bugün
- chp bin hali ne olacak22
- tai lung11
- diamond bosphoruss denen yazar22
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- düşük göz kapaklı gözler4
- sedat pekmez25
- zall buraya bak aslanım5
- kürtçülük yapan komünist3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste4
- latte içen erkeğin vurdurduğu gerçeği2
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle66
- kemal kılıçdaroğlu22
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı2
- gerilla taktiği4
- bir sözlük yazarını cami avlusuna bırakmak2
- ulu sözlük yazarlarının kıskanç olması4
- ismet bin dawkins el sapiens'i entomologevi3
- başarılı sigara bırakma teknikleri2
- oversize modası3
- karımı çalıştırmam diyen erkek kalmaması3
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
- xiaomi2
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- kadınların aylık bakım maliyetinin 30 bine çıkması2
- katatespizartmasi14
- su içmek2
- hoşlanılan kızın aynı eski sevgilim gibisin demesi2
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- kalın bacaklı kadın çekiciliği2
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- sex asnasında beddua almak4
- evde uzun boylu adam gördüm diyen kız3
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- sessiz insanların çok gözlem yapması4
- heyt bea6
- uludağ sözlük discord grubu11
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- ağız ishali olan yazarlar4
- maç izlemenin çok saçma olması2
- yayaya çarpıp aracın hasarıyla ilgilenen sürücü2
- heyecanlıyım sözlük4
- birbirine sürtünen duyarlı et parçası3
- birine geç kalmak10
- insanlardan nefret etmek9
- ilk maaş4
Bilâl’e Anlatır Gibi, Tane Tane Anlatayım: Osman Gazi Köprüsü Gerçeği
Günlerdir izmit körfez geçişini kısaltacak Osman Gazi Köprüsü’nü konuşup duruyoruz.Kimine göre AKP iktidarının büyük bir hizmeti, kimine göre lüzumsuz. Bana sorarsanız büyük bir eserdir.
Tarihe geçmeyi hak etmiştir. Kızmayınız efendim. Bilâl’e anlatır gibi tane tane anlatayım, sizler ferasetinizle büyük bir eser mi değil mi değerlendiriverin.
Osman Gazi Köprüsü’nün maliyeti 1 milyar Amerikan Doları civarındadır. Yapımına harcanan bu paranın tamamı aralarında Halkbank ve Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının da olduğu dokuz bankadan AKP’nin verdiği gelir garantisi karşılığı kredi olarak temin edilmiş ve müteahhidin (yüklenicinin) cebinden hiç para çıkmamıştır.
Köprü dahil 12 km otoyol geçiş ücreti 35 USD + KDV’dir. Bu bedeli öder geçersiniz geçmezsiniz, o sizin cebinizdir beni ilgilendirmez.
Çok başarılı AKP iktidarı tarafından yükleniciye verilen araç geçiş garantisi günlük 40.000 araçtır. Şu anda istanbul’da iki köprüden Anadolu istikametine geçen araç sayısı günde ortalama 200.000 araçtır. Sizce, bunların kaçı Bursa-izmir istikametine gitmektedir?
KDV hariç Osman Gazi Köprüsü’nün günlük gelir garantisi 1.400.000 USD, yıllık gelir garantisi ise 511.000.000 USD’dir. Araç geçerse geçenler, geçmezse bütçeden yükleniciye ödenecektir.
Bu ödemeler her gün 15 Temmuz 2035 tarihine kadar taahhüt edilmiştir. Bu tarihe kadar toplam KDV hariç en az 9 milyar 709 milyon USD para yüklenicinin kasasına girecektir.
Özetle tekrar edeyim; yüklenici cebinden hiç para koymadan 2035 yılına kadar her sene 511 milyon USD parayı kasasına koyacaktır. Sizin hiç böyle gelir getiren bir işiniz oldu mu?
2016 yılının ilk 3 ayında Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm köprü ve otoyollardan elde ettiği gelir ise 288 milyon 600 bin TL’dir. KDV’sini çıkardığımızda mevcut köprü ve otoyollarımızın yıllık geliri 340 milyon USD civarındadır.
Devletimizin sahip olduğu iki Boğaziçi Köprüsü ve tüm otoyollar Osman Gazi köprüsünden % 35 daha az para getirmektedir.
Ve gözüken odur ki Osman Gazi Köprüsü’nden garanti edilen ücretle bu kadar araç geçmesi mümkün olmadığından tüm köprü ve otoyol gelirlerimiz yükleniciye ödenecektir.
Sevgili Bilâl’ler ve sevgili okurlar, bilmiyorum yeteri kadar açık anlatabildim mi?
Şimdi yukarıda okudunuz, ne dersiniz Osman Gazi Köprüsü büyük bir eserdir derken, haksız mıyım?
Böylesi muhteşem bir soygun eserinin tarihte benzeri yoktur. En azından bizim tarihimizde. Bunu Sadık Paşa bile başaramamıştı. Yazının başlığındaki Sadık Paşa’nın kim olduğuna gelince.
1800’lü yılların ikinci yarısında görev yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Tam üç kere Maliye Nazırlığı görevinde bulunduğu gibi Gümrük Nezareti, Valilik gibi görevlerde yapmıştır. Adı ayyuka çıkmasına rağmen padişahların gönlünü ve cebini hep hoş tuttuğu için kellesini kaptırmadan ölmeyi becermiştir. Kendisi borsa işlerinden çok iyi anlardı.
işte bu Sadık Paşa’ya devrin sadrazamlarından Şirvanzade Rüştü Paşa herkesin içinde demiştir ki; Efendi, irtikap (yiyicilik, rüşvet) iki çeşittir. Biri alaturka irtikâp diğeri alafranga irtikâp. Alaturka irtikâp küçük devlet memurunun işini gördüğü kişilerden ufak sebeplenmesidir. Bunların içinde öldüğünde bir kaç bin lira servet bırakanlar pek nadirdir. Alafranga irtikâp ise zengin yerlere mahsus irtikâptır. Mesela bir şirket-i nafıa ile mukavele olunurken filan maddede “şirketin opsiyon hakkı olacaktır, opsiyon hakkı ile 100.000 lira ödenecektir” gibi şeylerin yazılmasıdır. işte bunları kabul edemeyiz. Bunlar zengine mahsus alafranga irtikâplardır. Bir memleketin her şeyinin kendisine uygun olması lazım geldiği gibi irtikâbının da kendisine uygun olması gerekir.
Şirvanzade Rüştü Paşa günümüzdeki bu Osman Gazi Köprüsü sözleşmesine görse AKP iktidarına “vay be, boynuz kulağı geçmiş” mi derdi, bilebilmek mümkün değil.
27.04.2016 – M. Şevket Atalay
Günlerdir izmit körfez geçişini kısaltacak Osman Gazi Köprüsü’nü konuşup duruyoruz.Kimine göre AKP iktidarının büyük bir hizmeti, kimine göre lüzumsuz. Bana sorarsanız büyük bir eserdir.
Tarihe geçmeyi hak etmiştir. Kızmayınız efendim. Bilâl’e anlatır gibi tane tane anlatayım, sizler ferasetinizle büyük bir eser mi değil mi değerlendiriverin.
Osman Gazi Köprüsü’nün maliyeti 1 milyar Amerikan Doları civarındadır. Yapımına harcanan bu paranın tamamı aralarında Halkbank ve Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının da olduğu dokuz bankadan AKP’nin verdiği gelir garantisi karşılığı kredi olarak temin edilmiş ve müteahhidin (yüklenicinin) cebinden hiç para çıkmamıştır.
Köprü dahil 12 km otoyol geçiş ücreti 35 USD + KDV’dir. Bu bedeli öder geçersiniz geçmezsiniz, o sizin cebinizdir beni ilgilendirmez.
