bugün
- gocu22
- bu koyden olsam ne olacak18
- sarı torba6
- gecenin şarkısı6
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- şu an hissedilen duygu6
- çaylak yapın beni11
- sarapci koala77
- s'i l v'e r m'i s t8
- dinlerin yalan olması13
- soğan yiyen kız11
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- ama ben bipolarım10
- 15 temmuz yalanı5
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- 30 ağustos zafer bayramı19
- çocukluğunuz nasıl geçti3
- versace red jeans2
- dile dolanan şarkılar2
- ay kavga var galiba6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- safiyenin kocası faik5
- bkono5
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- yalnızlık4
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- geceye bir şiir bırak4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- damdan düşer gibi3
- enayimiknatisii4
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi3
- katatespizartmasi10
- sözlük kızları adam mıdır5
- anayasanın ilk 3 maddesi ile kavgalı kitle3
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- kavga eden yazarlar5
- tai lung44
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- sihirli annem izleyen erkek4
- asmacayı seven kızlar dernegi3
- türkiye savaşa girecek5
- dünyanın en kötü hissi2
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- incil vahiy9
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
Şizoid durum öncelikle dış nesne ilişkilerini ortadan kaldırmaya ve
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
kopuk, geri çekilmiş bir biçimde yaşama çabasına dayanır.
Kopukluk, kapatılmışlık, temassızlık, kendini ayrı ya da yabancı hissetme,
her şeyin bulanık olması ya da gerçekdışı gelmesi, kendini insanlarla
bir hissetmeme ya da yaşamın anlamını yitirmesi, ilginin azalması,
her şeyin boş ve anlamsız görünmesi gibi şikâyetlerin hepsi çeşitli
yönlerden bu ruhsal durumu betimler. insanlar genellikle bunu
'depresyon' olarak adlandırırlar;
ama klasik depresyonda kolayca fark edilen kara kara düşünme, öfke ve suçluluk
gibi ağır, karanlık, içten içe yaşanan duygular bu hastalarda görülmez.
Depresyon aslında hastanın saldırganlığını iç kendiliğine yöneltirken
açıkça öfkeli ve saldırgan bir davranışa kapılmama mücadelesinin
bir parçasını oluşturan, daha dışa dönük bir ruhsal durumdur.
Yukarıda sözü edilen durumlar ise daha ziyade 'şizoid durumlar'dır.
Bunlar kesinlikle içe dönüktür. Depresyon nesne ilişkileriyle ilgilidir.
Şizoid kişi ise nesneleri reddetmiştir, onlara hâlâ gereksinim
duysa bile.**
Gerçek libidinal kendiliğin büyük ölçüde geri çekilmesi sonucunda
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
dış ilişkiler boşalmış gibidir. Etkin ruhsal faaliyet gizli bir
iç dünya içinde yitirilmiştir; hastanın bilinçli beni yaşamsal duygu ve
eylemden boşalmış ve gerçekdışı bir niteliğe bürünmüştür. Düşler ve
fanteziler yoluyla, iç dünyada süregelen yoğun bir etkinliğin
izlerine rastlanabilir; ama hastanın bilinçli beni sanki tarafsız bir
gözlemciymiş gibi sadece durumdan kopuk bir izleyici olarak katıldığı
bu içsel dramayı aktarmaktan öteye geçmez. Dış dünyaya karşı sergilenen
tutum da bunun aynısıdır: katılmama ve hiçbir şey hissetmeksizin uzaktan gözlem;
tıpkı katılmadığı, hiçbir kişisel ilgi duymadığı ve kendisini sıkıntıya
boğan bir toplantıyı betimleyen bir muhabir gibi. Yürütülen biçimiyle
bu etkinlik mekanik görünebilir. Şizoid bir durum baskın olduğunda,
bilinçli ben iç ve dış olmak üzere iki dünya arasında asılı kalmış ve
bu iki dünyayla da gerçek bir ilişki içinde değilmiş gibidir.
Etki alanı dışında kalmak ve duyguya kapılmamak üzere coşkusal ve
itkisel bir durağanlık buyruğu vermiştir.
Bu şizoid durumlar depresyon ile dönüşümlü olabilir;
zaman zaman bu ikisi birbirine şaşırtıcı bir biçimde karışır;
şizoid ve depresif belirtiler bir arada görülür.**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar