bugün
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz4
- yazılımcıların flört edememesi6
- nervio abla17
- türkiye cumhuriyeti2
- ismail kartal21
- yeni evli çift aktiviteleri13
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak16
- yaşamak üzerine2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- görükle den moskova'ya yürümek3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- sözlük kızlarının çorapları11
- ahmet kaya3
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- güney kore34
- yerde para bulmak8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- sabahları sevilen şeyler5
- gece uyanıkları3
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- ümit kocasakal19
- motorsiklet5
- ıspartalıları sevmemek8
- from gold from dust36
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- en son ne aldınız13
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- nervio tarzı entry girmek24
- para kazanmak6
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- mersin10
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- instagram da artan erotizm sebebi10
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- porsche4
- sinemada yiyişen sevgililer9
entry'ler (177)
az önce yazmış olduğum; abuk hikaye.
3 arkadaş vardı. üçüde serserinin tekiydi. herkeste bunların serseri olduğunu biliyordu. yalan söyler, olay çıkarır, ortalığı birbirine katarlardı; ama çok dürüst ve sakin insanlardı. bir gün mahalleye bir kız taşındı. kızın adı elizabeth' ti.kız urfa-mardin dolaylarından gelmişti.aslında kıza babaannesinin adı olan nebahat konulmuştu ilk başta. ama sonra dedesi ormanda yürürken ayağı takılıp düşmüş ve elizabeth isimli bir sincapta onun hayatını kurtarmıştı. bu nedenle kızın adı elizabeth olarak değiştirilmişti.kız töreden kaçıp gelmişti. uzun boylu, esmer, yeşil gözlü çok güzel bir kızdı.ama her güzelin bir kusuru vardı.aslında sadece güzellerin kusuru olmazdı. çirkinlerinde kusuru olurdu. ama konumuz bu değil.kızın kusuru çok küfürbaz olmasıydı. urfa'da başlık parası karşılığı bir adamla evlendirilmişti.adama sürekli küfür ediyordu. adam kıza seni seviyorum dediğinde, karşılığında; bende seni lan hayvan diyordu.düğün gecesi adama soğan erkeği demesi bardağı taşıran son damla olmuştu. buna çok sinirlenen adam kızı babasının evine geri gönderdi. aşiret toplandı. kızın hakkında bir karar verilecekti. bu aşirette bir kızın kocasına soğan erkeği demesinin cezası ölümdü. ama daha soğan zamanı gelmediği için, başka bir yol bulmaya ve çifti barıştırmaya karar verdiler.adam elizabeth'i kabul etmeyeceğini söyleyince berdel teklif ettiler. ama aşirette başka kız kalmamıştı.onun yerine adama iki çuval patates teklif ettiler. adam sadece iki çuval patatesi kabul etmeyeceğini söyledi. bunun üzerine bir tenekede yağ teklif ettiler. adam patates kızartmasını çok sevdiği için bu teklifi reddedemedi; patates ve yağını alıp mutlu mesut evine döndü.kız ailesiyle yaşamaya başladı; fakat soğan zamanı gelince kız aşiretin kendisini ölüdüreceğinden korkup istanbul'a kaçtı. ama yanlışlıkla diyarbakır'a geldi.gelir gelmez de bu üç serseriyle karşılaştı. kıza görür görmez aşık oldular.ama kıza söylemediler.kızın adı elizabeth olduğu için ingiliz zannettiler.ingilizce bilmedikleri için sustular. sonra kıza açılabilmek için ingilizce kursuna gittiler. sonra ingilizceyi çok iyi öğrendikleri için öss'ye girdiler. ingiliz dili ve edebiyatı kazanıp ingiltere'ye okumaya gittiler. bir daha hiç serserilik yapmadılar. bu arada kız mahallenin yoğurtçusuyla evlendi. çok mutlu oldu. adam tikliydi. her küfür duyduğunda '' yoğurt koydum dolaba ellere vay! '' türküsünü söylüyordu. zaten yoğurtçu olduğu için problem olmuyordu. bu arada ingiltere'den dönen serseriler elizabeth'in türk olduğunu öğrenince kadınla konuşmaya karar verdiler.konuştuklarında sana aşığız dediler. elizabeth yürüyün gidin lan serseriler deyince çok üzülüp aşka küstüler bir daha aşık olmaya tövbe ettiler. hacca gidip deve kestiler. elizabeth te kocası ölünce yoğurt işine devam etti. kendini geliştirip tereyağıda yaptı. sonra bal satan bir adamla tekrar evlenip ekmeğin üstüne tereyağıyla bal sürüp yediler ve bir ömür boyu mutlu oldular.
3 arkadaş vardı. üçüde serserinin tekiydi. herkeste bunların serseri olduğunu biliyordu. yalan söyler, olay çıkarır, ortalığı birbirine katarlardı; ama çok dürüst ve sakin insanlardı. bir gün mahalleye bir kız taşındı. kızın adı elizabeth' ti.kız urfa-mardin dolaylarından gelmişti.aslında kıza babaannesinin adı olan nebahat konulmuştu ilk başta. ama sonra dedesi ormanda yürürken ayağı takılıp düşmüş ve elizabeth isimli bir sincapta onun hayatını kurtarmıştı. bu nedenle kızın adı elizabeth olarak değiştirilmişti.kız töreden kaçıp gelmişti. uzun boylu, esmer, yeşil gözlü çok güzel bir kızdı.ama her güzelin bir kusuru vardı.aslında sadece güzellerin kusuru olmazdı. çirkinlerinde kusuru olurdu. ama konumuz bu değil.kızın kusuru çok küfürbaz olmasıydı. urfa'da başlık parası karşılığı bir adamla evlendirilmişti.adama sürekli küfür ediyordu. adam kıza seni seviyorum dediğinde, karşılığında; bende seni lan hayvan diyordu.düğün gecesi adama soğan erkeği demesi bardağı taşıran son damla olmuştu. buna çok sinirlenen adam kızı babasının evine geri gönderdi. aşiret toplandı. kızın hakkında bir karar verilecekti. bu aşirette bir kızın kocasına soğan erkeği demesinin cezası ölümdü. ama daha soğan zamanı gelmediği için, başka bir yol bulmaya ve çifti barıştırmaya karar verdiler.adam elizabeth'i kabul etmeyeceğini söyleyince berdel teklif ettiler. ama aşirette başka kız kalmamıştı.onun yerine adama iki çuval patates teklif ettiler. adam sadece iki çuval patatesi kabul etmeyeceğini söyledi. bunun üzerine bir tenekede yağ teklif ettiler. adam patates kızartmasını çok sevdiği için bu teklifi reddedemedi; patates ve yağını alıp mutlu mesut evine döndü.kız ailesiyle yaşamaya başladı; fakat soğan zamanı gelince kız aşiretin kendisini ölüdüreceğinden korkup istanbul'a kaçtı. ama yanlışlıkla diyarbakır'a geldi.gelir gelmez de bu üç serseriyle karşılaştı. kıza görür görmez aşık oldular.ama kıza söylemediler.kızın adı elizabeth olduğu için ingiliz zannettiler.ingilizce bilmedikleri için sustular. sonra kıza açılabilmek için ingilizce kursuna gittiler. sonra ingilizceyi çok iyi öğrendikleri için öss'ye girdiler. ingiliz dili ve edebiyatı kazanıp ingiltere'ye okumaya gittiler. bir daha hiç serserilik yapmadılar. bu arada kız mahallenin yoğurtçusuyla evlendi. çok mutlu oldu. adam tikliydi. her küfür duyduğunda '' yoğurt koydum dolaba ellere vay! '' türküsünü söylüyordu. zaten yoğurtçu olduğu için problem olmuyordu. bu arada ingiltere'den dönen serseriler elizabeth'in türk olduğunu öğrenince kadınla konuşmaya karar verdiler.konuştuklarında sana aşığız dediler. elizabeth yürüyün gidin lan serseriler deyince çok üzülüp aşka küstüler bir daha aşık olmaya tövbe ettiler. hacca gidip deve kestiler. elizabeth te kocası ölünce yoğurt işine devam etti. kendini geliştirip tereyağıda yaptı. sonra bal satan bir adamla tekrar evlenip ekmeğin üstüne tereyağıyla bal sürüp yediler ve bir ömür boyu mutlu oldular.
(bkz: eşşoğuleşşek) küfürün ucu aslında kendisine dokunur; ama samimidir türk baba. bıyıklıdırda ve hafif göbeği vardır. hele de boyu kısaysa kızarken bile çok şeker olur.
(bkz: malumun ilanı) what????
olası bir durumdur. ama ben normal doğumdan(yumurtlamadan) yanayım. hem tavukcağızın sağlığı hem de iz kalmaması açısından.
genelde sabaha ertelenen ödevdir. sabah öğlene, öğlen okula, okulda tenefüse, tenefüste son on dakikaya ertelenir ve sonucunda ödev falan yapılmaz.
insana bu hayatta ne kadar değersiz olduğunu düşündüren durumdur. çevrenizde sizi seven, değer veren ne kadar insan varsa ölümünüzden 1 kaç ay sonra (belki o kadar bile değil) sizi unutup hayatına şen şakrak devam edecek.elbette etsinde; ama bu hayatta çevreniz ne kadar kalabalık olursa olsun ya da ne kadar değer görürseniz görün ölünce sizinle beraber yok olur unutulur.
yalancıyımdır biraz ama bana inan
sarhoşken hep çok sahiciyimdir
yine fazla içmiştim bu akşam da
coşmuş kalbim,of nal gibiyim.
sağır, kör, dilsiz görünür kalbim
ama bil, ben aslında iyi biriyim
bilirim, çok kirlidir aşk sicilim
sadakat konusunda pek iddialı değilim
ama bu kez farklı olsun diye
sen denersen, ben de denerim.
sarhoşken hep çok sahiciyimdir
yine fazla içmiştim bu akşam da
coşmuş kalbim,of nal gibiyim.
sağır, kör, dilsiz görünür kalbim
ama bil, ben aslında iyi biriyim
bilirim, çok kirlidir aşk sicilim
sadakat konusunda pek iddialı değilim
ama bu kez farklı olsun diye
sen denersen, ben de denerim.
kırmızıdam/ ADANA.
1 kep yumurta.
çok yanlış bir istemdir. onu yargılamak değil aynı onun gerçek kahramanlara yaptığı gibi işkencede öldüermek gerekir. ayrıca o kahraman falan değil, gözü dönmüş, insanlıktan nasibini almamış, insanları görüşlerini beğenmediği için, katleden faşist cunta ele başıdır.
ağustos böcekleri 500 yıl yaşarlar.
(şaka şaka inandınız mı? hmm bak bu ilginç bir bilgi:)
(şaka şaka inandınız mı? hmm bak bu ilginç bir bilgi:)
+ seni seviyorum süleyman.
_ yapma arif abi ben erkeğim.
+ aşk engel tanımaz uleeeeeeeeen.
_ yapma arif abi ben erkeğim.
+ aşk engel tanımaz uleeeeeeeeen.
hayırseverlikte sınır tanımayan insanların gözlerimi yaşartan, işte yardım budur dedirten eylemi. benzer şekilde yardım olsun diye, eroinmanlara uyuşturucu, alkoliklere bira, votka vb. alınabilir. haydi türkiye bir tinerci değişir türkiye değişir:)
2 hafta önce adana da okuldan eve gelirken; yarıştan getirilmiş, kulağı kanayan ve o hırsla sokağa bırakılan pitbull un saldırısına uğrayan küçük kızdır. aynı zamanda benim kuzenimdir. gazetelere 7 yazmasına rağmen, 10-15 kişinin kurtaramadığı ece yi pitbull dakikalarca yerde sürükledi. kafasına demir sopalarla, tuğlalarla vurulmasına rağmen bir türlü bırakmadı boynundan yakaladığı ece yi. en sonunda kafasında iki tuğla kırılınca ağzını açtı ama kuzenim kanlar içinde yerdeydi. şu an çukurova üniversitesi tıp fakültesine bağlı balcalı hastanesinde yatıyor.bu olayın ardından belediye pitbull ları toplama başladı. peki neden daha önce değilde şimdi. illa ki birinin bedel ödemesi mi gerekiyor, ya da birilerinin parçalanması mı? lütfen siz de çevrenizde pitbull besleyen birilerini görürseniz ya da sokakta başıboş dolaşan bir pitbull görürseniz hemen belediyeye haber verin. başka eceler parçalanmasın.http://www.haberform.com/...a-adana-saldiri-34025.htm
gayet doğal bir durumdur. ayrıca, özürlü değil engellidir. doğuştan ya da sonradan bir engelinin olması onu özürlü yapmaz.
adana'daki yüreğir cumhuriyet lisesi'nin müdür yardımcısı.