bugün

sevdiği entry'ler

gecenin klasik müziği

niccoló Paganini: "Violin Sonata No 6"

https://youtu.be/5BQY6A3rLRY

aşı olmayanları kırmızı bültenle aramak

Sürekli yeni varyantları çıkan virüsten damarlarına aktivitesi şüpheli bir takım sıvılar enjekte ettirerek kurtulacağını zannedenlerin doğal seçilimle elenmesinden sonra ortaya çıkacakları için gereksiz bir eylemdir.

Aynen sığır, doğal seçilim.

daha adil bir dünya mümkün

Allah aşkına ne yazmış çok merak ettim, diyerek gidip alıp heyecanla okuyacağım kitaptır. Faiz sebeptir diyecek kadar ilim sahibi, köyde patates toplayan teyzeciğin bile "bunların kanı bozuk" dediği yapılanma hakkında "kandırıldık" diyecek kadar dürüst, bu ülkeye faydası olan herkesin ne hikmetse hain çıkmasıyla yanından kovacak kadar vatanperver, halkın en küçük kesiminden en büyük kesimine kadar hiçbir haksızlık etmeksizin yöneten ve adaleti bu ülkenin bel kemiği haline getiren bir adam.

Silivri bir yana, bu yirmi senelik devasa bokun üstüne nasıl bir tüy dikilebilir tahayyül sınırlarımın dışında bir şey. Okuyup aydınlanmak ve "ulan be reisim. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var hala. Ben hayatımda böyle tüy dikenini görmedim" demek istiyorum.

Yazar notu: acaba reisimizin adil dünya fikriyatı içerisinde Doğu türkistan hakkında susmanın ücreti mukabili yazıyor mudur şahsi olarak çok merak ediyorum.

türbanın yasaklanması gerektiği

Yasaklanamaz, zaten adamlar geçmişte yaşanan bu yasaklardan dolayı senelerdir iktidarda. Niye kendi ayaklarına sıksınlar.

Ayrıca türban ne? ben de bu kelimeyi anlamıyorum.
Siz hiç nenenizin türbanımı takayım dediğini duydunuz mu?
Bizim kültürümüzde eşarp vardır tülbent vardır yazma falan vardır işte.
Bu türban kelimesi de son yıllarda türedi, tabi onunla birlikte deve hörgücü yapıp üzerime plazma tv gibi güneş gözlüğü takanlar da. Abartılı makyajı da unutmayalım.

kürtler kardeşimiz mi anketi

iyi olan Kürtler kardeşimdir. kötü olan, toplum düzenini bozanlar ise düşmanımdır. Ve her etnik kökenden illa ki kötü insan çıkar en nihayetinde.

Not: ırkçılık kanımızda yok hamdolsun.

kadınlarla nasıl konuşulacağını bilmiyoruz

Kadınlardan uzak durun mümkünse terörist orospu çocukları, onları katletmeyin yeter. Çalışan kadınların dışarı çıkmaması için böyle sikko bi bahane uydurmak ancak Taliban denen orospu çocuklarına yakışırdı.

ekonomi çok kötüyse herkeste neden iphone 12 var

600 yıllık bir imparatorluğun son demlerinde, ülke ekonomisi bitmiş vaziyetteyken sırf batı'ya "yıkılmadık, ayaktayız." mesajı verebilmek amacıyla avrupa'dan * alınan borçla çırağan sarayı'nı inşa edip gösteriş yapmaya çalışan osmanlı padişahlarının torunları olduğunu iddia eden kitlenin ülkenin %50'sine tekabül etmesinden dolayı ülkenin en az yarısında şu anda i-phone 12 olması gayet normaldir. bir araştırsanız bankaya binlerce lira kredi borcu çıkar bunların. sanki keş parayı koyup i-phone alıyorlar da biz ekonomi kötü diyoruz gibi konuşmayınız lütfen. bizim toplumun yarısına yakını içmeye ayran bulamazken sıçmaya gitmek için götünü koyacak taht-ı revan arar. bunu böyle kabul edin bence ve insanların tüketim çılgınlığı üzerinden ekonominin durumunu analiz etmeye çalışmayın. edemezsiniz çünkü.

edit: hayatımda hiç i-phone kullanmadım, gerek de duymadım.

tarikatların postallar altında ezileceği gün

Postallar altında mı, taşlar altında mı her neyse, bunların bitişini görmek, cehaletle beslenen, vatana, millete, bayrağa zarardan başka hiçbir halta yaramayan bu kokuşmuş yuvaların yok olduğunu görmek, tüm vatanseverlerin, maneviyata saygısı olanların en içten dileğidir.

Şeyhlerin, şıhların ayağını yalayarak, pipisini koklayarak, ağzına tükürmesine, karısını pandiklemesine, bacısını düzmesine seyirci kalan, makatı yırtık el kadar çocukları görmezden gelen bu lanet olası zihniyet bitmediği sürece bu ülkeye huzur yok!

Eğitimin, sanatın, ilimin, bilimin ötelendigi her ülke boka sarmıştır!
Tarihin en büyük gerçeği budur!

Defolun!

175 boyundaki erkeğe kısa diyen kız

kendisi 1.70 ve üzeri bir boya sahiptir. insanlar kısa, orta ve uzun boyu kendilerinin yanındaki duruşuna göre değerlendirir. 1.70 boyundaki bir kadın, 1.75 boyundaki bir erkekle yan yana durduğunda askerlik arkadaşı gibi görünür. şahsen ben bu görüntüyü hiç sevmiyorum. ha boy senin için öncelikli bir kriter mi derseniz bunu öncelik yapacak kadar sığ bir insan değilim. lakin yanında basit bir kadın aksesuarı olan topuklu ayakkabıyı hakkını vererek giyemediğim bir erkeğin bana göre orta ya da uzun boylu olduğunu tabii ki iddia edemem. 1.55 boyundaki bir hemcinsim size kendinizi daha iyi hissettirecektir. tabii ki boyutlar sizi iyi hissettirmeye yeter sebepse.

herkes bilsin ki türkiye yok geçen hanı değildir

görsel

Görüntü, yol geçen hanı, Ali baba' nın çiftliği..vs adına ne derseniz deyin.

Sayıları ayyuka çıkmış, kanunsuz, pasaportsuz, kayıtsız, elini kolunu sallaya sallaya ülkeye giren onca insan, "yol geçen hanı" nına delalet değil de nedir?

Eğitimsizlikleri, suç potansiyelleri, kanun, kural tanımayan, edep, adap bilmeyen duruşlarıyla, memleketi istilâ eden, huzurla yaşamamıza artık engel teşkil eden bu yığınlarla yaşamaya mahkum edilmek, mecbur bırakılmak, haksızlıktır, asap bozucudur, delirticidir.

Biz halkız, bu ülkenin sahipleri biziz ve avaz avaz diyoruz ki, bu göçmen yığınını istemiyoruz!

Atalarım, elin suriyelisi, afganı, kıçını yayıp yaşasın diye can vermedi, çanakkale' de, sarıkamış' ta, yüzlerce cephede, elin hanzoları gelip, topraklarımızı bizlere dar etsin diye şehit olmadı, hiiiç kusura bakmayın!

sözlüğün en iyi 3 yazarı

Uludağ sözlük solcularıdır. Hiçbirini ayırt etmem hepsi benim bebeklerim ama bu solcular arasında üstadım olan, beni her konuda aydınlatan, tierraylibertad‘ın yeri başkadır.

Bir de silik olan has komünist biri vardı, nik vermeyeceğim o da süperdi, yazılarını hayranlıkla okurdum. Geri dönerse de kırmızılandırsın. *

vatan hainliğinin belirtileri

PKK ile masaya oturup çözüm sürecini başlatan partiye destek vermek. Aynı zamanda, Yönettiği ülkenin güvenliğini sağlamak yerine saraylar yaptırıp, tarikatlara para aktaran akabinde de Allah kitap deyip milleti sömüren adamı hunharca savunmak.

Ve en önemlisi zamanında fetöye ne istediyse verip, fetöcüleri kamuya yerleştiren, birçok kişinin kanına girme olayını söylemiyorum bile.

Chp hdp ile kol kola, pkk destekçisi… he yarram he…

tengir budun

nick altına yazdığım yazıyı sildirmiş tehditçi yüzsüz . tengir budun sen bana bir şey yapamazsın anladın mı? senin gücün bana yetmez, kafana sokacak mısın artık? senin yarın yaşındayım, ismimi soyismini adresimi yazdım, iste daha fazlasını veririm . beni diğerleriyle karıştırma ben korkmam . sen hiçbir sikte yapamazsın . ancak tehditkar bir şeyler karalarsın, çaylak yaptırırsın, belki hesabım silinir falan . bu kadar, anlatabildim mi tosunum?

halkların kardeşliği

Er ya da geç herkesin kabulleneceği kardeşliktir.

Deniz gezmiş’in son sözlerini buraya yazmak istiyorum…

--spoiler--
"yaşasın tam bağımsız türkiye! yaşasın marksizm-leninizm! yaşasın türk ve kürt halklarının kardeşliği! yaşasın işçiler, köylüler! kahrolsun emperyalizm!"
--spoiler--

Forever halkların kardeşliği ulan!

günün anlamlı sözü

görsel

emiliano zapata

Ernesto che guevara gibi popüler olmayan lakin adam gibi adam olan Meksikalı devrimcidir. anarko komünizmin hakkını verenlerden hem de..

--spoiler--
Gabriel Zapata ve Cleofas Salazar'ın on çocuğundan dokuzuncusu olarak, Anenecuicil köyünde dünyaya geldi. 17 yaşına geldiğinde babasını kaybetti ve ailesine bakmak zorunda kaldı. Bu sıralarda Meksika Porfirio Diaz tarafından diktatörlükle yönetilmekteydi. Zapata'nın ailesi, Anenecuilco köyündeki pek çok aile gibi varlıklı olmamasına ve her an büyük bir yoksullukla karşı karşıya kalma tehlikelerine rağmen, diktatörlük yönetimine boyun eğmeyerek topraklarını korumaya devam etti. Zapata, gösterişli ve zengin görünümü ile her ne kadar toprak sahiplerine yakın bir izlenim uyandırsa da, köyünde saygı duyulan ve hayranlık beslenen biri haline geldi. Bu durum onu, otuz yaşına geldiğinde yaşadığı köyün koruma komitesinin lideri yaptı. Bu göreve gelişinden bir yıl sonra da Meksika devrimi gerçekleşti.

Zaman içinde yaşadığı köyün lideri olmaya başlayan Zapata, çiftçilerin hakları için mücadele vermeye başladı. Barışçıl yollarla toprakları köylülere yeniden paylaştırmak istedi fakat bu konuyla ilgili yıllar süren çabalarının yanıtsız kalması üzerine, mücadelesini silahlanarak sürdürmeye karar verdi.

1910 yılına gelindiğinde diktatör Porfirio Diaz iktidarı, Francisco I. Madero'nun adaylığıyla tehdit edilmeye başladı. Zapata, ülkedeki düzenin değişmesi için gerçek bir fırsat olarak görülen Modero ile gizli bir ittifak kurdu. Bu yıllarda ülkedeki huzursuzluk gerilla gruplarının kurulmasını tetikleyecek noktaya geldi. Zapata da Morelos'ta kurduğu Ejército Libertador del Sur" un komutanlığını üstlendi. Mayıs 1911'de, Pancho Villa ve isyancı köylülerin desteği ile Diaz yönetimi yıkıldı.

Francisco I. Madero'nun yönetiminde bazı yeni toprak reformları yapıldı ancak bu reformlar ve icraatlar Zapata'yı tatmin etmedi. ikili arasındaki ittifak 1911 yılında tamamen sona erdi. Bu ittifakın bitmesiyle Zapata, Meksika'nın en radikal reform planı olan "Plan de Ayala"yı yaptığı güneybatı Puebla'daki dağlara yerleşti.

Oaxacalı bir anarşist olan Ricardo Flores Magon'dan etkilenen Zapata, ilk kez "toprak ve özgürlük" sloganını dile getirdi ancak, Zapata'yı anarşizm ile, daha sonra kurduğu ordunun komutanlarından biri olan, Otilio Montano Sanchez adlı bir öğretmen tanıştırdı. Zapata daha sonra "Zapatista"ları Madero'ya karşı olan devrimci bir grup olarak ilan etti. Kurduğu özgürlük ordusunu harekete geçiren Zapata, eski bir Madero yanlısı olan Pascual Orozco ve Amerika sınırı yakınlarında yaşayan Emiliano Vazquez Gomez ile bir ittifak kurdu. Sınıra yakın yaşayan Gomez sayesinde ordusunun silah ihtiyacını karşılayabildi. Durumu öğrenen Madero, Zapata'yı silahsızlanması konusunda uyardı ancak Zapata insanların haklarının hemen verilmemesi durumunda silahlı mücadeleyi sürdüreceğini söyledi. Daha sonra Madero tarafından görevlendirilen pek çok komutanın ikna çabaları da yetersiz kaldı.

1913 yılında Madero'nun Victoriano Huerta tarafından öldürülmesiyle, Zapata'nın ordusuna olan destek daha da arttı ve kuzeyde Pancho Villa'nın önderliğindeki Villistas grubunun kurulmasına yol açtı. Huerta hapishanedeyken bir Zapatista'nın anlattığı Zapata'nın büyük devrim planına hararetle karşı çıktı.

Huerta'nın bu yaklaşımı daha sonra, Venustiano Carranza adındaki meşrutiyetçi bir lider tarafından bertaraf edildi. Bunun ardından da yeni yönetimi belirlemek için bir kongre toplandı. Zapata, katılımcıların hiçbiri seçilerek gelmediği için bu kongreye katılmayı reddetti, ancak incelenmesi ve değerlendirilmesi için "Plan de Ayala" kongreye gönderildi. Daha sonra kendisini başkan ilan eden Carranza, Zapata'nın başına koyduğu ödülle, Zapatista'ları kendi içinde bölmeye çalıştı. Bu planlarıyla Zapata'yı alt edemeyen Carranza, Zapata'yı uzlaşmak için çağırdığı görüşmede kurduğu pusuyla 10 Nisan 1919'da öldürdü. Zapata'nın ölümünden sonra yavaş yavaş dağılmaya başlayan Zapatista'ların birçoğu, daha sonra orduda ve yönetimde yer aldılar.

Zapata, ölümünden sonra da, ülkesinin en önemli halk kahramanı olarak anılmaya devam etti. Zapata'nın planladığı devrimin ilk kıvılcımlarının parladığı Chiapas'ta, birçok cadde, sokak ve ilçe adı Emiliano Zapata olarak değiştirildi.

Asıl amacı yoksul köylüler için toprak elde etmekti. Reformcu lider Francisco Madero toprak dağıtana kadar Zapata silahlarını bırakmadı. 1911'de, Madero'nun yavaş ilerleyen reformlarını beğenmeyen Zapata, “Plan de Ayala” denen acil bir toprak reformu belgesi yayınladı. 1913 yılında Madero'yu deviren Victoriano Huerta'nın otoritesini tanımayan Zapata, 1914'te Pancho Villa ile beraber Meksika'yı işgal etti. 10 Nisan 1919'da Venustiano Carranza tarafından öldürüldü.
--spoiler--

ışıklar içinde uyusun, büyük adammış vesselam.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.