bugün
- insan doğuştan iyi midir13
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan4
- ismet inönü7
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi12
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- sözlük kızları fotoğraf çekmesin kampanyası3
- gunluklerim aylik olmus yarragi olan adam olması4
- papatya çayı içen erkek6
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- gecenin şarkısı12
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak3
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- kadın ayağının da meme kadar güzel olması2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız2
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar2
- yarragi olan adam8
- meyve tabağı3
- yeni bir erkekle tanışmak istememek3
- şiddetli anksiyete bozuklukları2
- anın görüntüsü16
- özgü namal2
- ladino2
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- usual birader2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı15
- meksika açmazı macerası3
- annunakiler2
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- trump'tan erdoğan'a cumhuriyet bayramı telefonu2
- kafelerde verilen şallar2
- mahmud abbas3
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- aniden gelen özledim hissi2
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- bir adaya düşsek6
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi5
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- tristan da cunha3
- stephen appiah2
- ese dezze7
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
entry'ler (162)
Burda yazılanları gördükten sonra birkez daha kullanmadığım için kendimle gurur duyduğum bir olgudur. instagramda fotoğraflara bakıp 3 saatimi çöpe atmak yerine dizi,film izleyerek köşe yazısı okuyarak hatta ingilizcemi geliştirerek zamanımı değerlendiriyorum.
Umarım uzun yıllar böyle devam eder nerde türk futbolcu orda bokluk.
Şizofrendir halkı dinle kandırmış gerizekalı bir ülkenin cumhurbaşkanıdır.
Bilâl’e Anlatır Gibi, Tane Tane Anlatayım: Osman Gazi Köprüsü Gerçeği
Günlerdir izmit körfez geçişini kısaltacak Osman Gazi Köprüsü’nü konuşup duruyoruz.Kimine göre AKP iktidarının büyük bir hizmeti, kimine göre lüzumsuz. Bana sorarsanız büyük bir eserdir.
Tarihe geçmeyi hak etmiştir. Kızmayınız efendim. Bilâl’e anlatır gibi tane tane anlatayım, sizler ferasetinizle büyük bir eser mi değil mi değerlendiriverin.
Osman Gazi Köprüsü’nün maliyeti 1 milyar Amerikan Doları civarındadır. Yapımına harcanan bu paranın tamamı aralarında Halkbank ve Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının da olduğu dokuz bankadan AKP’nin verdiği gelir garantisi karşılığı kredi olarak temin edilmiş ve müteahhidin (yüklenicinin) cebinden hiç para çıkmamıştır.
Köprü dahil 12 km otoyol geçiş ücreti 35 USD + KDV’dir. Bu bedeli öder geçersiniz geçmezsiniz, o sizin cebinizdir beni ilgilendirmez.
Çok başarılı AKP iktidarı tarafından yükleniciye verilen araç geçiş garantisi günlük 40.000 araçtır. Şu anda istanbul’da iki köprüden Anadolu istikametine geçen araç sayısı günde ortalama 200.000 araçtır. Sizce, bunların kaçı Bursa-izmir istikametine gitmektedir?
KDV hariç Osman Gazi Köprüsü’nün günlük gelir garantisi 1.400.000 USD, yıllık gelir garantisi ise 511.000.000 USD’dir. Araç geçerse geçenler, geçmezse bütçeden yükleniciye ödenecektir.
Bu ödemeler her gün 15 Temmuz 2035 tarihine kadar taahhüt edilmiştir. Bu tarihe kadar toplam KDV hariç en az 9 milyar 709 milyon USD para yüklenicinin kasasına girecektir.
Özetle tekrar edeyim; yüklenici cebinden hiç para koymadan 2035 yılına kadar her sene 511 milyon USD parayı kasasına koyacaktır. Sizin hiç böyle gelir getiren bir işiniz oldu mu?
2016 yılının ilk 3 ayında Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm köprü ve otoyollardan elde ettiği gelir ise 288 milyon 600 bin TL’dir. KDV’sini çıkardığımızda mevcut köprü ve otoyollarımızın yıllık geliri 340 milyon USD civarındadır.
Devletimizin sahip olduğu iki Boğaziçi Köprüsü ve tüm otoyollar Osman Gazi köprüsünden % 35 daha az para getirmektedir.
Ve gözüken odur ki Osman Gazi Köprüsü’nden garanti edilen ücretle bu kadar araç geçmesi mümkün olmadığından tüm köprü ve otoyol gelirlerimiz yükleniciye ödenecektir.
Sevgili Bilâl’ler ve sevgili okurlar, bilmiyorum yeteri kadar açık anlatabildim mi?
Şimdi yukarıda okudunuz, ne dersiniz Osman Gazi Köprüsü büyük bir eserdir derken, haksız mıyım?
Böylesi muhteşem bir soygun eserinin tarihte benzeri yoktur. En azından bizim tarihimizde. Bunu Sadık Paşa bile başaramamıştı. Yazının başlığındaki Sadık Paşa’nın kim olduğuna gelince.
1800’lü yılların ikinci yarısında görev yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Tam üç kere Maliye Nazırlığı görevinde bulunduğu gibi Gümrük Nezareti, Valilik gibi görevlerde yapmıştır. Adı ayyuka çıkmasına rağmen padişahların gönlünü ve cebini hep hoş tuttuğu için kellesini kaptırmadan ölmeyi becermiştir. Kendisi borsa işlerinden çok iyi anlardı.
işte bu Sadık Paşa’ya devrin sadrazamlarından Şirvanzade Rüştü Paşa herkesin içinde demiştir ki; Efendi, irtikap (yiyicilik, rüşvet) iki çeşittir. Biri alaturka irtikâp diğeri alafranga irtikâp. Alaturka irtikâp küçük devlet memurunun işini gördüğü kişilerden ufak sebeplenmesidir. Bunların içinde öldüğünde bir kaç bin lira servet bırakanlar pek nadirdir. Alafranga irtikâp ise zengin yerlere mahsus irtikâptır. Mesela bir şirket-i nafıa ile mukavele olunurken filan maddede “şirketin opsiyon hakkı olacaktır, opsiyon hakkı ile 100.000 lira ödenecektir” gibi şeylerin yazılmasıdır. işte bunları kabul edemeyiz. Bunlar zengine mahsus alafranga irtikâplardır. Bir memleketin her şeyinin kendisine uygun olması lazım geldiği gibi irtikâbının da kendisine uygun olması gerekir.
Şirvanzade Rüştü Paşa günümüzdeki bu Osman Gazi Köprüsü sözleşmesine görse AKP iktidarına “vay be, boynuz kulağı geçmiş” mi derdi, bilebilmek mümkün değil.
27.04.2016 – M. Şevket Atalay
Günlerdir izmit körfez geçişini kısaltacak Osman Gazi Köprüsü’nü konuşup duruyoruz.Kimine göre AKP iktidarının büyük bir hizmeti, kimine göre lüzumsuz. Bana sorarsanız büyük bir eserdir.
Tarihe geçmeyi hak etmiştir. Kızmayınız efendim. Bilâl’e anlatır gibi tane tane anlatayım, sizler ferasetinizle büyük bir eser mi değil mi değerlendiriverin.
Osman Gazi Köprüsü’nün maliyeti 1 milyar Amerikan Doları civarındadır. Yapımına harcanan bu paranın tamamı aralarında Halkbank ve Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının da olduğu dokuz bankadan AKP’nin verdiği gelir garantisi karşılığı kredi olarak temin edilmiş ve müteahhidin (yüklenicinin) cebinden hiç para çıkmamıştır.
Köprü dahil 12 km otoyol geçiş ücreti 35 USD + KDV’dir. Bu bedeli öder geçersiniz geçmezsiniz, o sizin cebinizdir beni ilgilendirmez.
Çok başarılı AKP iktidarı tarafından yükleniciye verilen araç geçiş garantisi günlük 40.000 araçtır. Şu anda istanbul’da iki köprüden Anadolu istikametine geçen araç sayısı günde ortalama 200.000 araçtır. Sizce, bunların kaçı Bursa-izmir istikametine gitmektedir?
KDV hariç Osman Gazi Köprüsü’nün günlük gelir garantisi 1.400.000 USD, yıllık gelir garantisi ise 511.000.000 USD’dir. Araç geçerse geçenler, geçmezse bütçeden yükleniciye ödenecektir.
Bu ödemeler her gün 15 Temmuz 2035 tarihine kadar taahhüt edilmiştir. Bu tarihe kadar toplam KDV hariç en az 9 milyar 709 milyon USD para yüklenicinin kasasına girecektir.
Özetle tekrar edeyim; yüklenici cebinden hiç para koymadan 2035 yılına kadar her sene 511 milyon USD parayı kasasına koyacaktır. Sizin hiç böyle gelir getiren bir işiniz oldu mu?
2016 yılının ilk 3 ayında Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm köprü ve otoyollardan elde ettiği gelir ise 288 milyon 600 bin TL’dir. KDV’sini çıkardığımızda mevcut köprü ve otoyollarımızın yıllık geliri 340 milyon USD civarındadır.
Devletimizin sahip olduğu iki Boğaziçi Köprüsü ve tüm otoyollar Osman Gazi köprüsünden % 35 daha az para getirmektedir.
Ve gözüken odur ki Osman Gazi Köprüsü’nden garanti edilen ücretle bu kadar araç geçmesi mümkün olmadığından tüm köprü ve otoyol gelirlerimiz yükleniciye ödenecektir.
Sevgili Bilâl’ler ve sevgili okurlar, bilmiyorum yeteri kadar açık anlatabildim mi?
Şimdi yukarıda okudunuz, ne dersiniz Osman Gazi Köprüsü büyük bir eserdir derken, haksız mıyım?
Böylesi muhteşem bir soygun eserinin tarihte benzeri yoktur. En azından bizim tarihimizde. Bunu Sadık Paşa bile başaramamıştı. Yazının başlığındaki Sadık Paşa’nın kim olduğuna gelince.
1800’lü yılların ikinci yarısında görev yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Tam üç kere Maliye Nazırlığı görevinde bulunduğu gibi Gümrük Nezareti, Valilik gibi görevlerde yapmıştır. Adı ayyuka çıkmasına rağmen padişahların gönlünü ve cebini hep hoş tuttuğu için kellesini kaptırmadan ölmeyi becermiştir. Kendisi borsa işlerinden çok iyi anlardı.
işte bu Sadık Paşa’ya devrin sadrazamlarından Şirvanzade Rüştü Paşa herkesin içinde demiştir ki; Efendi, irtikap (yiyicilik, rüşvet) iki çeşittir. Biri alaturka irtikâp diğeri alafranga irtikâp. Alaturka irtikâp küçük devlet memurunun işini gördüğü kişilerden ufak sebeplenmesidir. Bunların içinde öldüğünde bir kaç bin lira servet bırakanlar pek nadirdir. Alafranga irtikâp ise zengin yerlere mahsus irtikâptır. Mesela bir şirket-i nafıa ile mukavele olunurken filan maddede “şirketin opsiyon hakkı olacaktır, opsiyon hakkı ile 100.000 lira ödenecektir” gibi şeylerin yazılmasıdır. işte bunları kabul edemeyiz. Bunlar zengine mahsus alafranga irtikâplardır. Bir memleketin her şeyinin kendisine uygun olması lazım geldiği gibi irtikâbının da kendisine uygun olması gerekir.
Şirvanzade Rüştü Paşa günümüzdeki bu Osman Gazi Köprüsü sözleşmesine görse AKP iktidarına “vay be, boynuz kulağı geçmiş” mi derdi, bilebilmek mümkün değil.
27.04.2016 – M. Şevket Atalay
Her kezbanın facebook profilinde bulunan, kendini egoist ve havalı sanmasına rağmen yerin dibine sokma sanatıdır.
Ben olurum kendisi.
Anasını bile sikerim.
türkün almayacağı kesindir o yüzden direkt kopekle karsilastirilmistir hadi eyvallah.
Bir düşer bin kalkar Cimbombom zaferden zafere kosar.
Sıkıntı yok, hic olmadi zaten ;)
Sıkıntı yok, hic olmadi zaten ;)
Yobaz bir denyonun actigi gerizekalica sacma sapan bir baslik laik ulkeye yakismayan bir durumdur. Onun yerine çocuklarımızı guzel egitip tecavüz etmemesini saglasak daha iyi olur.
(bkz: ben) Böyle bir düzende tabikide her seye muhalif olcam herkes kendi çıkarları dogrultusunda hareket ediyor her şeyden biraz hicbir seyden tam yok yaşasın nihilizm
artik mi zaten kuklaydı tayyoș hicbir zaman ciddiye almadılar.
Dogan holding demedim sadece Kanal D'nin aylık reklam geliri 45 milyon tl.
Arkadaşın yazısını daha dikkatlice okudugumda tum kanalin gelir-gideri pozitif degil demis peki sorarim sana arkadasim koskoca dogan holding zarar ettigi kanalin giderini neden kanal d nin gelirinden acigi kapatsin en basitinden kanali kapatir ki o adamlar zarar edecegi ise girmez.
Arkadaşın yazısını daha dikkatlice okudugumda tum kanalin gelir-gideri pozitif degil demis peki sorarim sana arkadasim koskoca dogan holding zarar ettigi kanalin giderini neden kanal d nin gelirinden acigi kapatsin en basitinden kanali kapatir ki o adamlar zarar edecegi ise girmez.
At ağızlı avrat.
Bu duyduğunuz yıllık degil ayliktir. Simdi sorarim size bunun gideri me olabilir ki asgari ucretle calisan kameramanlar mı gunde 12 saat calisip normal hayat yasayan dizi oyunculari mi ( basrolleri kastetmiyorum ) Zenginin parasi zugurdun cenesini yorarmis derler ya belki o durumdayim fakat bu kanallari izleyip bu kadar para kazandirmamizin sebebi devlettir çöp gibi verilem asgari ucretle bir baba anca cocuklarinin okul masrafını karsilar aksam eve geldiginde gezmeye gitmek hayaldir onun icin oturur televizyonunu izler ve is yerinde patronunu evde de televizyon sirketlerini zengin eder sonuc olarak kahrolsun kapitalizm.
reyting var reklam var para geliyor her sey tamamen paradir.
gereksiz issiz gucsuz cevresine hicbir katkidi olmayan amca bos bos yazan bireydir sozlukteki cogu kiside boyle zaten her ne kadar uludag sozlugu hayatinin parcasi yapmasada.
olmayan bir şeyden nasıl güçlü olucak amk.
(bkz: coksaapma) camel box
benkimmisimboyle : deniz