bugün
- millette manyak para var16
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- sözlük kürdü54
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- 6 yaşındaki kızını satan anne9
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- volkswagen passat10
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- papatya çayı içen erkek8
- boşandığı eşine araba alan adam4
- ben tevratı da okudum incili de12
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- pankek yiyen erkek6
- 20075
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- escort ile para kavgası5
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- ismail kartal19
- türkiyeli kahvesi8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- damat tıraşı4
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- iskilipli atıf hoca3
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- arkadaşlar naber ya4
- muhteşem yüzyıl kösem3
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- uçum'un 16 nisan 2028 seçim önerisi2
- şanzıman ustası4
- ahmet nazif zorlu3
- cam açık uyumak8
- osman pamukoğlu14
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- allah5
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda5
entry'ler (1)
lise veya üniversite öğrencisi iseniz, ya da bu programa göndermek istediğiniz kardeşniz, çocuğunuz varsa; tüm içtenliğim ve tecrübelerim dahilinde bilgilendirmeye çalışacağım, umarım güzel bir yazı olur.
her şeyden önce, kimseyi kandırmadan ve (bkz: youtube)da daha fazla takipçi kazanmak için söylenem yalanlar olmadan; bu işin içinde yıllardır olan birisi olarak (hem öğrencilik hem sonrası) sizlere tecrübelerimi, gördüklerimi anlatmaya çalışacağım ve daha çok her yerde bulabileceğiniz yüzeysel bilgilerden ziyade, kar-zarar hesabı, maddi durumları aktarmaya çalışacağım:
summer work and travel programı üniversite öğrencilerinin, (bkz: amerika birleşik devletleri)ne (bkz: j1) vizesi kapsamında sadece yaz dönemi için çalışma vizesi alarak gittikleri (bkz: kültürel) bir program.
ilkin, bu program para kazanma, zengin olma programı değil ve her ne kadar resmiyette öyle yazsa da kültür programı da değil. bulaşık yıkayarak, (bkz: housekeeping) olarak kültür falan kazanılmıyor, her şey bireyin kendi çabasına bağlı.
bunu bir yere yazdık. gelelim maddi kısma (tüm ücretler ortalama ücretlerdir, duruma ve kişiye göre değişiklik gösterebilir):
2021 fiyatlarınca acentaya vermeniz gereken zorunlu ücret aşağı yukarı 2500-3200 dolar arasında. güvenilir acenteler için 2800 dolar denilebilinir min. fiyat. 2850 dolar, hesaba bunu yazdık.
uçak biletleri gideceğiniz yere bağlı olmakla birlikte 650-1000 dolar arasında. sadece (bkz: new york john f kennedy havalimanı) uçmayacaksanız ve şanslı değilseniz abd içlerine 750 dolardan aşağıya uçak bileti bulmak resmen imkansızlaştı pandemi ile birlikte. hesaba yazdık mı bir 750 dolar daha? kaç etti, 3600 dolar.
vizeye başvururken elçiliğe zorunlu olarak ödemeniz gereken vize ve (bkz: sevis) ücreti var. şu an toplamı 510 dolar. hesaba bunu da ekledik: yine zorunlu olarak ödemeniz gereken pasaport, evrak ücretleri ve onların ıvır zıvırlarına da yaklaşık 40 dolar harcanınca: toplam 4150 dolardayız şu an.
bunlara ek olarak oraya ayak basmadan cepten çıkan harcamalar: * ödeyeceğiniz 100-300 dolar arası depozito, en az 2 hafta maaş alamayacağınız için geçiminizi sağlayacak cep harçlığı (önerilen 500 dolar olsa da, siz tutumlu ve toplamı az gösterme pahasına 300 ile gidin). bu kısma da toplam 450 sadece ayak basmadan cepten çıkması gereken minimum 4600 dolar.
peki ya orada?
karın doyurmak, hat açtırmak ve (%90 ihtimalle) kira ödemek gibi zorunlu harcamalar var. 3 ayı aşkın bir dönemde aylık 300 dolardan 1000 dolar sadece yemeğe, aylık ortalama 300 dolar kiraya ve 50 dolar da telefon hattına gidecek (ortalama!)
her kazandığınız 10 dolardan 1'ini (bkz: washington dc)'e, federal hükümete vergi olarak vereceksiniz. bu toplam kazancınızın %10'u geri alamayacağınız vergiye gidecek (eskiden bu vergi geri alınabiliniyordu. bunu trump kaldırdı, artık alınamıyor). buna ek olarak çoğu eyalet de artık kendi eyalet vergisini geri vermemeye başladı, (bkz: colorado), (bkz: massachusetts) gibi. eyalet vergisini geri alsanız dahi aylar sürüyor, bir yılı bulabiliyor. toplam kazancınızın ortalama %15'i vergiye gidiyor olarak düşünebilirsiniz. ancak unutmayın, tüm eyaletlere (bkz: income tax) yok, yani o bazı eyaletlere hiç vergi vermiyorsunuz. iş seçmeden önce araştırmanızı öneririm eyaletleri.
peki okyanusu geçtiniz, nehirde mi boğulacaksınız? bir (bkz: empire state building)i görmeden, (bkz: hollywood)da fotoğraf çekinmeden ben şahsen dönmek istemezdim. hakeza buraya kıyasla ucuz olan teknolojik alışveriş yapmadan, sevdiğim nba takımının formasını almadan dönmeyi tercih etmezdim. bu kısım tamamıyla size bağlı olmak üzere, travel için 500, alışveriş için 1000 dolar ayıralım kenara.
tamam, tüm masrafları konuştuk, düşündük, peki ya maaş? ücretler nasıl? işler neler?
abd'de asgari ücret saatlik 7.25 dolar ama çoğu eyalet bundan daha yükseğini resmi olarak uyguluyor. work and treval öğrencilerinin gittiği yerler ağırlıkla ya amerika içinde kovboyların dahi unuttuğu kasabalar, ya da doğu sahilinde eğlence parkları oluyor. hemen sahillerdeki eğlence parkları isterim diye atlamayın, bir ipucu, en yüksek kazançla dönenlerin çoğu (bkz: middle of nowhere) denilen alakasız yerlere gidenler oluyor. örneğin (bkz: wyoming) eyaleti, adını yerli kızılderililerden alan bu duyulmamış eyalet, çoğu öğrenci için en sıcak noktalardan birisi.
ücretler ise değişmekle birlikte 8-12 dolar arası diyebilirim. 15 de geldiği oluyor bazen, daha azına da tekliflerin. ama ortalama saatlik ücretler 8-12.
ağırlıklı olarak (bkz: lifeguard), (bkz: housekeeping), (bkz: runner), mutfak işleri ve çok iyi ingilizceniz varsa (gerçekten çok iyi) garsonluk arasında dönüyor iş skalası. cankurtaranlık kolaydır (hayır, okyanustan insan kurtarmıyorsunuz), saatleri bellidir ama (bkz: overtime) ücreti vermezler. housekeeping pis olabilir, ama saatleri avantajlıdır gün size kalır. restoran işleri ise (bkz: tip) bahşiş açısından avantajlı olsa da saatlerinin düzensiz olması ile plan program yaptırmakta kişiyi zorlar.
iş seçimine gelince, direkt saatlik ücret veya işin kendi tanımından ziyade kasabasına, şehrine bakmanızı öneririm. bir işin saatlik ücreti ve kirası avantajlı olabilir, ama etrafta hiçbir kimsenin olmadığı, sosyalleşemeyeceğiniz ıssız o kadar çok iş yeri var ki, yazı öyle bir yerde geçirmek istemezsiniz. dediğim gibi, konumuna ve etrafında başka mağazalar, fastfood mekanları, okullar var mı bakın. hem sosyalleşme, hem iş arama hem de dil açısından size daha faydalı olacaktır böyle konumlar (evet, maddi olarak da).
şimdi, gelelim zurnanın (bkz: careless whisper) çaldığı yere. eğer çok iyi ingilizceniz yoksa, şanslı değilseniz ve ilk tecrübeniz ise; büyük ihtimalle sadece paranızı amorti edip üstüne birkaç şehir görmüş, biraz alışveriş yapmış, bir de ilk kazandığınız 100 dolarlık banknotu cebinizde tutmuş olarak türkiye'ye döneceksiniz. zengin olmak, gelince araba almak, özel okul taksitini kendi ödemek gibi hayallere kapılmayın, çünkü orada depresyona dahi girenler çok oluyor o hayaller yıkılınca.
3 aylık bu dönemde haftada ortalama! 50 saat çalışsanız, saatlik ücretiniz de 11 dolar olsa; (vergiler sonrası) ortalama!: (9,5*50)*12 ile 5700 dolar kazanabilmiş oluyorsunuz. yukarıda yaptığımız ayak basmadan önce harcanan yaklaşık toplam para ne kadardı? 4600 dolar. ayak bastıktan sonra harcanan para ne kadardı? (değişmek ile birlikte!) kira, gıda gibi zorunluluklar ile yaklaşık 1500 dolar. artık gelir-gider hesabını siz yapın.
bu kadar açık ve acı(?) yazmamın bir sebebi var. dolar artık 10'a yaklaştı tl'ye karşı. birçok öğrenci youtube'da gördükleri yalanlar ve bazı acentaların pembe yalanları ile büyük hayaller kurup kredi çekip gidiyorlar. sonuç ise çoğu zaman hüsran. maalesef örnekleri de çok ancak kimse gururuna yedirmiyor, açık açık konuşmuyor girdiği zararı ve attığı yanlış adımları.
eskiden bu program mantıklıydı. acenta ücretleri düşüktü, dolar düşüktü, diğer tüm giderler düşükken dahi gelir daha yüksekti (trump'ın vergi düzenlemesinden bahsetmiştim).
evet, macera dolu amerikayı görmek, benzersiz tecrübeler kazanmak, dil pratiği yapmak hala çok güzel ve avantajlı. ancak tüm o anlatılmayanlara kanıp, yaşa göre büyük maddi riskler alıp atlanacak bir program değil artık, acentalar ücretlerini düşürmedikleri sürece.
umarım genel durumu anlatabilmiş, açık bir yazı yazabilmişimdir. programa, eyaletlere, şehirlere veya işlere dair sorularınız olursa çekinmeyin sorun, dilim döndüğünce ve tecrübem dahilinde cevap vermeye çalışırım.
sevgilerimle,
her şeyden önce, kimseyi kandırmadan ve (bkz: youtube)da daha fazla takipçi kazanmak için söylenem yalanlar olmadan; bu işin içinde yıllardır olan birisi olarak (hem öğrencilik hem sonrası) sizlere tecrübelerimi, gördüklerimi anlatmaya çalışacağım ve daha çok her yerde bulabileceğiniz yüzeysel bilgilerden ziyade, kar-zarar hesabı, maddi durumları aktarmaya çalışacağım:
summer work and travel programı üniversite öğrencilerinin, (bkz: amerika birleşik devletleri)ne (bkz: j1) vizesi kapsamında sadece yaz dönemi için çalışma vizesi alarak gittikleri (bkz: kültürel) bir program.
ilkin, bu program para kazanma, zengin olma programı değil ve her ne kadar resmiyette öyle yazsa da kültür programı da değil. bulaşık yıkayarak, (bkz: housekeeping) olarak kültür falan kazanılmıyor, her şey bireyin kendi çabasına bağlı.
bunu bir yere yazdık. gelelim maddi kısma (tüm ücretler ortalama ücretlerdir, duruma ve kişiye göre değişiklik gösterebilir):
2021 fiyatlarınca acentaya vermeniz gereken zorunlu ücret aşağı yukarı 2500-3200 dolar arasında. güvenilir acenteler için 2800 dolar denilebilinir min. fiyat. 2850 dolar, hesaba bunu yazdık.
uçak biletleri gideceğiniz yere bağlı olmakla birlikte 650-1000 dolar arasında. sadece (bkz: new york john f kennedy havalimanı) uçmayacaksanız ve şanslı değilseniz abd içlerine 750 dolardan aşağıya uçak bileti bulmak resmen imkansızlaştı pandemi ile birlikte. hesaba yazdık mı bir 750 dolar daha? kaç etti, 3600 dolar.
vizeye başvururken elçiliğe zorunlu olarak ödemeniz gereken vize ve (bkz: sevis) ücreti var. şu an toplamı 510 dolar. hesaba bunu da ekledik: yine zorunlu olarak ödemeniz gereken pasaport, evrak ücretleri ve onların ıvır zıvırlarına da yaklaşık 40 dolar harcanınca: toplam 4150 dolardayız şu an.
bunlara ek olarak oraya ayak basmadan cepten çıkan harcamalar: * ödeyeceğiniz 100-300 dolar arası depozito, en az 2 hafta maaş alamayacağınız için geçiminizi sağlayacak cep harçlığı (önerilen 500 dolar olsa da, siz tutumlu ve toplamı az gösterme pahasına 300 ile gidin). bu kısma da toplam 450 sadece ayak basmadan cepten çıkması gereken minimum 4600 dolar.
peki ya orada?
karın doyurmak, hat açtırmak ve (%90 ihtimalle) kira ödemek gibi zorunlu harcamalar var. 3 ayı aşkın bir dönemde aylık 300 dolardan 1000 dolar sadece yemeğe, aylık ortalama 300 dolar kiraya ve 50 dolar da telefon hattına gidecek (ortalama!)
her kazandığınız 10 dolardan 1'ini (bkz: washington dc)'e, federal hükümete vergi olarak vereceksiniz. bu toplam kazancınızın %10'u geri alamayacağınız vergiye gidecek (eskiden bu vergi geri alınabiliniyordu. bunu trump kaldırdı, artık alınamıyor). buna ek olarak çoğu eyalet de artık kendi eyalet vergisini geri vermemeye başladı, (bkz: colorado), (bkz: massachusetts) gibi. eyalet vergisini geri alsanız dahi aylar sürüyor, bir yılı bulabiliyor. toplam kazancınızın ortalama %15'i vergiye gidiyor olarak düşünebilirsiniz. ancak unutmayın, tüm eyaletlere (bkz: income tax) yok, yani o bazı eyaletlere hiç vergi vermiyorsunuz. iş seçmeden önce araştırmanızı öneririm eyaletleri.
peki okyanusu geçtiniz, nehirde mi boğulacaksınız? bir (bkz: empire state building)i görmeden, (bkz: hollywood)da fotoğraf çekinmeden ben şahsen dönmek istemezdim. hakeza buraya kıyasla ucuz olan teknolojik alışveriş yapmadan, sevdiğim nba takımının formasını almadan dönmeyi tercih etmezdim. bu kısım tamamıyla size bağlı olmak üzere, travel için 500, alışveriş için 1000 dolar ayıralım kenara.
tamam, tüm masrafları konuştuk, düşündük, peki ya maaş? ücretler nasıl? işler neler?
abd'de asgari ücret saatlik 7.25 dolar ama çoğu eyalet bundan daha yükseğini resmi olarak uyguluyor. work and treval öğrencilerinin gittiği yerler ağırlıkla ya amerika içinde kovboyların dahi unuttuğu kasabalar, ya da doğu sahilinde eğlence parkları oluyor. hemen sahillerdeki eğlence parkları isterim diye atlamayın, bir ipucu, en yüksek kazançla dönenlerin çoğu (bkz: middle of nowhere) denilen alakasız yerlere gidenler oluyor. örneğin (bkz: wyoming) eyaleti, adını yerli kızılderililerden alan bu duyulmamış eyalet, çoğu öğrenci için en sıcak noktalardan birisi.
ücretler ise değişmekle birlikte 8-12 dolar arası diyebilirim. 15 de geldiği oluyor bazen, daha azına da tekliflerin. ama ortalama saatlik ücretler 8-12.
ağırlıklı olarak (bkz: lifeguard), (bkz: housekeeping), (bkz: runner), mutfak işleri ve çok iyi ingilizceniz varsa (gerçekten çok iyi) garsonluk arasında dönüyor iş skalası. cankurtaranlık kolaydır (hayır, okyanustan insan kurtarmıyorsunuz), saatleri bellidir ama (bkz: overtime) ücreti vermezler. housekeeping pis olabilir, ama saatleri avantajlıdır gün size kalır. restoran işleri ise (bkz: tip) bahşiş açısından avantajlı olsa da saatlerinin düzensiz olması ile plan program yaptırmakta kişiyi zorlar.
iş seçimine gelince, direkt saatlik ücret veya işin kendi tanımından ziyade kasabasına, şehrine bakmanızı öneririm. bir işin saatlik ücreti ve kirası avantajlı olabilir, ama etrafta hiçbir kimsenin olmadığı, sosyalleşemeyeceğiniz ıssız o kadar çok iş yeri var ki, yazı öyle bir yerde geçirmek istemezsiniz. dediğim gibi, konumuna ve etrafında başka mağazalar, fastfood mekanları, okullar var mı bakın. hem sosyalleşme, hem iş arama hem de dil açısından size daha faydalı olacaktır böyle konumlar (evet, maddi olarak da).
şimdi, gelelim zurnanın (bkz: careless whisper) çaldığı yere. eğer çok iyi ingilizceniz yoksa, şanslı değilseniz ve ilk tecrübeniz ise; büyük ihtimalle sadece paranızı amorti edip üstüne birkaç şehir görmüş, biraz alışveriş yapmış, bir de ilk kazandığınız 100 dolarlık banknotu cebinizde tutmuş olarak türkiye'ye döneceksiniz. zengin olmak, gelince araba almak, özel okul taksitini kendi ödemek gibi hayallere kapılmayın, çünkü orada depresyona dahi girenler çok oluyor o hayaller yıkılınca.
3 aylık bu dönemde haftada ortalama! 50 saat çalışsanız, saatlik ücretiniz de 11 dolar olsa; (vergiler sonrası) ortalama!: (9,5*50)*12 ile 5700 dolar kazanabilmiş oluyorsunuz. yukarıda yaptığımız ayak basmadan önce harcanan yaklaşık toplam para ne kadardı? 4600 dolar. ayak bastıktan sonra harcanan para ne kadardı? (değişmek ile birlikte!) kira, gıda gibi zorunluluklar ile yaklaşık 1500 dolar. artık gelir-gider hesabını siz yapın.
bu kadar açık ve acı(?) yazmamın bir sebebi var. dolar artık 10'a yaklaştı tl'ye karşı. birçok öğrenci youtube'da gördükleri yalanlar ve bazı acentaların pembe yalanları ile büyük hayaller kurup kredi çekip gidiyorlar. sonuç ise çoğu zaman hüsran. maalesef örnekleri de çok ancak kimse gururuna yedirmiyor, açık açık konuşmuyor girdiği zararı ve attığı yanlış adımları.
eskiden bu program mantıklıydı. acenta ücretleri düşüktü, dolar düşüktü, diğer tüm giderler düşükken dahi gelir daha yüksekti (trump'ın vergi düzenlemesinden bahsetmiştim).
evet, macera dolu amerikayı görmek, benzersiz tecrübeler kazanmak, dil pratiği yapmak hala çok güzel ve avantajlı. ancak tüm o anlatılmayanlara kanıp, yaşa göre büyük maddi riskler alıp atlanacak bir program değil artık, acentalar ücretlerini düşürmedikleri sürece.
umarım genel durumu anlatabilmiş, açık bir yazı yazabilmişimdir. programa, eyaletlere, şehirlere veya işlere dair sorularınız olursa çekinmeyin sorun, dilim döndüğünce ve tecrübem dahilinde cevap vermeye çalışırım.
sevgilerimle,