bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması16
- uzun entry giren yazar enayiliği4
- yorgun mermi5
- squirtle2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır4
- ölümün en iyi tanımı8
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı9
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- tarık biberovic2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- sabahın şiiri2
- ankara da nato zirvesi13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- ctrlx'in ayakları11
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- yazarların en sevdiği hayvan2
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house20
- bakire kadını gözünden tanımak6
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- yoğurt11
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- 23 yaş7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- döl bankası4
- aleyna tilki nin ayakları4
- dövmesi olan erkek9
- 2026 dünya kupası24
- ragnar rockefeller38
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- sivas ta kayınbabanın damadını vurması2
- velvet30
- adana sokak lezzetleri5
entry'ler (274)
yalan söylemesi. insan ne kadar emin olsa da yalan söylediğinden içinden hep haksız olmayı diler.
uluslararası ilişkiler.
bir kıza söylenmesi gereken en son cümle.
bursa. belki yaşamak zorunda olduğunuz ya da yaşamaya alıştığınız şehirlerden biridir. gelirsiniz, alışmaya çalışırsınız belki alışırsınızda yada öyle görünürsünüz. eski rock-city derler ama geriye kalan sadece adliye yada kaymakamlık arkasında takılan birkaç ergendir. kendinizi avutmaya çalışırsınız hala yapacak şeyler yada gidilebilecek yerler var diye. sonra bir bakarsınız hukukçuları yıkmışlar. ardından daha ağır darbeler gelmeye başlar. aldığınız biradan ramazanda sokakta içtiğiniz sigaraya kadar her çeşit tacize uğrarsınız. genede kendi kendinize dersinizki daha kötüleride var en azından bursadayım. sonlara doğru anlamaya başlarsınız her kent aynı ben değişmediğim sürece ya da insanlar değişmediği sürece. ve kendinize sorarsınız bura-sı yaşamaya değer mi değmez mi??
-ahhhaaa göt oldu !!!
-bir göt tarafından göt edilmek bana koymaz!
-bir göt tarafından göt edilmek bana koymaz!
ne kadar değerli olduğunu anladığın an bilki kaybetmişsindir.
bir kış günü hoşlanılan kişiyle taksiye binmek ve akabinde dayanamayıp sessizce osurmak. *
gündüz burun kıvırdığınız yiyeceklerin daha bir lezettli görünmeye başladığı andır.
maymun olmak için bire birdir.
18 temmuz cuma akşamı highout'ta olacak müzisyen. girişler 10 ytl + 1 biraymış.
(bkz: mp3)
fotoğrafik hafızası olan japondur.
-ya anneeee gene nereye koydun eşyalarımı? hiçbir şey bulamıyorum!
+darmadağındı toparladım bende.
-ya amma anne benim dağınıklığın içinde bi düzenim var. sen toplayınca bulamıyorum aradığımı
+o bıdı bıdı tişörtü arıyodun sen değil mi?
-evet
+sağ 3. sırada kırmızı bıdı bıdının altında!
-...*
+darmadağındı toparladım bende.
-ya amma anne benim dağınıklığın içinde bi düzenim var. sen toplayınca bulamıyorum aradığımı
+o bıdı bıdı tişörtü arıyodun sen değil mi?
-evet
+sağ 3. sırada kırmızı bıdı bıdının altında!
-...*
-anneeeeee bittiiiiii!!
mary boleyn'nin ağzından, 8. henry ve anne boleyn arasındaki ilişkiyi anlatan, philippa gregory romanı. 820 sayfa olmasına rağmen hem konunun gerçek ve kurgudan oluşması hem de akıcı ve basit bir dille anlatılması nedeniyle kısa sürede okunabilecek bir kitaptır. insanda o dönemi araştırma ve daha çok öğrenme isteği uyandırır. kitabın sonlarında anne boleyn'in kızı elizabeth'in, artık sıradan bir insan olacağı hatta aragonlu catherine'in kızı mary'den daha önemsiz olacağı ve sonsuza kadar tahtta hak iddia edemeyeceğini anlatan bir bölüm vardır ki çok ironiktir. (bkz: i elizabeth)
kapsamı genişletilmesi gereken kampanyadır. şarkı söylemesin hatta konuşmasın mümkünse.
ya o benden hoşlanmıyorsa korkusudur. o emin olamama, her harekete ayrı anlamlar yükleme dönemi sancılıdır. bu dönem boyunca kafada bir ton şey kurgulanır. ya söylersem reddederse, ya arkadaşlığımız da biterse, ya söylemezsem ve o da benden hoşlanıyorsa güzel bir şeyi kaçırmış olur muyum? hele bir de karşı ataraf sizi kendine yakın görüp eski kız arkadaşlarından bahsediyorsa ve siz ona nasihat vermek ve teselli etmek durumunda kalıyorsanız işler daha bir karmaşık hal alır. en temizi emin olmaktır. emin olunduğunda yani iki tarafta birbirinden hoşlanıyorsa çoğunlukla işler kendiliğinden gelişir. büyük ihtimal açılmaya bile gerek kalmaz. ama ya olmazsa? ya da ya olursa. *
(bkz: suzan suzi)