bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan6
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- filistin37
- arkadaşlar ne yesek9
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- antipanik'e bir şey söyle22
- aşk7
- parcalandim toparlanamiyorum323
- seksten önce dua etmek10
- silvermist'e iki şey söyle20
- israil'i allah cezalandıracak9
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- redbull5
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- sözlük kızlarının tantunici7
- tarhana çorbası12
- adana lezzet festivali5
- özelden şeftalisini atan yazar14
- güzelsen koy resmini görelim6
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- sözlük kızlarının kombinleri15
- kalpteki boşluk hissi4
- alttaki yazara bir şey söyle24
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- sapık şarkı sözleri9
- porno entelektüelliği8
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- izmir tulum4
- sözlük kızalarının takosu5
- gocu'yu özlemek4
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ucan tekme atan hipopotam47
- yakışıklı olgun erkekler6
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- pala bıyıklı yazarlar5
entry'ler (8)
göz altı torbalarıyla fetva veren adamlar derneği .
bence yıkanmak gunahtır ayıptır diyip bu bahsi kapatalım .
hayatın tam ortasına oturmak oturduğumuz yere de kimse oturmasın diye kaygıyla yaşamak düştü bize . Tıpkı dünyaya kazık çakacağını sanan bir sürü insan gibi oysa o oturduğumuz yer aslında bizim değil kimsenin değil . bence hiç bir yolcu sabit değil yolculuk bittiğinde nerede oturduğunun da bir değeri yok . Ayakta da seyahat edilebilir nihayetinde yeter ki dengede kalabilelim .hepimize dengeli yolculuklar . sonuçta hayat bir yolculuk değil mi
Beklentilerimizi en aşağıya çekelim ki orda mutlu Mesut yaşayalım . Değer vermeyelim ki kimseden alacağımız olmasın öyle ya hayat bir alış veriş şeklinde yaşanmalıdır . iğrenç sığ hayatlara asla saygı duymuyorum .böyle düşünen ve yaşayanlar umarım cehennemin dibinin de dibini boylar . sevgisizlikten ölsünler .
Bir gün uyanıp birşeylerin değişmesine karar verirsek bilin ki bu değişime kendinimizden başlamak en doğrusu. Oysaki değişim ne ürkünç geliyor insana .Kendi içimize baktığımız an da en büyük korkumuz dikiliverir karşımıza . YANLIZLIK . Bu durumla yüzleşmemek için yüzlerce bahane uydurabiliriz .Ya tüm bu duygularla başa çıkamazsam daha yanlız hissetmez miyim beterin beteri durumu yaşanacak diye .Oysaki sırf bu korku yüzünden can sıkıcı ilişkilere tahammül ederek kendimizden azaltarak yaşamışlığımız vardır . ( korkunun ecele değil hiç bir şeye faydası yok )Bence doğru soruları sormak gerekmiyor mu ? En önemli soru da ben ne istiyorum ? insanın kendine en büyük borcu kendi olabilmektir . Aksi durum hem kendimize hem de başkalarına ihanettir. Değişim hem acı verir hemde iştah açar . Bu yola giren için dönüş yoktur artık . Bilmek eyleme dönüşmeye başlar . Yol bellidir artık oklar kendimizden başka kimseyi göstermez .iştahla yaşamamız dileğiyle
güçlü olmak güç !
