bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri7
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı10
- insan sevdiği adama şans verir3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- anın görüntüsü26
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- diyarbakır kürt dili konferansı2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- seksting4
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- diamond bey birader koştursun kampanyası2
- dedesi chpli olduğu için chp ye oy veren insan2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- pandela11
- haram milyonların olsa yer misin2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi8
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- sosyoloji okuyan erkek4
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- true'nun neden böyle olması2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- en son ne yediniz6
- behzat ç replikleri2
- honda dio3
- haysenin125
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- sözlüğün aptal kaynaması16
- yapay zeka ile yazılım testi2
- tamar tanrıyar6
- ziya gökalp5
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- mony tontana3
- aşk7
- araba kovalamayan köpek6
- grand theft auto2
- 2026 dünya kupası37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- arkadaşlar bakar mısınız7
memlekete ,aileye ,sevgiliye uzak kalındıkça hissedilen duygudur .uzun sürerse yaşlandırır ,erkekleri bile ağlatır.
Karanlık zindanların,
Benliğime işlendiği bir anda,
Hasretin,buram buram
Koktuğu bir anda,
Çiçeğe özlem,bahara özlem,
Kısacası bir tanem,
Varlığına,tenine,kokuna
Özlem duyduğum,bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Bir ürpertinin,
Vücudumu sardığı bir anda,
Yalnızlığın yüreğime,
Saplandığı bir anda,
Sana özlem,sesine özlem
Sevgine özlem,
Kısacası bir tanem,
Deniz mavisi gözlerine *
Özlem duyduğum bir anda,
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Anlamsız duyguların,
Beynimi kemirdiği bir anda,
Hayatın katlanmaz olduğuna,
inandığım bir anda,
Toprağa özlem,güneşe özlem,
Yağmura özlem,
Kısacası bir tanem,
Ölüme,ölüme özlem duyduğum bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin... * * *
Benliğime işlendiği bir anda,
Hasretin,buram buram
Koktuğu bir anda,
Çiçeğe özlem,bahara özlem,
Kısacası bir tanem,
Varlığına,tenine,kokuna
Özlem duyduğum,bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Bir ürpertinin,
Vücudumu sardığı bir anda,
Yalnızlığın yüreğime,
Saplandığı bir anda,
Sana özlem,sesine özlem
Sevgine özlem,
Kısacası bir tanem,
Deniz mavisi gözlerine *
Özlem duyduğum bir anda,
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Anlamsız duyguların,
Beynimi kemirdiği bir anda,
Hayatın katlanmaz olduğuna,
inandığım bir anda,
Toprağa özlem,güneşe özlem,
Yağmura özlem,
Kısacası bir tanem,
Ölüme,ölüme özlem duyduğum bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin... * * *
kalbin elinin kolunun bağlı olmasıdır. isteyip de yapamamak, görmek isteyip görememek, hayallerle yetinmeye çalışmaktır. bir sonraki buluşmayı iple çekmek, son buluşmada yaşanan güzellikleri düşünerek teselli olmaktır.
uzaktır. bir o kadar da yakın. gözünü kapayıp açtığın an görmek istermişcesine daha çok göz kırpışlarına sahip olmaktır...
sanki çocukken anneden ayrı geçen gece gibi. boğazına saplanmış kalmış hiç gitmeyen o kütle yanısıra yanlız, kimsesiz, çaresiz, hiç geçmeyen ara ara yoklayan bir bıçak gibi bu duygu... acaba bu guyguyu tattığımda, gözlerimin dolmadığı içimin acımadığı kalbimin ağrımadığı, insanların anlattığı gibi, tebessüm ettirdiği bir an olucak mı ozaman bu kelimeyle barışabilirim sanrım...
hiç aç susuz yaşamadım ki
hiç parasız pulsuz kalmadım ki
hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
neden neye kime bu özlem...
hiç parasız pulsuz kalmadım ki
hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
neden neye kime bu özlem...
benim kelimelerim güçsüz gibi görünür, aslında senden cesurdur anlamları. seni anlatmak nasıl güçsüzlük olur, nasıl yılgın olur cümlelerim bana verdiğin mavilik dururken? ben yeşillere dayayabiliyorum sırtımı, gün geliyor saatlerce okuyorum. bazen bir şarkı dinlerken roman yazdıracak kadar güçlü ilham geliyor ama ihanet etmiyorum şarkıya, dinliyorum. diyorum ya sana, benim kelimelerim güçsüz görünür, aslında senden cesurdur anlamları. kafamı zorla öne eğmeye çalışan onca utanmışlığa rağmen öpebiliyorum seni, yanaklarından olsa da, dile kolay.
hiç anlamadığım dilde bir şarkı dinlerken tahmin edebiliyorum sözleri, her duygunun ayrı notası var. benim kalbim en çok mi'den atıyor, şarkı re'ye vurdukça buğulanıyor gözlerim.
yine de en çok ritmi yüksek şarkıları dinlerken heyecanlanıyorum, marşlarda mesela. evet evet, marşlarda buluyorum seni. naci en palestina dinlerken aklıma gelen de sensin biliyorum. bakma öyle şaşkın şaşkın yüzüme? en mutlu anıma da kederden geberdiğim zamana da seni koyuyorsam her şarkıda da seni düşünmem neden garip olsun ki?
anlamamakta ısrar edenler var, kör taklidi yapanlar ya da kör edenler var. bizi düşman belleyip şarkılarımızı yasaklayanlar, ellerimizi bağlayanlar, kör karanlığa hapsedenler var. ben görüyorum onları, tek tek biliyorum adreslerini. ne yapmalı? dün dedim ki kendime " git, yap elinden geleni. kaybedecek hiçbir şeyin olmadığı için değil, kaybedecek çok şeyin olduğu için git. git ki kaybetme." dün dedim bunu kendime, bugün tekrarladım.
yapmadım sanıyorlar ya da bir şey yapmanın her zaman somut olması gerektiğini. oysa ben onları dün kötü ilan ettim. on beşini yalnız, yirmi yedisini bomboş bıraktım. en kötüsünü de kalan yüz ikiye yaptım; onlar gibi olanların önüne saldım onları. dönüp arkama bakmadım bile. oturduğum yerden, tek başıma yaptım bunu ben. onlar hala farkında değil ama ben onları dün kötü ilan ettim, hala bir şey yapmanın illa somut olması gerektiğinden bahsediyorlar.
bıraktım onları ben. sen de bırak.
ki sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ellerime.
ama dokunsan onlara kan kokusu.
sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ya ellerime,
işte o yüzden benimsin.
hiç anlamadığım dilde bir şarkı dinlerken tahmin edebiliyorum sözleri, her duygunun ayrı notası var. benim kalbim en çok mi'den atıyor, şarkı re'ye vurdukça buğulanıyor gözlerim.
yine de en çok ritmi yüksek şarkıları dinlerken heyecanlanıyorum, marşlarda mesela. evet evet, marşlarda buluyorum seni. naci en palestina dinlerken aklıma gelen de sensin biliyorum. bakma öyle şaşkın şaşkın yüzüme? en mutlu anıma da kederden geberdiğim zamana da seni koyuyorsam her şarkıda da seni düşünmem neden garip olsun ki?
anlamamakta ısrar edenler var, kör taklidi yapanlar ya da kör edenler var. bizi düşman belleyip şarkılarımızı yasaklayanlar, ellerimizi bağlayanlar, kör karanlığa hapsedenler var. ben görüyorum onları, tek tek biliyorum adreslerini. ne yapmalı? dün dedim ki kendime " git, yap elinden geleni. kaybedecek hiçbir şeyin olmadığı için değil, kaybedecek çok şeyin olduğu için git. git ki kaybetme." dün dedim bunu kendime, bugün tekrarladım.
yapmadım sanıyorlar ya da bir şey yapmanın her zaman somut olması gerektiğini. oysa ben onları dün kötü ilan ettim. on beşini yalnız, yirmi yedisini bomboş bıraktım. en kötüsünü de kalan yüz ikiye yaptım; onlar gibi olanların önüne saldım onları. dönüp arkama bakmadım bile. oturduğum yerden, tek başıma yaptım bunu ben. onlar hala farkında değil ama ben onları dün kötü ilan ettim, hala bir şey yapmanın illa somut olması gerektiğinden bahsediyorlar.
bıraktım onları ben. sen de bırak.
ki sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ellerime.
ama dokunsan onlara kan kokusu.
sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ya ellerime,
işte o yüzden benimsin.
şimdi, her şeyden öte bir özlem vardır. birileri dediği zamanlar pek kulak asmazsınız. ama klişe de olsa acı bir gerçek olan kaybedince anlama olayı fena acıtır. bir ay bitti. çok tuhaf hissettiriyor, eve geldiğinizde neşeli bir sesle "hoşgelmiş benim küçük kuzum" diyen bir kadının olmaması.
evet, şimdi onun da dediği gibi bakmam gereken çocuğumsu bir adam ve düzene sokmam gereken bir geleceğim, eğitim hayatım var. kabul edebildiğim bir şey değil maalesef yokluğu. duygusuz bir insandım her zaman. hala öyleyim. hiç ağlamadım diyebileceğim kadar az göz yaşı döktüm. diğerlerinin aksine sevgimi göz yaşıyla ölçmediğim içindir belki, bilemiyorum. ama en büyük sorun, bunun şu an daha fazla acıtması..
bir şekilde alışmak zorunda olduğum gerçeği hala canımı sıkıyor. deli gibi özlediğimi hissettiğim her boşlukta gözlerimin dolmasından rahatsızım. hiç bir şeyin onun suçu olmamasına rağmen kızgınım birazcık. o varken hiç konuşmama gerek kalmayan, çok zor seni seviyorum dediğim babamla baş başa birbirimize eziyet çektiriyoruz şimdi. komik. annemi özledim. çok fazla. okulda canım sıkıldığında arayıp naber kanka diyebildiğim insan onun benle konuşamadığı bir yerde beni dinliyor sadece.
her neyse. anlatamadım istediğim gibi. o zaman saçma gelen her şey, şimdi mantık saçıyor denebilir. kokusunu bile özledim.
evet, şimdi onun da dediği gibi bakmam gereken çocuğumsu bir adam ve düzene sokmam gereken bir geleceğim, eğitim hayatım var. kabul edebildiğim bir şey değil maalesef yokluğu. duygusuz bir insandım her zaman. hala öyleyim. hiç ağlamadım diyebileceğim kadar az göz yaşı döktüm. diğerlerinin aksine sevgimi göz yaşıyla ölçmediğim içindir belki, bilemiyorum. ama en büyük sorun, bunun şu an daha fazla acıtması..
bir şekilde alışmak zorunda olduğum gerçeği hala canımı sıkıyor. deli gibi özlediğimi hissettiğim her boşlukta gözlerimin dolmasından rahatsızım. hiç bir şeyin onun suçu olmamasına rağmen kızgınım birazcık. o varken hiç konuşmama gerek kalmayan, çok zor seni seviyorum dediğim babamla baş başa birbirimize eziyet çektiriyoruz şimdi. komik. annemi özledim. çok fazla. okulda canım sıkıldığında arayıp naber kanka diyebildiğim insan onun benle konuşamadığı bir yerde beni dinliyor sadece.
her neyse. anlatamadım istediğim gibi. o zaman saçma gelen her şey, şimdi mantık saçıyor denebilir. kokusunu bile özledim.
bir insanın özlem duyabileceği kişiler,aile fertleri ve sevdiği insandır.şöyledirki naz bu kişilere geçer ha evet özlem nazın geçmediği sevgiliyede olur.naz geçmediği için özlem duyulurya neyse o bambaşka bir olay.ama hasıl olan aile bireyleridir...
dost özlemi var birde. bazen de insanda oluşan, hiç görmediği insanlara karşı duyduğu özlem var. bu apayrı ve çok tatlı bir özlem. her ne kadar imkansız gibi görünse de. var işte bu özlem...
+ merhaba abi
- merhaba gençler.
+ abi içerde özlem vardı, hemen çekip çıkacağız
- türküsüz alamıyoruz gençler
çekilmesi ve baş etmesi zor duygudur.
- merhaba gençler.
+ abi içerde özlem vardı, hemen çekip çıkacağız
- türküsüz alamıyoruz gençler
çekilmesi ve baş etmesi zor duygudur.
asıl özlem bitmeyen ama vazgeçilmeyen özlemdir; yani 'imkansız'a duyulan. diğerleri süslenmiş laf kalabalığı.
Bir sömürgedir özlem
Ayrılığın, zamanın ve anıların
işgalinde...
kendine has bir kokusu
vardır halbuki
kendine özgü bir tadı...
tadının acılığı
ayrılıktan gelir
burukluk, geçen zamandan...
ve en tatlı kısmı
anılardandır...
Bir karmaşadır özlem
Yüreği işgal eden...
savaşır galip gelmek için
ayrılığın acısı, mutluluğu anıların
ve geçen zamanın hüznü...
bir yüreğin fetret devridir özlem...
Ayrılığın, zamanın ve anıların
işgalinde...
kendine has bir kokusu
vardır halbuki
kendine özgü bir tadı...
tadının acılığı
ayrılıktan gelir
burukluk, geçen zamandan...
ve en tatlı kısmı
anılardandır...
Bir karmaşadır özlem
Yüreği işgal eden...
savaşır galip gelmek için
ayrılığın acısı, mutluluğu anıların
ve geçen zamanın hüznü...
bir yüreğin fetret devridir özlem...
neyi özlediysen ona susamaktır özlem.
Bir yerlerden özlemek lazım diye baskıda bulunulan bir istek gibi düşünmeye başladım artık onu, bilmiyorum belki de hayatta özlemi yitirmekte nasip oluyormuş. Şaka maka içine girdiğinde seni mahveden ve senin özlediğin kişinin özlemesini istediğin halde olmayan duygu durumudur.
bir süre yakınlarıma uğramamasını arzu ettiğim duygu.
uzun bir süre benimle birlikte olacak duygu.
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
Baktım yana yatmış
Bir kırmızı bir çiçek
Yanlış bir taş düşmüş yolun üstüne
Göztaşı mı, göktaşı mı bilemediğim
Baskın korkuları vurur dağlara
Sudan önce suyu boğar su örümceği
Kocaman bir ağız olur da
Fişek patlatır gökyüzünde
Aynalara vurmuş, cama sığınmış mavi
Ters dönmüş dürbünlerimizle
Güneşi mi ne çitiledik
Kaçıncı ezberleyiş bu
Özlemini
Özel Arabul..
Bir kırmızı bir çiçek
Yanlış bir taş düşmüş yolun üstüne
Göztaşı mı, göktaşı mı bilemediğim
Baskın korkuları vurur dağlara
Sudan önce suyu boğar su örümceği
Kocaman bir ağız olur da
Fişek patlatır gökyüzünde
Aynalara vurmuş, cama sığınmış mavi
Ters dönmüş dürbünlerimizle
Güneşi mi ne çitiledik
Kaçıncı ezberleyiş bu
Özlemini
Özel Arabul..
Çok sigara içerdim
Pat diye bırakayım derken
Her sabah düşüncesiyle uyandım
Baktım olmuyor
Yavaş yavaş uzaklaştım
Son içtiğim sigaradan sekiz saat sonra
Nefesim değişti
ikinci sekiz saatte
Ciğerlerim onarıma başladı
Üçünü sekiz saatte
Yüzümün rengi aynı değildi artık
Sende öylesin sevgilim
Bak, alıştım olmayışına
Şimdi seni hiç sevmemiş gibiyim
Sigarayı özlüyor muyum diye sorarsan
Sadece içenleri gördüğümde sevgilim
Sadece içenleri gördüğümde. . .
Pat diye bırakayım derken
Her sabah düşüncesiyle uyandım
Baktım olmuyor
Yavaş yavaş uzaklaştım
Son içtiğim sigaradan sekiz saat sonra
Nefesim değişti
ikinci sekiz saatte
Ciğerlerim onarıma başladı
Üçünü sekiz saatte
Yüzümün rengi aynı değildi artık
Sende öylesin sevgilim
Bak, alıştım olmayışına
Şimdi seni hiç sevmemiş gibiyim
Sigarayı özlüyor muyum diye sorarsan
Sadece içenleri gördüğümde sevgilim
Sadece içenleri gördüğümde. . .
hiçbir özlem bir ölüye duyulan özlem kadar acı olamaz. sevdiğin kişiden ayrılmışsındır özlersin onu ama bilirsin ki o bir yerlerde hayatta, yaşıyor. istediğin zaman bir şekilde ondan haber alabilirsin. ailenden ayrılmışsındır iş ya da okul için ama bilirsin ki ilk tatilde gideceğin yer yine onların yanıdır. peki ya sevdiğin birini ebediyen kaybetmenin verdiği özlemi ne geçirebilir. bilirsin ki artık o yok ve gelmeyecek, gelemeyecek. ondan tek bir haber dahi alamayacaksın artık. tekrar sarılmak, konuşmak isteyeceksin onunla ama bunu asla yapamayacaksın. rüyanda görebilmek için yalvarıcaksın her gece ve gördüğün rüyalardan uyanmayı hiç istemeyeceksin. özlem denilen şey sadece ebediyete uğurladığın kişilere karşı hissedilir gerçek anlamda. diğer hiçbir şey özlem değilmiş ben bunu anladım. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar