bugün
- kız yazarlara sataşmak vs meriçlik9
- 15 18 yaş arasına müebbet hapis düzenlemesi12
- clydeless vs velvet7
- velvet korumam altındadır22
- keşke yunan galip gelseydi diyen kitle4
- mason greenwood29
- borsayı kim 14 000 de tutuyor6
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi11
- erdoğan'ın gerçekten asrın lideri olması9
- sözlükte kadın yazar kalmaması4
- öğretmenlikte sürekli motivasyon beklemek3
- tas kafa saç modeli5
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın14
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu16
- güne bir tespit bırak6
- sinir bozucu şeyler14
- henüz doğmamışlara tavsiyeler4
- geceye bir kemal kılıçdaroğlu sözü bırak2
- iki birayla yatağa atılan kız devri bitmesi5
- hiç eksi vermemek8
- ben geldim naneler33
- karşı cinste hayran olunan özellik4
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek12
- fiat egea vs renault fluence3
- simit4
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek23
- gocu21
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı9
- 3 bin tl'ye ekmek arası döner satan işletme2
- suça sürüklenen çocuk düzenlemesi tbmm de4
- tinder kıza selamın aleyküm yazdım2
- velvet17
- ekşi sözlük yazarlarının kahvaltıları3
- danla bilic3
- aylık 445 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- 14 temmuz şempanze günü7
- kütüphane2
- saçma sapan ritüeller2
- suca suruklenen cocuk2
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki9
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı7
- skoda superb2
- parliament night blue3
- kilo vermek isteyenlere tavsiyeler3
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi13
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- kadidi çıkmak4
- kahve içmek3
entry'ler (46)
benim de ilgim varsa arkadaştan rica ederim.
jacques lemans.
kedilerin 31 çektiği gün.
özgürlük, komünizm ve solculuğa sığınarak sikişleri meşrulaştırma.
bir nevi bunların arkasına sığınarak toplum baskısını bertaraf etmeye çalışırlar.
çok gördük komünistiz, kollektifiz diye geçinenleri. üniversitelerde bir hayli mevcuttur.
bir nevi bunların arkasına sığınarak toplum baskısını bertaraf etmeye çalışırlar.
çok gördük komünistiz, kollektifiz diye geçinenleri. üniversitelerde bir hayli mevcuttur.
dinlendiğinde kahkahalar atılmasına sebep olabilecek ilk beyaz şov organizasyonu.
(bkz: bu sefer güldürdü)
(bkz: bu sefer güldürdü)
valla canım 16'ya kadar okudum bir tane bile tutmayınca bıraktım, üste yorumumu yazdım okuyun, fazla genelleme yapmayın sığ görünüyorsunuz.
romantizmi artırmak istiyorsanız kendinize bir sezen aksu listesi yapın. tecrübeyle sabittir. bir süre sonra değişik boyutlara geçiyorsunuz. çok acayip.
radikalde altına yorum yazıcaktım vazgeçtim. dedim allahından bulsun ama bi bitmiyosunuz yemin ederim, şimdide burda çıktı karşımıza bok kafalılar.
bakın arkadaşlar; sizin sanki hiç sayılacak noksanınız yokmuş gibi davranıyosunuz ya öncelikle şu huyunuzdan vazgeçin. bu durumun kadını erkeği yoktur, bu bir zihinsel gelişim meselesidir, düşünemeyen insan sorunudur ve maalesef sayacak olursak sizinde bu saydığınız erkek tiplerinden farkınız olmadığı ortaya çıkacaktır. bu olaya kadın veya erkek sorunları diyerek bakmak zaten en başta cehaletten gelir.
bu bir insanî gelişim problemidir.
tek tarafa yüklemek yine aynı problemin tezahürüdür. erkekler şöyle kadınlar böyle diye tartışmak yerine genel anlamda insanın nelerden mahrum kaldığını ve nasıl geliştirilebileceğini tartışmak gerekir. ve ne yazık ki bu tip saldırgan tutumlar sadece 'neden' olabilir, 'çözüm' olamaz. esas mesele bu tarz bir yaklaşımı desteklemek, bununla aynı zihniyeti paylaşmaktır. amacınız şikayet ettiğiniz tutumlardan kurtulmaksa zaten bunu yapmamanız sizin faydanızadır.
denecek çok şey var da boş vermek gerek; genel anlamda bu tip davranışların zihinsel problemler olduğunu, bu şekilde davranan erkek zihniyetinin aynısının kadınlarda da olduğunu, çünkü; ikisi de aynı toplumun ve yaşam koşullarının tesiri altında olduğunu bilmek gerekir. zehra yavuz sorunu maalesef cinsiyete indirgeyerek bakış açılarını daraltan tutum sergilemiş, ben bu durumu erkek düşmanlığına onuda kuyruk acısına bağlarım sadece. yani hiç bir etkisi yok böyle bir yazının.
bana kalırsa galeyana gelmenize gerek yok , biraz ağırbaşlı biraz mantıklı hareket ederek bu durumu atlatabilirsiniz kızlar. aksi takdirde sizin haklarınıza destek vermeye çalışan kişileri de yanınızdan uzaklaştırırsınız. dediğim gibi bu bir zihniyet meselesidir ve o tiplerin evlerindeki kadınlar da aynı zihniyete sahiptir, eleştirmemiz gereken durum bu.
bakın arkadaşlar; sizin sanki hiç sayılacak noksanınız yokmuş gibi davranıyosunuz ya öncelikle şu huyunuzdan vazgeçin. bu durumun kadını erkeği yoktur, bu bir zihinsel gelişim meselesidir, düşünemeyen insan sorunudur ve maalesef sayacak olursak sizinde bu saydığınız erkek tiplerinden farkınız olmadığı ortaya çıkacaktır. bu olaya kadın veya erkek sorunları diyerek bakmak zaten en başta cehaletten gelir.
bu bir insanî gelişim problemidir.
tek tarafa yüklemek yine aynı problemin tezahürüdür. erkekler şöyle kadınlar böyle diye tartışmak yerine genel anlamda insanın nelerden mahrum kaldığını ve nasıl geliştirilebileceğini tartışmak gerekir. ve ne yazık ki bu tip saldırgan tutumlar sadece 'neden' olabilir, 'çözüm' olamaz. esas mesele bu tarz bir yaklaşımı desteklemek, bununla aynı zihniyeti paylaşmaktır. amacınız şikayet ettiğiniz tutumlardan kurtulmaksa zaten bunu yapmamanız sizin faydanızadır.
denecek çok şey var da boş vermek gerek; genel anlamda bu tip davranışların zihinsel problemler olduğunu, bu şekilde davranan erkek zihniyetinin aynısının kadınlarda da olduğunu, çünkü; ikisi de aynı toplumun ve yaşam koşullarının tesiri altında olduğunu bilmek gerekir. zehra yavuz sorunu maalesef cinsiyete indirgeyerek bakış açılarını daraltan tutum sergilemiş, ben bu durumu erkek düşmanlığına onuda kuyruk acısına bağlarım sadece. yani hiç bir etkisi yok böyle bir yazının.
bana kalırsa galeyana gelmenize gerek yok , biraz ağırbaşlı biraz mantıklı hareket ederek bu durumu atlatabilirsiniz kızlar. aksi takdirde sizin haklarınıza destek vermeye çalışan kişileri de yanınızdan uzaklaştırırsınız. dediğim gibi bu bir zihniyet meselesidir ve o tiplerin evlerindeki kadınlar da aynı zihniyete sahiptir, eleştirmemiz gereken durum bu.
komplo teorileri yalnızca gerçekleşmesi daha az mümkün olan teorilerdir, diğer teoriler gibi akla uygun olmak zorundadır.
bir tane de benden gelsin; 'kanal istanbul' projesi özerk istanbul projesidir. yuzyıllardır hatta binyıllardır stratejik öneme sahip olmuş bir şehri sadece balıkların geçişi kolaylaşsın ve transit gemi geçişi artsın diye ikiye bölerek milyar dolarlar harcamak akla dayalı bir bahane gibi görünmüyor. söz konusu hükümetin bu proje için ayıracağı bütçenin karşılığını bu kanal, iktidar partisinin mevcut ağırtoplarının ömrü boyunca veremeyecektir. bu durumda iktidar partisi geleceği düşünüp bir sonraki nesil için yatırım yapıyor olması gerekiyor fakat bahsi geçen hükümetin gerek ekonomik gerekse siyasi sorunlara getirdiği çözümler göz önüne alındığında böyle birşeyin mizaçlarına uygun olmadığı, hem parti önderlerinin hemde takım arkadaşlarının yaşam stiline uymadığı aşikardır. bu yüzden, şehre bağlı karanın yüz ölçümünü azaltmak ve suyla çevrelemek, şehre yük olan yerleri kopararak yaşamın yoğun olduğu yerleri birleştirmek, mecazi anlamda metropolün yoğunluğunu artırmak için oldukça verimli görünüyor (bkz: hong kong). bu şekil bir yoğunlaştırma ise herkesin üstünde söz sahibi olmak isteyeceği bir şehrin üstüne iştahları daha da kabartacağından, metropole kazandırılacak olan otonom yapı tüm potansiyel hegomonik güçlerin işine gelecektir. böyle bir bölgenin bağımsızlığı herkesin işine geleceği için daha şimdiden aklınıza bölgeyi tahakküm altına almak isteyecek birkaç ülke gelmiş olmalı.
bir tane de benden gelsin; 'kanal istanbul' projesi özerk istanbul projesidir. yuzyıllardır hatta binyıllardır stratejik öneme sahip olmuş bir şehri sadece balıkların geçişi kolaylaşsın ve transit gemi geçişi artsın diye ikiye bölerek milyar dolarlar harcamak akla dayalı bir bahane gibi görünmüyor. söz konusu hükümetin bu proje için ayıracağı bütçenin karşılığını bu kanal, iktidar partisinin mevcut ağırtoplarının ömrü boyunca veremeyecektir. bu durumda iktidar partisi geleceği düşünüp bir sonraki nesil için yatırım yapıyor olması gerekiyor fakat bahsi geçen hükümetin gerek ekonomik gerekse siyasi sorunlara getirdiği çözümler göz önüne alındığında böyle birşeyin mizaçlarına uygun olmadığı, hem parti önderlerinin hemde takım arkadaşlarının yaşam stiline uymadığı aşikardır. bu yüzden, şehre bağlı karanın yüz ölçümünü azaltmak ve suyla çevrelemek, şehre yük olan yerleri kopararak yaşamın yoğun olduğu yerleri birleştirmek, mecazi anlamda metropolün yoğunluğunu artırmak için oldukça verimli görünüyor (bkz: hong kong). bu şekil bir yoğunlaştırma ise herkesin üstünde söz sahibi olmak isteyeceği bir şehrin üstüne iştahları daha da kabartacağından, metropole kazandırılacak olan otonom yapı tüm potansiyel hegomonik güçlerin işine gelecektir. böyle bir bölgenin bağımsızlığı herkesin işine geleceği için daha şimdiden aklınıza bölgeyi tahakküm altına almak isteyecek birkaç ülke gelmiş olmalı.
"benimde kürt arkıdaşlarım var yea"
birinden bu sözü duyuyosan bilki kemalist kafa yapısına sahiptir.
not: yandan dindarların nemalanması için yazılmamıştır.
birinden bu sözü duyuyosan bilki kemalist kafa yapısına sahiptir.
not: yandan dindarların nemalanması için yazılmamıştır.
marsist kominist.
hangisinden başlanılacağı bilinmeyen olaylar silsilesi.
eleştirmeye hakkımız olmayan kızlardır. onlar durumlarına saygı duymasa bile biz saygı duymak zorundayız.
psikanalizi uygular iken kullanılan teknik.
hastanın bilinçaltı hakkında notlar elde etmek için, hastanın zihninden geçenleri o an söylemesiyle, dolaylı yoldan işaret eden verilere ulaşma yöntemi.
bazı cahil cühelanın ağzına sakız olduğu gibi tipi sikik olduğu her halinden belli yazarların da işe yaramadığını ilan ettiği teknik.
psikolojiyi ilk defa bilim olarak inceleyen kuşağın en kalıcı ismi olan freud bu yöntemle psikanalizin uygulama şeklini belirtmiş, aynı dönemde öncelikle sanatta ve şiirde sonra diğer bazı dallarda da yeni bir akımın başlangıcına kaynaklık etmiştir. bugün sürrealizm diye bildiğimiz akımın çıkış noktası bu 'serbest çağrışım'dır. bilinçaltını saf bir şekilde resmetme ve kelimelere dökme amacıyla dönemin sanatçıları serbest çağrışımla sanat icraası nasıl olur diye kafa yormuşlar, resimlerini ve şiirlerini anlık duygu ve düşünceleriyle oluşturmaya çalışmışlar. hatta o meşhur picassoların cezannelerin kübizminde bile aklın yanında bilinçaltının da önemsendiği, eserlere serbest çağrışımın ve bilinçaltının da yansıtılmaya çalışıldığı bilinir.
onun için 'işe yaramamış' falan, bunlar boş laflar, küçümsememek gerekir. ufacık bir uygulama ama sonuçları genişleyebiliyor.
hastanın bilinçaltı hakkında notlar elde etmek için, hastanın zihninden geçenleri o an söylemesiyle, dolaylı yoldan işaret eden verilere ulaşma yöntemi.
bazı cahil cühelanın ağzına sakız olduğu gibi tipi sikik olduğu her halinden belli yazarların da işe yaramadığını ilan ettiği teknik.
psikolojiyi ilk defa bilim olarak inceleyen kuşağın en kalıcı ismi olan freud bu yöntemle psikanalizin uygulama şeklini belirtmiş, aynı dönemde öncelikle sanatta ve şiirde sonra diğer bazı dallarda da yeni bir akımın başlangıcına kaynaklık etmiştir. bugün sürrealizm diye bildiğimiz akımın çıkış noktası bu 'serbest çağrışım'dır. bilinçaltını saf bir şekilde resmetme ve kelimelere dökme amacıyla dönemin sanatçıları serbest çağrışımla sanat icraası nasıl olur diye kafa yormuşlar, resimlerini ve şiirlerini anlık duygu ve düşünceleriyle oluşturmaya çalışmışlar. hatta o meşhur picassoların cezannelerin kübizminde bile aklın yanında bilinçaltının da önemsendiği, eserlere serbest çağrışımın ve bilinçaltının da yansıtılmaya çalışıldığı bilinir.
onun için 'işe yaramamış' falan, bunlar boş laflar, küçümsememek gerekir. ufacık bir uygulama ama sonuçları genişleyebiliyor.
itiraf; hiç bir zaman kendi halimde biri olamadım.
dağarcığı olacak o.
şebnem ferahın 'ben şarkımı söylerken' parçasında geçer. (bkz: @5)
gerçekçi kullanımla anamızın amı üzerine yazmamız isteniyor. benim bu konuda düşüncelerim sınırlı ama anlatmak isteyen olursa dinlerim.
şebnem ferahın 'ben şarkımı söylerken' parçasında geçer. (bkz: @5)
gerçekçi kullanımla anamızın amı üzerine yazmamız isteniyor. benim bu konuda düşüncelerim sınırlı ama anlatmak isteyen olursa dinlerim.
öte dünyada zaman kavramının olmadığı söylendiği için öncesi-sonrası diye bir soru sorulamaz. soru bu açıdan yanlıştır.
yani sana göre bir öncesi bir sonrası var ama ona göre yok.
yani sana göre bir öncesi bir sonrası var ama ona göre yok.
seviyosan sikmek istersin zaten. istemiyosan sevgini hatta cinsel tercihini sorgula.