En zayıf yönlerimiz ne zaman ortaya çıkar ?Kendimizi en güçlü sandığımız anlarda tabiki . O ana kadar hiç benzer bir durumla karşılaşmadığımız için hazırlıksız yakalanırız . Aslında günlük yaşantımızı sürdürürken böyle hesapları yapmakda pek mümkün durmuyor .Böyle bir iddia da çok büyük geliyor bana .Ben güçlüyüm demek . Güçlü olmak çok gizemli bir durum . Çünkü daha sınanmadığımız olaylar yada durumlar karşısında nasıl davranacağımızı nerden biliyoruz ki ? Başkası benim için sen çok güçlüsün dediğinde buna inanmak zor geliyor .Çünkü hayat akıyor ve deneyimlemediğimiz bir çok durum var belki de. Gücümüz dünyayı kendimizi anlama isteğimizle orantılı olarak azalır ya da artar . Gücümüze güç katacak deneyimler yaşamamız dileğiyle
En zayıf yönlerimiz ne zaman ortaya çıkar ?Kendimizi en güçlü sandığımız anlarda tabiki . O ana kadar hiç benzer bir durumla karşılaşmadığımız için hazırlıksız yakalanırız . Aslında günlük yaşantımızı sürdürürken böyle hesapları yapmakda pek mümkün durmuyor .Böyle bir iddia da çok büyük geliyor bana .Ben güçlüyüm demek . Güçlü olmak çok gizemli bir durum . Çünkü daha sınanmadığımız olaylar yada durumlar karşısında nasıl davranacağımızı nerden biliyoruz ki ? Başkası benim için sen çok güçlüsün dediğinde buna inanmak zor geliyor .Çünkü hayat akıyor ve deneyimlemediğimiz bir çok durum var belki de. Gücümüz dünyayı kendimizi anlama isteğimizle orantılı olarak azalır ya da artar . Gücümüze güç katacak deneyimler yaşamamız dileğiyle
ar olmak........
Bence dünya bizim algıladığımız kadar var o yüzden birçok yaşam birbirinden çok uzak. Zorladığımız yerler sadece kabul etmekte direnç gösterdiğimiz yerler, olaylar ya da durumlar. Mükemmel bir hayat elbette ki yok ama içimize bakmayı öğrendiğimizde daha yalın daha keyifli bir yer var. Ben varım ve yaşıyorum dediğimiz yer işte tam olarak orası. Kendimizi keşfettiğimiz yaşamaktan korkmadığımız dünyaya kaygıyla değil merakla baktığımız yer. Ne yalan söyliyim hiç kolay olmuyor böylesi bir görüşe sahip olmak ve onu korumak. Sınırsız bilginin ve sınırsız tecrübelerin olduğu bir hayattan bahsediyorum. Her seçimin bir vazgeçme olduğu bir hayat. Ufkumuzu ne kadar açarsak ne kadar çok öfke yerine anlama kabileyetiyle donanırsak o kadar güzel. Bir sürü pencere var istediğimiz kadar açıp özgürlüğün tadını çıkarabiliriz. Bilmek her zaman mutsuz etmez bazen böyle yazı yazdırır. Merak duygunuz hiç eksik olmasın.
Bence dünya bizim algıladığımız kadar var o yüzden birçok yaşam birbirinden çok uzak. Zorladığımız yerler sadece kabul etmekte direnç gösterdiğimiz yerler, olaylar ya da durumlar. Mükemmel bir hayat elbette ki yok ama içimize bakmayı öğrendiğimizde daha yalın daha keyifli bir yer var. Ben varım ve yaşıyorum dediğimiz yer işte tam olarak orası. Kendimizi keşfettiğimiz yaşamaktan korkmadığımız dünyaya kaygıyla değil merakla baktığımız yer. Ne yalan söyliyim hiç kolay olmuyor böylesi bir görüşe sahip olmak ve onu korumak. Sınırsız bilginin ve sınırsız tecrübelerin olduğu bir hayattan bahsediyorum. Her seçimin bir vazgeçme olduğu bir hayat. Ufkumuzu ne kadar açarsak ne kadar çok öfke yerine anlama kabileyetiyle donanırsak o kadar güzel. Bir sürü pencere var istediğimiz kadar açıp özgürlüğün tadını çıkarabiliriz. Bilmek her zaman mutsuz etmez bazen böyle yazı yazdırır. Merak duygunuz hiç eksik olmasın.
Vicdan içimizdeki en gürültülü çığlık, en sağlam yargıcımızdır. Bizi insan olmanın erdemine en çok yaklaştıran duygumuzdur. Hayattaki yalnışlarımız doğrularımızdan fazla ise vicdanımız pek mesai yapmamıştır. Vicdanımızla yaptığımız herşey bize rahat bir uyku ve huzurla yaşamanın anahtarını sunar. Doğru ve güzel olanı hep bize anımsatır. insanoğluna başka hangi duygu böyle güzel bir hizmeti sunuyor ki? Bunun kıymetini bilmek ve bu güzel sese her zaman kulak vermek lazım. Böylesi doğru bir rehber varken içimizde neden başka seslere kulak verelimki? içimizdeki vicdanın sesi hiç susmasın.