bugün
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı7
- sözlükte kavga oldu hissi7
- özlediniz mi beni7
- velvet27
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi4
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- amedspor4
- karı kıza para yedirir misiniz3
- alihan kuriş9
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- türklere vize serbestisi4
- evlilik balonunun patlaması3
- mor semsiyeli yabanci8
- kendini değersizleştiren insan5
- pirates of the caribbean2
- çay yapacak hatunun olmaması3
- insanoğlu kelimesinin cinsiyetçi olması2
- anın görüntüsü34
- türkiye'ye geldim12
- evliliğin anlamı13
- teknik borç3
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- dünyanın en değerli şeyi5
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- kürtsüz türkiye11
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- butlancıların birbirine girmesi6
- jalapeno turşusu2
- golden rose velvet matte ruj 202
- evde yoğurt yapmak5
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor2
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- duygulandıran ingilizce şarkılar2
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- halife olacağım7
- pancar küspesi2
- ahmet baran yazgan12
- fenerbahçe15
- nude var mı3
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
şükrü erkuş, beşiktaş'ta top koşturan 'erkuş' aile fertlerinin en küçüğüydü. ağabeyleri nuri ve rüştü erkuş da uzun yıllar siyah-beyaz forma için ter dökmüşlerdi. süphesiz en yeteneklisi 'o' idi. 1923 ile 1932 yılları arasında 145 maçta yer aldı ve rakip kalelere 83 gol attı.
şükrü erkuş ile ilgili bir anı da beşiktaşımız'ın tarihinde çok önemli bir yer tutmaktadır:
1930 yılının mart ayı içinde, beşiktaş ile vefa takımları 'istanbul şildi' için karşı karşıya gelmişlerdi. maçın galibi fenerbahçe ile final oynayacaktı.
ilk yarı 1-1 sona ermişti. vefa o gün dişli çıkmış beşiktaş'a direniyordu. hatta zaman zaman da, tehlikeli pozisyonları yaratıyordu siyah-beyazlı kalede... oyunun sonlarıydı, gerilerden vefa ceza sahasına uzatılan bir hava topunu, önüne düşeren santrfor şükrü erkuş, süratle altıpasa kadar sokulmuş ve kalecinin müdahalesine fırsat vermeden, meşin yuvarlağı beşiktaş adına ağlara yapıştırmıştı!
orta hakem kemal halim 'gol' kararı vermiş ve santrayı göstermişti. yan hakem de aynı düşünceyle santraya doğru koşmuştu.
seyircilerden de aksini ortaya koyan herhangi bir tepki gelmemişti. ama vefa'lı oyuncular aynı düşüncede değillerdi!.. onlar hakemi çembere almışlar, ısrarla 'hakem bey, şükrü bey, topu eliyle düzelttikten sonra kaleye soktu' diyerek, kararını değiştirmesini istemişlerdi.
bir an tereddüde düşen hakem kemal halim, bir de yan hakeme pozisyonu sormuş ve ondan da 'goldür' cevabını almıştı.
'yardımcımı duydunuz. buz gibi gol. topu santraya getiriniz lüfen' demişti son kez vefalı oyunculara...
yeşil-beyazlılar, hakemin kararından dönmeyeceğini anlamışlar ve boyunları bükük çaresizlik içinde, topu santraya getirirlerken, beşiktaşlı santrfor şükrü de, hakeme doğru koşar adımlarla yanaşmıştı... 'kemal bey, topla buluştuğum an, kasıtlı olarak değil ama elimle dokunmuştum. gol şaibeli!.. iptal etmeniz daha doğru olur' demişti, siyah-beyazlılara yakışır bir dürüstlükle...
böylece vefa, haksız bir golden kurtulmuştu. beşiktaş ise beraberliği bozamadığı için 'finalist' olma şansını ikinci bir maça bırakmıştı.
işte, beşiktaş futbol takımı'nı 'en centilmen ekip' sıfatı, stadlarda ilk defa bu olayla tescil edildi.
kaynak
şükrü erkuş ile ilgili bir anı da beşiktaşımız'ın tarihinde çok önemli bir yer tutmaktadır:
1930 yılının mart ayı içinde, beşiktaş ile vefa takımları 'istanbul şildi' için karşı karşıya gelmişlerdi. maçın galibi fenerbahçe ile final oynayacaktı.
ilk yarı 1-1 sona ermişti. vefa o gün dişli çıkmış beşiktaş'a direniyordu. hatta zaman zaman da, tehlikeli pozisyonları yaratıyordu siyah-beyazlı kalede... oyunun sonlarıydı, gerilerden vefa ceza sahasına uzatılan bir hava topunu, önüne düşeren santrfor şükrü erkuş, süratle altıpasa kadar sokulmuş ve kalecinin müdahalesine fırsat vermeden, meşin yuvarlağı beşiktaş adına ağlara yapıştırmıştı!
orta hakem kemal halim 'gol' kararı vermiş ve santrayı göstermişti. yan hakem de aynı düşünceyle santraya doğru koşmuştu.
seyircilerden de aksini ortaya koyan herhangi bir tepki gelmemişti. ama vefa'lı oyuncular aynı düşüncede değillerdi!.. onlar hakemi çembere almışlar, ısrarla 'hakem bey, şükrü bey, topu eliyle düzelttikten sonra kaleye soktu' diyerek, kararını değiştirmesini istemişlerdi.
bir an tereddüde düşen hakem kemal halim, bir de yan hakeme pozisyonu sormuş ve ondan da 'goldür' cevabını almıştı.
'yardımcımı duydunuz. buz gibi gol. topu santraya getiriniz lüfen' demişti son kez vefalı oyunculara...
yeşil-beyazlılar, hakemin kararından dönmeyeceğini anlamışlar ve boyunları bükük çaresizlik içinde, topu santraya getirirlerken, beşiktaşlı santrfor şükrü de, hakeme doğru koşar adımlarla yanaşmıştı... 'kemal bey, topla buluştuğum an, kasıtlı olarak değil ama elimle dokunmuştum. gol şaibeli!.. iptal etmeniz daha doğru olur' demişti, siyah-beyazlılara yakışır bir dürüstlükle...
böylece vefa, haksız bir golden kurtulmuştu. beşiktaş ise beraberliği bozamadığı için 'finalist' olma şansını ikinci bir maça bırakmıştı.
işte, beşiktaş futbol takımı'nı 'en centilmen ekip' sıfatı, stadlarda ilk defa bu olayla tescil edildi.
kaynak
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar