bugün
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- geri zekalı demek hakaret mi18
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- asla dolandırılmayan insanların sırrı13
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler13
- şişman kızla sevgili olan erkek15
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap6
- penis boyu takıntısı12
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması5
- seni onaracağım diyen kadın10
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak6
- meloni'nin reis hayranlığı2
- marmaris datça yolu9
- seküler ile muhafazakar türklerin ortak noktaları3
- çankaya belediyesi ne operasyon6
- ingiltere milli futbol takımı3
- sözlüğün ayık kafayla çekilmemesi6
- keko olmanın yolları2
- sertleşecek yazarlar veritabanı4
- her sifon çekiminde 8 10 lt suyun harcanması2
- her şeye sarımsak koyan insan7
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi15
- arkeoloji vs tarih6
- aylık 428 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak6
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği5
- small3
- parliament3
- ağırlık çalışmak5
- evlenmek için para biriktirmek6
- cevabı bilinmeyen sorular10
- arjantin milli futbol takımı6
- seks'in icadı4
- keko erkek hanım hanımcık kız ilişkisi2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- sevgili4
- aylık 215 bin lira geliri olan adamı reddeden kız5
- eksilenince evdeki her şeyi kırıp balkondan atmak4
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- meloni tarafından yönetilmek2
- başını almak4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız26
- plasebo etkisi4
- kaka yapmak4
- saraca10
- bu devirde evlenen enayi erkek4
- honda accord4
- srebrenica soykırımı7
- işe gitmek2
Kant'ın ahlak görüşü. ahlaki eylemde bulunmayı ahlak yasasına uyma olarak kabul eden öğreti.
aslında tam olarak örneksiz açıklamanın mümkün olmadığı bakış açısıdır. kant'ın ahlak görüşünün bir parçasını oluşturur. ahlaksal olarak iyiye işaret eden bir eylemde bulunurken onu yalnızca niteliğinden dolayı değil gerçekten öyle olduğuna inandığımız ve öyle olmasını istediğimiz için yapmayı öngörür. bundan yola çıkarak da 'niyet' meselesini ortaya atar ve eylemleri niyetleri ile değerlendirir. gayet masumiyet ve hümanizm koksa da ne realisttir ne de özünde çıkardan uzak bir taban barındırır.
okumak isteyenler verdiğim örnek ile devam edebilir. sadaka verirken, bunu 'farz' olduğu için değil de, gerçekten istediğiniz için veya böyle olması gerektiğine inandığınız için yapmanız gerektiğini söyler. birine yardım ettiğinizde bunu 'günahların affolması' ya da 'saygınlık kazanmak' için değil doğruluğunu bildiğiniz için yapmanız gerektiğini ifade eder. daha uç bir örnek vereyim; ders çalışırken ya da bir anektot okurken bunu 'hocanın gözüne girmek' , 'başkalarına bilginizi tescil etmek' veya 'sınavı kazanmak' için değil yalnızca öyle olması gerektiğini bildiğiniz için ve bunun doğruluğuna inandığınız için yapmak zorundasınızdır. Aynı mantıkla sizin dikkatsizlikle yaptığınız kazalar eğer iyi bir niyet taşıyorsa sonucu ile yargılanamaz. 2. kattan komşuya saksıyla çiçek vermek isterken eğer elinizden düşer ve komşunuz beyin kanaması geçirirse üzülmeyin! iyi niyetli bir şekilde öldürdünüz o kadını!
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi; Kant'ın bu tarz bir ahlaksal yaklaşımı pasifizme ve sorumluluk bilincini * yok saymayı ya da önemsiz göstermeye gayet meyilli bir akımdır.
