bugün
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- ekşi sözlük11
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- diamond bey biraderelle2
- gocu bak bi5
- dayatılmış güzellik algısı2
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- anın görüntüsü26
- togg t6x5
- güne bir şarkı bırak7
- düşün ki o bunu okuyor6
- fenerbahçe12
- suriye'nin medeniyete katkıları2
- köylü2
- enayimiknatisii36
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- tek maçtan yatan iddaa kuponu2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- dansöz izleme keyfi12
- iltica2
- bursa da yakıt dökülmesiyle zincirleme kaza2
- ölüm9
- evliliği zorlaştırmak2
- gocu51
- çocuklara verilen farklı isimler12
- aziz yıldırım12
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- süper lig3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- uyuşturucu2
- beşiktaş9
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- saraca finch house3
- tai lung34
- futbol4
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- dün gece ne oldu14
- sözlükteki şer çetesi12
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
entry'ler (102)
sıradan bir durumdur. hakaret iÇerikli entry sahibi yazarların global bilgi hazinesini ortaya koymuştur.
dünyayı sallayan gruptur aids'in grubu dağıttığı da doğrudur.
18 yıllığı kraldır.
32 GB Ram i7 işlemci 3 TB harddisk 2 GB ekran kartı 7.1 ses kartı Capture Kart Tv kartı BD-WR vs özellikleri tek kasada toplamak (bkz: ben)
emre aydın'ın
"adının karşısında hacı yazıyor bütün sözcüklerde" anlamaktır "adının karşısında acı yazıyor bütün sözcüklerde"
"adının karşısında hacı yazıyor bütün sözcüklerde" anlamaktır "adının karşısında acı yazıyor bütün sözcüklerde"
(#172283)phaha.
sonuncusunu açmayla arasında pek bir fark olmayan başlık açma durumu.
insanlığın yüzde bilmem kaçının ayakkabı giymesi kadar normal olabilecek derttir (bkz: ihtiyaçlar piramidi) (bkz: yemek su barınma ve cinsellik)
parfüm markalarını ezberleten kokudur o an dünyanın en güzel kokusudur.
Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;
"Ölmek var, dönmek yok"tur.
* * *
Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
"Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...
Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğinize yorar bunu... ihanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...
* * *
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...
"iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.
ihanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
* * *
"Madem öyle..."nin çağı başlar ondan sonra...
Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini...
Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla...
"Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...
Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden...
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...
Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
* * *
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz.
Can DÜNDAR-Aşka ve Terke Dair
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;
"Ölmek var, dönmek yok"tur.
* * *
Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
"Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...
Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğinize yorar bunu... ihanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...
* * *
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...
"iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.
ihanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
* * *
"Madem öyle..."nin çağı başlar ondan sonra...
Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni... Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini...
Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye...
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla...
"Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre...
Ama sonra... ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden...
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...
Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
* * *
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz.
Can DÜNDAR-Aşka ve Terke Dair
sokak maçı yapan çocuklarından biri söylemiştir kimliği tespit edilememiştir.
babam annenle cinsel ilişkiye girsin bu mahallede inşallah!
babam annenle cinsel ilişkiye girsin bu mahallede inşallah!
kalbin atış hızını arttıran fakat iki mesajla tüm heyecanın adrenaline yükselmesine neden olan kısa mesajdır.
örnek:
kız: nasılsın?
esas oğlan: iyiyim canım ya sen?
gibi mesajlarla başlar ve;
k: ya zaten herşeyi sen mahvettin!
eo: bir kere de beni suçlama yaa!*
örnek:
kız: nasılsın?
esas oğlan: iyiyim canım ya sen?
gibi mesajlarla başlar ve;
k: ya zaten herşeyi sen mahvettin!
eo: bir kere de beni suçlama yaa!*
elimize verenlerin elimizden tutanlardan fazla olduğu bir dünyada elden ne gelir ki.
Milli takımı temsil ettiğinden türk bayrağını taşıma yetkisi olan tek klüp.
niye canıım giyebilir ne var bunda o saygısız diye biz de mi saygısız olacağız diyerekten saygı duyulması gereken insan tipidir.
edit: "die" kelimesi "diye" ile değiştirilmiştir.
edit: "die" kelimesi "diye" ile değiştirilmiştir.
+ er kişi
- hatun kişi
diyalog :
+ gözlerimin içine bakarakbeni sevmediğini söyle necla*
- sevmiyorum hüsnü
+ bi de buna bakarak söyle(bkz: bundan kastı baş parmağın aynı elin işaret parmağıyla orta parmağın arasına girmesiyle oluşan nah hareketi)
- höea !?!
- hatun kişi
diyalog :
+ gözlerimin içine bakarakbeni sevmediğini söyle necla*
- sevmiyorum hüsnü
+ bi de buna bakarak söyle(bkz: bundan kastı baş parmağın aynı elin işaret parmağıyla orta parmağın arasına girmesiyle oluşan nah hareketi)
- höea !?!