bugün
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- dilbigisisi en iyi olan yazar19
- yazarların buluşmak istediği yazar11
- chatgpt ile dertleşmek7
- insanlar değişmez3
- kendi kendine nazar değdirmek3
- gecenin şarkısı6
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- gece açlığı5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- tutunamayanlar8
- tanrılar4
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- bende eksik olan ne diye düşünmek4
- flörtöz erkek iticiliği4
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri4
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- boyumun 2 cm kısalması28
- istanbul da 2 ilçede denize girme yasağı4
- kızlar bakar mısınız13
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- bol tereyağlı iskender3
- lsd2
- varlığı iddia olarak kabul etme2
- beyin sinir ve omurilik cerrahisi uzmanı3
- islamda namaz yoktur13
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- ölmek istemek ama ölememek3
- arda güler2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması2
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- gammazlar bakar mısınız3
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- her ilde üniversite kurulması6
- gecenin şiiri7
- true'ye seksi gelmeyen kızlar3
- tai lung15
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- hakaret etmek7
- drama bağımlısı olmak3
entry'ler (35)
31 yaşında yaşımdan fazla beyaz.. Makasla alabildiklerim, makinayla aldıklarım aradan kaçtılar. Gençliğimizi zaten yaşayamadık, ömrümüzün çok da uzun olmadığını hatırlatıyor bu beyazlar.
görsel
görsel
ismini kendime söyleyemiyorum. ama allahtan seni kalbime diliyorum hnd...
arada 2,5 km var azalmayacağı varsa azalmaz.
100+ weekends
40000+ miles
no priorities for a little distance..
that's the broken balance
40000+ miles
no priorities for a little distance..
that's the broken balance
24. bölümün (sezon finali) son sahnesinde poyraz bir tepeye çıkıyor ve uçurumdan manzarayı seyrediyor.
https://www.youtube.com/watch?v=BsZYFSOa6vI
Poyraz'ın o anki bulunduğu konum (bkz: poyrazköy)'dür. poyrazköy tepesinden yani tabiri caizse kendi köyünden, iç sesini dinlediği ait hissettiği yerinden denizi seyreylemektedir. "onun hikayesi daha yeni başlıyor"dur. senaristi ve görüntü yönetmenini böyle ince gönderme için tebrik ederim.
manzaranın bulunduğu yer:
https://www.google.com/ma...xNi4wIKXMDSoASAFQAw%3D%3D
edit: tabi o zamanlar (2015) 3.köprü tamamlanmamıştı. şimdiki manzara eski tadı vermeyebilir.
https://www.youtube.com/watch?v=BsZYFSOa6vI
Poyraz'ın o anki bulunduğu konum (bkz: poyrazköy)'dür. poyrazköy tepesinden yani tabiri caizse kendi köyünden, iç sesini dinlediği ait hissettiği yerinden denizi seyreylemektedir. "onun hikayesi daha yeni başlıyor"dur. senaristi ve görüntü yönetmenini böyle ince gönderme için tebrik ederim.
manzaranın bulunduğu yer:
https://www.google.com/ma...xNi4wIKXMDSoASAFQAw%3D%3D
edit: tabi o zamanlar (2015) 3.köprü tamamlanmamıştı. şimdiki manzara eski tadı vermeyebilir.
Sanırım cv bitti ortaklık bozuldu veya atıldıktan uzun saatler sonra dahi pek incelenmeye değer görülmedi. Yardıma ihtiyacım da yoktu ama sen istedin diye belirttiğin formatı en güzel şekilde hazırlayabilmek için tekleyen bilgisayarda gece 3e kadar wordden uğraştım. Cv benim umurumda değil işe veya en iyi yerlere girmeyi de eskisi kadar dert etmiyorum. Sadece bir emek gösterdin bu emeğe biraz olsun yakışabilmek için yeterince çabaladığımı düşünüyorum, 2 sene 3 sene önce çabaladığım gibi. Umursanmayacaksa en azından her seferinde dost eli uzatılıyormuş gibi yapılmasın lütfen. Çünkü biliyorum ki o el çok yüksekte ve uzakta. Aslında el de bahane, eli uzatanı bir vesileyle tekrardan görebilmenin derdindeydim. Ama hata etmişim, bir daha rahatsızlık vermeyeceğim.
iletişimsizliği hakettiğimi düşünmüyorum. insan tahammül edemediği birine bile mecburiyetten cevaplar. iyiyim demek, müsait olamayacağını söylemek veya başka planlarım var demek bu kadar zor olmamalıydı. O zaman zaten daha fazla üstelemez, rahatsızlık vermezdim. 1 kere görünüp çok kere görmezden gelme davranışları bizim olgunluğumuzdaki insanlar için eskide kaldı.
Yalnızlığın derin olduğu zamanda sözleştiklerinin-görmek istediklerinin o anki yokluğu veya bazı şeylerin süresiz ertelenişi haliyle insanın gücüne gidiyor. O zaman niye dostluk eli uzatıldı diyorum kendime.
(17.11.2023)
iletişimsizliği hakettiğimi düşünmüyorum. insan tahammül edemediği birine bile mecburiyetten cevaplar. iyiyim demek, müsait olamayacağını söylemek veya başka planlarım var demek bu kadar zor olmamalıydı. O zaman zaten daha fazla üstelemez, rahatsızlık vermezdim. 1 kere görünüp çok kere görmezden gelme davranışları bizim olgunluğumuzdaki insanlar için eskide kaldı.
Yalnızlığın derin olduğu zamanda sözleştiklerinin-görmek istediklerinin o anki yokluğu veya bazı şeylerin süresiz ertelenişi haliyle insanın gücüne gidiyor. O zaman niye dostluk eli uzatıldı diyorum kendime.
(17.11.2023)
(bu yazı kahramanmaraş depreminden sonraki psikolojiyle yazılmıştır.)
Hayat kısa, ben seni uzun zamandır aklıma ve kalbime getiriyorum. Ve bir gün sana yakışabilmeyi istiyorum. Aile hukuğumuzun bozulmasına müsade etmemek için kendime bile düşündüklerimi itiraf edemiyorum. Sen yine de yazılanları görmek istemiyorsan görmemiş ol. Düşüncelerimi kimseye şikayet etmedikten sonra ailelerimizin samimiyetine zarar gelmez. Mesafeli olmak istersen anlarım. Zaten 3-4 senedir görüşmüyoruz, en fazla bu durumdan dolayı çok uzun bir süre daha birbirimizi görmemiş oluruz.
Sen benim bu hayattaki en büyük tabumsun. Seni sana anlatmak istiyorum ama ismini bile kendime söyleyemiyorum. Hissettiklerimi yazarak bu tabuyu yıkmak istiyorum ama senin hislerini sarsmaktan korkuyorum. Bu hayatta yanlışlarım çok oldu ama doğru yaşamaya çalışıyorsam bunun birazı farketmesen de senin sayende. Sadece bilmeni istedim. Başka bir beklenti içine girmeyeceğim.
(15.02.2023)
Hayat kısa, ben seni uzun zamandır aklıma ve kalbime getiriyorum. Ve bir gün sana yakışabilmeyi istiyorum. Aile hukuğumuzun bozulmasına müsade etmemek için kendime bile düşündüklerimi itiraf edemiyorum. Sen yine de yazılanları görmek istemiyorsan görmemiş ol. Düşüncelerimi kimseye şikayet etmedikten sonra ailelerimizin samimiyetine zarar gelmez. Mesafeli olmak istersen anlarım. Zaten 3-4 senedir görüşmüyoruz, en fazla bu durumdan dolayı çok uzun bir süre daha birbirimizi görmemiş oluruz.
Sen benim bu hayattaki en büyük tabumsun. Seni sana anlatmak istiyorum ama ismini bile kendime söyleyemiyorum. Hissettiklerimi yazarak bu tabuyu yıkmak istiyorum ama senin hislerini sarsmaktan korkuyorum. Bu hayatta yanlışlarım çok oldu ama doğru yaşamaya çalışıyorsam bunun birazı farketmesen de senin sayende. Sadece bilmeni istedim. Başka bir beklenti içine girmeyeceğim.
