bugün

entry'ler (17)

beni ne kadar seviyorsun

problemli bir sorudur zira ne kadar dedin mi bir şeye hizalaman gerek mesela elma ne kadar demek ne kadar paraya denk demek, ne kadar aldın dedin mi üç kilo aldım beş kilo aldım diye bir birime hizalaman lazım vs o yüzden sorulursa işin içinden soruda kategorik bir problem olduğunu söyleyerek çıkabilirsin.

insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması

doğru bir önermedir ve fakat patolojik bir boyut kazanması da mümkün olabilir bu olayın. kendine zaman ayırmak ile hayatı hayattan kaçarak geçirmek arasında yer yer oldukça ince bir çizgi olabilir.

başlayabilmek

yer yer ciddi bir samimiyet sınavı olarak da insanın karşısına çıkabilen mesele. bir işin, konunun ya da projenin elle tutulur, somut bir forma dönüştüğü, hayal alemini terk ettiği andır. hem niyetin hem de imkanın denendiği bu sürecin önemi günlük hayatta da nasıl başladıysa öyle gider başlamak bitirmenin yarısıdır gibi sözlerle sıklıkla ifade edilir.

entry yazarken fazla düşünmek

cümlenin yazıldığı zaman akıldakinden farklı bir ifade haline gelebilmesi durumu ile de birleşen, iki satır yazmayı iki saate yayan durum.

asansörde konuşmama kuralı

kimi asansörlerde haberleri falan gösteren bir ekran olması nedeniyle uyulması görece daha kolay olan kuraldır.

insan sevmemek

bu aslında sık sık yanlış insanlar nedeniyle kişinin edindiği bir yanılgıdır. doğru kişiler gerçekten fark yaratır, özellikle yaş ilerledikçe de yanlış kişilerin yanlış halleri daha çok rahatsız eder. az olsun öz olsun diye bakmak lazım, bir de gerçekçi olmak gerek.

çocukluk arkadaşlığı

zihnin olur olmaz köşelerinde, en akla gelmedik yerlerinde yüzlerce kare fotoğraf bırakan arkadaşlıklar, anılar. dersin ki ya arkadaş ben bu kadar ıvır zıvır şeyi niye hatırlıyorum, niye çekmişim bu kareleri. 20 sene önceki hikayeyi hatırlasam ne olur, unutsam ne olur.

20 sene sonra bakınca anlıyorsun. hikayeyi değil, çekeni unutma diyeymiş onlar.

yazarların kahvaltı keyfi

ekseriyet ile kahveden ibarettir.

yazılımcıların ilk buluşmada kod konuşması

kod yerine yazılım mimarisi konuşsalar daha geniş bir iletişim alanına sahip olacak olan yazılımcılardır.

kendini sevmek

diğer insanları sevme durumundan biraz daha zorlu ve farklı şartları olan bir süreçtir.

zira başka insanlardan ayrışmak mümkündür, dolayısıyla birinin bir halinden hoşlanmadığınızda bu kişiden sadece bu noktada uzaklaşmanız bir seçenek olabilir yerine göre. ancak insan kendi kendinden aynı kolaylık ile kaçamayacak olduğu için ve dahası kendimize karşı bir sorumluluk da taşıyor olduğumuzdan kişinin kendini sevmesi, kendini kabul etmesi ile çok yakın ilişki içindedir.

burada kabulden kasıt ne yapalım ben böyleyim işte değil, aksine ya benim bu anlamda hatalarım var diyebilmek ve buradan sağlıklı bir gelişim sürecine girebilmektir yani kişinin gelişmeye açık olduğunu ve bunun bir eksiklik olmadığını görebilmesidir.

zor iştir yani, en zor yüzleşme insanın kendiyle yaptığıdır çoğu zaman zira.

cadılar bayramında ne olacaksınız

insanın yarın ne olacağı belli değil ki cadılar bayramını şey yapsın dedirten soru.

yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı

poets of fall - carnival of rust

böyle gidiyor bu gece nedense.

herkesin tavsiye verdiği insan

genellikle talep etmediği kişilerden, bu kişilerin de çok alanı olmayan meseleler hakkında tavsiyelerin muhatabı olan kişidir.

bir de tavsiyeyi dikkate almış mı acaba gibilerinden de takibi yapılan kişi de olabilir bazen. bazen.

gece 3 00 da sözlükte dolaşmak

kafa dağıtmak için birebir olandır. şartların bir gereğidir de aynı zamanda bazen.

(bkz: what can i do sometimes)

gece kahvesi

kuvvetli bir ifadedir. genellikle gece kahvesi ya keyifli bir anın ya da mecburi bir işin eşlikçisidir, nadiren öylesine, durup dururken tercih edilir.

gece geç saatte ışığı yanan evler

yaz akşamları balkonda otururken insanı düşündüren manzara. herkesin bir hikayesi var, kimilerine o anda öyle bir sahne yazılmış. kaçan bir uyku, yetiştirilmeye çalışılan bir iş, dalınan bir oyun, belki derin ve güzel, belki sıkıntılı ama gerekli bir konuşma... insanlar çeşit çeşit.

bastırılmış üzüntü

bir noktada bir yerlerden bir şekilde kendini gösterebilecek olan.
© copyright 2005 - 2026