bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı65
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlükte kim kimle sevgili27
- fenerbahçeli yazarlar7
- kale3112 ifşa8
- giresunlu kızlar4
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler4
- sözlüğün en şık erkeği12
- muhallebi yerken disi kirmak4
- kassız erkek neye benzer6
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- herif olmanın zorlukları3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- istanbul cin kaynıyor3
- nervio43
- traveler of secret moments sakso sözü3
- son 5 maçının 5 ini de kazanan takım2
- karadenizli kızlar2
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- tacettin libosoglu2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- tarihin en iyi barçasından 4 yedik2
- tebrikler fenerbahçe2
- emir sarıgül'ün ev hapsiyle tahliyesi2
- tarihin en iyi liverpoolunu gs yendi2
- mermere tokat atmak2
- liverpool paf takımını yenen feneri kutlarım2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- tarihin en kötü liverpolunu yendiler2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- aşk9
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- judas'ın ölmesi4
- fenerbahçe 3 liverpool 22
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi4
- tebrikler fenerbahçem2
- final destination 73
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı7
- sözlük erkeklerinin göğüsleri2
- fenerbahçe 3 liverpool 16
entry'ler (8)
küçük yaşlarda annem tarafından defalarca maruz kaldığım durum.eziyet veren bir batıl inanış çeşidi.yapmayın,yaptırmayın.
birini sevmek için aslında sebeplere ihtiyaç olmadığını bilmektir.
Öss döneminde Kızılay'a yakın olması ve tabiki fotoğraflarda görünen o harkülade mimarisine aldanılıp tercih listenize eklemenizin olası olduğu fakültedir. Hele ki üniversite profilinizde yemyeşil çimlerin, ağaçların olduğu geniş bir kampüs içinde arkadaşlarızla rahat rahat oturup sohbet edebileceğiniz bir üniversite varsa üzgünüm ki dtcf'de hayallerinize yer yok. Evet Atatürk'ün kurduğu o görkemli fakülte şimdilerde siyasi grupların hegamonyası altında, gerçekten üniversite okumak isteyen gençlerle dolu. Okula ilk girdiğinizde sosyalist grupların afişleri karşılar sizi, ilk güne özel bi karşılama sanarsınız ama hayır her zaman öyledir o görkemli fakülte. orta bahçenin kalabalığından sıyrılıp elinizde çay, yanınızda yeni tanıştığınız arkadaşlarınızla oturacak yer bulup biraz soluklanmanız için epey gayret sarfetmelisiz. Uzun çabalardan sonra orta bahçede ki yerinizi aldıktan sonra sosyalist grupların açtığı standlar ve örgüte eleman kazandırma çabalarına şahit olmanız da pek olasıdır, her gün asılan gıcır gıcır afişler gün sonu görevlilerce imha edilir, ertesi gün yine asılır ve evet akşam yine imha!evet dil ve tarih coğrafya fakültesindesiniz. siyasetin yoğun olarak yaşandığı, usul usul dersinize giderken bibergazı yemenizin pekte imkan dışı olmadığı o fakülte. Şehir dışından geldiyseniz umutlusunuzdur. hayata atılma adına muhteşem bir adım. yeni yeni sorumluluklar, yeni hayat tecrübeleri.. güzeldir aslında zorluklar karşısında mücadele etmek olgunlaştırır insanı. Üniversitedeki ilk sevgilinizle bir ömür boyu beraber olacagınız düşüncesi gelekte hatırlandığında güldürür sizi. yeni yeni hayaller yeni yeni gerçeklikler üniversite yıllarında başlar. Aslında gözünüzde her ne kadar kahrolası bir okul gibi yansıtsamda gitgide seversiniz okulu. sabah dersinden önce aldığınız kahvenin tadı bir başka gelir. kütüphanede yapılan araştırmalar, bahçede arkadaşlarınızla geçirdiğiniz zamnalar hepsi ayrı ayrı güzeldir. sosyalistiyle, ülkücüsüyle, anarşist ve bölücüsüyle ne kadar gürültülü olsa da sizindir o üniversite, yıllarınız heba olmadan farkedin.
'kayıtdışı tarihimiz' adlı ne amaca hizmet ettiği belli olmayan kitabında tarih bilimini, mustafa kemal'i itibarsızlaştırmak ve cumhuriyetimizin önderlerinin yapmış olduğu bazı uygulamarı karalamak için kullanan tarihçi. ne kadar büyük bir lider olduğunu anlamak için anektodlarını okuyup ve eğer gören gözleriniz varsa gerçekleştirdiği devrimleri incelmek yeterli olacaktır. ama yazarın-yada nasıl tanımlarsanız- kitabında 75 milyonun özlemle andığı bu lider hakkında tek bir olumlu kelime bulamazsınız.
ruhen mutsuz olunduğu takdirde nerde olunduğunun pek önemi yoktur. mutlu olmak için kişiler, mekan vs. değil kişinin öncelikle düşünce yapısını değiştirmesi gerekir
atatürkçülüğü zerre kadar anlayamamış milletvekili.eger atatürk'ün ilgili anektodlarını okursanız askerine,güvenlik mensuplarına ne kadar değer verdiğini,onları ne kadar yücelttiğini anlarsınız. atatürkçülüğü gerçekten özümsediyseniz,atatürkçü ayaklarından siyaset yapmıyorsanız ülkenin polisine ,'ak itler' demezsiniz.hele milletvekiliyseniz hiç demezsiniz. ama olabiliyor. (bkz: (vid #84683))
mantığını halen anlayamadığım üniversite sınavlarının bittiği şu günlerde kendimi kayıt gününün de en cacalı kıyafetlerimi giyip kayıt için evraklar elimde fakülte bahçesinde ki kızları keserken hayal etmeme sebebiyet veren fakülte. forumlar da çeşitli olumsuzluklar, şikayetler duymanız olasıdır. ama inanmayın. insan ruhen mutlu değilse yaşadığı şehir, eğitim gördüğü okulda insanı mutlu etmez ve o dakikadan sonra mutsuz insanın bi şeylere sallayıp savunma mekanizmasına geçmesi gerekir ki çokta zorlanmaz. istanbula salla, taşına salla, toprağına salla, edebiyat fakültesine salla, hegele meydanındaki kavgalara salla, fakültenin çimlerine sıçan kediye salla. salla babam salla. mutlu olan insan o fakültede kaliteli eğitim almayıda, arkadaşlarıyla, sevdiceğiziyle hoş sohbetler, unutulmayacak anılar biriktirmeyi de bilir.
en kısa yoldan hükümeti nasıl karalarımın yollarını arayan uykusuz dergisinin aşırı derecede marksist yazarı. uykusuz' daki köşesinde ( bkz : n . ş . a ) yazdıklarıyla da ilk bakışta mantıklıymış dedirtir lakin biraz nöronları harekete geçirince hükümeti karalamak için ne kadar saçmaladığını fark edersiniz. 27. 09. 2012 tarihinde yayınlanan uykusuz' daki köşesinde türkiyenin, '' batının ilmini alıp ahlaksızlığını almamak' şeklinde ki resmi hükümet politikasından rahatsızlığını dile getirmiştir. neymiş efendim türkiye' den daha az tezavüz, yolsuzluk, organize hırsızlık vakaları yaşanan coğrafyaları neden ahlaksızlıkla suçluyormuşuz? ahlak kelimesiyle ilgili kulaktan dolma bilgisi olan bir insan dahi ahlak denen kavramın neyin doğru yada yanlış olduğuyla ilgilenen yargı ve ilkeler bütünü olduğunu bilir. doğru ve yanlışların toplumdan topluma değiştiği, her coğrafyanın kendi toplumuna göre ahlak yapısı, doğru ve yanlışları olduğunu çok iyi fark eder ve gidipte ahlakla uzaktan yakından alakası olmayan tecavüz, yolsuzluk, hırsızlık gibi evrensel suçları bi coğrafyanın ahlakını ölçmekte kullanmaz. hele gidip te bunu çok zekice yazmış gibi mizah dergisinde yayınlamaz. tabi düşünürken hangi uzuvları kullanacağımıza karar vermeliyiz önce. karışınca iyi olmuyor.