bugün
- velvet36
- habire1233
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç4
- kürdüm3
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- fatma soydaş3
- kadınsızlık6
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- yazarların yapmak istedikleri3
- dem parti4
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- güne bir şarkı bırak3
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- mantı ve kolektif bilinçdışı2
- kafayı kedi gibi hoşlanılan kıza sürtmek2
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- 5 takipçim olması5
- bot beğeni6
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek4
- basit bir hayat istemek2
- kabataş olayı görüntüleri27
- oğlum bir baktım da buradaki ekip bok gibi lan3
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması4
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- yeni parti8
- istanbul un çok pahalı olması27
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- en eski dil2
- kadınların çok gamsız ve dertsiz olması meselesi4
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- 22 yaş5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- incelikli erkek5
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması6
- hangi manifest kızısın12
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması3
- 6 oku görünce dayanamadım4
- sözlük yazarlarının oy vereceği partiler3
- her şeyin üst üste gelmesi8
- kürde kürt demenin ırkçılık olduğu ülke4
- en sevilmeyen ev işleri14
- bir kilo kiraz yemek2
- küfür etkisi yaratan ama küfür olamayan cümleler3
- aptallara laf yetiştirmem yazar geçerim2
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası4
- gönül almaya çalışan erkek11
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
entry'ler (914)
niyancat tarafından verilir.
metrodan fakülteye kadar olan yol öldürmez, süründürür.
#22216290
Evet şimdi çok daha güzel bir yerdesin. sanırım sadece bununla avunabiliyorum. neredeyse iki ay olacak ama benim acım hiç dinmiyor inan. minik burnunu, ucu kırık kuyruğunu, jelibon gibi patilerini öyle çok özledim ki. öyle zamansız gittin ki oğluşum. beni öyle çaresiz bırakıp gittin ki... şimdi tek yapabildiğim seninle tekrar buluşabileceğim günü düşünmek. çünkü ben seni inan şu anda her şeyden çok özlüyorum. şu an göz yaşlarımı tutmam imkansız çünkü beni en zor zamanlarımda dipten çekip çıkaran sendin. benimle uyuyup yanımda kimse yokken bana sevgi gösteren sendin. şimdi ise yoksun. vedamız o kadar berbattı ve sen o kadar acı çekiyordun ki, inan o an kolumu kesseler daha az acırdı. bazen duyardım, sevdiğin biri ölünce zamanla kalbinde duyduğun acı azalırmış. azalmıyor ki. valla azalmıyor. hatta her gün daha çok özlüyorum. sen biz bir süreliğine seni bırakıp dışarı bir yerlere gidince bize sinirlenip geldiğimizde hıncını alırdın. ya şimdi biz sensiz napıcaz? biz sana kızamıyoruz bile çünkü tamamen gittin. kocaman gözlerini kapatıp gittin işte. ama sana kızamıyorum ben. çünkü şu an çıkıp gelsen inan hiç sinirlemem sana gittin diye. gerçekten. nolur gelsen? çünkü seni çok özlüyorum.
(edit: sana bir de şarkı bırakıyorum, dinlersin.)
https://www.youtube.com/watch?v=wzqegGgfk2c
Evet şimdi çok daha güzel bir yerdesin. sanırım sadece bununla avunabiliyorum. neredeyse iki ay olacak ama benim acım hiç dinmiyor inan. minik burnunu, ucu kırık kuyruğunu, jelibon gibi patilerini öyle çok özledim ki. öyle zamansız gittin ki oğluşum. beni öyle çaresiz bırakıp gittin ki... şimdi tek yapabildiğim seninle tekrar buluşabileceğim günü düşünmek. çünkü ben seni inan şu anda her şeyden çok özlüyorum. şu an göz yaşlarımı tutmam imkansız çünkü beni en zor zamanlarımda dipten çekip çıkaran sendin. benimle uyuyup yanımda kimse yokken bana sevgi gösteren sendin. şimdi ise yoksun. vedamız o kadar berbattı ve sen o kadar acı çekiyordun ki, inan o an kolumu kesseler daha az acırdı. bazen duyardım, sevdiğin biri ölünce zamanla kalbinde duyduğun acı azalırmış. azalmıyor ki. valla azalmıyor. hatta her gün daha çok özlüyorum. sen biz bir süreliğine seni bırakıp dışarı bir yerlere gidince bize sinirlenip geldiğimizde hıncını alırdın. ya şimdi biz sensiz napıcaz? biz sana kızamıyoruz bile çünkü tamamen gittin. kocaman gözlerini kapatıp gittin işte. ama sana kızamıyorum ben. çünkü şu an çıkıp gelsen inan hiç sinirlemem sana gittin diye. gerçekten. nolur gelsen? çünkü seni çok özlüyorum.
(edit: sana bir de şarkı bırakıyorum, dinlersin.)
https://www.youtube.com/watch?v=wzqegGgfk2c
şu sıralar eler yaptığı merak edilen sevilesi uludağ sözlük yazarı.
adam değildir. net.
bilmem nedir.
bana karanlık ve yalnız sonbahar günlerini anımsatan dehşet ötesi güzel şarkı.
Yıldız Teknik Üniversitesi'nin en yüksek katılımcısına sahip kariyer etkinliği olan ve Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Finans ve Yazılım Günleri bu yılda iki dev sektörün en iyilerini buluşturuyor. 6.sı düzenlenicek olan etkinlik 26-27 Kasım 2015 tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezinde gerçekleşecektir. Finansbank, Koçsistem, SAP Türkiye, ing Bank gibi farklı 10 oturumu, workshopları, teknik gezileri, eğitim fırsatları ile birlikte katılımcılarını bekliyor. Ücretsiz başvuru için: https://www.biletino.com/event/eventdetail/1841 Event: https://www.facebook.com/events/489218211248294/
geri dönülemez bir şekilde aşığım. evet o adam benim, evet ilişkimiz baya uzun bir süredir devam ediyor ve problem yok gibi. ama benim ona olan aşkımın büyüklüğü beni korkutuyor. benim ona olan bu bağlılığım, bu sevgim beni ölümüne korkutuyor çünkü sonunda canı yanan ben olacakmışım gibi geliyor.
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biri. içinde reenkarnasyon kelimesi geçmemesine rağmen konunun bağlandığı yer orasıydı ki bu da benim hassas noktam ve filmi en beğendiğim filmler arasına sokan özellik.
iki yıl sonra tekrar uyguladığım saç rengi.
sesi, şarkıları, fiziği, gülüşüyle benim için iticilikte sınır tanımayan kadın.
!!!!SPOILER ALERT!!!!!!!
telsizden gelen ses glenn'indi bence evet. askıda bıraktılar çünkü, ölecek ama iyi bir ölüm hazırlayacaklar. mesela merle'ünki gibi bir sahne bekliyorum ben. glenn nerede olduğunu söyleyecek, daryl eve gidip maggie ve rick'i alacak söylediği yere gidecek ve bam! glenn taptaze bir zombie olarak karşılarına çıkacak. şurdan sonra öldürmezlerse senaristlerin türk olduğunu düşünmeye başlarım zaten.
telsizden gelen ses glenn'indi bence evet. askıda bıraktılar çünkü, ölecek ama iyi bir ölüm hazırlayacaklar. mesela merle'ünki gibi bir sahne bekliyorum ben. glenn nerede olduğunu söyleyecek, daryl eve gidip maggie ve rick'i alacak söylediği yere gidecek ve bam! glenn taptaze bir zombie olarak karşılarına çıkacak. şurdan sonra öldürmezlerse senaristlerin türk olduğunu düşünmeye başlarım zaten.
niyancat'in başına gelmiş gelebilecek en güzel olaydır.
üniversitede ilk yılım. fakültem davutpaşa'da. kyk çıkmadı, başından çıkmayacağını biliyordum zaten. özel yurt gibi bir saçmalığa girişmek istemedim. kız bile olsa arkadaşını çağırıp iki çay demleyemiyorsun, evinde gibi nasıl hissedebilirsin ki? ben de başladım internetten ev/ev arkadaşı aramaya. bakıyorum tiplere "baban bile olsa eve erkek giremez"ler mi dersin, "sigara alkol kullanmak yasak" diyenler mi. ben zaten kullanmıyorum hiçbirini de, hadi efkarlandım bi gece, kendi odamda sessiz sessiz demlenemez miyim? bu atarlarla beraber bana ekmek çıkmadı hiçbir yerden. artık babam da bıkmıştı. "bul bi yurt kaydol" diye söyleniyordu. bense büyükçekmecedeki stüdyo dairelere bakmaya başlamıştım. eve çıkacaktım kafaya koymuştum. o çay demlenecekti! o sıralar da pendikten daha ilerde bi arkadaşımda kalıyordum, hazırlık atlama sınavına gidişim gelişim 5 saat falandı toplam. okulun ilan sitesinde bir ilan gördüm. şirinevler'de ev arkadaşı aranıyordu. evin kurallarını beraber koyacağımız, uyumlu, arkadaş canlısı biri yazmıştı kız. pendik beni öldürüyordu yavaş yavaş, ne olacaksa olsun dedim, yazdım. benimle beraber yazan bir kız daha varmış, kiralanacak ev de 3 oda 1 salon. sıfırdan kurulacak ev, 3 kızdan hiçbiri birbiriyle daha önce tanışmamış. çekingen ama hevesliler. terddütlerle, şüphelerle evi tuttuk. temizledik, düzenledik. herkes birbirini yeni tanıyordu. kardeş gibi olduk, 2 kısacık ayda ne kadar yakınlaşılırsa o kadar yakınlaştık. bazen en iyi arkadaşınla eve çıkarsın ve aranız bozulur çünkü birlikte yaşamak için yaratılmamışsınızdır hani. işte biz üçümüz birbirimizle yaşamak için yaratılmışız.
üniversitede ilk yılım. fakültem davutpaşa'da. kyk çıkmadı, başından çıkmayacağını biliyordum zaten. özel yurt gibi bir saçmalığa girişmek istemedim. kız bile olsa arkadaşını çağırıp iki çay demleyemiyorsun, evinde gibi nasıl hissedebilirsin ki? ben de başladım internetten ev/ev arkadaşı aramaya. bakıyorum tiplere "baban bile olsa eve erkek giremez"ler mi dersin, "sigara alkol kullanmak yasak" diyenler mi. ben zaten kullanmıyorum hiçbirini de, hadi efkarlandım bi gece, kendi odamda sessiz sessiz demlenemez miyim? bu atarlarla beraber bana ekmek çıkmadı hiçbir yerden. artık babam da bıkmıştı. "bul bi yurt kaydol" diye söyleniyordu. bense büyükçekmecedeki stüdyo dairelere bakmaya başlamıştım. eve çıkacaktım kafaya koymuştum. o çay demlenecekti! o sıralar da pendikten daha ilerde bi arkadaşımda kalıyordum, hazırlık atlama sınavına gidişim gelişim 5 saat falandı toplam. okulun ilan sitesinde bir ilan gördüm. şirinevler'de ev arkadaşı aranıyordu. evin kurallarını beraber koyacağımız, uyumlu, arkadaş canlısı biri yazmıştı kız. pendik beni öldürüyordu yavaş yavaş, ne olacaksa olsun dedim, yazdım. benimle beraber yazan bir kız daha varmış, kiralanacak ev de 3 oda 1 salon. sıfırdan kurulacak ev, 3 kızdan hiçbiri birbiriyle daha önce tanışmamış. çekingen ama hevesliler. terddütlerle, şüphelerle evi tuttuk. temizledik, düzenledik. herkes birbirini yeni tanıyordu. kardeş gibi olduk, 2 kısacık ayda ne kadar yakınlaşılırsa o kadar yakınlaştık. bazen en iyi arkadaşınla eve çıkarsın ve aranız bozulur çünkü birlikte yaşamak için yaratılmamışsınızdır hani. işte biz üçümüz birbirimizle yaşamak için yaratılmışız.
soruya soruyla mı karşılık vermek?
%100 sizi stalklamış olan insandır.