Çok başarılı AKP iktidarı tarafından yükleniciye verilen araç geçiş garantisi günlük 40.000 araçtır. Şu anda istanbul’da iki köprüden Anadolu istikametine geçen araç sayısı günde ortalama 200.000 araçtır. Sizce, bunların kaçı Bursa-izmir istikametine gitmektedir?
KDV hariç Osman Gazi Köprüsü’nün günlük gelir garantisi 1.400.000 USD, yıllık gelir garantisi ise 511.000.000 USD’dir. Araç geçerse geçenler, geçmezse bütçeden yükleniciye ödenecektir.
Bu ödemeler her gün 15 Temmuz 2035 tarihine kadar taahhüt edilmiştir. Bu tarihe kadar toplam KDV hariç en az 9 milyar 709 milyon USD para yüklenicinin kasasına girecektir.
Özetle tekrar edeyim; yüklenici cebinden hiç para koymadan 2035 yılına kadar her sene 511 milyon USD parayı kasasına koyacaktır. Sizin hiç böyle gelir getiren bir işiniz oldu mu?
2016 yılının ilk 3 ayında Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm köprü ve otoyollardan elde ettiği gelir ise 288 milyon 600 bin TL’dir. KDV’sini çıkardığımızda mevcut köprü ve otoyollarımızın yıllık geliri 340 milyon USD civarındadır.
Devletimizin sahip olduğu iki Boğaziçi Köprüsü ve tüm otoyollar Osman Gazi köprüsünden % 35 daha az para getirmektedir.
Ve gözüken odur ki Osman Gazi Köprüsü’nden garanti edilen ücretle bu kadar araç geçmesi mümkün olmadığından tüm köprü ve otoyol gelirlerimiz yükleniciye ödenecektir.
Sevgili Bilâl’ler ve sevgili okurlar, bilmiyorum yeteri kadar açık anlatabildim mi?
Şimdi yukarıda okudunuz, ne dersiniz Osman Gazi Köprüsü büyük bir eserdir derken, haksız mıyım?
Böylesi muhteşem bir soygun eserinin tarihte benzeri yoktur. En azından bizim tarihimizde. Bunu Sadık Paşa bile başaramamıştı. Yazının başlığındaki Sadık Paşa’nın kim olduğuna gelince.
1800’lü yılların ikinci yarısında görev yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Tam üç kere Maliye Nazırlığı görevinde bulunduğu gibi Gümrük Nezareti, Valilik gibi görevlerde yapmıştır. Adı ayyuka çıkmasına rağmen padişahların gönlünü ve cebini hep hoş tuttuğu için kellesini kaptırmadan ölmeyi becermiştir. Kendisi borsa işlerinden çok iyi anlardı.
işte bu Sadık Paşa’ya devrin sadrazamlarından Şirvanzade Rüştü Paşa herkesin içinde demiştir ki; Efendi, irtikap (yiyicilik, rüşvet) iki çeşittir. Biri alaturka irtikâp diğeri alafranga irtikâp. Alaturka irtikâp küçük devlet memurunun işini gördüğü kişilerden ufak sebeplenmesidir. Bunların içinde öldüğünde bir kaç bin lira servet bırakanlar pek nadirdir. Alafranga irtikâp ise zengin yerlere mahsus irtikâptır. Mesela bir şirket-i nafıa ile mukavele olunurken filan maddede “şirketin opsiyon hakkı olacaktır, opsiyon hakkı ile 100.000 lira ödenecektir” gibi şeylerin yazılmasıdır. işte bunları kabul edemeyiz. Bunlar zengine mahsus alafranga irtikâplardır. Bir memleketin her şeyinin kendisine uygun olması lazım geldiği gibi irtikâbının da kendisine uygun olması gerekir.
Şirvanzade Rüştü Paşa günümüzdeki bu Osman Gazi Köprüsü sözleşmesine görse AKP iktidarına “vay be, boynuz kulağı geçmiş” mi derdi, bilebilmek mümkün değil.
27.04.2016 – M. Şevket Atalay
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
