bugün

sevdiği entry'ler

tolga ciğerci

Galatasaray taraftarını uykusuz birakan adam. En azından beni;

görsel

sözlük kaslılarının fotoğrafları

görsel

anın görüntüsü

görsel
Annem her ay bana kontür gönderirdi Alanya'da zor durumda kalmayayım diye ve hep bu tarihte gönderirdi. Okuma yazması yoktu ama çok zeki bir kadındı annem. Tek tük harfleri birleştirip okuyabiliyordu yazıları ama okuyamıyordu mesela şubat yazısını okuyabiliyordu kendince. Liseye giderken ona hep kitap okurdum oda benim için patik örerdi üşüyüp hasta olmayayım diye. Çok eğlenirdik yazın her çarşıya çıkışımızda bana dondurma alırdı hiç bir zaman boş döndüğümüzü bilmezdim. Birgün dondurma aldı bana, sen neden yemiyorsun dedim Can'ım istemiyor derdi ama aslında parası olmadığı için kendine almazdı. Çocuk aklı işte bende yerdim o dondurmayı.. Kendisi yatıramazdı faturalarını herşeyi ona öğretmeye çalışırdım son Zaman'larda artık elektrik faturalarını kendi yatırmaya başlamıştı. Evde ben olmadığımda hilal yardım ederdi ona çocukluk arkadaşım.. Babam yoktu ama onun yokluğunu hissettirmedi bana hiç bir zaman.. Bugün cüzdanıma baktım 5tl vardı sadece 5tl. Ne yaparım Nasıl geçinirim diye düşündüm sonra gelir bir yerden nasibim dedim. Akşam eve geldim liseden kalma bir belgemi aramak için odaya girdim. O belgemin arasında bu takvim yaprağı vardı tarihi görünce gözlerim doldu. Arasını açtım içinden bu paralar çıktı. Olduğum yere oturdum hıçkıra hıçkıra ağladım. Aklım almadı Nasıl olur dedim ben bunu daha önceden Nasıl görmedim. Ellerimi kendimi hissetmemeye başladım defalarca anne anne diye bağırdım. Biliyordum o bu evin içindeydi ve hala bana yardım etmeye çalışıyordu. Kimse sesimi duymadı.. Bana son kez ayırdığı kontür parasını bile gönderemedi.. Onu çok özlüyorum.. Bugün onun yanına gitmek istedim sadece onun yanında olmak istedim Nasıl öldürürüm kendimi diye düşündüm yapamadım gene yapamadım.. Anneni çok öp olur mu ? Kokusunu içine Çek'e Çek'e öp olur mu ?

hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları

ilkokul dördüncü sınıftaydim. babam polis memuru annem ev hanımı. 4 kardeşiz. ev kira. okula 250 bin ile gidiyorum. sıfır gocunma var ama. zaten insan bazı şeyler yaşayana dek fakirliğin ne demek olduğunu pek bilmiyor.. ben de o zamana dek anlamamisim demek ki...

geleceği parlak zeki bir ogrenciymisim. şimdi o zekadan eser yok ya neyse. epey kalabalik bir okulun en iyi öğrencilerinden biriydim..futbolla aram çok iyiydi. o yüzden param olmasa dahi eksikligini hissetmemişimdir.

bir gün yine okulda matematik dersindeyiz. aniden sınıfa müdür yardimcisi girdi ve ismail ile benim ismimi okudu. ben de matematik yarışmasi için geldi müdür yardimcisi falan sanmıştım. değilmiş.

neyse ciktik siniftan kütüphaneye yöneldik. kütüphanede bir sıra vardi. okuma kitaplarıyla ilgili galiba diye düşünürken meğer ailesinin durumu iyi olmayan öğrencilere devlet yardimiymis. ne olduğunu anlamadan elime seffat bir poset icinde bir önlük bıraktılar. üstümdeki önlük eskimisti. ama temizdi, ütülüydü. onu giymekten hiç gocunmamiştim.

kendimi ellerimde önlükle sınıfımda bulduğumda acıyan gözlerin bana baktığını gördüm. ben utandığım zaman kıpkırmızı olurdum. hoca bir kere beni ovdugunde domates gibi kizardigimdan hoca bana domates demişti.. işte öyle kizarmistim. çok içime dokunmuştu. paramız vardi belki çok değildi tamam ama önlük alabilirdik pekala.. belki biraz daha eskimesi gerekiyordu yenisinin alınması için..

o gün birine yardım ettiğimde yapacağım iyiligi uluorta yapmak bir yana kendime dahi iyiliği unutturacagima dair kendim söz verdim..

mutfaktaki sari bez in gizlediği hayatı

dostlar!..1

burada şen şakrak görünmeye çalışan, ışıltılı bir dünyası varmış gibi davranan mutfaktaki sari bez'in gizlediği hayatını gözler önüne seriyorum. kamerama yakalandığı an, "olmaz olsun böyle hayat" demiştir. mutfaktaki sari bez'in dramıdır. *
görsel

football manager 2015

allah aşkına ya. manchester united'ın hocasıyım. sezon sonunda swansea bana alan tate'in jübile maçı için teklifte bulundu. kabul ettim. günler geçti maç günü geldi.

maça başladım. öndeyim 1-0 falan. rooney çılgın atıyor, attığı gol sonrası taklalar parandeler falan neyse ilk yarı 1-0 önde bitirdim. ama gözüm tate'i arıyor. adam ilk 11'de yok! yedeklerde de yok! bir insan kendi jübilesinde bile kadroya giremez mi yahu? bu düşünceler beni alıp götürmüşken takım'a tıkladım. oyuncu listesinde yok adam! adam kontratı bitti diye serbest kalmış! kendi jübilesinde kontrat yenilenmediği için takımsız kaldı adam! inanabiliyor musunuz? bir insan kendi düğününe bile geç kalabilir gidemeyebilir başına bir şey gelmiştir falan. ulan kendi jübilesine katılamayan bir futbolcu olabilir mi ya? bu nasıl bir oyun saçmalığıdır allah rızası için!

sözlük yazarlarının itirafları

http://www.youtube.com/watch?v=5k1kgcezxQE

--spoiler--
ben,

3 sene boyunca sevdiğim ama o beni arkadaşı gibi gördüğü için söyleyemediğim kızla bi gün beraber yürürken cesaretimi toplamış, söyleyeceğim sözleri hazırlamıştım.

o bana o sırada okuldaki arkadaşlarından biri ile ilgili yaşadığı sıkıntıyı anlatıyor, şimdiye kadar bu konuda kimsenin ona gelip bişe sormadığını, herkesin onu suçladığını,bi tek benim onun yanımda olduğunu söylüyordu.

onun evinin önüne gelmiştik, artık yukarı çıkacaktı,tam gözlerinin içine bakıp:

ben seni 3 senedir deliler gibi seviyorum,sen bana gelip erkek arkadaşınla kavganı anlattığında da,onunla sinemaya, kafeye gittiğinde yaşadıklarınızı anlattığında da gözyaşlarımı zorla tuttum,sen yanımdan gidince ağladım. şimdi ne dersen de istersen bi daha konuşma, istersen ben seni ne olarak görüyorum senin yaptığına bak de.istersen hiç bişe demeden evine çık, istersen vur bağır çağır ama ben seni seviyorum,hem de hayatın boyunca kimsenin seni sevemeyeceği kadar seviyorum'

diyecektim.

ben konuşmaya başlamadan o konuştu:

ya bugün benimle bu kadar yürüyüp beni dinledin, derdime ortak oldun ya yine,ne desem az sana. kardeşim gibisin benim ya gel sarılim sana...

hayat işte sonra akşam eve git. dünden kalan pilavı ısıt ye...
--spoiler-- *
© copyright 2005 - 2026