bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- günlük tutan erkek14
- simko317
- açlık krizi nasıl bastırılır6
- hesaplama2
- sarapci koala7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- ümit özdağ6
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı2
- günde iki paket sigara içmek3
- sudekiray5
- 36 yaş3
- durmazlar çetesi4
- akşam çayı2
- 12 eylül 19912
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- tai lung16
- kamos5
- can sıkıntısı2
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- kemalizmin yıkılması4
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- futbol24
- ingiliz ajanları2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever16
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- ergen milliyetçiliği2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- heybeliada ruhban okulu4
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- okan buruk6
- tom barrack4
- türkiye halkı3
- hakan altun3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- kürtçülük3
- özgür özel5
- gocunun freddy travması6
- ferit kaya2
- ikinci abdülhamid4
- en güzel ciğer kebap2
- dinsiz milliyetçilik4
darmadağınık bir oda, hayır hayır, salon burası.ortasında dağılmanın ve dağıtılmanın belirtilerinden oluşan bir karmaşa var.eşyalar oraya buraya gitmişler ve gittikleri yerde kalmışlar.neresi acaba burası?
saat 23.48 ve dışarıda yağmur var.sesi saate takılıyor, saat ise yağmurun sesinde öylece ilerliyor.müzik var bir de bu gecenin ortasında.önce (bkz: stairway to heaven) ardından bob seger- turn the page çalıyor.bütün bunların arasına sıkışmış bir de adam atıyor, gözleri kapalı, saçları uzun, yüzünde 3-5 günlük sakal... son 3 gündür dışarı çıkmayan adam hafiften sancılı.canı sıkılmış gibi, ama dışarı çıkmayı yinede düşünmüyor gibi.çünkü dışarısı sessiz ve soğuk.bulunduğu ev daha uysal ona göre.dışarıda vefasız bir yığın insan var.insan...insanlar...insan...insanlar...
terkedilmişliğin bir sonrası olmalı diye düşünüyordu adam salonun ortasındaki dünyasında bulunduğu yeri.kendi kendini kandırmayla geçen seneler ve bu senelerin aldıkları, alacakları ve vermedikleri birer birer geçip gidiyordu gözünün ününden.kalktı, bir sigara daha yaktı.iyice azalmıştı sigaralarının sayısı.ama olsundu, nasılsa uykusu gelirdi.ikinci nefesini çekti sigarasından, birden yakın geçmişine indi birkaç saniye için.sonra kendine geldi.böyle olmalıydı diye düşünüyordu.ya da olması gerektiği gibi...her neyse, sonuç ortadaydı.ne olduğunu bilmediği loş bir ışığın etrafında yalnız bir gecedeydi.aklına sigaralarının sayısı geldi, uyurdu nasılsa, ama ya uyuyamazsa?ya dışarı çıkmak zorunda kalırsa bu saatte?uyurdu, hayır hayır,uyumalıydı.çok değil, bir süre önce değer verdiği ama bunu hiç haketneyenleri düşündü.evet, onlar vefasızdı, nankördü, hatta, ve hatta... ama o itmişti onları mutlu olduklarını sandığı yerlere.görünürde iyilikti yaptığı.ama düşürmüştü onları yozlaşmış yerlere, kaybetmişti hepsini.fena da olmamıştı hani.kalktı, bavulunun yanına doğru ilerledi.bir şişe çıkardı, şaraptı.kendisinden uçurduğu o mutluluk abidesi insanlar felekten bir gece çalarken o da karar verdi o an.en güzelini yapacaktı.illa bir gece çalınacaksaydı hayattan bir gece, ömürden bir gece, umutlarda bir gece çalınabilirdi mesela.ona göre hepsi olabilirdi.o diğerlerini düşündü, üzüldü.onlar hayatlarını felekten gecelere ayırmışlardı.başka bir geceye yer yoktu küçücük hayatlarında.neyse dedi, bu gece yeni bir gece eklemeye karar verdi; şaraptan bir gece çalacaktı...
saat 23.48 ve dışarıda yağmur var.sesi saate takılıyor, saat ise yağmurun sesinde öylece ilerliyor.müzik var bir de bu gecenin ortasında.önce (bkz: stairway to heaven) ardından bob seger- turn the page çalıyor.bütün bunların arasına sıkışmış bir de adam atıyor, gözleri kapalı, saçları uzun, yüzünde 3-5 günlük sakal... son 3 gündür dışarı çıkmayan adam hafiften sancılı.canı sıkılmış gibi, ama dışarı çıkmayı yinede düşünmüyor gibi.çünkü dışarısı sessiz ve soğuk.bulunduğu ev daha uysal ona göre.dışarıda vefasız bir yığın insan var.insan...insanlar...insan...insanlar...
terkedilmişliğin bir sonrası olmalı diye düşünüyordu adam salonun ortasındaki dünyasında bulunduğu yeri.kendi kendini kandırmayla geçen seneler ve bu senelerin aldıkları, alacakları ve vermedikleri birer birer geçip gidiyordu gözünün ününden.kalktı, bir sigara daha yaktı.iyice azalmıştı sigaralarının sayısı.ama olsundu, nasılsa uykusu gelirdi.ikinci nefesini çekti sigarasından, birden yakın geçmişine indi birkaç saniye için.sonra kendine geldi.böyle olmalıydı diye düşünüyordu.ya da olması gerektiği gibi...her neyse, sonuç ortadaydı.ne olduğunu bilmediği loş bir ışığın etrafında yalnız bir gecedeydi.aklına sigaralarının sayısı geldi, uyurdu nasılsa, ama ya uyuyamazsa?ya dışarı çıkmak zorunda kalırsa bu saatte?uyurdu, hayır hayır,uyumalıydı.çok değil, bir süre önce değer verdiği ama bunu hiç haketneyenleri düşündü.evet, onlar vefasızdı, nankördü, hatta, ve hatta... ama o itmişti onları mutlu olduklarını sandığı yerlere.görünürde iyilikti yaptığı.ama düşürmüştü onları yozlaşmış yerlere, kaybetmişti hepsini.fena da olmamıştı hani.kalktı, bavulunun yanına doğru ilerledi.bir şişe çıkardı, şaraptı.kendisinden uçurduğu o mutluluk abidesi insanlar felekten bir gece çalarken o da karar verdi o an.en güzelini yapacaktı.illa bir gece çalınacaksaydı hayattan bir gece, ömürden bir gece, umutlarda bir gece çalınabilirdi mesela.ona göre hepsi olabilirdi.o diğerlerini düşündü, üzüldü.onlar hayatlarını felekten gecelere ayırmışlardı.başka bir geceye yer yoktu küçücük hayatlarında.neyse dedi, bu gece yeni bir gece eklemeye karar verdi; şaraptan bir gece çalacaktı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar