub insanlardır onlar...fakat iş türkiye'de bu insanlara anlam yüklemeye gelince türk olan vatansever olur, kürt olan bölücü...
