bugün
- her gün ne yapıyorsunuz8
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış23
- togg7
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- boşanma sebepleri4
- sanat5
- mevlid kandili9
- sözlükte tayyip erdoğan ı savunmak8
- solomun3
- ah belinda2
- önemli olan boyu değil işlevi2
- genç yazarlara el öptürmek2
- özel sektörde çalışmak3
- bizim eylemlerimiz de allah'tan mıdır2
- anı yaşa3
- eski arkadaşların eski tadı vermemesi4
- yazarların kilo aldırmasa yiyecekleri şeyler2
- peygamberim diyenin şizofreni damgası yemesi4
- askerde çarşıya çıkmak5
- islam barış dinidir22
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- aşkım pyongyang'a gidelim7
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- sözlük kızlarının kombinleri10
- sarapci koala12
- şiddetli geçimsizlik2
- ankara9
- egosuz doktorlar7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı11
- kahve10
- geçmişte yaşamak3
- sevdan bir ateş dizisi2
- pornoya fiziki katılım5
- evlilik birliğinin temelinden sarsılması2
- kitap okumaya geç başlamak8
- erdek3
- anın görüntüsü16
- yozlaşmış bir toplum olduk2
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- milyonfest3
- birader yazar erecto beydir3
- vildan'u muhalledun3
- oytun erbaş6
- doğadaki özgürlük2
- laik teyzelerin fenotipi34
- eski nickaltına bakıp duygulanmak2
- cin filmleri5
- anayurt oteli3
- kill em all2
Savaş Sanatından Cinselliğe Evrilen Bir Çağdaş Sanat Uygulamasıdır.
Şibari kelime olarak en basit ifadesiyle “Bağlamak” anlamına geliyor.
Ancak günümüzde çağdaş bir sanat olarak uygulanan Şibari “Artistik Japon ip Bağlama Sanatı” olarak adlandırılıyor.
Şibari’nin kökeni bir savaş sanatı ve esirlere uygulanan bir tür işkence yöntemi olan Hojo-Jutsu’ya dayanıyor.
1400-1700 yılları arasında Japon yerel polisleri ve Samuraylar Hojo-Jutsu’yu tutsaklara işkence uygulamak için kullanmışlar.Ancak Samuraylar, bunu tutsaklarına işkence etmek yerine, daha özel tekniklerle kendi güçlerini ve onurlarını göstermek için kullanmışlar.
Şibari’de esas amaç kişiyi hareketsiz bırakmak değil, kasların ağrımasını sağlamak ve kişiyi istenen fiziksel şekle getirmektir.
1800’lerin sonu ve 1900’lerin başında Hojo-Jutsu evrim geçirmiş.Ve Kinbaku adı verilen erotik bağlama sanatına dönüşmüş.Günümüzde, özellikle Batı dünyasında bu erotik bağlama sanatının adı Şibari olmuş.
Şibari usulü bağlama, insan vücudunun doğal kıvrımlarına kontrast yaratacak şekilde geometrik şekiller ve desenler ortaya konularak icra ediliyor.Şibari’de kullanılan kalın ipin dokusu da insan vücudunun pürüzsüzlüğü ile tezat oluşturuyor.
Şibari’de anılan şekiller, düğümler, bağlar, vs. hassasiyet, cinsellik, kırılganlık ve gücün tüm öğelerini yansıtıyor.Düğümlerin insan vücudunda denk geldiği yerler önemli, bu düğümler vücudun basınç noktalarını uyarıyor, bu yönüyle Şibari, Akupunktur ve bir Japon masajı olan Shiatsu ile benzer özelliklere sahip.
Şibari, düğümlerle harika şekiller oluşturmanın, vücudun ve uzuvların asılmasının yanı sıra, insan üzerinde psikolojik etkilere de sahip.Adrenalin, endorfin gibi hormonların salgılanmasını arttırıyor.
Eğer Şibari uzun şartlar altında, bir uzman tarafından yapılırsa, modelin yüzünde bu duyguları açık seçik görmek mümkün.Şibari uygulaması kesinlikle rızaya bağlı olmalı, modelin bundan fayda görmesinin yegane şartı bu.
Şibari’yi çağdaş sanat olarak uygulayan kişilerin önceliği elbette güzel görüntüler elde etmek, diğer etkileri ikinci planda yer alıyor.
Şibari’nin BDSM fantezilerinde de sıkça kullanıldığını belirtmeden geçmeyelim.
Böyle sanat mı olur diye düşünüyor olabilirsiniz ancak çok sayıda Şibari sanatçısının bulunduğunu belirtelim.
Şibari kelime olarak en basit ifadesiyle “Bağlamak” anlamına geliyor.
Ancak günümüzde çağdaş bir sanat olarak uygulanan Şibari “Artistik Japon ip Bağlama Sanatı” olarak adlandırılıyor.
Şibari’nin kökeni bir savaş sanatı ve esirlere uygulanan bir tür işkence yöntemi olan Hojo-Jutsu’ya dayanıyor.
1400-1700 yılları arasında Japon yerel polisleri ve Samuraylar Hojo-Jutsu’yu tutsaklara işkence uygulamak için kullanmışlar.Ancak Samuraylar, bunu tutsaklarına işkence etmek yerine, daha özel tekniklerle kendi güçlerini ve onurlarını göstermek için kullanmışlar.
Şibari’de esas amaç kişiyi hareketsiz bırakmak değil, kasların ağrımasını sağlamak ve kişiyi istenen fiziksel şekle getirmektir.
1800’lerin sonu ve 1900’lerin başında Hojo-Jutsu evrim geçirmiş.Ve Kinbaku adı verilen erotik bağlama sanatına dönüşmüş.Günümüzde, özellikle Batı dünyasında bu erotik bağlama sanatının adı Şibari olmuş.
Şibari usulü bağlama, insan vücudunun doğal kıvrımlarına kontrast yaratacak şekilde geometrik şekiller ve desenler ortaya konularak icra ediliyor.Şibari’de kullanılan kalın ipin dokusu da insan vücudunun pürüzsüzlüğü ile tezat oluşturuyor.
Şibari’de anılan şekiller, düğümler, bağlar, vs. hassasiyet, cinsellik, kırılganlık ve gücün tüm öğelerini yansıtıyor.Düğümlerin insan vücudunda denk geldiği yerler önemli, bu düğümler vücudun basınç noktalarını uyarıyor, bu yönüyle Şibari, Akupunktur ve bir Japon masajı olan Shiatsu ile benzer özelliklere sahip.
Şibari, düğümlerle harika şekiller oluşturmanın, vücudun ve uzuvların asılmasının yanı sıra, insan üzerinde psikolojik etkilere de sahip.Adrenalin, endorfin gibi hormonların salgılanmasını arttırıyor.
Eğer Şibari uzun şartlar altında, bir uzman tarafından yapılırsa, modelin yüzünde bu duyguları açık seçik görmek mümkün.Şibari uygulaması kesinlikle rızaya bağlı olmalı, modelin bundan fayda görmesinin yegane şartı bu.
Şibari’yi çağdaş sanat olarak uygulayan kişilerin önceliği elbette güzel görüntüler elde etmek, diğer etkileri ikinci planda yer alıyor.
Şibari’nin BDSM fantezilerinde de sıkça kullanıldığını belirtmeden geçmeyelim.
Böyle sanat mı olur diye düşünüyor olabilirsiniz ancak çok sayıda Şibari sanatçısının bulunduğunu belirtelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar