bugün
- tai lung26
- nervio varıdı nerede o8
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- sözlük dayısı dövmek6
- anderson talisca4
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası5
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- victor osimhen18
- ismet gurbuz 202411
- içki şişeleri3
- osuruktan şiirler89
- corpus hermeticus4
- anın görüntüsü19
- muslettin amca10
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- eski sevgilinin mesaj atıp ben aşık oldum demesi3
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- semahta giysi üçetektir2
- yemeksepeti4
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması4
- su bardağı ile çay içmek4
- arkadaşlar selam4
- balkanlar da sarışın olmaması4
- kitap okuyorum sessiz olun4
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- steam arkadaşı aranıyor5
- eski sevgiliyle 50 yıl sonra karşılaşmak5
- tortellini3
- 22 ağustos 2026 sıcak hava dalgası3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı5
- mekke anlaşması5
- sade sodaya tek atan insan4
- koku hafızası2
- duşa giriyorum kimi düşüneyim2
- otogar tuvaleti4
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- domuz yemeyiz abi4
- antrikot2
- mustafa adıgüzel4
- g i l d e d l i l y28
- clemence baptista5
- kadının kalbine giden yol2
- hey yavrum be gelenlere bak4
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
entry'ler (274)
yalan söylemesi. insan ne kadar emin olsa da yalan söylediğinden içinden hep haksız olmayı diler.
uluslararası ilişkiler.
bir kıza söylenmesi gereken en son cümle.
bursa. belki yaşamak zorunda olduğunuz ya da yaşamaya alıştığınız şehirlerden biridir. gelirsiniz, alışmaya çalışırsınız belki alışırsınızda yada öyle görünürsünüz. eski rock-city derler ama geriye kalan sadece adliye yada kaymakamlık arkasında takılan birkaç ergendir. kendinizi avutmaya çalışırsınız hala yapacak şeyler yada gidilebilecek yerler var diye. sonra bir bakarsınız hukukçuları yıkmışlar. ardından daha ağır darbeler gelmeye başlar. aldığınız biradan ramazanda sokakta içtiğiniz sigaraya kadar her çeşit tacize uğrarsınız. genede kendi kendinize dersinizki daha kötüleride var en azından bursadayım. sonlara doğru anlamaya başlarsınız her kent aynı ben değişmediğim sürece ya da insanlar değişmediği sürece. ve kendinize sorarsınız bura-sı yaşamaya değer mi değmez mi??
-ahhhaaa göt oldu !!!
-bir göt tarafından göt edilmek bana koymaz!
-bir göt tarafından göt edilmek bana koymaz!
ne kadar değerli olduğunu anladığın an bilki kaybetmişsindir.
bir kış günü hoşlanılan kişiyle taksiye binmek ve akabinde dayanamayıp sessizce osurmak. *
gündüz burun kıvırdığınız yiyeceklerin daha bir lezettli görünmeye başladığı andır.
maymun olmak için bire birdir.
18 temmuz cuma akşamı highout'ta olacak müzisyen. girişler 10 ytl + 1 biraymış.
(bkz: mp3)
fotoğrafik hafızası olan japondur.
-ya anneeee gene nereye koydun eşyalarımı? hiçbir şey bulamıyorum!
+darmadağındı toparladım bende.
-ya amma anne benim dağınıklığın içinde bi düzenim var. sen toplayınca bulamıyorum aradığımı
+o bıdı bıdı tişörtü arıyodun sen değil mi?
-evet
+sağ 3. sırada kırmızı bıdı bıdının altında!
-...*
+darmadağındı toparladım bende.
-ya amma anne benim dağınıklığın içinde bi düzenim var. sen toplayınca bulamıyorum aradığımı
+o bıdı bıdı tişörtü arıyodun sen değil mi?
-evet
+sağ 3. sırada kırmızı bıdı bıdının altında!
-...*
-anneeeeee bittiiiiii!!
mary boleyn'nin ağzından, 8. henry ve anne boleyn arasındaki ilişkiyi anlatan, philippa gregory romanı. 820 sayfa olmasına rağmen hem konunun gerçek ve kurgudan oluşması hem de akıcı ve basit bir dille anlatılması nedeniyle kısa sürede okunabilecek bir kitaptır. insanda o dönemi araştırma ve daha çok öğrenme isteği uyandırır. kitabın sonlarında anne boleyn'in kızı elizabeth'in, artık sıradan bir insan olacağı hatta aragonlu catherine'in kızı mary'den daha önemsiz olacağı ve sonsuza kadar tahtta hak iddia edemeyeceğini anlatan bir bölüm vardır ki çok ironiktir. (bkz: i elizabeth)
kapsamı genişletilmesi gereken kampanyadır. şarkı söylemesin hatta konuşmasın mümkünse.
ya o benden hoşlanmıyorsa korkusudur. o emin olamama, her harekete ayrı anlamlar yükleme dönemi sancılıdır. bu dönem boyunca kafada bir ton şey kurgulanır. ya söylersem reddederse, ya arkadaşlığımız da biterse, ya söylemezsem ve o da benden hoşlanıyorsa güzel bir şeyi kaçırmış olur muyum? hele bir de karşı ataraf sizi kendine yakın görüp eski kız arkadaşlarından bahsediyorsa ve siz ona nasihat vermek ve teselli etmek durumunda kalıyorsanız işler daha bir karmaşık hal alır. en temizi emin olmaktır. emin olunduğunda yani iki tarafta birbirinden hoşlanıyorsa çoğunlukla işler kendiliğinden gelişir. büyük ihtimal açılmaya bile gerek kalmaz. ama ya olmazsa? ya da ya olursa. *
(bkz: suzan suzi)