bugün
- gelecek partisi'nin kapanması6
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı5
- japonya19
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- mal varlıklarınız nelerdir3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- üşüyen erkek3
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- battal gazi3
- günaydın sözlük uyanın artık2
- klima çarpması4
- silah çekildiği zaman patlar3
- sabaha bir şiir bırak2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması2
- gürcistan25
- prensesler gibi uyanmak3
- ahmet davutoğlu4
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- ctrlx22
- geceniz nasıl geçiyor7
- çin8
- latin atasözleri6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- geceye bir şarkı bırak17
- suca suruklenen cocuk8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- yeni yazarlara öneriler3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- ilgi isteyen kız16
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- alison blaire2
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- içim yanıyor be sözlük7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- hikayeyi devam ettir52
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- sözlük sağ baştan saysın2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- nickten isim tahmini yapmak71
Şizoid durum öncelikle dış nesne ilişkilerini ortadan kaldırmaya ve
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
Gerçek libidinal kendiliğin büyük ölçüde geri çekilmesi sonucunda
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar