bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ona bir şey söyle9
- matbaanın gecikmesine sebep5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manifest grubu3
- velvet vs nervio19
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- ilginç rüyalar2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- marc cucurella6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- gemici düğümü2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- nervio11
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- ispanya20
- aga be şarkılar5
sevdiği entry'ler
insanların oluşturduğu bir topluluğun sıhhati onu oluşturan her bir insanın bireyselleşmesini tamamlamasına bağlıdır. Talibi olmamız gereken şey devletin ürünü olan toplum değil birey haline gelmiş olan insanların ürünü olan topluluktur.
Ülkemizde insanların bireyselleşmesini ne ölçüde tamamladığı bir muamma. Aslına bakarsanız bireyselleşme çabası olan insanlar henüz bir insanlar topluluğu teşkil edilemediği için devletin vahşi köpeği olan toplum tarafından katlediliyor.
Toplumun bu refleksi en çok çocuk yaşlarda görülüyor insanın üzerinde. Tabiri ile daha körpe iken başı eziliyor bireyin. Bakınız bizde evladına bir birey gibi davranan anne baba sayısı acaba yüzde kaçlık dilimdedir? Dedelerimiz ninelerimiz babalarının yanında ağızlarını açmadıklarından bahsedelerdi. Aman ne büyük maharet! Hayır. Tam tersine ağzını açmalı çocuk. Fikrini beyan etmeli. Beyin fırtınasına ortak olmalı.
https://youtu.be/bdoEyaUgydI
Bu videoyu dikkatlice izlemenizi istiyorum. Basit ve şirin bir muhabbet bu ama içerisinde bir çok mesaj barındırıyor. Doğum günü partisinde pastasının mumunu bir türlü üfleyemeyen bir çocuk var. Babasının çocuğuna karşı tavrını iyi izleyin. Ona nasıl bir birey gibi davranıyor. Zaten çocuğun konuşmasından kelime haznesinden Jest ve mimiklerinden iyi yetiştirilmekte olduğu aşikar. Çocuk mumu üflemekte bir kaç defa başarısız oluyor. Babasının bu başarısızlık karşısında bulduğu çözüm ve tavrı takdire şayan. Her şeyden önce çocuğu başarısız olması sebebiyle yermiyor eleştirmiyor. Bizde olsa çocuğun kendi doğum günü bile ona rezil edilir. "Bi boku beceremedin amk" benzeri cümleler havada uçuşur. Veya çocuğun yerine pasta üflenir mum söndürülür. Böylece çocuk kendisi bu işi başaramayacağını bilinçaltına kazır. Burda ise babanın bulduğu çözüm esas işi yine çocuğun başarmasına sebep oluyor. Belki ufak bir yardım alıyor ama nefes yine çocuğun nefesi. Ebeveyni sadece çocuğunun iradesini kanalizle ediyor. Ona destek oluyor.
Aslına bakarsanız mesele daha ebeveyn olma ehliyeti ile başlıyor zaten. Bu ülkede herkese anne baba olma hakkı verilmemeli. Bu özgürlük kamu sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle sınırlandırılmalı. Sadece gerekli şartları sağlayan insanların anne ve baba olmasına izin verilmeli.
Bugün en ufak bir başarısızlık karşısında yelkenleri suya indiren özgüveni yıkılan çocuklar anne ve babaların eseri. Bizim eserimiz.çocuklarımıza hak ettikleri gibi bir birey olarak davranıp onları dinlemiyor, fikirlerine önem vermiyor, onlara ufak da olsa sorumluluk yüklemiyoruz . Zorluklar karşısında cesaretlendirmek yerine onları bırak bırak sen yapamazsın deyip ayağımızla kenara itiyoruz.
Anne babalar! Kendi çocuğunuzu ayağınızla eziyorsunuz farkına varın.
Ülkemizde insanların bireyselleşmesini ne ölçüde tamamladığı bir muamma. Aslına bakarsanız bireyselleşme çabası olan insanlar henüz bir insanlar topluluğu teşkil edilemediği için devletin vahşi köpeği olan toplum tarafından katlediliyor.
Toplumun bu refleksi en çok çocuk yaşlarda görülüyor insanın üzerinde. Tabiri ile daha körpe iken başı eziliyor bireyin. Bakınız bizde evladına bir birey gibi davranan anne baba sayısı acaba yüzde kaçlık dilimdedir? Dedelerimiz ninelerimiz babalarının yanında ağızlarını açmadıklarından bahsedelerdi. Aman ne büyük maharet! Hayır. Tam tersine ağzını açmalı çocuk. Fikrini beyan etmeli. Beyin fırtınasına ortak olmalı.
https://youtu.be/bdoEyaUgydI
Bu videoyu dikkatlice izlemenizi istiyorum. Basit ve şirin bir muhabbet bu ama içerisinde bir çok mesaj barındırıyor. Doğum günü partisinde pastasının mumunu bir türlü üfleyemeyen bir çocuk var. Babasının çocuğuna karşı tavrını iyi izleyin. Ona nasıl bir birey gibi davranıyor. Zaten çocuğun konuşmasından kelime haznesinden Jest ve mimiklerinden iyi yetiştirilmekte olduğu aşikar. Çocuk mumu üflemekte bir kaç defa başarısız oluyor. Babasının bu başarısızlık karşısında bulduğu çözüm ve tavrı takdire şayan. Her şeyden önce çocuğu başarısız olması sebebiyle yermiyor eleştirmiyor. Bizde olsa çocuğun kendi doğum günü bile ona rezil edilir. "Bi boku beceremedin amk" benzeri cümleler havada uçuşur. Veya çocuğun yerine pasta üflenir mum söndürülür. Böylece çocuk kendisi bu işi başaramayacağını bilinçaltına kazır. Burda ise babanın bulduğu çözüm esas işi yine çocuğun başarmasına sebep oluyor. Belki ufak bir yardım alıyor ama nefes yine çocuğun nefesi. Ebeveyni sadece çocuğunun iradesini kanalizle ediyor. Ona destek oluyor.
Aslına bakarsanız mesele daha ebeveyn olma ehliyeti ile başlıyor zaten. Bu ülkede herkese anne baba olma hakkı verilmemeli. Bu özgürlük kamu sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle sınırlandırılmalı. Sadece gerekli şartları sağlayan insanların anne ve baba olmasına izin verilmeli.
Bugün en ufak bir başarısızlık karşısında yelkenleri suya indiren özgüveni yıkılan çocuklar anne ve babaların eseri. Bizim eserimiz.çocuklarımıza hak ettikleri gibi bir birey olarak davranıp onları dinlemiyor, fikirlerine önem vermiyor, onlara ufak da olsa sorumluluk yüklemiyoruz . Zorluklar karşısında cesaretlendirmek yerine onları bırak bırak sen yapamazsın deyip ayağımızla kenara itiyoruz.
Anne babalar! Kendi çocuğunuzu ayağınızla eziyorsunuz farkına varın.