bugün
- ağzı kokan arkadaş5
- askerde özlenen şeyler8
- nemlendirici krem16
- nev18
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri5
- mokv yaşıyor mu6
- teleferik6
- katatespizartmasi13
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı2
- mustafa sarıgül4
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- azrail'in görüldüğü an6
- iri memeler6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- şafak saymak3
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- bakın ne geldi6
- babaların babası5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın2
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları3
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- aziz yıldırım5
- parayı gazze için katlamak istedim3
- ertan aydın2
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- özelden mesajlaşırken başlık açıp cevap vermek3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- fenerbahçe ve şampiyonlar ligi2
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- istanbul şu an 16 derece4
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- ah nerede o eski masum sözlük kızları3
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- çocukluk arkadaşlığı11
- kedi tırnağı kesmek3
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması10
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- jinekomasti4
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- yazlık mekanlardaki clublerin kapanış partileri2
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- sahilden2
sevdiği entry'ler
hatalı tespittir. türk taraftar profili mide bulandırmıyor. türk futbol endüstrisi mide bulandırıyor. taraftar da her zamanki gibi imamlarının arkasından gidip ortalığa s.çıveriyor.
yıllardır bu memlekette insanlar birbirine düşman ediliyor. "futbol endüstrisi" yaratmak adına kitleler fanatikleştiriliyor. burası ingiltere değil. asgari ücretin 700 TL olduğu bir memlekette insanlara kolay kolay taraftar kredi kartı, orijinal taraftar forması, taraftar hattı falan satamazsın. ama bizim endüstrimiz "büyük abileri" ile rekabet edebilmek için her türlü yolu mubah görüyor. taraftara "satış" yapabilmek için gözünü kör etmekten, fanatikleştirmekten, robotlaştırmaktan çekinmiyor. eğer bir gs'liyi "hasta gs'li", bir fb'liyi "hasta fb'li" haline getirmezse, futbol kitlesinin büyük bölümünü oluşturan "dar gelirlilere" bir şapka bile satamaz. 700 TL asgari ücret alan adamın evine 150 TL'ye decoder satamaz... "yüksek gelirli" azınlık, türk futbol endüstrisinin "büyük abilerle" rekabet etmesi için yeterli sayıyı oluşturmuyor. "daha fazla satalım", "daha fazla paralarını alalım" anlayışıyla son 20 yıldır türk futbol seyircisi, "son derece bilinçli" olarak "fanatikleştiriliyor"... bakmayın siz tv'lerde şansal'ın çıkıp "ihihih bu olaylar futbolumuza yakışmıyor" dediğine. futbol kitlesini bu hale getiren onlardır. "ee biz mi kavga ettiriyoruz?" diye zırlamaya da başlarlar. hayır! siz kavga ettirmiyorsunuz. siz körleştiriyor, manyaklaştırıyor, adamın futbolu hayatının merkezi haline getirmesine yol açıyorsunuz. kavgayı o doğaçlama yapıyor...
öyle çarpık bir tutku, sadece bir "oyun" olan futbola öyle bir "ilahi misyon" yükleniyor ki... bırakın eğitimsiz kitleleri. uludağ sözlük yazarları. siz düşünün bakalım halinizi. işyerinde, okulda beraber oturduğunuz fb'li, gs'li adamla; beraber kaçınız maç izleyebiliyor? konu futbol olduğu zaman; nasıl karşı taraftakilerin anasından girip, bacısından çıkıyorsunuz? peki mantıklı mı? nedir futbol? nedir gs? nedir fb? hayatımız için ne ifade ediyor? hayatımızın neresinde yer alıyor? konu futbol olunca nasıl bu kadar raydan çıkabiliyoruz? hanginiz açıklayabilir? bir de şöyle düşünün. on yıllardır izlediğiniz maçları, televizyon programlarını düşünün. maçlarda futbolcuların birbirlerine tavırlarını, televizyon programlarında yorumcuların meseleleri nasıl "namus" meselesi haline getirdiğini, yöneticilerin nasıl kitleleri "provoke" ettiğini düşünün. daha 3 gün önce bir "namus" faciası yaşamadı mı bu ülke? fb'nin cas'a açtığı dava için fb yöneticisi çıkıp "namus meselemizdir" demedi mi? kendisini fb'ye aidiyet duygusuyla bağlamış insanlar, zırnık ilgisi olmayan bir davayı bir anda "namus meselesi" olarak görmeye başlamadı mı? aynı yönetici 3 gün önce çıkıp basın toplantısında cas davasının çekildiğini topluma açıklamadı mı? aha 3 günlük örnek size... bir anda meseleler nasıl namus meselesine dönüyor? nedir senin namusun taraftar? 2 tane holding patronunun s.kinin keyfine avrupa'da açtığı bir futbol davası mı? yoksa ailen mi? onurun mu?
bu hale nasıl getirildi taraftar profili? işte böyle... peki mantıklı mı yukarıdaki 2 paragraf? böylesine saplantılı, böylesine fanatikleşmiş, böylesine salaklaştırılmış bir taraftar kitlesi haline getirilmesek; neden gs-bonus kart kullanalım? neden fb-cell abonesi olalım? neden 5 TL'ye aldığımız formaları 100 TL verip orijinal alalım? var mı o kadar paramız? o kadar lüks içinde mi yaşıyoruz? önceliğimiz evimiz mi, ailemiz mi, sevdiklerimiz mi? yoksa futbol mu? beyni s.kilmemiş, köreltilmemiş, futbolu hayatının en önemli gündem maddesi yapmamış adam; çocuğunun masraflarından kısıp evine digitürk alır mı?
peki bu kadar köreltilen, fanatikleştirilen, futbolu hayatının en önemli gündemi haline getiren vatandaş; hayatındaki en önemli şey için (tuttuğu takım) küfretmez mi? hatta kavga etmez mi? "kendisi gibi köreltilen" diğer takım taraftarlarından nefret etmez mi? beraber gezdiği, beraber yediği içtiği, beraber çalıştığı arkadaşlarına (diğer takım taraftarlarına); forumlarda, stadlarda, kahvehanelerde ağız dolusu küfür etmez mi? peki bu senaryoda mide bulandıran taraftar profili midir? yoksa futbol endüstrisi midir? ingiltere ile, almanya ile, ispanya ile finansal rekabet içine giren futbol patronları, futbol kulüpleri midir?
felaket tellallığı gibi olmasın ama; daha çok kötü günler bekliyor bizi. bunlar iyi günlerimiz...
yıllardır bu memlekette insanlar birbirine düşman ediliyor. "futbol endüstrisi" yaratmak adına kitleler fanatikleştiriliyor. burası ingiltere değil. asgari ücretin 700 TL olduğu bir memlekette insanlara kolay kolay taraftar kredi kartı, orijinal taraftar forması, taraftar hattı falan satamazsın. ama bizim endüstrimiz "büyük abileri" ile rekabet edebilmek için her türlü yolu mubah görüyor. taraftara "satış" yapabilmek için gözünü kör etmekten, fanatikleştirmekten, robotlaştırmaktan çekinmiyor. eğer bir gs'liyi "hasta gs'li", bir fb'liyi "hasta fb'li" haline getirmezse, futbol kitlesinin büyük bölümünü oluşturan "dar gelirlilere" bir şapka bile satamaz. 700 TL asgari ücret alan adamın evine 150 TL'ye decoder satamaz... "yüksek gelirli" azınlık, türk futbol endüstrisinin "büyük abilerle" rekabet etmesi için yeterli sayıyı oluşturmuyor. "daha fazla satalım", "daha fazla paralarını alalım" anlayışıyla son 20 yıldır türk futbol seyircisi, "son derece bilinçli" olarak "fanatikleştiriliyor"... bakmayın siz tv'lerde şansal'ın çıkıp "ihihih bu olaylar futbolumuza yakışmıyor" dediğine. futbol kitlesini bu hale getiren onlardır. "ee biz mi kavga ettiriyoruz?" diye zırlamaya da başlarlar. hayır! siz kavga ettirmiyorsunuz. siz körleştiriyor, manyaklaştırıyor, adamın futbolu hayatının merkezi haline getirmesine yol açıyorsunuz. kavgayı o doğaçlama yapıyor...
öyle çarpık bir tutku, sadece bir "oyun" olan futbola öyle bir "ilahi misyon" yükleniyor ki... bırakın eğitimsiz kitleleri. uludağ sözlük yazarları. siz düşünün bakalım halinizi. işyerinde, okulda beraber oturduğunuz fb'li, gs'li adamla; beraber kaçınız maç izleyebiliyor? konu futbol olduğu zaman; nasıl karşı taraftakilerin anasından girip, bacısından çıkıyorsunuz? peki mantıklı mı? nedir futbol? nedir gs? nedir fb? hayatımız için ne ifade ediyor? hayatımızın neresinde yer alıyor? konu futbol olunca nasıl bu kadar raydan çıkabiliyoruz? hanginiz açıklayabilir? bir de şöyle düşünün. on yıllardır izlediğiniz maçları, televizyon programlarını düşünün. maçlarda futbolcuların birbirlerine tavırlarını, televizyon programlarında yorumcuların meseleleri nasıl "namus" meselesi haline getirdiğini, yöneticilerin nasıl kitleleri "provoke" ettiğini düşünün. daha 3 gün önce bir "namus" faciası yaşamadı mı bu ülke? fb'nin cas'a açtığı dava için fb yöneticisi çıkıp "namus meselemizdir" demedi mi? kendisini fb'ye aidiyet duygusuyla bağlamış insanlar, zırnık ilgisi olmayan bir davayı bir anda "namus meselesi" olarak görmeye başlamadı mı? aynı yönetici 3 gün önce çıkıp basın toplantısında cas davasının çekildiğini topluma açıklamadı mı? aha 3 günlük örnek size... bir anda meseleler nasıl namus meselesine dönüyor? nedir senin namusun taraftar? 2 tane holding patronunun s.kinin keyfine avrupa'da açtığı bir futbol davası mı? yoksa ailen mi? onurun mu?
bu hale nasıl getirildi taraftar profili? işte böyle... peki mantıklı mı yukarıdaki 2 paragraf? böylesine saplantılı, böylesine fanatikleşmiş, böylesine salaklaştırılmış bir taraftar kitlesi haline getirilmesek; neden gs-bonus kart kullanalım? neden fb-cell abonesi olalım? neden 5 TL'ye aldığımız formaları 100 TL verip orijinal alalım? var mı o kadar paramız? o kadar lüks içinde mi yaşıyoruz? önceliğimiz evimiz mi, ailemiz mi, sevdiklerimiz mi? yoksa futbol mu? beyni s.kilmemiş, köreltilmemiş, futbolu hayatının en önemli gündem maddesi yapmamış adam; çocuğunun masraflarından kısıp evine digitürk alır mı?
peki bu kadar köreltilen, fanatikleştirilen, futbolu hayatının en önemli gündemi haline getiren vatandaş; hayatındaki en önemli şey için (tuttuğu takım) küfretmez mi? hatta kavga etmez mi? "kendisi gibi köreltilen" diğer takım taraftarlarından nefret etmez mi? beraber gezdiği, beraber yediği içtiği, beraber çalıştığı arkadaşlarına (diğer takım taraftarlarına); forumlarda, stadlarda, kahvehanelerde ağız dolusu küfür etmez mi? peki bu senaryoda mide bulandıran taraftar profili midir? yoksa futbol endüstrisi midir? ingiltere ile, almanya ile, ispanya ile finansal rekabet içine giren futbol patronları, futbol kulüpleri midir?
felaket tellallığı gibi olmasın ama; daha çok kötü günler bekliyor bizi. bunlar iyi günlerimiz...