bugün
- hikayeyi devam ettir54
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak9
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- geceleri uyutmayan dertler3
- yeni parti49
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- kaos show4
- arkadaşlar bakar mısınız28
- çekirge7
- sözlük yazarlarının saatleri10
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- 31 yaş sendromu5
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- abaddon2
- enteresan neden kavga yok6
- kavganın kazananı yoktur6
- üç harflilerden korkmak5
- tai lung26
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- arkadaşlar iyi geceler4
- kürk giyen erkek6
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- geceye bir şarkı bırak14
- tekne turu11
- uysaljakoben17
- 32 yaş sendromu3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- pişi olsa da yesek3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- evreşe yollarını dar olmaması4
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- büyük filmlerden büyük replikler2
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- zetina dikiş makinası2
sevdiği entry'ler
lanet olası insanoğlunun, lanet olası "ben!" egosuna lanet ettiren bir şaheser film. *
ve yine insan ırkının, acilen yok olması gerekliliğini de bir kere daha hatırlatır bu film.
hani bir soru vardır ya; "Gif'ler biz onlara bakmayınca ne yapıyor?" diye; işte bu film tam olarak bu soruya cevap veriyor diyebiliriz.
Tasarımcı olanlar bilir; grafik, web falan... bir gif ya da animasyon yaparken döngü sayısı sorulur; infinite ya da forever falan yazarsın, o da sonsuza kadar oynar. neden, çünkü eğlencelidir; gifler, animasyonlar falan. lakin insanoğlu sonsuz mudur? elbette değildir ve en azından bu dünyada asla olamayacaktır. dolayısıyla bizden sonra da kendini devam ettiren bir şeyleri yaratıp duruyoruz.
günümüzde de yapay zeka; bir web sitesi, bir photoshop grafiği kadar pratikleşip üretilebilen bir ürün haline geldi. tamam; gif'lerin, animasyonların elbette duygu, sevgi diye kavramları yok. ya peki yapay zekanın? insanoğlu zaten bunun için yapay zekayı geliştirmeye çalışıyor.
filmin daha girişinde bu soru bir profesöre de soruluyor: "peki, ya kendisine sevgi, duygu yüklenen bir yapay zeka; sevdiği, bağlandığı bir insanı bırakmak istemezse?"
işte lanet edilen şey de bu. insanın; tanrıcılık oynayıp yaratma, en iyisini yapma ve ne hikmetse de kendisine/egosuna hizmet ettirme felsefesi, böyle bir paradoksu da kendisiyle birlikte yaratıyor. insanoğlu sonunu görmeye biyolojisinin elvermediği kavramları zorluyor. peki ne için? elbette pragmatist, materyalist veya kapitalist hırsları uğruna.
çok değil, on yıllar sonra yapay zeka kavramı evlerde de kullanılabilir bir hale gelecek. ve bu filmin senaryosu bir bilim kurgu olmaktan çıkıp tiksinç bir realite halini alacak.
tanrının yarattığı en tehlikeli varlık gerçekten de insan...
ve yine insan ırkının, acilen yok olması gerekliliğini de bir kere daha hatırlatır bu film.
hani bir soru vardır ya; "Gif'ler biz onlara bakmayınca ne yapıyor?" diye; işte bu film tam olarak bu soruya cevap veriyor diyebiliriz.
Tasarımcı olanlar bilir; grafik, web falan... bir gif ya da animasyon yaparken döngü sayısı sorulur; infinite ya da forever falan yazarsın, o da sonsuza kadar oynar. neden, çünkü eğlencelidir; gifler, animasyonlar falan. lakin insanoğlu sonsuz mudur? elbette değildir ve en azından bu dünyada asla olamayacaktır. dolayısıyla bizden sonra da kendini devam ettiren bir şeyleri yaratıp duruyoruz.
günümüzde de yapay zeka; bir web sitesi, bir photoshop grafiği kadar pratikleşip üretilebilen bir ürün haline geldi. tamam; gif'lerin, animasyonların elbette duygu, sevgi diye kavramları yok. ya peki yapay zekanın? insanoğlu zaten bunun için yapay zekayı geliştirmeye çalışıyor.
filmin daha girişinde bu soru bir profesöre de soruluyor: "peki, ya kendisine sevgi, duygu yüklenen bir yapay zeka; sevdiği, bağlandığı bir insanı bırakmak istemezse?"
işte lanet edilen şey de bu. insanın; tanrıcılık oynayıp yaratma, en iyisini yapma ve ne hikmetse de kendisine/egosuna hizmet ettirme felsefesi, böyle bir paradoksu da kendisiyle birlikte yaratıyor. insanoğlu sonunu görmeye biyolojisinin elvermediği kavramları zorluyor. peki ne için? elbette pragmatist, materyalist veya kapitalist hırsları uğruna.
çok değil, on yıllar sonra yapay zeka kavramı evlerde de kullanılabilir bir hale gelecek. ve bu filmin senaryosu bir bilim kurgu olmaktan çıkıp tiksinç bir realite halini alacak.
tanrının yarattığı en tehlikeli varlık gerçekten de insan...
ister romanlarında olsun, ister çizgi romanlarında olsun, o yarattığı karakterlerin havasını başka kimse veremiyor. Tamam, hellblazer var, alan moore'un gözdesi, watchmen'de var, yine alan moore'un gözdesi. Fakat neil gaiman'in o kadar güzel, o kadar saf karakterleri var ki, kendilerini okurken kendinizi onların yerine koyarsınız.
(bkz: the endless)
(bkz: lucifer)
(bkz: shadow)
(bkz: the endless)
(bkz: lucifer)
(bkz: shadow)