bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- ben bir hata yaptım4
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek8
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- kendi kendine konuşmak3
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- en gey özelliğiniz14
- siyah araba3
- hababam sınıfı semra hoca3
- terör devleti3
- zallın fake hesabı var mı9
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- açık kahverengi araba2
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- pit102
- ben geldim naneler6
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- dinciler3
- gocu26
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- clydeless bonnie6
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- mor semsiyeli yabanci21
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- oralı olmayan yazarlar4
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- anın görüntüsü20
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı3
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- zeus büstünün münhal gözleri2
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- yaz günü bira içmek2
- seksten sonra pişman olmak2
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat2
- kürtçü şımarıklığı3
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- silivri belediyesi ne operasyon5
- chp'nin hali ne olacak49
- allah nasıl hep var olmuştur3
- 90lara damga vuran türk dizileri3
- kinci bir insan olmak4
- siz hepiniz biz türkiye marşı3
entry'ler (713)
devleti şiddeti meşru yolla kullanan bir kurum olarak gören max weber'in tanımını daha da ileri götürerek devleti, bir değnekçi (raketter) olarak tanımlayan; önce kendi yarattığı şiddetle insnaları korkutup daha sonra onları bu şiddetten korumak için vergiler toplayan ve bunu da "devlet" adı altında meşrulaştıran bir organizasyon olarak gören teorisyen.
"kürtlere ağır hakaret içeren entrylerden sonra.... " bak bak bak yediği haltı da biliyor.
(bkz: beyler adam anaokul terk)
(bkz: beyler adam anaokul terk)
babasının bu hatayı yapmayıp dışarı boşalmış olmasını temenni ettirecek kadar boş yorumlarla podyumlarda kendini gösteren klavyesinin tuşlarına basarken beyninden komut almadığı tespit edilen .... evet edilen...
BURSASPOR sevgisi kadar huzurun, Timsahın şöhreti kadar mutluluğun, Teksas taraftarı kadar dostun olsun. Kandilin 1963 kez kutlu olsun.
olursa olur olmazsa çay demler içeriz.
Hz. Adem'in türk olduğunu iddia etmekle eşdeğer bir iddiadır. kime ne yararının olacağı sorgulanabilir ki ayrıca doğarken seçemediğin ırkını övgü kaynağı haline getirmemek neden rahatsızlık olarak değerlendirilmektedir?
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
--spoiler--
günümüzde o köklü uygarlıkların türkler tarafında kurulduğuda kanıtlanmış, türklerin dünya medeniyeti üzerindeki gücü ortaya çıkmıştır.
--spoiler--
ben buna gülerim arkadaş.
cenneti ilahiyatçıların lokali olarak gören, derinlikten uzak düşüncelere sahip arkadaşların merakına konu olan düşüncelerdir...
yalnızlığa susayınca ağlatır sevgiliyi sevgilisi...denizler kadar ağlar sevgili,kana kana içer sevgilisi...içtikçe kanar...göz pınarları kurur, besleyemez sevgilinin içmeye doyamadığı denizleri ve artık zamanı gelmiştir gel-git'in...geldiğinde gitmeyi hesaba katmamıştır sevgili fakat gidecektir...zira bu sefer giden gelmeyecektir.
okunur bu sada göklerde, sen dinlemesen de;
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
değer başlar yere, sen eğilmesen de;
kimin kime ihtiyacı var bir düşünsene!
1. gün:
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
sevgili günlük, inanması yazmaktan daha zor ama ayrıldık...
2. gün:
sevgili günlük, ben onsuz yapamam lan! bütün gün sokaklarda ona rastlarım diye dolaştım..bulamadım...
12. gün:
günlük,hiç dışarı çıkasım yok... bu aşk filmlerinin Allah belasını versin!
64. gün:
olum, hercai menekşe ektim saksıya bi hafta oldu ama tık yok... 14 tohumdan bi filiz bile çıkmaz mı arkadaş; nerde yanlış yapıyorum lan ben?
92. gün:
açtı lan, ilk çiçeği açtı...
187. gün:
günlük, yalnızlık bir ilaç mıdır, yoksa hastalığın ta kendisi mi?
terkedilen erkeklerin, terkedilen kadınlardan fazla olmasıyla ilişkilendirilebilecek olgudur.
öyle heyecanlı bir nefesti ki o ilk günüm ilk anımda aldığım ciğerlerim yandı, ağladım...ebemin k.çıma vurduğu tokatın da etkisi büyüktü o çığlıklarda ama olsun...her altımı ıslattığımda, karnım acıktığında daha bir hızlı alıyordum nefesimi annemin beni susturma çabaları arasında...büyüyordum; okula başladığım sabah annem elimi bırakıp "kapının önünde olduğunu" söylediğinde de, öğretmen adımı sorduğunda da heyecanlanmıştım... babamın aldığı kames topla ilk camı kırdığımda da heyecanlanmıştım, eriğe daldığımız bahçenin sahibi bizi koşturduğunda da...ilkokulda sıra arkadaşım kızın silgisini verdi diye beni sevdiğini düşündüğümde de heyecanlanmmıştım, lisede beni sevdiğini söyleyen kızı umutsuz sözcüklerle teselli ettiğimde de... ilk aşık olduğumda da, son terkedilişimde de heyecanlanmıştım... ve şimdi daha yavaş alıyorum soluklarımı; küçükken bisikletten düştüğümde kırılan burnumun da etkisi büyük o soluklarda ama olsun...şimdi gelse ölüm; derin alırım son nefesimi, yavaşça bırakırım; ağlamam...
bitmiş bir ilişkiye yeniden başlamayı istemek aptalcadır ki bundan daha aptalcası ikinci kez bitmiş ilişkiye yeniden başlamayı istemektir.
çocukken voltranı oluşturmak neyse şimdi penguen ve uykusuzu uzun otobüs yolculuklarına, yağmurlu akşamlarda bir bardak sıcak çaya katık ettiğinde yüzünde oluşan tebessüm odur.
insan olmak, dünya denen ağacın dalı ucundaki meyve olduğunu kabullenmek değildir. o ağacın meyve için yaratıldığının farkında olmaktır.
çalışıp didinip elindekini avucundakini evine, çoluğuna çocuğuna harcıyor ve elinde geriye çocuğunun gezmesi tozması için vereceği harçlık kalmıyorsa; çocukları tarafından anlayışla karşılanması, elinin öpülmesi gereken ve başı her zaman dik olan babadır.
kelime manasıyla milliyetini seven iki ayrı ırka mensub insanlardır onlar...fakat iş türkiye'de bu insanlara anlam yüklemeye gelince türk olan vatansever olur, kürt olan bölücü...