bugün
- hikayeyi devam ettir50
- sokakta kavga teknikleri12
- yazarların okuduğu bölümler6
- pilot bir erkekle sevgili olmak4
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- pişi vs revani5
- özelde çalışmak4
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- tekne turu12
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- allah a güvenmek3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- pişisel gelişim5
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- sözlük kızlarının çok sinirli olması4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası33
- kafede çalışan üniversiteli2
- yeni parti56
- true'nin çaylak olması7
- benkimki6
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- nickten isim tahmini yapmak72
- kuşbaşılı pide2
- askeri ücretle evlenebilir mi6
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- takipçi satın almak3
- ağırlık çalışmak3
- browni kek3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- galatasaray3
- gammaz çetesi9
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular3
- imam maaşları4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- aykirikadin7
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- çikolata soslu ıslak kek4
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- barış yarkadaş7
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- parlak tenli kadın2
- sıcakta bisikletle gezmek2
sevdiği entry'ler
lanet olası insanoğlunun, lanet olası "ben!" egosuna lanet ettiren bir şaheser film. *
ve yine insan ırkının, acilen yok olması gerekliliğini de bir kere daha hatırlatır bu film.
hani bir soru vardır ya; "Gif'ler biz onlara bakmayınca ne yapıyor?" diye; işte bu film tam olarak bu soruya cevap veriyor diyebiliriz.
Tasarımcı olanlar bilir; grafik, web falan... bir gif ya da animasyon yaparken döngü sayısı sorulur; infinite ya da forever falan yazarsın, o da sonsuza kadar oynar. neden, çünkü eğlencelidir; gifler, animasyonlar falan. lakin insanoğlu sonsuz mudur? elbette değildir ve en azından bu dünyada asla olamayacaktır. dolayısıyla bizden sonra da kendini devam ettiren bir şeyleri yaratıp duruyoruz.
günümüzde de yapay zeka; bir web sitesi, bir photoshop grafiği kadar pratikleşip üretilebilen bir ürün haline geldi. tamam; gif'lerin, animasyonların elbette duygu, sevgi diye kavramları yok. ya peki yapay zekanın? insanoğlu zaten bunun için yapay zekayı geliştirmeye çalışıyor.
filmin daha girişinde bu soru bir profesöre de soruluyor: "peki, ya kendisine sevgi, duygu yüklenen bir yapay zeka; sevdiği, bağlandığı bir insanı bırakmak istemezse?"
işte lanet edilen şey de bu. insanın; tanrıcılık oynayıp yaratma, en iyisini yapma ve ne hikmetse de kendisine/egosuna hizmet ettirme felsefesi, böyle bir paradoksu da kendisiyle birlikte yaratıyor. insanoğlu sonunu görmeye biyolojisinin elvermediği kavramları zorluyor. peki ne için? elbette pragmatist, materyalist veya kapitalist hırsları uğruna.
çok değil, on yıllar sonra yapay zeka kavramı evlerde de kullanılabilir bir hale gelecek. ve bu filmin senaryosu bir bilim kurgu olmaktan çıkıp tiksinç bir realite halini alacak.
tanrının yarattığı en tehlikeli varlık gerçekten de insan...
ve yine insan ırkının, acilen yok olması gerekliliğini de bir kere daha hatırlatır bu film.
hani bir soru vardır ya; "Gif'ler biz onlara bakmayınca ne yapıyor?" diye; işte bu film tam olarak bu soruya cevap veriyor diyebiliriz.
Tasarımcı olanlar bilir; grafik, web falan... bir gif ya da animasyon yaparken döngü sayısı sorulur; infinite ya da forever falan yazarsın, o da sonsuza kadar oynar. neden, çünkü eğlencelidir; gifler, animasyonlar falan. lakin insanoğlu sonsuz mudur? elbette değildir ve en azından bu dünyada asla olamayacaktır. dolayısıyla bizden sonra da kendini devam ettiren bir şeyleri yaratıp duruyoruz.
günümüzde de yapay zeka; bir web sitesi, bir photoshop grafiği kadar pratikleşip üretilebilen bir ürün haline geldi. tamam; gif'lerin, animasyonların elbette duygu, sevgi diye kavramları yok. ya peki yapay zekanın? insanoğlu zaten bunun için yapay zekayı geliştirmeye çalışıyor.
filmin daha girişinde bu soru bir profesöre de soruluyor: "peki, ya kendisine sevgi, duygu yüklenen bir yapay zeka; sevdiği, bağlandığı bir insanı bırakmak istemezse?"
işte lanet edilen şey de bu. insanın; tanrıcılık oynayıp yaratma, en iyisini yapma ve ne hikmetse de kendisine/egosuna hizmet ettirme felsefesi, böyle bir paradoksu da kendisiyle birlikte yaratıyor. insanoğlu sonunu görmeye biyolojisinin elvermediği kavramları zorluyor. peki ne için? elbette pragmatist, materyalist veya kapitalist hırsları uğruna.
çok değil, on yıllar sonra yapay zeka kavramı evlerde de kullanılabilir bir hale gelecek. ve bu filmin senaryosu bir bilim kurgu olmaktan çıkıp tiksinç bir realite halini alacak.
tanrının yarattığı en tehlikeli varlık gerçekten de insan...
ister romanlarında olsun, ister çizgi romanlarında olsun, o yarattığı karakterlerin havasını başka kimse veremiyor. Tamam, hellblazer var, alan moore'un gözdesi, watchmen'de var, yine alan moore'un gözdesi. Fakat neil gaiman'in o kadar güzel, o kadar saf karakterleri var ki, kendilerini okurken kendinizi onların yerine koyarsınız.
(bkz: the endless)
(bkz: lucifer)
(bkz: shadow)
(bkz: the endless)
(bkz: lucifer)
(bkz: shadow)