bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı46
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- dünya iyi midir10
- 6668
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi9
- sözlük sapıkları12
- jennifer lawrance9
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- flört11
- uzun adam3
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- iphone duo5
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız9
- kızılay avm11
- mint prodüksiyon2
- sözlük teletabileri4
- fenerbahçe 1 as roma 12
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- yaşlılık3
- maddenin yok olmaması ve varlıkta durması2
- kiraz cicegi kolonyasi30
- özgür özel'e yurttaştan yumuşak muhalefet tepkisi3
- abd iran savaşı2
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- ağır müslüm gürses sözleri9
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- ismail kartal17
- üçüncü gözü açık yazarlar2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- hükümet şu olaya da el atsa3
- kitap okumak6
- çerçioğlu ailesinin togg tedarikçisi olması5
- slipknot5
- kendini çok önemli sanan yazar14
- arkadaşlar bakar mısınız2
- baş abaza4
- focus film2
- yandaş akademisyen3
- milf seven erkek2
- gocu32
- vahiy kitabı2
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- ben troll üm7
- fenerbahçe18
entry'ler (67)
yüksek ihtimalle bakir olmayan bir erkekle evleneceği/beraber olacağı için çokta sorun teşvik etmeyen bir durumdur. bekaretin yalnızca var ya da yok olarak tanımlanabileceği gerçeği 'bekaretini kaybetme' gibi bir deyişin olguyu açıklamada ya da tanımlamada ne derece gereksizce sarf edildiğini düşündürüyor!
(bkz: evlenmeden bekaretini kaybetmeyi göze alan erkek)
(bkz: evlenmeden bekaretini kaybetmeyi göze alan erkek)
ambient/post-rock grubu mononun son albümü hymn to the immortal windın çıkış parçası.
(bkz: bikini diyeti)
(bkz: ozon tedavisi ile 10 dakikada selülite son)
(bkz: organik ürünler pazarı)
(bkz: celebrity)
(bkz: ozon tedavisi ile 10 dakikada selülite son)
(bkz: organik ürünler pazarı)
(bkz: celebrity)
semih kaplanoğlunun yusuf üçlemesinin ikinci filmidir.***
kötü oyunculuklar, minimalist bir anlayış yakalamak uğruna kısa tutulan diyalogların eğretiliği ve gereğinden uzun süren tek plan çekimler filmi benzerlerinin kötü bir kopyası olmaktan öteye taşıyamamış.
sembolizmden yararlanmaya çalışılırken balık,yılan gibi oldukça basit simgesel öğelerin kullanılması, folklorik olması dolayısıyla özgün olarak nitelendirilebilecek hikayeyi orijinallikten uzaklaştırıp vasatın altına taşımış.
yönetmen, sanat yapıyorum ifadesinin sinemadaki karşılığı olarak üçleme, minimalizm ve sembolizm öğelerine odaklanmış fakat sanata yönelik pek birşey elde edememiş.
kötü oyunculuklar, minimalist bir anlayış yakalamak uğruna kısa tutulan diyalogların eğretiliği ve gereğinden uzun süren tek plan çekimler filmi benzerlerinin kötü bir kopyası olmaktan öteye taşıyamamış.
sembolizmden yararlanmaya çalışılırken balık,yılan gibi oldukça basit simgesel öğelerin kullanılması, folklorik olması dolayısıyla özgün olarak nitelendirilebilecek hikayeyi orijinallikten uzaklaştırıp vasatın altına taşımış.
yönetmen, sanat yapıyorum ifadesinin sinemadaki karşılığı olarak üçleme, minimalizm ve sembolizm öğelerine odaklanmış fakat sanata yönelik pek birşey elde edememiş.
hepinizin anasını ... sloganıyla işe koyulan, yetkisizliğin faşizmin önünü kesen yegane şey olduğuna inanan yurdum insanıdır.
aklıma direkt the twilight saga new moon filmini getiren hadisedir. pek muhterem jacob kardeşimiz de filmde soyunmak için adeta an kollamaktadır.*
http://www.youtube.com/watch?v=7e_zTABSBTM
http://www.youtube.com/watch?v=7e_zTABSBTM
evire çevire seni öyle bir döverim
bir o kadar dayak da ben yerim netekim
elindeki çoksa az olanla paylaş
nasıl müzisyen bilemiyo'm şu serdar ortaç
koyudan açığa doğru tüm renkler ton ton
benim memurum işini bilir dediydi tonton
bir elimde mikrofon kafamda da ponpon
uçuyo'n dediler bana yere de kon kon*
bir o kadar dayak da ben yerim netekim
elindeki çoksa az olanla paylaş
nasıl müzisyen bilemiyo'm şu serdar ortaç
koyudan açığa doğru tüm renkler ton ton
benim memurum işini bilir dediydi tonton
bir elimde mikrofon kafamda da ponpon
uçuyo'n dediler bana yere de kon kon*
insanları tüketim ürünü haline dönüştürecek prosesin en önemli adımıdır bu. elinizdeki ambalaj/hayat/imaj bir süre sonra sizi daha yenisini tüketmeniz için zorlayacak ve sevdiğinizi sandığınız insanı tükettirecek. sonra yenisini, daha sonra bir yenisini tüketeceksiniz ve sistemin bir halkası olarak aynı zamanda tüketileceksiniz. fark ettiyseniz bu kısır döngüde insanların iç dünyalarına dair hiçbir şeye yer yok, dolayısıyla aşka tamamen kapalı.
özünde aşk düşündüğümüzden basit ve ulaşılabilir, bir olay karşısında aynı anda gülmek ya da üzülmek belki de. önemli olan kendinin farkında olabilmek yalnızca.
özünde aşk düşündüğümüzden basit ve ulaşılabilir, bir olay karşısında aynı anda gülmek ya da üzülmek belki de. önemli olan kendinin farkında olabilmek yalnızca.
işten, okuldan, insanlardan arda kalan zamanı kendine ayırmaktır. uzun süreli yalnızlık insanın kendine tahammül edebildiğinin göstergesidir ayrıca. gereksiz insanlarla kurulan saçma ilişkilerin doğal olarak meydana getirdiği sorunsalların peşinde koşmak yerine kaliteli bir hayatı tercih etmektir...
hayatı kapitalizmin değil, insan olmanın getirdikleriyle yaşamaktır. minimalist bir yaşam insanı tatmin edebilecek tek yaşam tarzıdır, insan eğreti olarak gördüğü her şeyden arınabildiği kadar arınmalıdır.
aşk olsa olsa sevgililer gününde sevgilinin tuttuğu özel uçakta bulutlara dokunabilmek olabilir.
(bkz: sobalı evde oturamam diyen kız)
(bkz: sobalı evde oturamam diyen kız)