bugün
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- arkadaşlar bakar mısınız9
- müzik haramdır5
- karşı cinste çekici gelen şeyler5
- gir içime hünharca11
- satranç haram yasaklansın15
- dinlemeyi bilmek5
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- uludağ sözlük online sayısı5
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- true yazar mı sorunsalı4
- faik öztrak4
- eğirdir gölü3
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- gocu43
- beyazsemsiyeliyabanci48
- recep tayyip erdoğan8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- en sevilen meyveler8
- kürt kültürü3
- kızının düğününde oynayan baba8
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- the gilded lily3
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- sssilvermist11
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- şovalye ruhlu erkek2
- bu devirde fes giymek5
- ona bir şey söyle18
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- opi2
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- buddy dude20
- ısparta10
- yagmurcu6
- taziye çadırı2
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- kürdistan3
- togg'a lpg taktırmak11
- ets tur ile balayının zehir olması2
- yapay zeka moderatörü17
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip5
entry'ler (84)
anne mottosu. en ufak hatada dillendirilir, sinir eder.
sevgiliyi kendine getirebilme umudu taşıyan ergen söylemi.
deneyimlerimden edinip paylaştığım anne.
evlat haşarılıkları sanrısı yaşamaktadır.
evlat haşarılıkları sanrısı yaşamaktadır.
+daha önce ne kadar güzel olduğunu söyleyen oldu mu?
-ay olmadııı. sen mi söyleyeceksin ilk?
+yok. bi mal ben miyim amına koyayim.
-ay olmadııı. sen mi söyleyeceksin ilk?
+yok. bi mal ben miyim amına koyayim.
dünyadaki tüm yarışmalar içinde, kazanma ihtimalinin en kesin saptanabildiği yarışmadır.
kazanmayı kafaya koymuş bireyler için gerekenler:
bir adet yüzü dışında vücudunun hiçbir yeri, teni görünmeyen kadın. oyunculuk yeteneği aranmaz
bir adet sağ parmakta gümüş yüzüklü düzgün tıraşlı akçapakça delikanlı.oyunculuk yeteneği aranmaz
bir adet kalantor, zalim, hain adam. orta standartta oyuncu olması gerekli, ettiklerini bulacak ve felç rolü oynayacak
ibret ve ilham olsun diye sır kapısı ve kalp gözünün 2inci ve 3üncü sezon bölümleri. önemli.
senaryoya gelince;
o da oldukça basite indirgenmiş olmakla birlikte, kızla sümsük oğlanın evlenmesi, hain adamın evliliklerini bozmak için elinden geleni yapması temalıdır; inandırıcılığı tetiklemek için hamile olan kız yerlerde tekmelenir; ki felçe uğrayan adam ''ettiğini buldu şerefsiz'' nidalarıyla karşılansın. arka rafta duran kuran ve namaz hocası ve kabe fotoğrafli çerçeveli arka planları eksik olmadığı sürece, bütçe gerektirmeyen bir dekor içermesi de yeterli sayılacaktır.
bu oluşuma güvenim tam.
kazanmayı kafaya koymuş bireyler için gerekenler:
bir adet yüzü dışında vücudunun hiçbir yeri, teni görünmeyen kadın. oyunculuk yeteneği aranmaz
bir adet sağ parmakta gümüş yüzüklü düzgün tıraşlı akçapakça delikanlı.oyunculuk yeteneği aranmaz
bir adet kalantor, zalim, hain adam. orta standartta oyuncu olması gerekli, ettiklerini bulacak ve felç rolü oynayacak
ibret ve ilham olsun diye sır kapısı ve kalp gözünün 2inci ve 3üncü sezon bölümleri. önemli.
senaryoya gelince;
o da oldukça basite indirgenmiş olmakla birlikte, kızla sümsük oğlanın evlenmesi, hain adamın evliliklerini bozmak için elinden geleni yapması temalıdır; inandırıcılığı tetiklemek için hamile olan kız yerlerde tekmelenir; ki felçe uğrayan adam ''ettiğini buldu şerefsiz'' nidalarıyla karşılansın. arka rafta duran kuran ve namaz hocası ve kabe fotoğrafli çerçeveli arka planları eksik olmadığı sürece, bütçe gerektirmeyen bir dekor içermesi de yeterli sayılacaktır.
bu oluşuma güvenim tam.
aşkın garanti belgeli hali.
sınıf tarafından dışlanmaya mahkum çocuk.
hani lisede müzik öğretmeni vardır bi. candır. lise sonda test çözmeniz için serbest bırakır, sıkmaz, flüt nota diye tutturmaz. o güzel dudaklarından ''serbestsiniz çocuklar'' sözü dökülür devamlı şiir gibi. germez, yormaz. mistir.
bi de sınıfta çıkarcı pezevenk vardır. o huşu ortamını siker. verilen özgürlüğü dibine kadar kullanıp amına kor ortalığın.
bunun üzerine o öğretmenden '' size güvendim, suistimal ettiniz, çıkarın defterleri'' sözcükleri dökülür. sınıfa yayılır, tokat gibi iner suratlara.
bütün bakışlar ibneye çevrilir. tenefüste alacağın öç ve söyleyeceğin küfürleri sıralarsın kafanda. integral çalışmak varken solfej molfejle uğraşırsın. 'son senem lan bu benim ne müziği' bakışlarını odaklayarak izmir'in kavakları adlı eserin yazılı olduğu kitabın sayfasına.
hani lisede müzik öğretmeni vardır bi. candır. lise sonda test çözmeniz için serbest bırakır, sıkmaz, flüt nota diye tutturmaz. o güzel dudaklarından ''serbestsiniz çocuklar'' sözü dökülür devamlı şiir gibi. germez, yormaz. mistir.
bi de sınıfta çıkarcı pezevenk vardır. o huşu ortamını siker. verilen özgürlüğü dibine kadar kullanıp amına kor ortalığın.
bunun üzerine o öğretmenden '' size güvendim, suistimal ettiniz, çıkarın defterleri'' sözcükleri dökülür. sınıfa yayılır, tokat gibi iner suratlara.
bütün bakışlar ibneye çevrilir. tenefüste alacağın öç ve söyleyeceğin küfürleri sıralarsın kafanda. integral çalışmak varken solfej molfejle uğraşırsın. 'son senem lan bu benim ne müziği' bakışlarını odaklayarak izmir'in kavakları adlı eserin yazılı olduğu kitabın sayfasına.
herkesin muhakkak hissettiğidir.
yüksek sesle müzik açıp kendi kendine klip çekmek dahil bütün çılgın şeyleri gerçekleştirebilir insan, mistir.
yüksek sesle müzik açıp kendi kendine klip çekmek dahil bütün çılgın şeyleri gerçekleştirebilir insan, mistir.
programına konuk olan şarkıcının şarkısını bilmeyen sunucuların sıkça giriştiği eylem.
geçen tv 8'de yayın yapan seray sever adlı hatunun programına konuk olan doğuş, şarkı söylemekteydi. seray sever de arkalardan bir yerden, kameralar ona döndüğünde ağzını oynatarak bir şeyler söyledi. meğer şarkıya eşlik ediyorumuş, te allahım.
sonra doğuş'a baktım. o da bir şeyler mırıldanıyor. lan o da şarkısını ezberleyememiş. ebesinin amı. biri daha şarkısını öğrenemeden programa çıkmış, öbürü daha albümünü dinlemeden herifi yayına çağırmış.
bizden bir bok olmaz.
geçen tv 8'de yayın yapan seray sever adlı hatunun programına konuk olan doğuş, şarkı söylemekteydi. seray sever de arkalardan bir yerden, kameralar ona döndüğünde ağzını oynatarak bir şeyler söyledi. meğer şarkıya eşlik ediyorumuş, te allahım.
sonra doğuş'a baktım. o da bir şeyler mırıldanıyor. lan o da şarkısını ezberleyememiş. ebesinin amı. biri daha şarkısını öğrenemeden programa çıkmış, öbürü daha albümünü dinlemeden herifi yayına çağırmış.
bizden bir bok olmaz.
telefon mesajlarında sıkça kullanılan, eyvallahın kısaltılıp modernize edilmiş, gelebileceği en mal hali.
derece büyüdükçe fikir değişim açısının artmadığını bilen, yine aynı yere geleceği için düşüncelerini evirip çeviren tutarlı adam.
yönetim görevlendirirse olmak istediğimdir.
bu yüzden buraya geçmişteki ispiyonlarımı bir özgeçmiş tadında aktarmak istiyorum.
efendim öncelikle ben, kimsenin gözünün yaşına bakmam. iş hayatında duygusallığa yer yoktur malum. hata yapanı affetmem, direkt silerim tek kalemde. acımasızlığımla ünlüyümdür ben buralarda.
mesela, kardeşimin bir sevgilisi olduğunu hemen yetiştirmiştim. zaten küçükken de her bokunu ispiklerdim. kuzenlerimin yaramazlıklarını teyzeme amcama anlatırdım. anlatırken de kurdeleli uzun ipek gibi saçlarımı okşar, pembe simli cicili bicili barbie eteğimin ucuyla oynar, uzun kirpiklerimi kırpıştırır, en tatlış sesimi seçip en masum ifademi takınırdım ki, kimse bana gıcık olmasın. dayımın fazladan yediği zeytinyağlı dolmaları hemen gider söylerdim.
kameralı telefonlar icat edildiğinde, daha ileri bir teknoloji kullanmaya başladım ve resimler çekip devam ettim bu yoldaki gelişimime. dayımın sigara içerken fotoğraflarını çektim gizlice, sonra dedeme sanki normal fotoğraflar gösteriyormuşum da, arada yanlışlıkla onu da göstermiş gibi davrandım. dedem dayımı azarlarken de hafiften gözyaşı döktüm istemeden olmuş gibi.
ama asıl gammazcılığımı okuldayken yaptım. yanımdaki çocuğun benden kopya çekmesine izin verip sonra da, oha ya napıyosunnnnn diye bağırdım. hocaya da ağladım emeğimi çalıyor diye. arkadaşlarımın ailelerinden sakladıkları 1leri 0ları hep ben yetiştirdim. evlerini aradım, anneleri çıktığında da,''ay hayriye teyzeciiim, ben de cansuyu teselli için aradım, 1 aldı ya bugün ondaaaaan'' dedim. sonra da ''ay siz bilmiyo muydunuuuuzz'' diyip telefonu kapadım görevimi yerine getirmenin verdiği huzurla.
en sonuncu gammazlığım da, babamın annemi aldattığını anneme söylemek oldu ki bu biraz acı bir hatıradır, bunu es geçeceğim.
işte böyle. umarım hakettiğim yere gelirim bir an önce. kabul etmesseniz de siz kaybedersiniz amına koyayim çok da fifi. ama siz yine de alın tabi, sizin kazancınız.
sevgiler, saygılar.
bu yüzden buraya geçmişteki ispiyonlarımı bir özgeçmiş tadında aktarmak istiyorum.
efendim öncelikle ben, kimsenin gözünün yaşına bakmam. iş hayatında duygusallığa yer yoktur malum. hata yapanı affetmem, direkt silerim tek kalemde. acımasızlığımla ünlüyümdür ben buralarda.
mesela, kardeşimin bir sevgilisi olduğunu hemen yetiştirmiştim. zaten küçükken de her bokunu ispiklerdim. kuzenlerimin yaramazlıklarını teyzeme amcama anlatırdım. anlatırken de kurdeleli uzun ipek gibi saçlarımı okşar, pembe simli cicili bicili barbie eteğimin ucuyla oynar, uzun kirpiklerimi kırpıştırır, en tatlış sesimi seçip en masum ifademi takınırdım ki, kimse bana gıcık olmasın. dayımın fazladan yediği zeytinyağlı dolmaları hemen gider söylerdim.
kameralı telefonlar icat edildiğinde, daha ileri bir teknoloji kullanmaya başladım ve resimler çekip devam ettim bu yoldaki gelişimime. dayımın sigara içerken fotoğraflarını çektim gizlice, sonra dedeme sanki normal fotoğraflar gösteriyormuşum da, arada yanlışlıkla onu da göstermiş gibi davrandım. dedem dayımı azarlarken de hafiften gözyaşı döktüm istemeden olmuş gibi.
ama asıl gammazcılığımı okuldayken yaptım. yanımdaki çocuğun benden kopya çekmesine izin verip sonra da, oha ya napıyosunnnnn diye bağırdım. hocaya da ağladım emeğimi çalıyor diye. arkadaşlarımın ailelerinden sakladıkları 1leri 0ları hep ben yetiştirdim. evlerini aradım, anneleri çıktığında da,''ay hayriye teyzeciiim, ben de cansuyu teselli için aradım, 1 aldı ya bugün ondaaaaan'' dedim. sonra da ''ay siz bilmiyo muydunuuuuzz'' diyip telefonu kapadım görevimi yerine getirmenin verdiği huzurla.
en sonuncu gammazlığım da, babamın annemi aldattığını anneme söylemek oldu ki bu biraz acı bir hatıradır, bunu es geçeceğim.
işte böyle. umarım hakettiğim yere gelirim bir an önce. kabul etmesseniz de siz kaybedersiniz amına koyayim çok da fifi. ama siz yine de alın tabi, sizin kazancınız.
sevgiler, saygılar.
kilisede yaptığımdır.
mum diken onlarca insanın bulunduğu yere gidip ''bir mum da ben yakayım lan'' dediydim. dileyecek bir şey bulamayınca da ''kimsenin dileği olmasın'' diyip yakıp diktiydim mumu.
maksat ibnelik.
mum diken onlarca insanın bulunduğu yere gidip ''bir mum da ben yakayım lan'' dediydim. dileyecek bir şey bulamayınca da ''kimsenin dileği olmasın'' diyip yakıp diktiydim mumu.
maksat ibnelik.
sakar insanların başına sıklıkla gelendir.
örneğin, yere düşüp kırılan parfüm şişesi. yerde hızla yol alan caaaanım parfümün birazdan uçacağını bilmek, elleri yere sürüp sonra boyuna temas ettirerek son demlerden nasiplenmek.
geçen fondöten şişesini kırdım. kalakaldım yerdeki kahverengimsi cıvıklığa. camların en az olduğu yeri seçip parmaklarımı daldırdım, yüzüme sürdüm. evet yaptım bunu. sonra dedim hazır elim değmişken bi de rimel süreyim. eni konu makyaj yaptım. sonra o da boşa gitmesin diye gezmeye gittim.
ısraf günah.
örneğin, yere düşüp kırılan parfüm şişesi. yerde hızla yol alan caaaanım parfümün birazdan uçacağını bilmek, elleri yere sürüp sonra boyuna temas ettirerek son demlerden nasiplenmek.
geçen fondöten şişesini kırdım. kalakaldım yerdeki kahverengimsi cıvıklığa. camların en az olduğu yeri seçip parmaklarımı daldırdım, yüzüme sürdüm. evet yaptım bunu. sonra dedim hazır elim değmişken bi de rimel süreyim. eni konu makyaj yaptım. sonra o da boşa gitmesin diye gezmeye gittim.
ısraf günah.
'olan kız' yazacaktım, malum, error verdi.
eğer kızsa, gerçek hayatta hiç boş kalmayan kızdır.
bilgisayarı boştaysa, kendisinin dolu olmasındandır.
eğer kızsa, gerçek hayatta hiç boş kalmayan kızdır.
bilgisayarı boştaysa, kendisinin dolu olmasındandır.
gerekli olandır diye dandik bir tanım yaptıktan sonra, asıl anlatmak istediğime geçeceğim.
bir gün bir kitapçık karıştırıyorum. burç uyumlarını falan anlatıyor. aslan-aslan birlikteliğine geldi sıra. seks uyumları muhteşem, kıvılcımlar çıkartabilirsiniz, hadi yatağa koşun ovvvv falan tarzı bir şey.
kitapçık yazarının, bunları yazarken hangi hislerle tuşlara bastığını ya da kaleme sarıldığını düşündüm sonra. kendi burcumdan şüphe ettim ' aslan burcu olduğum halde niye kimseyle kıvılcam ateş ovvv falan yaşamadım lan ben' diye. gençlik tabi.
sonra esti lan birden. gerçekten esti. pencereyi kapadım. kaparken bir çift gördüm aşağıda. yiyişme diye tabir ettiğimiz o ayıp şeyi yapıyorlardı. kesin aslan- aslan lan bunlar dedim.
işte o an mecazi anlamda esti. kitapçığı yazanın e-mail adresine baktım. mail atmak üzere laptop'ımı açtım. evet, laptop'ım var. yatarken falan güzel oluyor.
döşedim bir mail.
yazdığınız kitapçığı pek beğendim. çok gerçekçi. bence dergilerle promosyon olarak değil, ayrı olarak satılmalı bu. (falan falan)
yalnız, aslan-aslan kısmına geldiğim zaman biraz duraksadım. pardon siz ne burcusunuz acaba?
yolladım bunu ben. gerçekten yolladım.
cevap mı? geldi:
övgüleriniz için teşekkürler sayın okuyucu. yalnız bu kitapçık tek kişi tarafından hazırlanmadı. her bir sayfayı, ya da bölümü başka bir köşe yazarı yazdı. editörümüz de tabi. sizin bahsettiğiniz sayfayı yazanın kim olduğunu bilmiyoruz. çünkü yazılar bir havuzun içinden seçiliyor. teşekkür ederiz.
ha siktir dedim. sigara yaktım hemen. kendimi birden inandırmışım lan resmen adam olduğuna yazanın. ya da öyle istedim bilmiyorum.
o gün bugündür, aslan burcu sevgilim olduğunda, terbiyeci ben oldum. gerçek anlamda terbiyeci. ahlaki anlamda. evine gitmedim. gitsem de yatağına 1 metreden fazla yaklaşmadım.
bir de, ellerim üşüdüğünde ellerimi ona sürtmedim. malum, kıvılcımlar.
bir gün bir kitapçık karıştırıyorum. burç uyumlarını falan anlatıyor. aslan-aslan birlikteliğine geldi sıra. seks uyumları muhteşem, kıvılcımlar çıkartabilirsiniz, hadi yatağa koşun ovvvv falan tarzı bir şey.
kitapçık yazarının, bunları yazarken hangi hislerle tuşlara bastığını ya da kaleme sarıldığını düşündüm sonra. kendi burcumdan şüphe ettim ' aslan burcu olduğum halde niye kimseyle kıvılcam ateş ovvv falan yaşamadım lan ben' diye. gençlik tabi.
sonra esti lan birden. gerçekten esti. pencereyi kapadım. kaparken bir çift gördüm aşağıda. yiyişme diye tabir ettiğimiz o ayıp şeyi yapıyorlardı. kesin aslan- aslan lan bunlar dedim.
işte o an mecazi anlamda esti. kitapçığı yazanın e-mail adresine baktım. mail atmak üzere laptop'ımı açtım. evet, laptop'ım var. yatarken falan güzel oluyor.
döşedim bir mail.
yazdığınız kitapçığı pek beğendim. çok gerçekçi. bence dergilerle promosyon olarak değil, ayrı olarak satılmalı bu. (falan falan)
yalnız, aslan-aslan kısmına geldiğim zaman biraz duraksadım. pardon siz ne burcusunuz acaba?
yolladım bunu ben. gerçekten yolladım.
cevap mı? geldi:
övgüleriniz için teşekkürler sayın okuyucu. yalnız bu kitapçık tek kişi tarafından hazırlanmadı. her bir sayfayı, ya da bölümü başka bir köşe yazarı yazdı. editörümüz de tabi. sizin bahsettiğiniz sayfayı yazanın kim olduğunu bilmiyoruz. çünkü yazılar bir havuzun içinden seçiliyor. teşekkür ederiz.
ha siktir dedim. sigara yaktım hemen. kendimi birden inandırmışım lan resmen adam olduğuna yazanın. ya da öyle istedim bilmiyorum.
o gün bugündür, aslan burcu sevgilim olduğunda, terbiyeci ben oldum. gerçek anlamda terbiyeci. ahlaki anlamda. evine gitmedim. gitsem de yatağına 1 metreden fazla yaklaşmadım.
bir de, ellerim üşüdüğünde ellerimi ona sürtmedim. malum, kıvılcımlar.
eyşanla balayına gideceğime, dayıyla alayına giderim.
