bugün
- sözlük yazarlarının salataları15
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- türkiye nin en büyük sorunu13
- usualsuspects'in ayağı14
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- yazarların hayattaki başarıları9
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak7
- fon vurgunu34
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- israil'in amerikaya ihtiyacı olmadığı gerçeği2
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- 20 lik diş3
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kolye142
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı3
- uludağ sözlük iki adımlı doğrulama özelliği3
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- sözlük yazarlarını sürekli arayan kişiler2
- kütüphanede sevişmek3
- bm dünya gıda programı'nın gazze yardımını kesmesi3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- istanbul da barajların doluluk oranı2
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- yazarlara gelen son mesaj4
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- laptop anakartı3
- fatma betül sayan kaya7
- carrie2
- kadınların yedekte erkek tutması9
- genetik determinizm2
- türk esnafı10
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- iltica26
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- yazılımcıların flört edememesi2
- türküm doğruyum çalışkanım11
- yazarların almak istediği kol saatleri4
entry'ler (114)
Fayans zemin uzerinde duran kayma potansiyeli yuksek paspas.
Sağ tık yenile yapıp akabinde "güne kendimı yenileyerek başlıyorum" gibisinden bir espri patlatması muhtemel şahıs.
O bilgisayarı atacağım camdan aşağı.
Büyük ihtimalle çocuklukta yer etmiş o hazzı başka hiçbir oyundan alamayacağınız, hayatımızda varolan bize has baş yapıtlardır. Önemli olan grafik değildir hayal gücümüzün o oyunu bize nasıl gösterdiğidir. (bkz: street rod 2)
Sahip çıkılası duygudur. Kaybetmekten korkmak ve daha çok bağlandıkça birbirinize daha sıkı sarıldıkça o korkunun daha da artmasıdır.
+ iyi akşamlar kurye arkadaş yemekleri getirirken bir camel soft alabilir mi acaba ?
- şirket politikamız gereği bla bla bla
- şirket politikamız gereği bla bla bla
Her karışının şehit kanıyla sulandığı bir ülkede o iti nereye bağlasan durur afedersin.
Muhtemelen küçük kardeşin oyun oynamak için şifreleri arakladığı durumdur.
23 yaşındayım 19-20 gösteriyorum memnun muyum ? memnunum. 40 yaşına gelince bu durumla dalga geçen hormonlu arkadaşların ağlayacağı günlerin geleceğinin farkındayım çünkü.
Sınavdan sonra kayıtsız şartsız geçecek duygudur. Seneye hallederim benden kıymetlimi denilip geçilirken son sınıfların korkulu rüyası olabilecek durumdur.
Onu bırakında o adam nasıl 38 yaşında nasıl bir genetik yapıdır bu ?
Windows 95 zamanlarında bir oyun vardı her turlu araçla yarısabiliyorduk hatta araçlara logo falan koyabiliyorduk helikopter falan da vardı hatta marsta bile yarısıyorduk o oyunun adı neydi kabız oluyorum düşündükçe.
Gece gece bahsinin açılması çok yanlıştır zira canımız cekebilir önerme doğrudur bakın canım çekti niye çünkü bagımlısıyım.
Bu ülkede kaçakçılığın en üst düzeyde olduğu konusunu her zaman atlıyor insanlar. Hayati beyin de bu durumun farkında olduğundan eminim ama görevini gerektiği gibi icra edemediğini hiç bir insan kabul etmez. Nedenini açıklayayım size ben gıda mühendisiyim ve yasal prosedürlere göre ülkeye girip çıkan gıda maddeleri, içecekler vs. örnek alma kurallarına uygun olarak numune alındıktan sonra kanun ve tüzüklerin belirttiği yönde analizlere tabi tutulur ve problem yaratan ürün geri gönderilir. Bir ikincisi üretici firmalar üretim öncesi, üretim aşaması ve sonrasındaki analizleri yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür bu yasal bir zorunluluktur ve bu işi de aynı şekilde gıda mühendisinin yapması gerekir. Şu günlerde şarlatan bir tıp doktorunun televizyonlarda çıkıp "yok efendim bu zehirli vay efendim şu öldürür" şeklindeki konuşmaları bir profesörün bile cehalet sahibi olabileceğinin göstergesidir ki bu şahısa defalarca kez odtü gibi üniversitelerin gıda mühendisliği başkanları veya diğer üniversitelerin hocaları tarafından canlı yayında muazzam kapaklar yapılmıştır ama kendisi hala vik vik konuşup insanların zihinlerini bulandırmaktadır. Eğer zehirli pirinç bu ülkeye girdiyse ya kaçak yolla ya da inatla gıda güvenliğini yok sayıp televizyonlarda şunu yiyince kafan patlıyormuş yok şunu yersen çocuğun aptallaşıyormuş muşta muşlara göz yuman ve bu problemi kökten çözecek insanları inkar eden devlet yüzünden girmiştir. insanlar gıda ürünlerini tüketmeye korkuyoruz diye bas bas bağırırken bu işin uzmanı olan ve bununla ilgili her türlü dersi almış bilim insanları yerine neden veteriner hekim ya da ziraatçiler çalıştırılıyor. Bu ülkedeki torpil anlayışı düzelmediği sürece daha çok insan zehirlenecek emin olabilirsiniz.
Eğer milliyetçilik, ülkü ocağı adı altında serserilik yapıp suçu günahı olmayan genç insanları zorla, sıkıştırarak, zarar vererek bir düşünceyi empoze etmek ise istemiyoruz öyle milliyetçilik. inanır mısınız artık milliyetçi denildiğinde aklıma gelen profil budur. Bir asker çocuğu olarak konuşacağım ben de ülkücü diye tabir ettiğimiz insanlar tarafında sıkıştırıldım (lise yıllarında, üniversite yıllarında) ancak her seferinde ağızlarının payını verdim milliyetçiliğin ne olduğunu kendi görüşümü anlattım ve evet anladılar hepsi ile hala görüşürüm demem o ki bırakın milliyetçiliği; tuvaletçilik akımını bile algılayabilmek için önce açık görüşlü, çağdaş düşünebilen insanlar olmak gerekir. Ben ve benim gibiler vatan sevgisini milliyetçiliği yaşayarak öğrendik birilerinin zorlamasıyla değil eğer mafyacılık oynamaya meraklı milliyetçiler olacaksa bu ülkede, Atatürk milliyetçiliğinin ne olduğunu algılamayacak yapıda insanlar yetişecekse milliyetçilik adı altında istemiyorum arkadaşım birliğinizi haydi eksileyin şimdi. Biz Atatürk' ün nesliyiz sokakta külhan beyliği yapan serserilerin değil bir birlik beraberlik oluşacaksa önce milliyetçilik nedir bunun kavranması gerekir.
He koçum a tosunum a aslanım hadi yatağa.
Hele bir de aylardan şubat ise bambaşkadır.
Yıllar sonra görüldüğünde bile aynı etkiyi yaratan çoğunlukla büyük üstadlarımızın elinden çıkmış karikatürlerdir (bkz: yıllanmış şarap misali)
http://karikaturistan.fil...tla_sic_umut_sarikaya.jpg
http://karikaturistan.fil...tla_sic_umut_sarikaya.jpg
Yemek yenirken ağızdan çıkan sesler (bkz: hoturtu kütürtü şapırtı).