bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı33
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- ismail kartal6
- enayimiknatisii26
- insan olmaya ceyrek kala19
- s'i l v'e r m'i s t34
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru4
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- özledim mesajına verilecek cevaplar14
- hangi renksiniz17
- ragnarın memeleri3
- serhat kılıç11
- milan skriniar3
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- aziz yıldırım4
- kırbaç isteyen var mı3
- kerem aktürkoğlu3
- sigara intihardır3
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- orkun kökçü4
- beşiktaş6
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı2
- kirpi3
- sözlükteki şer çetesi12
- fenerbahahahahahçe2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- kadıköy de fenerbahçe yi yenmek2
- leandro trossard2
- fenerbahçe10
- yok farzedince yok olan şeyler3
- fenerbahçe nin orta sahası2
- amedspor23
- haftasonları entry girmeyen yazar3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- kuzukulağı6
- sözlükteki büyücüler7
- nervio9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- mesajlaşırken karşı tarafı engellemek2
- mustafa serhat kılıç3
- gocu50
- twitter da alakasız tagda ayet paylaşan tip2
- ruhi çenet'in hasidikler videosu5
- dusan vlahovic2
- zorunlu eğitim13
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
entry'ler (914)
niyancat tarafından verilir.
metrodan fakülteye kadar olan yol öldürmez, süründürür.
#22216290
Evet şimdi çok daha güzel bir yerdesin. sanırım sadece bununla avunabiliyorum. neredeyse iki ay olacak ama benim acım hiç dinmiyor inan. minik burnunu, ucu kırık kuyruğunu, jelibon gibi patilerini öyle çok özledim ki. öyle zamansız gittin ki oğluşum. beni öyle çaresiz bırakıp gittin ki... şimdi tek yapabildiğim seninle tekrar buluşabileceğim günü düşünmek. çünkü ben seni inan şu anda her şeyden çok özlüyorum. şu an göz yaşlarımı tutmam imkansız çünkü beni en zor zamanlarımda dipten çekip çıkaran sendin. benimle uyuyup yanımda kimse yokken bana sevgi gösteren sendin. şimdi ise yoksun. vedamız o kadar berbattı ve sen o kadar acı çekiyordun ki, inan o an kolumu kesseler daha az acırdı. bazen duyardım, sevdiğin biri ölünce zamanla kalbinde duyduğun acı azalırmış. azalmıyor ki. valla azalmıyor. hatta her gün daha çok özlüyorum. sen biz bir süreliğine seni bırakıp dışarı bir yerlere gidince bize sinirlenip geldiğimizde hıncını alırdın. ya şimdi biz sensiz napıcaz? biz sana kızamıyoruz bile çünkü tamamen gittin. kocaman gözlerini kapatıp gittin işte. ama sana kızamıyorum ben. çünkü şu an çıkıp gelsen inan hiç sinirlemem sana gittin diye. gerçekten. nolur gelsen? çünkü seni çok özlüyorum.
(edit: sana bir de şarkı bırakıyorum, dinlersin.)
https://www.youtube.com/watch?v=wzqegGgfk2c
Evet şimdi çok daha güzel bir yerdesin. sanırım sadece bununla avunabiliyorum. neredeyse iki ay olacak ama benim acım hiç dinmiyor inan. minik burnunu, ucu kırık kuyruğunu, jelibon gibi patilerini öyle çok özledim ki. öyle zamansız gittin ki oğluşum. beni öyle çaresiz bırakıp gittin ki... şimdi tek yapabildiğim seninle tekrar buluşabileceğim günü düşünmek. çünkü ben seni inan şu anda her şeyden çok özlüyorum. şu an göz yaşlarımı tutmam imkansız çünkü beni en zor zamanlarımda dipten çekip çıkaran sendin. benimle uyuyup yanımda kimse yokken bana sevgi gösteren sendin. şimdi ise yoksun. vedamız o kadar berbattı ve sen o kadar acı çekiyordun ki, inan o an kolumu kesseler daha az acırdı. bazen duyardım, sevdiğin biri ölünce zamanla kalbinde duyduğun acı azalırmış. azalmıyor ki. valla azalmıyor. hatta her gün daha çok özlüyorum. sen biz bir süreliğine seni bırakıp dışarı bir yerlere gidince bize sinirlenip geldiğimizde hıncını alırdın. ya şimdi biz sensiz napıcaz? biz sana kızamıyoruz bile çünkü tamamen gittin. kocaman gözlerini kapatıp gittin işte. ama sana kızamıyorum ben. çünkü şu an çıkıp gelsen inan hiç sinirlemem sana gittin diye. gerçekten. nolur gelsen? çünkü seni çok özlüyorum.
(edit: sana bir de şarkı bırakıyorum, dinlersin.)
https://www.youtube.com/watch?v=wzqegGgfk2c
şu sıralar eler yaptığı merak edilen sevilesi uludağ sözlük yazarı.
adam değildir. net.
bilmem nedir.
bana karanlık ve yalnız sonbahar günlerini anımsatan dehşet ötesi güzel şarkı.
Yıldız Teknik Üniversitesi'nin en yüksek katılımcısına sahip kariyer etkinliği olan ve Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Finans ve Yazılım Günleri bu yılda iki dev sektörün en iyilerini buluşturuyor. 6.sı düzenlenicek olan etkinlik 26-27 Kasım 2015 tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezinde gerçekleşecektir. Finansbank, Koçsistem, SAP Türkiye, ing Bank gibi farklı 10 oturumu, workshopları, teknik gezileri, eğitim fırsatları ile birlikte katılımcılarını bekliyor. Ücretsiz başvuru için: https://www.biletino.com/event/eventdetail/1841 Event: https://www.facebook.com/events/489218211248294/
geri dönülemez bir şekilde aşığım. evet o adam benim, evet ilişkimiz baya uzun bir süredir devam ediyor ve problem yok gibi. ama benim ona olan aşkımın büyüklüğü beni korkutuyor. benim ona olan bu bağlılığım, bu sevgim beni ölümüne korkutuyor çünkü sonunda canı yanan ben olacakmışım gibi geliyor.
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biri. içinde reenkarnasyon kelimesi geçmemesine rağmen konunun bağlandığı yer orasıydı ki bu da benim hassas noktam ve filmi en beğendiğim filmler arasına sokan özellik.
iki yıl sonra tekrar uyguladığım saç rengi.
sesi, şarkıları, fiziği, gülüşüyle benim için iticilikte sınır tanımayan kadın.
!!!!SPOILER ALERT!!!!!!!
telsizden gelen ses glenn'indi bence evet. askıda bıraktılar çünkü, ölecek ama iyi bir ölüm hazırlayacaklar. mesela merle'ünki gibi bir sahne bekliyorum ben. glenn nerede olduğunu söyleyecek, daryl eve gidip maggie ve rick'i alacak söylediği yere gidecek ve bam! glenn taptaze bir zombie olarak karşılarına çıkacak. şurdan sonra öldürmezlerse senaristlerin türk olduğunu düşünmeye başlarım zaten.
telsizden gelen ses glenn'indi bence evet. askıda bıraktılar çünkü, ölecek ama iyi bir ölüm hazırlayacaklar. mesela merle'ünki gibi bir sahne bekliyorum ben. glenn nerede olduğunu söyleyecek, daryl eve gidip maggie ve rick'i alacak söylediği yere gidecek ve bam! glenn taptaze bir zombie olarak karşılarına çıkacak. şurdan sonra öldürmezlerse senaristlerin türk olduğunu düşünmeye başlarım zaten.
niyancat'in başına gelmiş gelebilecek en güzel olaydır.
üniversitede ilk yılım. fakültem davutpaşa'da. kyk çıkmadı, başından çıkmayacağını biliyordum zaten. özel yurt gibi bir saçmalığa girişmek istemedim. kız bile olsa arkadaşını çağırıp iki çay demleyemiyorsun, evinde gibi nasıl hissedebilirsin ki? ben de başladım internetten ev/ev arkadaşı aramaya. bakıyorum tiplere "baban bile olsa eve erkek giremez"ler mi dersin, "sigara alkol kullanmak yasak" diyenler mi. ben zaten kullanmıyorum hiçbirini de, hadi efkarlandım bi gece, kendi odamda sessiz sessiz demlenemez miyim? bu atarlarla beraber bana ekmek çıkmadı hiçbir yerden. artık babam da bıkmıştı. "bul bi yurt kaydol" diye söyleniyordu. bense büyükçekmecedeki stüdyo dairelere bakmaya başlamıştım. eve çıkacaktım kafaya koymuştum. o çay demlenecekti! o sıralar da pendikten daha ilerde bi arkadaşımda kalıyordum, hazırlık atlama sınavına gidişim gelişim 5 saat falandı toplam. okulun ilan sitesinde bir ilan gördüm. şirinevler'de ev arkadaşı aranıyordu. evin kurallarını beraber koyacağımız, uyumlu, arkadaş canlısı biri yazmıştı kız. pendik beni öldürüyordu yavaş yavaş, ne olacaksa olsun dedim, yazdım. benimle beraber yazan bir kız daha varmış, kiralanacak ev de 3 oda 1 salon. sıfırdan kurulacak ev, 3 kızdan hiçbiri birbiriyle daha önce tanışmamış. çekingen ama hevesliler. terddütlerle, şüphelerle evi tuttuk. temizledik, düzenledik. herkes birbirini yeni tanıyordu. kardeş gibi olduk, 2 kısacık ayda ne kadar yakınlaşılırsa o kadar yakınlaştık. bazen en iyi arkadaşınla eve çıkarsın ve aranız bozulur çünkü birlikte yaşamak için yaratılmamışsınızdır hani. işte biz üçümüz birbirimizle yaşamak için yaratılmışız.
üniversitede ilk yılım. fakültem davutpaşa'da. kyk çıkmadı, başından çıkmayacağını biliyordum zaten. özel yurt gibi bir saçmalığa girişmek istemedim. kız bile olsa arkadaşını çağırıp iki çay demleyemiyorsun, evinde gibi nasıl hissedebilirsin ki? ben de başladım internetten ev/ev arkadaşı aramaya. bakıyorum tiplere "baban bile olsa eve erkek giremez"ler mi dersin, "sigara alkol kullanmak yasak" diyenler mi. ben zaten kullanmıyorum hiçbirini de, hadi efkarlandım bi gece, kendi odamda sessiz sessiz demlenemez miyim? bu atarlarla beraber bana ekmek çıkmadı hiçbir yerden. artık babam da bıkmıştı. "bul bi yurt kaydol" diye söyleniyordu. bense büyükçekmecedeki stüdyo dairelere bakmaya başlamıştım. eve çıkacaktım kafaya koymuştum. o çay demlenecekti! o sıralar da pendikten daha ilerde bi arkadaşımda kalıyordum, hazırlık atlama sınavına gidişim gelişim 5 saat falandı toplam. okulun ilan sitesinde bir ilan gördüm. şirinevler'de ev arkadaşı aranıyordu. evin kurallarını beraber koyacağımız, uyumlu, arkadaş canlısı biri yazmıştı kız. pendik beni öldürüyordu yavaş yavaş, ne olacaksa olsun dedim, yazdım. benimle beraber yazan bir kız daha varmış, kiralanacak ev de 3 oda 1 salon. sıfırdan kurulacak ev, 3 kızdan hiçbiri birbiriyle daha önce tanışmamış. çekingen ama hevesliler. terddütlerle, şüphelerle evi tuttuk. temizledik, düzenledik. herkes birbirini yeni tanıyordu. kardeş gibi olduk, 2 kısacık ayda ne kadar yakınlaşılırsa o kadar yakınlaştık. bazen en iyi arkadaşınla eve çıkarsın ve aranız bozulur çünkü birlikte yaşamak için yaratılmamışsınızdır hani. işte biz üçümüz birbirimizle yaşamak için yaratılmışız.
soruya soruyla mı karşılık vermek?
%100 sizi stalklamış olan insandır.