bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe32
- nasıl birisiniz13
- akp bitince ne olacak23
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- ekrem imamoğlu11
- aselsan satılırsa8
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- fusya semsiyeli yabanci17
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması6
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir9
- gocu8
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler3
- ölümün en iyi tanımı17
- erdoğan meloni aşkı3
- ctrlx nasıl bu kadar hızlı entry giriyor sorunsalı3
- tatar kızları3
- defineci köy çomarı3
- çinli kadınla evlenmek3
- cd devrinin bitmesi16
- ilkim sensin diyen kız3
- osmanlı tokadının asıl icat edilme amacı3
- en iyi dövüş sporları3
- kuranı kerim meali7
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- otel odasında ölü bulunmak12
- her yerim pembe diyen kız3
- bezelye yemeği9
- ciguli kral20
- kizlarsoruyor com6
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- çocuk istememe nedenleri6
- 9 temmuz 20263
- turkiye'nin mukemmel bir ulke olmasi3
- herzevekil6
- azgın bir kız tarafından tecavüze uğramak2
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
entry'ler (27)
acayip makara bir eleman kendisini youtubenin en dip adamlarından biri olarak görüyorum. dünya yansa saçını tarayacağını düşündüğüm umursamaz bir kişilik...
''Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan''
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan''
dudaklarının kenarında ki beni olabilir...
iki yüzlü insanlara sırtını dönüp yalnız yaşamayı kendisine felsefe edinmiş yüce şahsiyet.
@1 ama dan öncesi hükümsüzdür.
Title yazımı sitenizin arama motorları arama sayfalarında indexlenerek ziyaretçilere sunulmasını sağlar. Ziyaretçi aradığı konuyu başlığınızda gördüğünde ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşabilmek için sitenizi ziyaret edecektir.
Philips tarafından geliştirilen bu teknoloji, kayıt ve çoğaltma sistemlerinde yoğun olarak kullanılır ve kaset ile CD'nin karışımına benzer. Kalitesi optik CD'lere son derece yakındır.
(bkz: haddini aşmak)
Moleküller arası kuvvetlerin daha büyük olduğu katılar, sıvılar ölçüsünde olmasa da buhar oluşturabilirler. Moleküllerin katı halden doğrudan buhar haline geçmesine süblümleşme denir.
Beden Dili ve 3. Sınıf Edebiyatı
Bu hayat Sevda Film Stüdyolarında renklendirilmiştir.
'buz dağında eşkiyacılık oynayacak kadar ahmaksın sen.
Titanic'den hiç haraç kesilir mi oğlum.'
diyip, gittin.
kar yağıyordu.
kar kendi göğüne geri düştü sonra.
melekler, buz dağında çiçek toplamaya giden çocukların
bazen renkli
bazen renksiz gözlerinde biriktirdi gidişini.
karnımı doyurdum gidişinle.
ne zaman boğazımda bir sevda kalsa,
yemin ederim bir tek ant içtim üzerine;
seni özlerken açlıkla terbiye ettiğim yanlarım,
sana aç yanlarım.
bunları yiyerek büyüyüp serpilecekti
sonraları kısmetlerine hayır diyecek o yıkım.
'ben kardan kadınla sevişmiyordum.
sadece ruj sürüyordum ona.'
dedim.
dinlemedin.
kar yağıyordu.
kar bir volkanın ağzına düştü sonra.
anlamıyorsun;
serin bir cehennem vaadetmedim
ya da cennetin tapusunu sana.
ellerimi tuttuğunda,
yanık yürek kokusu altında bir sobaya sarılıyordum sanki.
oysa sen kestane kokusunu seviyordun.
bir kestane kabuğunu,
bir yaranın kabuğunu çatlatacak kadar yanmamış mıydım yoksa sana?
adın bir cenaze marşı gibi düşüyordu ağzımdan kulaklara.
adın, evden kaçmış bir kız çocuğu gibi düşüyordu ağzımdan kötü yollara.
uçurumlarına adını bağırıyor hala yamaçlarıma gömdüğün erkek cesetleri;
'lan kahpe! '
küfrünü sığdıramıyor ölüler sağlar kadar 23lük şişelere.
ama nafile,
bir seri katilin gözlerinde tanımamış mıydım sanki ben seni?
- eğer, meleklerin tek intihar yerinin dudaklarım olduğunu düşünüyorsan hala
kalbim kırıldığında, kalbim çok çok kırıldığında
infaz edilmiş bir atın ismiyle çağır beni. -
Hatırla.
'kaç dağ istiyorsun kızımın peşini bırakmak için' demişti.
Şirin'in babası Ferhat'a.
'kazması elinden ameliyatla alınmış Ferhat'sın sen.
hiç kazma vurulur mu lan buz dağına? '
dedin.
kar yağıyordu.
kar Şirin'in bağrına düştü sonra.
yazık, hiçbir zaman öğrenemeyeceksin.
aramızdaki buz dağını parçaladı diye teşekküre gittiğimi ona.
teşekkür ederim Titanic, mutluluğum uğruna yolcularına kıydığın için.
teşekkür ederim sevgilim, beni sersefil terkettiğin için
Necmettin Topçu
Bu hayat Sevda Film Stüdyolarında renklendirilmiştir.
'buz dağında eşkiyacılık oynayacak kadar ahmaksın sen.
Titanic'den hiç haraç kesilir mi oğlum.'
diyip, gittin.
kar yağıyordu.
kar kendi göğüne geri düştü sonra.
melekler, buz dağında çiçek toplamaya giden çocukların
bazen renkli
bazen renksiz gözlerinde biriktirdi gidişini.
karnımı doyurdum gidişinle.
ne zaman boğazımda bir sevda kalsa,
yemin ederim bir tek ant içtim üzerine;
seni özlerken açlıkla terbiye ettiğim yanlarım,
sana aç yanlarım.
bunları yiyerek büyüyüp serpilecekti
sonraları kısmetlerine hayır diyecek o yıkım.
'ben kardan kadınla sevişmiyordum.
sadece ruj sürüyordum ona.'
dedim.
dinlemedin.
kar yağıyordu.
kar bir volkanın ağzına düştü sonra.
anlamıyorsun;
serin bir cehennem vaadetmedim
ya da cennetin tapusunu sana.
ellerimi tuttuğunda,
yanık yürek kokusu altında bir sobaya sarılıyordum sanki.
oysa sen kestane kokusunu seviyordun.
bir kestane kabuğunu,
bir yaranın kabuğunu çatlatacak kadar yanmamış mıydım yoksa sana?
adın bir cenaze marşı gibi düşüyordu ağzımdan kulaklara.
adın, evden kaçmış bir kız çocuğu gibi düşüyordu ağzımdan kötü yollara.
uçurumlarına adını bağırıyor hala yamaçlarıma gömdüğün erkek cesetleri;
'lan kahpe! '
küfrünü sığdıramıyor ölüler sağlar kadar 23lük şişelere.
ama nafile,
bir seri katilin gözlerinde tanımamış mıydım sanki ben seni?
- eğer, meleklerin tek intihar yerinin dudaklarım olduğunu düşünüyorsan hala
kalbim kırıldığında, kalbim çok çok kırıldığında
infaz edilmiş bir atın ismiyle çağır beni. -
Hatırla.
'kaç dağ istiyorsun kızımın peşini bırakmak için' demişti.
Şirin'in babası Ferhat'a.
'kazması elinden ameliyatla alınmış Ferhat'sın sen.
hiç kazma vurulur mu lan buz dağına? '
dedin.
kar yağıyordu.
kar Şirin'in bağrına düştü sonra.
yazık, hiçbir zaman öğrenemeyeceksin.
aramızdaki buz dağını parçaladı diye teşekküre gittiğimi ona.
teşekkür ederim Titanic, mutluluğum uğruna yolcularına kıydığın için.
teşekkür ederim sevgilim, beni sersefil terkettiğin için
Necmettin Topçu
kazım baran yılmaz'ın kendi oluşturduğu renk felsefesi ile yazdığı ve daha önce üçleme olarak çıkartacağını duyurduğu serinin kırık bej'den sonraki ikinci kitabı.
tek renk üzerine dizayn edilmiş kapağının içinde okuru intikal, infilak ve infial gibi rengarenk üç bölüm bekliyor. isminden de anlaşılacağı gibi bir patlama ve dağılma söz konusu.
toplamda 22 parça ve imgeyle dolaylı anlatımın üst düzeyde olduğu birçok şiir var. daha önceki kitapta olduğu gibi toplumsal her meselenin biraz biraz ele alındığı, eleştirildiği, kombine bir yapıt. ilk okumada bir anlatım karmaşası gibi görünüyor ancak tekrarlarında verdiği mesajların yerlerine ulaşması ve parçaların yerine oturmasıyla bağımsız bir fikri ortaya attığını, aslında birçoğumuzun hayatından geçen zihinsel ve duygusal bir kavram bütünlüğü olduğunu ortaya koyuyor.
bugünün facebook muhabbeti yapan ve raflarda sadece ticari amaçları için tutulan bir yığının bulunduğu türk edebiyatında ciddi işlerin de yapıldığını, edebiyatın özgünlüğünün halen onu ciddiye alanlarca muhafaza edildiğini savunan kült bir kitap.
bugün olmasa bile bir gün herkesin zihninde ciddi bir yere sahip olacak.
serinin üçüncü kitabını merakla bekliyoruz.
tek renk üzerine dizayn edilmiş kapağının içinde okuru intikal, infilak ve infial gibi rengarenk üç bölüm bekliyor. isminden de anlaşılacağı gibi bir patlama ve dağılma söz konusu.
toplamda 22 parça ve imgeyle dolaylı anlatımın üst düzeyde olduğu birçok şiir var. daha önceki kitapta olduğu gibi toplumsal her meselenin biraz biraz ele alındığı, eleştirildiği, kombine bir yapıt. ilk okumada bir anlatım karmaşası gibi görünüyor ancak tekrarlarında verdiği mesajların yerlerine ulaşması ve parçaların yerine oturmasıyla bağımsız bir fikri ortaya attığını, aslında birçoğumuzun hayatından geçen zihinsel ve duygusal bir kavram bütünlüğü olduğunu ortaya koyuyor.
bugünün facebook muhabbeti yapan ve raflarda sadece ticari amaçları için tutulan bir yığının bulunduğu türk edebiyatında ciddi işlerin de yapıldığını, edebiyatın özgünlüğünün halen onu ciddiye alanlarca muhafaza edildiğini savunan kült bir kitap.
bugün olmasa bile bir gün herkesin zihninde ciddi bir yere sahip olacak.
serinin üçüncü kitabını merakla bekliyoruz.
Fikirtepeli ve karslıların istilası sonucu b.ka benzemeye başlayan güzelim mahallem.
Atamdır.
Olaylar amacına ulaştı. Tebrikler Türkiyem! Sen uyumaya devam et...
Eski adı Libi olan köydür. Mayıs ayında Germicek Yaylası'na çıkarlar. Hayvancılık ve Tarım yaygındır.
Latince ismi Jayet'tir
En önemli özelliği odun ateşinde pişiyor olmasıdır. Benim gibi Erzurumlu olanlar lezzetini çok iyi bilirler. Ardından semaver çayı ve kadayıf dolmasını deneyiniz. Pişman olmazsınız.
Eşref Saat adlı kitabın yazarıdır. Kitap 27 bölümden oluşmaktadır. Yıllarca süren gazete ve dergi yöneticiliği, fikir adamlığı sonucu edindiği tecrübelerini okuyucuya anlatmaya çalışan yüce şahsiyettir.
Kazım Baran Yılmaz yani nam-ı değer KBY. Her yeni şiir, yeni bir sınır.
Şair, Denemeci, Öykücü, Fikir Adamı. Ayrıca şuan bir yayıncı kuruluşta yayın yönetmenliği yapmaktadır.
Kim ne söylerse söylesin KBY bence 21.yy'ın en iyi yazarı, ilerleyen yıllarda adını sıkça duyacağımızı biliyorum ve iddia ediyorum edebiyat kitaplarında adını geçirebilecek seviyede yazılar yazıyor.
Kırık Bej, Parça Tesirli Lacivert, Kırık Bej&Akis(Kırık Bej'in ikinci baskısı da diyebiliriz.) adlı şiir kitaplarının sahibidir. Temin etmek için;(bkz: http://www.kitapyurdu.com...zar/default.asp?id=244834)
Okumak ayrıcalıktır adında bir internet dergisinde yazılar yazmaktadır. Takip etmek için(bkz: http://www.okumakayricaliktir.net/author/kyilmaz/)
15 kasım 2013 tarihinde ''karafil'' adlı bir dergi çıkartıyorlar. Dergi 45 günde bir çıkacaktır. Büyük ses getireceğini düşünmekle birlikte edebiyat dergilerine zor anlar yaşatacaklardır diye tahmin etmekteyim.
*** Suitselda I
Ama susulmalıymış elbette
konuşuldukça çoğalıyorsa bir vaka
aynası kendisinden güzel
ve kendisiyle müttefik sade birkaç oda
büyülüyor işte yiten bir çok şey
genişliyor iç
dış yayılıyor
tutup kendini koysan bir başkası gibi
bir başkasının yerine
tutup resmini yapıştırır gibi
istediğin gibi çizilmeyen tüm tablolara
kendini daha erişmiş sayman adına
ama ben
kıt akıllardan geçtim ışık hızında
geçtim kıskanarak ağzımı kurşunlamasından
bir şey gösterdim çocuklara hepsi ona büyüdü
ahlakı olanlara göre bin kere sahi
baliğ olanlara rüya
suitselda
yaşanım sivri topuğu
vitrin camı
ipinden bağımsız uçurtma
değişmek ki şu sendeki boğaz boşluğu
elementte asılsız bir hal
kimyada usül bozukluğu
yaşın kadar yaşadın buna dünya kırk küsür kere şahit
dibe değin geriledin kırk kusurun hepsi sende sabit
başlattın kendince
kırık arzunu biraz daha onarmak için
gölgede yüzen bir yarasanın
konağa eğrilen boyun hareketinde
yen içinde çatışma
koştun atletin ter kiri
boyununda yuvalanan şerden bir tasma
tekliğin merkez noktasına
ki ben
sıyrılmış bir eti örterek
gövdemin muhtelif kopan parçalarıyla
kan sağladım yaralılara bileklerimi ittihat kesti
yaşamdan can atanlara
yaşama can atanlara
ah unuttum sanma
bu kimin gözüyleyse
bir varlık farkıyla
varlık
azınlık yanların teminatı
durmakla
düşünmekle
yoklukla
ah...
''Suitselda II side var. Onuda okumanızı tavsiye ederim.(bkz: http://www.antoloji.com/suitselda-ii-siiri/)''
*** Tekrir
Benim en az senede bir kez tarif edilir yüzüm
senede bir kez kırılır bakışlarım bakırlığından
tutar duvarımı yerden tavana
kin midir, kireç midir, kimdir bilmem
koşuyorsunuz da bahar görmüş çiçekler gibi ellerimde
dinlenmiş bir sesin önceki yorgun halinde
herbiriniz çağrılısınız adınızla değil erkekliğinizle
icap etmişsiniz üstelik bu yosma şenliğe
her biriniz ayaklanmışsınız sırt üstü değil kadınlığınızla
iradeniz kum olmuş
insanlığınızın denizinde
benim en az senede bir kez sayılır yaşım
senede bir kez koyulaşır gölgem yıllandığından
burasında irtifa kaybedilir
burası en can alıcı yeri
burasına not düşülür
bir yanlışın bir doğruyla teyidi
bilim midir, ilim midir, lisan mı bilmem.
*** Yaşamak Yalanla Samimiyettir
Zehra anneye...
Ben ölüme yakınlığımla bilinirim
gül sırtında konuşulan kırmızılar görülür
bununla biraz aydın olan seçkinliğim
öğütle, sıvazla müşterek
ve akıl tarlamda inceldikçe çoğalan parmaklar
şevkatle, süratle gelerek
içimde oyuk gibi kalmış
çocukluğuma erişir
kırılır yakın bir gelecek
o hiç doğrulanmayan
izi temasıyla sabit gibi şahsına münhasır
bir elem
bir sevinç geçişiyle
özüne direnen dizgin
kendisidir duran at sırtında koşan
akla miras kalan
renksiz bir gece yarısı uyanmasıdır
veya iştahsız bir gündüz uyuması
ben ölümle ahbaplığımla bilinirim
yaşamak yalanla samimiyettir
birbirinin türevi günler sonra
eteği gibi dağı da işgal eden arzu
yarılanmış yüz atlasımda
yeri bulunamayacak kadar gize gebe
hiç solmayacak kadar vazife bilincinde
bir makam tahsis eder
ki bu merci
doğmaktan veya doğurulmaktan
biraz daha öte.
Kazım Baran Yılmaz'ı takip etmek için;
Facebook'dan takip etmek için (bkz: https://www.facebook.com/KazimBaranYilmaz?fref=ts)
Twitter'dan takip etmek için (bkz: https://twitter.com/kzmbrnylmz)
Şiirlerini okumak için (bkz: http://www.antoloji.com/kazim-baran-yilmaz/)
Şair, Denemeci, Öykücü, Fikir Adamı. Ayrıca şuan bir yayıncı kuruluşta yayın yönetmenliği yapmaktadır.
Kim ne söylerse söylesin KBY bence 21.yy'ın en iyi yazarı, ilerleyen yıllarda adını sıkça duyacağımızı biliyorum ve iddia ediyorum edebiyat kitaplarında adını geçirebilecek seviyede yazılar yazıyor.
Kırık Bej, Parça Tesirli Lacivert, Kırık Bej&Akis(Kırık Bej'in ikinci baskısı da diyebiliriz.) adlı şiir kitaplarının sahibidir. Temin etmek için;(bkz: http://www.kitapyurdu.com...zar/default.asp?id=244834)
Okumak ayrıcalıktır adında bir internet dergisinde yazılar yazmaktadır. Takip etmek için(bkz: http://www.okumakayricaliktir.net/author/kyilmaz/)
15 kasım 2013 tarihinde ''karafil'' adlı bir dergi çıkartıyorlar. Dergi 45 günde bir çıkacaktır. Büyük ses getireceğini düşünmekle birlikte edebiyat dergilerine zor anlar yaşatacaklardır diye tahmin etmekteyim.
*** Suitselda I
Ama susulmalıymış elbette
konuşuldukça çoğalıyorsa bir vaka
aynası kendisinden güzel
ve kendisiyle müttefik sade birkaç oda
büyülüyor işte yiten bir çok şey
genişliyor iç
dış yayılıyor
tutup kendini koysan bir başkası gibi
bir başkasının yerine
tutup resmini yapıştırır gibi
istediğin gibi çizilmeyen tüm tablolara
kendini daha erişmiş sayman adına
ama ben
kıt akıllardan geçtim ışık hızında
geçtim kıskanarak ağzımı kurşunlamasından
bir şey gösterdim çocuklara hepsi ona büyüdü
ahlakı olanlara göre bin kere sahi
baliğ olanlara rüya
suitselda
yaşanım sivri topuğu
vitrin camı
ipinden bağımsız uçurtma
değişmek ki şu sendeki boğaz boşluğu
elementte asılsız bir hal
kimyada usül bozukluğu
yaşın kadar yaşadın buna dünya kırk küsür kere şahit
dibe değin geriledin kırk kusurun hepsi sende sabit
başlattın kendince
kırık arzunu biraz daha onarmak için
gölgede yüzen bir yarasanın
konağa eğrilen boyun hareketinde
yen içinde çatışma
koştun atletin ter kiri
boyununda yuvalanan şerden bir tasma
tekliğin merkez noktasına
ki ben
sıyrılmış bir eti örterek
gövdemin muhtelif kopan parçalarıyla
kan sağladım yaralılara bileklerimi ittihat kesti
yaşamdan can atanlara
yaşama can atanlara
ah unuttum sanma
bu kimin gözüyleyse
bir varlık farkıyla
varlık
azınlık yanların teminatı
durmakla
düşünmekle
yoklukla
ah...
''Suitselda II side var. Onuda okumanızı tavsiye ederim.(bkz: http://www.antoloji.com/suitselda-ii-siiri/)''
*** Tekrir
Benim en az senede bir kez tarif edilir yüzüm
senede bir kez kırılır bakışlarım bakırlığından
tutar duvarımı yerden tavana
kin midir, kireç midir, kimdir bilmem
koşuyorsunuz da bahar görmüş çiçekler gibi ellerimde
dinlenmiş bir sesin önceki yorgun halinde
herbiriniz çağrılısınız adınızla değil erkekliğinizle
icap etmişsiniz üstelik bu yosma şenliğe
her biriniz ayaklanmışsınız sırt üstü değil kadınlığınızla
iradeniz kum olmuş
insanlığınızın denizinde
benim en az senede bir kez sayılır yaşım
senede bir kez koyulaşır gölgem yıllandığından
burasında irtifa kaybedilir
burası en can alıcı yeri
burasına not düşülür
bir yanlışın bir doğruyla teyidi
bilim midir, ilim midir, lisan mı bilmem.
*** Yaşamak Yalanla Samimiyettir
Zehra anneye...
Ben ölüme yakınlığımla bilinirim
gül sırtında konuşulan kırmızılar görülür
bununla biraz aydın olan seçkinliğim
öğütle, sıvazla müşterek
ve akıl tarlamda inceldikçe çoğalan parmaklar
şevkatle, süratle gelerek
içimde oyuk gibi kalmış
çocukluğuma erişir
kırılır yakın bir gelecek
o hiç doğrulanmayan
izi temasıyla sabit gibi şahsına münhasır
bir elem
bir sevinç geçişiyle
özüne direnen dizgin
kendisidir duran at sırtında koşan
akla miras kalan
renksiz bir gece yarısı uyanmasıdır
veya iştahsız bir gündüz uyuması
ben ölümle ahbaplığımla bilinirim
yaşamak yalanla samimiyettir
birbirinin türevi günler sonra
eteği gibi dağı da işgal eden arzu
yarılanmış yüz atlasımda
yeri bulunamayacak kadar gize gebe
hiç solmayacak kadar vazife bilincinde
bir makam tahsis eder
ki bu merci
doğmaktan veya doğurulmaktan
biraz daha öte.
Kazım Baran Yılmaz'ı takip etmek için;
Facebook'dan takip etmek için (bkz: https://www.facebook.com/KazimBaranYilmaz?fref=ts)
Twitter'dan takip etmek için (bkz: https://twitter.com/kzmbrnylmz)
Şiirlerini okumak için (bkz: http://www.antoloji.com/kazim-baran-yilmaz/)
Kendileri Maltepe ilçe Milli Eğitim Müdürü'nün kankası olurlar.