bugün
- osuruktan şiirler59
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı4
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi3
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası3
- abdullah öcalan13
- yıllık izin3
- bik bik kız kaçırdı9
- bir uykusuz eleman var uyuyamıyor geceleri2
- sözlükte kavga olmayan gün3
- tarhana çorbası7
- yasakçı zihniyet15
- alparslan kuytul13
- ekşi sözlük21
- yılmaz güney filmleri6
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- avanosun nevşehirde olması5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız5
- yılmaz güney büyüklüğü4
- ismail kartal16
- migros'a sorulacak tek soru3
- her şeyi hatırlayan insan9
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni2
- sözlüğün boktanlaşması4
- reels izleme bağımlılığı6
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- astral seyahate çıkış harcı4
- muslettin amca6
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- bugün ne yapsam9
- müsavat dervişoğlu8
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- eskiden migrosun alışveriş kamyonları vardı2
- aleksey batrakov19
- felsefe9
- gammazın gammazlanması4
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- babo dünyayı düzdün doymadın3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- etimek tatlısı4
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- marco asensio5
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
entry'ler (168)
kuaförlerin damadı söğüşlemek için pusuda yattığı saç tarama işlemidir. nasılsa damat sevgili eşinin yıllar sonra bir kavgada "yıllar önce sen düğün günü kuaförde de pazarlık etmiştin zaten cimriliğin taaa o zamandan belliydi, seninle evlendiğim güne lanet olsun" sözlerine muhatap kalmamak için itiraz edemeyecek ya.
korkunç bir olaydır, Allah hiçbir kadının hele de iş toplantısı öncesi başına vermesindir.
hayata dair yaşanılası özel anları paylaşacağın kişiyi ararken kaybettiğin zamana hayıflanmadır aslında.ama o değerli kişiyi er ya da geç buldun ya keşke demenin anlamı ne? onunla paylaşacağın anlrı değerli kıl, önemli olan budur.
"sözler bitince anlatamadıkalrına üzül" şeklinde yasak aşka mesaj niteliğinde yazılardır.
aşkın gücünü artıran parfümdür ve bana göre rebul marka olan tercih edilmelidir.
insana yaşam enerjisi veren aşkın gücüdür. her zaman ve her kişi için yaşanmaz meğer ki rastgele.
günümüz çağdaş insanına yakışmayan durumdur.zira çağdaş demokrat türk nesli duygu ve düşüncelerini açıkca ifade edebilme gücünü damamrlarında akan asil kandan almalı ve aşkını kalbine gömmek yerine karşısındakine ifade edebilmelidir.
evi,yatı,katı,son model arabası ve parası olması *
kombiyi açık unutmuşsunuz, doğalgaz fiyatlarınızdan haberiniz yok galiba.
iş yoğunluğu münasebetiyle sözlüğe uğrama fırsatı bulamayan yazardır.
nam-ı diğer var mısın yok musun yarışmasının hamdi bey'i.
cimri hamdi beyin hiç kimseye 500.000,00 vermediği yarışma
ERKEKLER MELEKTIR MELeKK !
ISTE ERKEKLERIN BIRER MELEK OLDUGUNUN KANITI.
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür."Aman tanrım" diye bağırdığında bir peri belirir ve "Ne diye bağırıyorsun ?"der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir.
"Baltan bu muydu ?" diye sorar.
Ormanci "hayır" diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?"
Ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?" Ormancı "evet" der. Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir. Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. Bir zaman sonra ormancı esiyle birlikte nehir boyunca yürürken karisi suya düşer. Ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Peri yine belirir ;ve sorar: "Ne diye bağırıyorsun ?" Ormancı" karim suya düştü der. Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner."Senin karin bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet"der.
Peri sinirlenmiştir, "Yalan söylüyorsun, gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma sözkonusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım ve üç karimin sorumluluğunu Taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur...
Bu hikâyeden alınacak ders: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir. Kendileri için bir şey istiyorlarsa ekmek çarpsındır... *
ISTE ERKEKLERIN BIRER MELEK OLDUGUNUN KANITI.
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür."Aman tanrım" diye bağırdığında bir peri belirir ve "Ne diye bağırıyorsun ?"der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir.
"Baltan bu muydu ?" diye sorar.
Ormanci "hayır" diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?"
Ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?" Ormancı "evet" der. Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir. Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. Bir zaman sonra ormancı esiyle birlikte nehir boyunca yürürken karisi suya düşer. Ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Peri yine belirir ;ve sorar: "Ne diye bağırıyorsun ?" Ormancı" karim suya düştü der. Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner."Senin karin bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet"der.
Peri sinirlenmiştir, "Yalan söylüyorsun, gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma sözkonusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım ve üç karimin sorumluluğunu Taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur...
Bu hikâyeden alınacak ders: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir. Kendileri için bir şey istiyorlarsa ekmek çarpsındır... *
Sigara içmeyen şehirler arası otobüs şoförü
*Siz istemeden fiş veren küçük esnaf..
*Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar
*Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar,
*Emniyet kemeri takan taksi şöförü,
*Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri,
*Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler ,
*Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar
(günümüzde bu olay" altı şişhane üstü kasımpaşa" niteliğinde),
*Verdiği üç kuruşu vergi zannetmeyen esnaf-tacir
*Yalan söylemeyen politikacı(böyle bir şey hiç oldumuydu ki)
*Bayramlarda el öpünce para veren yaşlılar...
*"Tabiî ki de" ve " atıyorum" demeden konuşabilen genç
*Traş olmuş ve koku sürmüş taksi şoförü
*Kapısında toplanmış kedileri uzaktan gördüğünde ne dükkanı olduğunu
anladığın güvenilir mahalle kasapları,
*Siz söylemeden çiçek alıp gelen erkek arkadaş
*Yağmurlu ve karlı havalarda da sizi almaya can atan taksiler
*Yolların ve trafik kurallarının kendilerine özel olduğunu zannetmeyen
sürücüler
*Sabah sabah tanımadığı insanlara günaydın diyerek gülümseyen insan türü
*işi bilmeyen ama kendi hatalarını açıkça söyleyip, kabullenen patronlar
*Karısı çirkin ve şişman bile olsa, gözü ondan başka kimseyi görmeyen
erkekler
*Bayan yolcuları dikiz aynasından dikizlemeyen muavin
*Altın günleri yerine evde oturup kitap okumayı tercih eden ev kadınları
*Yaya geçidinden geçen yayaları/yayayı görüp geçmesi için yavaşlayan hatta
duran şoförler.
*Hep daha fazlasını istemeyen, sadece ve sadece halkını düşünen
politikacılar.
*Sağa, sola manevralarda "sinyal" veren, etrafını kontrol ederek, gerektiği
gibi araç kullanan, gereksiz klakson çalmayan, makasa girmeyen minibüs
şoförü.
*Güleryüzlü devlet çalışanı. (Bu canlının soyunun tükenmesinde devlet etmeni
büyük rol oynamıştır.)
*Bayan adı ve maili kullanarak kurbanın bilgisayarına girmeye çalışmayan
erkek hacker türü. (HackeropatusKiddus)
*Belediye otobüsüne bindiğinizde selamınızı alan şoförler... (ben genelde
günaydın falan derim de)
*Çayınıza kaç şeker attığınızı bilen arkadaşlar:-)
*Psikolojisi normal olan insanlar
*Hastanede görevi hastabakıcılık olup da hasta yakınlarından para almadan iş
yapan bakıcılar..
*"Abi ben karşının şoförüyüm" yalanını söylemeden erkekçe "abi ben yeni
başladım" diyen taksi şoförleri..
*Vatandaşı "oy pusulası" olarak değil de insan olarak gören politikacılar..
*Km.saati ile oynama yapmadan 2.el araç satan galericiler...
*Asıl görevlerinin büyük şirketlere eğitim vermek değil de, üniversite
öğrencisi yetiştirmek olduğunu düşünen ve uygulayan Hocalar..
*5 dakika korna çalmadan ilerleyebilen minibüs şoförleri
*Simidini paylaşan amca...
*Sırtınızı sıvazlayan dost...
*istemeden zam veren patron
*Dizini dövmeyen babalar
*Küfretmeyen Taraftar,
*Taraf tutmayan Hakem,
*Rüşvet almayan gümrük memurları
*Yerlere çöp ve sigara izmariti atmayan düşünceli insanlardır.
*Siz istemeden fiş veren küçük esnaf..
*Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar
*Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar,
*Emniyet kemeri takan taksi şöförü,
*Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri,
*Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler ,
*Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar
(günümüzde bu olay" altı şişhane üstü kasımpaşa" niteliğinde),
*Verdiği üç kuruşu vergi zannetmeyen esnaf-tacir
*Yalan söylemeyen politikacı(böyle bir şey hiç oldumuydu ki)
*Bayramlarda el öpünce para veren yaşlılar...
*"Tabiî ki de" ve " atıyorum" demeden konuşabilen genç
*Traş olmuş ve koku sürmüş taksi şoförü
*Kapısında toplanmış kedileri uzaktan gördüğünde ne dükkanı olduğunu
anladığın güvenilir mahalle kasapları,
*Siz söylemeden çiçek alıp gelen erkek arkadaş
*Yağmurlu ve karlı havalarda da sizi almaya can atan taksiler
*Yolların ve trafik kurallarının kendilerine özel olduğunu zannetmeyen
sürücüler
*Sabah sabah tanımadığı insanlara günaydın diyerek gülümseyen insan türü
*işi bilmeyen ama kendi hatalarını açıkça söyleyip, kabullenen patronlar
*Karısı çirkin ve şişman bile olsa, gözü ondan başka kimseyi görmeyen
erkekler
*Bayan yolcuları dikiz aynasından dikizlemeyen muavin
*Altın günleri yerine evde oturup kitap okumayı tercih eden ev kadınları
*Yaya geçidinden geçen yayaları/yayayı görüp geçmesi için yavaşlayan hatta
duran şoförler.
*Hep daha fazlasını istemeyen, sadece ve sadece halkını düşünen
politikacılar.
*Sağa, sola manevralarda "sinyal" veren, etrafını kontrol ederek, gerektiği
gibi araç kullanan, gereksiz klakson çalmayan, makasa girmeyen minibüs
şoförü.
*Güleryüzlü devlet çalışanı. (Bu canlının soyunun tükenmesinde devlet etmeni
büyük rol oynamıştır.)
*Bayan adı ve maili kullanarak kurbanın bilgisayarına girmeye çalışmayan
erkek hacker türü. (HackeropatusKiddus)
*Belediye otobüsüne bindiğinizde selamınızı alan şoförler... (ben genelde
günaydın falan derim de)
*Çayınıza kaç şeker attığınızı bilen arkadaşlar:-)
*Psikolojisi normal olan insanlar
*Hastanede görevi hastabakıcılık olup da hasta yakınlarından para almadan iş
yapan bakıcılar..
*"Abi ben karşının şoförüyüm" yalanını söylemeden erkekçe "abi ben yeni
başladım" diyen taksi şoförleri..
*Vatandaşı "oy pusulası" olarak değil de insan olarak gören politikacılar..
*Km.saati ile oynama yapmadan 2.el araç satan galericiler...
*Asıl görevlerinin büyük şirketlere eğitim vermek değil de, üniversite
öğrencisi yetiştirmek olduğunu düşünen ve uygulayan Hocalar..
*5 dakika korna çalmadan ilerleyebilen minibüs şoförleri
*Simidini paylaşan amca...
*Sırtınızı sıvazlayan dost...
*istemeden zam veren patron
*Dizini dövmeyen babalar
*Küfretmeyen Taraftar,
*Taraf tutmayan Hakem,
*Rüşvet almayan gümrük memurları
*Yerlere çöp ve sigara izmariti atmayan düşünceli insanlardır.
yüreğimin en derinlerinde.
kar taneleri- nilüfer.
büyükçekmece gürpınar semtinin bilcümle esnafı.
mehmetçik bu toprakta varoldukça milletimiz rahat uyusun.
değil mi ki millet rahat uyusun diye gecesini gündüzüne katan atamız, nice uykusuz geceler geçirmiş :
Izmir kurtuldu, cok tatli bir yorgunluk,Ankara'ya hareket edecekler. Trene binerler kompartimana cekilirler. Ertesi gun kompartimanin kapisini calar yaveri, acar yorgun, bitkin, kravatini yikamaktadir.Ataturk. bu Yaveri
" pasam , bu ne hal hic uyumadiniz herhalde niye boylesiniz"der.
"Ya çocuk kompartimanima yastikla battaniye koymayi unutmussunuz.
Kolumu yastik yaptim agridi , setremi yastik yaptim usudum , bende uyumadim kalktim"der.
Yaveri;"aman pasam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastikla battaniye getirirdik"der.
Ve bir ulke kurtarmaktan donen komutan tarihi bir cevap verir,der ki
"Gec farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz.
Hicbirinize kiyamadim.Onemli olan benim uyumam degil milletimin rahat uyumasi".
değil mi ki millet rahat uyusun diye gecesini gündüzüne katan atamız, nice uykusuz geceler geçirmiş :
Izmir kurtuldu, cok tatli bir yorgunluk,Ankara'ya hareket edecekler. Trene binerler kompartimana cekilirler. Ertesi gun kompartimanin kapisini calar yaveri, acar yorgun, bitkin, kravatini yikamaktadir.Ataturk. bu Yaveri
" pasam , bu ne hal hic uyumadiniz herhalde niye boylesiniz"der.
"Ya çocuk kompartimanima yastikla battaniye koymayi unutmussunuz.
Kolumu yastik yaptim agridi , setremi yastik yaptim usudum , bende uyumadim kalktim"der.
Yaveri;"aman pasam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastikla battaniye getirirdik"der.
Ve bir ulke kurtarmaktan donen komutan tarihi bir cevap verir,der ki
"Gec farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz.
Hicbirinize kiyamadim.Onemli olan benim uyumam degil milletimin rahat uyumasi".
çalışan hanımlar için evde bekleyen bir yığın ütü, çamaşır, temizlik vb. işleri anımsatan kelime grubu.
bahse konu yazarların tembelliğini ya da sonraki nesil yazarların yazılarını gammazlamaktan yazı yazmayı unuttuklarını ifade eder.