(15.02.2023)
Sen sen ol bir daha hayatında iyi bir gelişme olduğu zaman bunu ilk olarak 4 yılda bir görüştüğün, dost eli uzatıp sonra kaybolmayı tercih ettiğin, arada acıyıp yardım ettiğin, hal hatır sormasına 1 gün sonra cevap verdiğin, ertelediğin, senin için emek vermesine rağmen emeğini pek umursamadığın ve gözlemlemediğin biriyle paylaşma. Hele de daha derin dostluğa ve muhabbete sahip olduğun insan varsa onlara öncelik tanı. Çünkü farkında olamasan da anlık dost eli uzattığın insan belki de derin bir yalnızlık yaşıyordur, etrafındaki kaotik ortamdan uzaklaşmak istiyordur, hayatta bazı şeyleri rast gitmemiştir, düşündüklerini kendine bile söyleyemeyip bazı bağların kopmaması veya zarar gelmemesi için hep içine atmıştır, mağarasında kendi kendine yetiniyordur. Bunca şeyin arasından senin davranışlarını görünce bunu çok değerli bulmuştur. Zaten biriktirmiş olup gereğinden fazla önemsemiştir. Anılara ve tarihlere sıkı sıkıya bağlıdır.
(20.12.2023)
(20.12.2023)
eski patronuma;
Bu benim son iyi şansımdı kurumsal firma diye kovulmayacağımı düşündüm, düzen kurup ekonomik anlamda özgürleştikten sonra IT uz. arkadaşıma açılacaktım o bana çok yardım etti ve çok yol gösterdi ona yakışmak istedim ve mesleğimi (IT) bu sayede benimsedim. Nasıl olsa bekarsın düzenin yok toparlarsın diye düşündün, abi gibi davranıp kuyumu kazdın. Oysa 30a yaklaştım ve sevdiğime geç kalıyorum, o en iyi yerlerde çalışırken ben kütüphanede bazen çay-kek sırasına giriyorum makas o kadar açıldı ki. Şevkimin, 1,5 yıllık hayalimin emellerimin içine ettin abi. 2 yıla düzenimi kurardım. maaşımı aldığım gün birikim yaptım ertesi gün beni kovdun, bari 4 ay sonra kovsaydın başka yere girmem kolay olurdu. iş dilenmiyorum, bidaha oraya sadece iç hatlar uçuşu için uğrarım.
Sana hakkımı helal etmiyorum abi. 8 aydır işsizim, millet içine çıkamıyorum. Mesleğimden soğudum. Rahatsız ettiğim için çok özür dilerim ama içimi dökmek ve Allaha havale ettiğimin bilinmesini istedim, onun adaletine inanıyorum.
(05.04.2024)
Bu benim son iyi şansımdı kurumsal firma diye kovulmayacağımı düşündüm, düzen kurup ekonomik anlamda özgürleştikten sonra IT uz. arkadaşıma açılacaktım o bana çok yardım etti ve çok yol gösterdi ona yakışmak istedim ve mesleğimi (IT) bu sayede benimsedim. Nasıl olsa bekarsın düzenin yok toparlarsın diye düşündün, abi gibi davranıp kuyumu kazdın. Oysa 30a yaklaştım ve sevdiğime geç kalıyorum, o en iyi yerlerde çalışırken ben kütüphanede bazen çay-kek sırasına giriyorum makas o kadar açıldı ki. Şevkimin, 1,5 yıllık hayalimin emellerimin içine ettin abi. 2 yıla düzenimi kurardım. maaşımı aldığım gün birikim yaptım ertesi gün beni kovdun, bari 4 ay sonra kovsaydın başka yere girmem kolay olurdu. iş dilenmiyorum, bidaha oraya sadece iç hatlar uçuşu için uğrarım.
Sana hakkımı helal etmiyorum abi. 8 aydır işsizim, millet içine çıkamıyorum. Mesleğimden soğudum. Rahatsız ettiğim için çok özür dilerim ama içimi dökmek ve Allaha havale ettiğimin bilinmesini istedim, onun adaletine inanıyorum.
(05.04.2024)
81 hafta sonu.
Yüzbinlerce mil, buluşulan onca insan, gidilen onca yer…
81 hafta sonunun 1inde bile 2 saatini benimle paylaşmayı çok gören bir zihniyet.
Arada miller, fazla kmler, şehirler de yok. Sadece 2,6 km yarısını kat etse o da yeterdi. Değil yarısı 0,5 km gitse ben 2 km giderdim. Bu süre zarfında olduğu yerlerde ona eşlik edebilmeyi isterdim, tabi imkanım yok.
Defter mi? Ya vana dolabından tekrar çöpe gitmiştir ya da rafların en arkasındadır. Yanında taşıyacağını sanmıyorum.
Bir kere olsun fırsatlar için hesap kitap için değil, kendi kalemini düşüncelerini not alsa keşke.
Ama o yazar değil okur, ben okur değil yazarım. Cahilliğime rağmen anlamayı anlaşılmayı istiyorum. Anlaşılmamak, umursanmamak veya görmezden gelinmek gerçekten hakedilmediyse büyük bir saygısızlık. Saygı görmediğim yerde de saygı göstermek için eskisi kadar çabalayamam.
Merhamet müzesinin bir parçası olmak yerine dostluk/muhabbet müzesinin en değerli parçası olmayı tercih ederdim.
Yetişemeyeceğimi kabullendim, yenilgiyi kabullendim, yakışamayacağımı kabullendim, vasıflı bir insan gözüyle bakılmadığımı kabullendim. Bir başkasnın onun muhabbetini fethetmesi ihtimali bile eskisi kadar ruhumu daraltmıyor. Önüme bakmak en büyük silah, ama önümü görmeyi becerebilirsem o silah anlam kazanır.
Şampiyon olmak veya şampiyonlar ligine gitmek değildi hedefim, sadece bulunduğum ligde küme düşmek istemedim. Ama o kümeyi bir kere düşünce daha sonraki düşmeler için kaygılanmıyor insan. Amatöre kadar yolu var diyorsun. (10.05.2025)
Yüzbinlerce mil, buluşulan onca insan, gidilen onca yer…
81 hafta sonunun 1inde bile 2 saatini benimle paylaşmayı çok gören bir zihniyet.
Arada miller, fazla kmler, şehirler de yok. Sadece 2,6 km yarısını kat etse o da yeterdi. Değil yarısı 0,5 km gitse ben 2 km giderdim. Bu süre zarfında olduğu yerlerde ona eşlik edebilmeyi isterdim, tabi imkanım yok.
Defter mi? Ya vana dolabından tekrar çöpe gitmiştir ya da rafların en arkasındadır. Yanında taşıyacağını sanmıyorum.
Bir kere olsun fırsatlar için hesap kitap için değil, kendi kalemini düşüncelerini not alsa keşke.
Ama o yazar değil okur, ben okur değil yazarım. Cahilliğime rağmen anlamayı anlaşılmayı istiyorum. Anlaşılmamak, umursanmamak veya görmezden gelinmek gerçekten hakedilmediyse büyük bir saygısızlık. Saygı görmediğim yerde de saygı göstermek için eskisi kadar çabalayamam.
Merhamet müzesinin bir parçası olmak yerine dostluk/muhabbet müzesinin en değerli parçası olmayı tercih ederdim.
Yetişemeyeceğimi kabullendim, yenilgiyi kabullendim, yakışamayacağımı kabullendim, vasıflı bir insan gözüyle bakılmadığımı kabullendim. Bir başkasnın onun muhabbetini fethetmesi ihtimali bile eskisi kadar ruhumu daraltmıyor. Önüme bakmak en büyük silah, ama önümü görmeyi becerebilirsem o silah anlam kazanır.
Şampiyon olmak veya şampiyonlar ligine gitmek değildi hedefim, sadece bulunduğum ligde küme düşmek istemedim. Ama o kümeyi bir kere düşünce daha sonraki düşmeler için kaygılanmıyor insan. Amatöre kadar yolu var diyorsun. (10.05.2025)
home, home. where i wanted to go..
daha önce mutlaka belirten olmuştur, sadece bir tespitte bulunmak istiyorum. gittiği 2012-2013 sezonunu saymazsak, oynadığı 8 yılda her ayrı sezonda takımının en çok asist yapan oyuncusu. ayrıca 2005-06 (nobre) ve 2007-08 (semih) sezonları hariç takımının en çok gol atan ismi yine kendisi.
takımın gol ve asist yükünü her zaman en önde çekme işi messi hariç hiçbir 10 numarada yok. ne totti'de var, ne del piero'da, ne neymar'da, ne müller'de ne de hagi'de var. harbiden heykeli dikilecek adam. belki de eleştirileceğim ama alex fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en büyük sporcusudur.
eh be aykut hocam, bu adam 27 yaşından 35'ine kadar takımın her yükünü çekmiş bu kadar kolay küstürülmemeliydi. zaten kontratının bitmesine 1 senesi kalmıştı, yaşlı hali bile 10 gol 10 asist yapardı. dirk kuyt bile o sezon double double yapamadı. cristian'ı çok severim ama adamın kapasitesi belliydi. alex kalsaydı o sezon prime gs'nin önünde şampiyon dahi olurduk.
takımın gol ve asist yükünü her zaman en önde çekme işi messi hariç hiçbir 10 numarada yok. ne totti'de var, ne del piero'da, ne neymar'da, ne müller'de ne de hagi'de var. harbiden heykeli dikilecek adam. belki de eleştirileceğim ama alex fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en büyük sporcusudur.
eh be aykut hocam, bu adam 27 yaşından 35'ine kadar takımın her yükünü çekmiş bu kadar kolay küstürülmemeliydi. zaten kontratının bitmesine 1 senesi kalmıştı, yaşlı hali bile 10 gol 10 asist yapardı. dirk kuyt bile o sezon double double yapamadı. cristian'ı çok severim ama adamın kapasitesi belliydi. alex kalsaydı o sezon prime gs'nin önünde şampiyon dahi olurduk.
Allah düşmanımın başına vermesin. Allah düşmanımın dahi rızkını kesmesin.
Yetişememek. Akranlarından metrelerce geride kalmak. Hayat yarışı küçükken sprintlerden ibaretti, 1. ile sonuncu arasında çok mesafe yoktu. Şimdi ise maratona dönüştü rehavet içinde sondan ikinciyi bile göremeyecek mesafedeyim.
Allah hayırlı uzun ömürler versin geçmiş Doğum günümü sadece annem ve babam kutladılar. Kutlanmasını seven biri değilim ama hatırlanmaya değmeyecek kadar yalnızım.
Kişi okuyacağı Bölüme az çok ilgiliyse, ilerde mesleğini iyi icra edeceğine inanıyorsa hedefleri varsa iyi bölüm tercih etmelidir. 'Ben mühendis olacağım' veya 'hukuk okuyacağım' etiketi arayışı içindeyse, mesleğini seveceğinden emin değilse iyi bölüm tercih etmesi kişiyi ilerde pişmanlık durumuna getirebilir.
Köklü ve kaliteli devlet üniversitelerinin her zaman öğrencilik kariyerinde ve iş sahasında avantajı vardır.
Köklü ve kaliteli devlet üniversitelerinin her zaman öğrencilik kariyerinde ve iş sahasında avantajı vardır.
Bir süre sonra parmaklar gideceği yere alıştığı için çok sıkıntı olmayan durumdur. çünkü gecenin üçünde tez yazmak bunu gerektirir.
söz uçar, yazı kalır demişler. konuşmak anlık olduğu için kişinin derdini tam olarak anlatamadığı zaman itibar edilmeyebilir. ama yazınca bütün hislerinin izlerini yazdığı şeye bırakıyor ve rahatlıyor insan. yazılan şeyler ciddiye alınmaya değerdir. konuşamamanın telafisidir yazmak.
bırak imkansız kalsın. bırakalım da kuşlar uçmaya devam etsin. bırakalım da hayat çalıkuşlarına güzel olsun. keşke o kuşların son sığınağı dallar değil de biz olabilsek. biz ki o kuşun gelmesi için içimizi yuva yapmışız. içimizdeki fırtınalar o yuvayı dağıtmasın diye dilimizi bağlamışız. bu yüzden sustuklarımızla var olmak istiyoruz. ama ne yazık ki pek mümkün olmuyor. sen birilerinin gözünde yoksun ve iyice yok olmaya devam ediyorsun. bir süre sonra öyle yok olmak istiyorsun ki, yokluğun belki birilerinin gözünde bir anlam ifade eder diye düşünüyorsun.
ama kuşlar anlamaz ki. konuşşan içindeki rüzgar şiddetli olacak, çevrendekileri bile incitecek ve sana küstürecek. ve gelmesini beklediğin kuşun bir daha hiç gelmemek üzere başka dallara göç edecek. çalıkuşunun dallarını kırmak istiyorsun ve kırdığın için yuvana gelme olanağı kalmıyor. bu sefer bulutlu gözlerimiz konuşsun istiyoruz. gözlerimiz çok şiddetli baksa bir şimşek gibi çalıkuşunun dallarına zarar verecek. ağlasak bu sefer de o bulutlardan yağmurlar yağacak dallara.
değer verdiklerimize gökyüzümüzü paylaşmak istiyoruz. ama çalıkuşunun buna cesareti hiçbir zaman olamayacak. bu yüzden mavilerimizi denize yansıtıyoruz, içimizdekileri denizin derinliklerine atıyoruz. kuşun denizin içine giremeyeceğini bile bile...