okumak isteyenler verdiğim örnek ile devam edebilir. sadaka verirken, bunu 'farz' olduğu için değil de, gerçekten istediğiniz için veya böyle olması gerektiğine inandığınız için yapmanız gerektiğini söyler. birine yardım ettiğinizde bunu 'günahların affolması' ya da 'saygınlık kazanmak' için değil doğruluğunu bildiğiniz için yapmanız gerektiğini ifade eder. daha uç bir örnek vereyim; ders çalışırken ya da bir anektot okurken bunu 'hocanın gözüne girmek' , 'başkalarına bilginizi tescil etmek' veya 'sınavı kazanmak' için değil yalnızca öyle olması gerektiğini bildiğiniz için ve bunun doğruluğuna inandığınız için yapmak zorundasınızdır. Aynı mantıkla sizin dikkatsizlikle yaptığınız kazalar eğer iyi bir niyet taşıyorsa sonucu ile yargılanamaz. 2. kattan komşuya saksıyla çiçek vermek isterken eğer elinizden düşer ve komşunuz beyin kanaması geçirirse üzülmeyin! iyi niyetli bir şekilde öldürdünüz o kadını!
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi; Kant'ın bu tarz bir ahlaksal yaklaşımı pasifizme ve sorumluluk bilincini * yok saymayı ya da önemsiz göstermeye gayet meyilli bir akımdır.
o, ahlakta temel olanın, eylemin sonucundan çok, ahlak yasasına saygı, ödev duygusu ve insandaki akıllı öze hitap eden ödevleri gerçekleştirme olduğunu söyler. Buna göre, ahlaki bir eylemin gerisinde bir ilkenin bulunması, onun bir ödeve dayanıyor olması, eylemin kendisinden ve sonuçlarından çok daha önemlidir.
örneğin, deniz kenarındayım ve bir çocuğun boğulmak üzere olduğunu fark ediyorum. Burada, benim ödevim, kant'a göre, suya atlayıp çocuğu kurtarmaya çalışmaktır. suya kendim için söz konusu olan boğulma tehlikesini düşünmeden atlıyorum, çocuğu kurtarmak için elimden gelen tüm gayreti gösteriyorum. buna rağmen, çocuk, daha önce çok su yuttuğu için kurtulamıyor ve boğuluyor. Bu durum benim eylemimin ahlaki değerine hiçbir şekilde gölge düşürmez. eylemim, ahlaki ödev duygusuna dayandığı için, ahlaki bir eylemdir.
kant insanın, duyguları, tutkuları üzerinde de tam bir denetim sağlayamayacağını düşünür. bundan dolayı, duygusal tepkilerde, ahlak için bir temel oluşturamaz.. Tüm insanlar için ahlaklı olabilmekten söz edilecekse, ahlak iradeye, daha özel olarak da, insandaki ödev duygusuna dayanmalıdır.
tüm temellerini öğrenmeden yeterince örnek pratiği yapmadan anlaşılamayacak ahlaktır. çünkü aklınızı doldurduğunuz tecrübeler ve yaşanmışlıklar saçma bir şekilde bu düşünce duvarının arasında kalıp anlamanızı zorlaştırıyor.
(bkz: immanuel kant)
örneğin, deniz kenarındayım ve bir çocuğun boğulmak üzere olduğunu fark ediyorum. Burada, benim ödevim, kant'a göre, suya atlayıp çocuğu kurtarmaya çalışmaktır. suya kendim için söz konusu olan boğulma tehlikesini düşünmeden atlıyorum, çocuğu kurtarmak için elimden gelen tüm gayreti gösteriyorum. buna rağmen, çocuk, daha önce çok su yuttuğu için kurtulamıyor ve boğuluyor. Bu durum benim eylemimin ahlaki değerine hiçbir şekilde gölge düşürmez. eylemim, ahlaki ödev duygusuna dayandığı için, ahlaki bir eylemdir.
kant insanın, duyguları, tutkuları üzerinde de tam bir denetim sağlayamayacağını düşünür. bundan dolayı, duygusal tepkilerde, ahlak için bir temel oluşturamaz.. Tüm insanlar için ahlaklı olabilmekten söz edilecekse, ahlak iradeye, daha özel olarak da, insandaki ödev duygusuna dayanmalıdır.
tüm temellerini öğrenmeden yeterince örnek pratiği yapmadan anlaşılamayacak ahlaktır. çünkü aklınızı doldurduğunuz tecrübeler ve yaşanmışlıklar saçma bir şekilde bu düşünce duvarının arasında kalıp anlamanızı zorlaştırıyor.
(bkz: immanuel kant)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar