bugün
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek7
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- arıların biraz mallaşmış olması2
- eşek2
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- en tehlikeli insan tipleri3
- isana2
- bir şeyler söyle5
- galatasaray9
- doruklara sevdalanmak2
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- ütü13
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- dönmek istenilen yıl2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- kalem4
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yunanistan29
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- mutsuz olmak3
- hırvatistan14
- yıkık yazarlar4
- gocu bak bi5
- latte içen erkek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- borç ve kira olupta iyi olan para7
entry'ler (21)
görgüsüzce yemek yeme sanatıdır.
görgüsüzlerin ,yemek yeme kültürü olmayanların, insanların miğdesini bulandırırcasına kendini kaybedercesine yemek yeme durumudur,özellikle erkek arkadaşınız yapıyor ise şutlanma sebebidir.
kan tükürsün adını
candan anan dudaklar
sana benim gözümle
bakan gözler kör olsun.
candan anan dudaklar
sana benim gözümle
bakan gözler kör olsun.
o nasıl bir bağlamadır girişteki, yüreğine işliyor insanın. orhan babanın en sevdiğim eseridir ayrıca.
tarifi olmayan bir duygudur. ne yani eskileri aramak isteseydim hiç kaybetmezdim.
formanda ter olmaya geldik. fenerbahçe senin için ölmeye geldik.
yılmaz erdoğanın okuduğu en güzel şiirdir. bir mevlana şiiridir.
özenti bir kuruluş. kfc nin tırnağı bile olamaz.
allah başka dert vermesin denilesi bir durum.
bir babanın olmaması. hayatta daha ne fazla iç burkabilirki?
tabiki sevdiğin insan. gözlerini ovalamadan aklına düşen ilk şeydir o.
şu anda izlediğim en güzel dizidir. özellikle harun o ne yemek yeme arzusudur her bülüm ayrı bir olay.
şu anda yok hadi kurtar bakim nasıl kurtarıyorsun.
ülkü tamer onun için şu dizeleri yazmıştır:
tanrı bin birinci gece şairi yarattı, bin ikinci gece cemal'i,
bin üçüncü gece şiir okudu tanrı, başa döndü sonra, kadını yeniden yarattı.
tanrı bin birinci gece şairi yarattı, bin ikinci gece cemal'i,
bin üçüncü gece şiir okudu tanrı, başa döndü sonra, kadını yeniden yarattı.
herkes dizi izliyor ama inkar ediyor.
ne yapıyorsun ?
hiç belgesel izliyorum
yok böyle yalan arkadaş insanlar yaprak dökümünü izliyor ama söylemekten utanıyor o zaman izleme arkadaşım ne gerek var ki yalana dolana taşra isen taşra sın kime ne bize ne ?
ne yapıyorsun ?
hiç belgesel izliyorum
yok böyle yalan arkadaş insanlar yaprak dökümünü izliyor ama söylemekten utanıyor o zaman izleme arkadaşım ne gerek var ki yalana dolana taşra isen taşra sın kime ne bize ne ?
gelsede beklenir gelmesede,o gelir nasıl güzel olur.gözler parlar,kalp hızlı hızlı atar,karnın ağrır.sevgiliyi beklemek güzeldir gelir yada gelmez ama güzeldir ümitlidir.
kara yağızın tam karşıtıdır bence.hayır sen nasıl bu kadar yakışıklı oluyorsun diye soruyor insan.sen insansan diğer erkekler ne oluyor.
ne alakaysa sporla ilgilenmeye başladı bi o kaldı dediğim sanatçıdır.
gereksiz trip atan insandır yani yoksan yoksun kime,neyi ispat etmeyi çalışıyorsun.
Neşet Ertaş,son yüzyılın en önemli Türk ozanlarından biri olup abdal geleneğinin en büyük temsilcisidir. (d. 1938) Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde doğmuştur.Yağmurlubüyükoba, Kırşehir köyündendir Babası saz ustası Muharrem Ertaş annesi Döne hanımdır. Ertaş, ilkokul gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Kendi ifadesi ile bunu şu şekilde ifade eder; "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.".
Neşet Ertaş, 1950'li yılların sonunda istanbul'a gelerek ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. Daha sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir. Burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında istanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri döndü.
Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "o dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. devlet sanatçılığı bana teklif edildi. ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım. bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım." diyerek devlet geri çevirmiştir.Fakat halk büyük destek vermiş ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane olmuştur. Evelim sen oldun ahirim sensin.
Neşet Ertaş, 1950'li yılların sonunda istanbul'a gelerek ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. Daha sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir. Burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında istanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri döndü.
Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "o dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. devlet sanatçılığı bana teklif edildi. ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım. bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım." diyerek devlet geri çevirmiştir.Fakat halk büyük destek vermiş ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane olmuştur. Evelim sen oldun ahirim sensin.