ama kuşlar anlamaz ki. konuşşan içindeki rüzgar şiddetli olacak, çevrendekileri bile incitecek ve sana küstürecek. ve gelmesini beklediğin kuşun bir daha hiç gelmemek üzere başka dallara göç edecek. çalıkuşunun dallarını kırmak istiyorsun ve kırdığın için yuvana gelme olanağı kalmıyor. bu sefer bulutlu gözlerimiz konuşsun istiyoruz. gözlerimiz çok şiddetli baksa bir şimşek gibi çalıkuşunun dallarına zarar verecek. ağlasak bu sefer de o bulutlardan yağmurlar yağacak dallara.
değer verdiklerimize gökyüzümüzü paylaşmak istiyoruz. ama çalıkuşunun buna cesareti hiçbir zaman olamayacak. bu yüzden mavilerimizi denize yansıtıyoruz, içimizdekileri denizin derinliklerine atıyoruz. kuşun denizin içine giremeyeceğini bile bile...
suskunluğumuzla konuşma vakti gelmiştir. yazdıklarımızla, çizdiklerimizle varız. içimizdekileri ölümsüzleştirecek eylemlere tutunuyoruz. çünkü konuştuğumuzda değerimiz ve verdiğimiz değerler anlaşılmayacak. çizdiklerimiz sanatsal eserlerin yanından geçemese bile, içindeki emek onu anlamlı kılmaya yetecektir. hele de hedef "alamadan", kendimizce yazdıklarımızla yetineceğiz. ama yazacaklarımızın ikinci ele gitmemesi, eylemimize değer katacaktır. gurur bazen kötü bir şeydir. içindekileri hep frenler, birinci ağızdan konuşamazsın. bazen de yazıp, çizdiklerimize tarih koyunca ve saklayınca kendimizle gurur duyarız. bu yüzden gurur bazen iyi bir şeydir.
yalan dünyada, oyunu kuralına göre oynamak gerekir. kendimizi kandırmakta becerikli olmalıyız. onu görmeden günümüzün güzel geçeceğine inanmak istemeyiz. bir bakışından, bir tebessümünden gönlümüzü sevindiririz. gözlerimizi güldürürüz. onun etrafımızdaki varlığı monotona bağlayan hislerimize geçici devrimler yapar.
geçici devrimleri kalıcı devrimlere çevirmek bize düşmektedir. ama bunu hararetli konuşarak yaparsak isyan edebiliriz. değer verdiğimiz şeyleri anlık olarak istemeden incitebiliriz. onun bize bakışında kalıcı hasarlar bırakabiliriz. bu yüzden yavaş yavaş, kendimizi yontarak hareket etmeliyiz. emeğimizle, sakinliğimizle, özürlerimizle ve özlemlerimizle var olmalıyız. zamana bırakarak yolumuzun daha iyi şekilleneceğine inanmalıyız. yani "sessiz devrim" yapmalıyız. insanların zamanla bize ve eylemlerimize itibar edeceği şeylerle "kalıcı devrim" gerçekleşebilir. herkesin gönlünde devrimin gerçekleşmesi dlieğiyle.
yalan dünyada, oyunu kuralına göre oynamak gerekir. kendimizi kandırmakta becerikli olmalıyız. onu görmeden günümüzün güzel geçeceğine inanmak istemeyiz. bir bakışından, bir tebessümünden gönlümüzü sevindiririz. gözlerimizi güldürürüz. onun etrafımızdaki varlığı monotona bağlayan hislerimize geçici devrimler yapar.
geçici devrimleri kalıcı devrimlere çevirmek bize düşmektedir. ama bunu hararetli konuşarak yaparsak isyan edebiliriz. değer verdiğimiz şeyleri anlık olarak istemeden incitebiliriz. onun bize bakışında kalıcı hasarlar bırakabiliriz. bu yüzden yavaş yavaş, kendimizi yontarak hareket etmeliyiz. emeğimizle, sakinliğimizle, özürlerimizle ve özlemlerimizle var olmalıyız. zamana bırakarak yolumuzun daha iyi şekilleneceğine inanmalıyız. yani "sessiz devrim" yapmalıyız. insanların zamanla bize ve eylemlerimize itibar edeceği şeylerle "kalıcı devrim" gerçekleşebilir. herkesin gönlünde devrimin gerçekleşmesi dlieğiyle.