bugün
- nissan micra kullanan erkek9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek8
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- disco disco gezen insan5
- nemlendirici krem16
- nev18
- parayı gazze için katlamak istedim4
- sophie dee'nin memeleri4
- askerde özlenen şeyler8
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- katatespizartmasi13
- oflamak2
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın2
- gecenin rap şarkısı2
- ağzı kokan arkadaş5
- birbirine benzeyen ünlüler4
- süs bitkisi2
- mokv yaşıyor mu6
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- teleferik6
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
- bakın ne geldi6
- iri memeler6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- sedef kaplama2
- aşk acısının 1 saat sürmesi2
- kedi tırnağı kesmek4
- babaların babası5
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı3
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- mustafa sarıgül4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- aziz yıldırım5
- azrail'in görüldüğü an6
- tiktok4
- çocukluk arkadaşlığı11
- tom skerritt2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- erlik4
hatalı tespittir. türk taraftar profili mide bulandırmıyor. türk futbol endüstrisi mide bulandırıyor. taraftar da her zamanki gibi imamlarının arkasından gidip ortalığa s.çıveriyor.
yıllardır bu memlekette insanlar birbirine düşman ediliyor. "futbol endüstrisi" yaratmak adına kitleler fanatikleştiriliyor. burası ingiltere değil. asgari ücretin 700 TL olduğu bir memlekette insanlara kolay kolay taraftar kredi kartı, orijinal taraftar forması, taraftar hattı falan satamazsın. ama bizim endüstrimiz "büyük abileri" ile rekabet edebilmek için her türlü yolu mubah görüyor. taraftara "satış" yapabilmek için gözünü kör etmekten, fanatikleştirmekten, robotlaştırmaktan çekinmiyor. eğer bir gs'liyi "hasta gs'li", bir fb'liyi "hasta fb'li" haline getirmezse, futbol kitlesinin büyük bölümünü oluşturan "dar gelirlilere" bir şapka bile satamaz. 700 TL asgari ücret alan adamın evine 150 TL'ye decoder satamaz... "yüksek gelirli" azınlık, türk futbol endüstrisinin "büyük abilerle" rekabet etmesi için yeterli sayıyı oluşturmuyor. "daha fazla satalım", "daha fazla paralarını alalım" anlayışıyla son 20 yıldır türk futbol seyircisi, "son derece bilinçli" olarak "fanatikleştiriliyor"... bakmayın siz tv'lerde şansal'ın çıkıp "ihihih bu olaylar futbolumuza yakışmıyor" dediğine. futbol kitlesini bu hale getiren onlardır. "ee biz mi kavga ettiriyoruz?" diye zırlamaya da başlarlar. hayır! siz kavga ettirmiyorsunuz. siz körleştiriyor, manyaklaştırıyor, adamın futbolu hayatının merkezi haline getirmesine yol açıyorsunuz. kavgayı o doğaçlama yapıyor...
öyle çarpık bir tutku, sadece bir "oyun" olan futbola öyle bir "ilahi misyon" yükleniyor ki... bırakın eğitimsiz kitleleri. uludağ sözlük yazarları. siz düşünün bakalım halinizi. işyerinde, okulda beraber oturduğunuz fb'li, gs'li adamla; beraber kaçınız maç izleyebiliyor? konu futbol olduğu zaman; nasıl karşı taraftakilerin anasından girip, bacısından çıkıyorsunuz? peki mantıklı mı? nedir futbol? nedir gs? nedir fb? hayatımız için ne ifade ediyor? hayatımızın neresinde yer alıyor? konu futbol olunca nasıl bu kadar raydan çıkabiliyoruz? hanginiz açıklayabilir? bir de şöyle düşünün. on yıllardır izlediğiniz maçları, televizyon programlarını düşünün. maçlarda futbolcuların birbirlerine tavırlarını, televizyon programlarında yorumcuların meseleleri nasıl "namus" meselesi haline getirdiğini, yöneticilerin nasıl kitleleri "provoke" ettiğini düşünün. daha 3 gün önce bir "namus" faciası yaşamadı mı bu ülke? fb'nin cas'a açtığı dava için fb yöneticisi çıkıp "namus meselemizdir" demedi mi? kendisini fb'ye aidiyet duygusuyla bağlamış insanlar, zırnık ilgisi olmayan bir davayı bir anda "namus meselesi" olarak görmeye başlamadı mı? aynı yönetici 3 gün önce çıkıp basın toplantısında cas davasının çekildiğini topluma açıklamadı mı? aha 3 günlük örnek size... bir anda meseleler nasıl namus meselesine dönüyor? nedir senin namusun taraftar? 2 tane holding patronunun s.kinin keyfine avrupa'da açtığı bir futbol davası mı? yoksa ailen mi? onurun mu?
bu hale nasıl getirildi taraftar profili? işte böyle... peki mantıklı mı yukarıdaki 2 paragraf? böylesine saplantılı, böylesine fanatikleşmiş, böylesine salaklaştırılmış bir taraftar kitlesi haline getirilmesek; neden gs-bonus kart kullanalım? neden fb-cell abonesi olalım? neden 5 TL'ye aldığımız formaları 100 TL verip orijinal alalım? var mı o kadar paramız? o kadar lüks içinde mi yaşıyoruz? önceliğimiz evimiz mi, ailemiz mi, sevdiklerimiz mi? yoksa futbol mu? beyni s.kilmemiş, köreltilmemiş, futbolu hayatının en önemli gündem maddesi yapmamış adam; çocuğunun masraflarından kısıp evine digitürk alır mı?
peki bu kadar köreltilen, fanatikleştirilen, futbolu hayatının en önemli gündemi haline getiren vatandaş; hayatındaki en önemli şey için (tuttuğu takım) küfretmez mi? hatta kavga etmez mi? "kendisi gibi köreltilen" diğer takım taraftarlarından nefret etmez mi? beraber gezdiği, beraber yediği içtiği, beraber çalıştığı arkadaşlarına (diğer takım taraftarlarına); forumlarda, stadlarda, kahvehanelerde ağız dolusu küfür etmez mi? peki bu senaryoda mide bulandıran taraftar profili midir? yoksa futbol endüstrisi midir? ingiltere ile, almanya ile, ispanya ile finansal rekabet içine giren futbol patronları, futbol kulüpleri midir?
felaket tellallığı gibi olmasın ama; daha çok kötü günler bekliyor bizi. bunlar iyi günlerimiz...
yıllardır bu memlekette insanlar birbirine düşman ediliyor. "futbol endüstrisi" yaratmak adına kitleler fanatikleştiriliyor. burası ingiltere değil. asgari ücretin 700 TL olduğu bir memlekette insanlara kolay kolay taraftar kredi kartı, orijinal taraftar forması, taraftar hattı falan satamazsın. ama bizim endüstrimiz "büyük abileri" ile rekabet edebilmek için her türlü yolu mubah görüyor. taraftara "satış" yapabilmek için gözünü kör etmekten, fanatikleştirmekten, robotlaştırmaktan çekinmiyor. eğer bir gs'liyi "hasta gs'li", bir fb'liyi "hasta fb'li" haline getirmezse, futbol kitlesinin büyük bölümünü oluşturan "dar gelirlilere" bir şapka bile satamaz. 700 TL asgari ücret alan adamın evine 150 TL'ye decoder satamaz... "yüksek gelirli" azınlık, türk futbol endüstrisinin "büyük abilerle" rekabet etmesi için yeterli sayıyı oluşturmuyor. "daha fazla satalım", "daha fazla paralarını alalım" anlayışıyla son 20 yıldır türk futbol seyircisi, "son derece bilinçli" olarak "fanatikleştiriliyor"... bakmayın siz tv'lerde şansal'ın çıkıp "ihihih bu olaylar futbolumuza yakışmıyor" dediğine. futbol kitlesini bu hale getiren onlardır. "ee biz mi kavga ettiriyoruz?" diye zırlamaya da başlarlar. hayır! siz kavga ettirmiyorsunuz. siz körleştiriyor, manyaklaştırıyor, adamın futbolu hayatının merkezi haline getirmesine yol açıyorsunuz. kavgayı o doğaçlama yapıyor...
öyle çarpık bir tutku, sadece bir "oyun" olan futbola öyle bir "ilahi misyon" yükleniyor ki... bırakın eğitimsiz kitleleri. uludağ sözlük yazarları. siz düşünün bakalım halinizi. işyerinde, okulda beraber oturduğunuz fb'li, gs'li adamla; beraber kaçınız maç izleyebiliyor? konu futbol olduğu zaman; nasıl karşı taraftakilerin anasından girip, bacısından çıkıyorsunuz? peki mantıklı mı? nedir futbol? nedir gs? nedir fb? hayatımız için ne ifade ediyor? hayatımızın neresinde yer alıyor? konu futbol olunca nasıl bu kadar raydan çıkabiliyoruz? hanginiz açıklayabilir? bir de şöyle düşünün. on yıllardır izlediğiniz maçları, televizyon programlarını düşünün. maçlarda futbolcuların birbirlerine tavırlarını, televizyon programlarında yorumcuların meseleleri nasıl "namus" meselesi haline getirdiğini, yöneticilerin nasıl kitleleri "provoke" ettiğini düşünün. daha 3 gün önce bir "namus" faciası yaşamadı mı bu ülke? fb'nin cas'a açtığı dava için fb yöneticisi çıkıp "namus meselemizdir" demedi mi? kendisini fb'ye aidiyet duygusuyla bağlamış insanlar, zırnık ilgisi olmayan bir davayı bir anda "namus meselesi" olarak görmeye başlamadı mı? aynı yönetici 3 gün önce çıkıp basın toplantısında cas davasının çekildiğini topluma açıklamadı mı? aha 3 günlük örnek size... bir anda meseleler nasıl namus meselesine dönüyor? nedir senin namusun taraftar? 2 tane holding patronunun s.kinin keyfine avrupa'da açtığı bir futbol davası mı? yoksa ailen mi? onurun mu?
bu hale nasıl getirildi taraftar profili? işte böyle... peki mantıklı mı yukarıdaki 2 paragraf? böylesine saplantılı, böylesine fanatikleşmiş, böylesine salaklaştırılmış bir taraftar kitlesi haline getirilmesek; neden gs-bonus kart kullanalım? neden fb-cell abonesi olalım? neden 5 TL'ye aldığımız formaları 100 TL verip orijinal alalım? var mı o kadar paramız? o kadar lüks içinde mi yaşıyoruz? önceliğimiz evimiz mi, ailemiz mi, sevdiklerimiz mi? yoksa futbol mu? beyni s.kilmemiş, köreltilmemiş, futbolu hayatının en önemli gündem maddesi yapmamış adam; çocuğunun masraflarından kısıp evine digitürk alır mı?
peki bu kadar köreltilen, fanatikleştirilen, futbolu hayatının en önemli gündemi haline getiren vatandaş; hayatındaki en önemli şey için (tuttuğu takım) küfretmez mi? hatta kavga etmez mi? "kendisi gibi köreltilen" diğer takım taraftarlarından nefret etmez mi? beraber gezdiği, beraber yediği içtiği, beraber çalıştığı arkadaşlarına (diğer takım taraftarlarına); forumlarda, stadlarda, kahvehanelerde ağız dolusu küfür etmez mi? peki bu senaryoda mide bulandıran taraftar profili midir? yoksa futbol endüstrisi midir? ingiltere ile, almanya ile, ispanya ile finansal rekabet içine giren futbol patronları, futbol kulüpleri midir?
felaket tellallığı gibi olmasın ama; daha çok kötü günler bekliyor bizi. bunlar iyi günlerimiz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar