bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı18
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş7
- dünyanın en güzel evi3
- evliliğin anlamı8
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- anın görüntüsü29
- kürtsüz türkiye6
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- fenerbahçe14
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- hala mansur yavaş'tan medet umanlar var2
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar3
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği3
- genç atatürkçüler partisi2
- gelmiş geçmiş en iyi türkiye ligi kadrosu2
- washington stecanelo cerqueira2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- sidiki cherif2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- gökten çikolata yağması2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- süleymancılar17
- futbol taraftarlığı2
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- seri gizli artı oy veren melek4
- sven jablonski2
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- 16 ağustos 20264
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- apo2
- devşirmeler2
- asimilasyon harika bir şey5
- ismail kartal6
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ahmet baran yazgan11
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- pazar günü klasikleri2
- kadın olmanın avantajları16
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
şükrü erkuş, beşiktaş'ta top koşturan 'erkuş' aile fertlerinin en küçüğüydü. ağabeyleri nuri ve rüştü erkuş da uzun yıllar siyah-beyaz forma için ter dökmüşlerdi. süphesiz en yeteneklisi 'o' idi. 1923 ile 1932 yılları arasında 145 maçta yer aldı ve rakip kalelere 83 gol attı.
şükrü erkuş ile ilgili bir anı da beşiktaşımız'ın tarihinde çok önemli bir yer tutmaktadır:
1930 yılının mart ayı içinde, beşiktaş ile vefa takımları 'istanbul şildi' için karşı karşıya gelmişlerdi. maçın galibi fenerbahçe ile final oynayacaktı.
ilk yarı 1-1 sona ermişti. vefa o gün dişli çıkmış beşiktaş'a direniyordu. hatta zaman zaman da, tehlikeli pozisyonları yaratıyordu siyah-beyazlı kalede... oyunun sonlarıydı, gerilerden vefa ceza sahasına uzatılan bir hava topunu, önüne düşeren santrfor şükrü erkuş, süratle altıpasa kadar sokulmuş ve kalecinin müdahalesine fırsat vermeden, meşin yuvarlağı beşiktaş adına ağlara yapıştırmıştı!
orta hakem kemal halim 'gol' kararı vermiş ve santrayı göstermişti. yan hakem de aynı düşünceyle santraya doğru koşmuştu.
seyircilerden de aksini ortaya koyan herhangi bir tepki gelmemişti. ama vefa'lı oyuncular aynı düşüncede değillerdi!.. onlar hakemi çembere almışlar, ısrarla 'hakem bey, şükrü bey, topu eliyle düzelttikten sonra kaleye soktu' diyerek, kararını değiştirmesini istemişlerdi.
bir an tereddüde düşen hakem kemal halim, bir de yan hakeme pozisyonu sormuş ve ondan da 'goldür' cevabını almıştı.
'yardımcımı duydunuz. buz gibi gol. topu santraya getiriniz lüfen' demişti son kez vefalı oyunculara...
yeşil-beyazlılar, hakemin kararından dönmeyeceğini anlamışlar ve boyunları bükük çaresizlik içinde, topu santraya getirirlerken, beşiktaşlı santrfor şükrü de, hakeme doğru koşar adımlarla yanaşmıştı... 'kemal bey, topla buluştuğum an, kasıtlı olarak değil ama elimle dokunmuştum. gol şaibeli!.. iptal etmeniz daha doğru olur' demişti, siyah-beyazlılara yakışır bir dürüstlükle...
böylece vefa, haksız bir golden kurtulmuştu. beşiktaş ise beraberliği bozamadığı için 'finalist' olma şansını ikinci bir maça bırakmıştı.
işte, beşiktaş futbol takımı'nı 'en centilmen ekip' sıfatı, stadlarda ilk defa bu olayla tescil edildi.
kaynak
şükrü erkuş ile ilgili bir anı da beşiktaşımız'ın tarihinde çok önemli bir yer tutmaktadır:
1930 yılının mart ayı içinde, beşiktaş ile vefa takımları 'istanbul şildi' için karşı karşıya gelmişlerdi. maçın galibi fenerbahçe ile final oynayacaktı.
ilk yarı 1-1 sona ermişti. vefa o gün dişli çıkmış beşiktaş'a direniyordu. hatta zaman zaman da, tehlikeli pozisyonları yaratıyordu siyah-beyazlı kalede... oyunun sonlarıydı, gerilerden vefa ceza sahasına uzatılan bir hava topunu, önüne düşeren santrfor şükrü erkuş, süratle altıpasa kadar sokulmuş ve kalecinin müdahalesine fırsat vermeden, meşin yuvarlağı beşiktaş adına ağlara yapıştırmıştı!
orta hakem kemal halim 'gol' kararı vermiş ve santrayı göstermişti. yan hakem de aynı düşünceyle santraya doğru koşmuştu.
seyircilerden de aksini ortaya koyan herhangi bir tepki gelmemişti. ama vefa'lı oyuncular aynı düşüncede değillerdi!.. onlar hakemi çembere almışlar, ısrarla 'hakem bey, şükrü bey, topu eliyle düzelttikten sonra kaleye soktu' diyerek, kararını değiştirmesini istemişlerdi.
bir an tereddüde düşen hakem kemal halim, bir de yan hakeme pozisyonu sormuş ve ondan da 'goldür' cevabını almıştı.
'yardımcımı duydunuz. buz gibi gol. topu santraya getiriniz lüfen' demişti son kez vefalı oyunculara...
yeşil-beyazlılar, hakemin kararından dönmeyeceğini anlamışlar ve boyunları bükük çaresizlik içinde, topu santraya getirirlerken, beşiktaşlı santrfor şükrü de, hakeme doğru koşar adımlarla yanaşmıştı... 'kemal bey, topla buluştuğum an, kasıtlı olarak değil ama elimle dokunmuştum. gol şaibeli!.. iptal etmeniz daha doğru olur' demişti, siyah-beyazlılara yakışır bir dürüstlükle...
böylece vefa, haksız bir golden kurtulmuştu. beşiktaş ise beraberliği bozamadığı için 'finalist' olma şansını ikinci bir maça bırakmıştı.
işte, beşiktaş futbol takımı'nı 'en centilmen ekip' sıfatı, stadlarda ilk defa bu olayla tescil edildi.
kaynak
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar